Habermetrik
← Ana Sayfa
19 Eylül 2026 12:55
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Van’da bir annenin feryadı: Bu dosyanın kapanmasına izin vermeyeceğim

Van’da bir annenin feryadı: Bu dosyanın kapanmasına izin vermeyeceğim
Görsel kaynağı: vanhaber.tr

Abdullah Aktaş’ın ailesi, oğullarının ölümünün ardından olayın intihar olarak değerlendirilmesine itiraz ediyor. Aile üyeleri, Abdullah’ın ölümünden önceki görüşmeleri, cenazenin teslim edilme şekli, kayıp olduğu belirtilen telefon ve akıllı saat ile soruşturma kapsamında beklediklerini söyledikleri kamera görüntüleri ve diğer kayıtların olayın aydınlatılması açısından önemli olduğunu savunuyor.

Aile, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve iddialarının soruşturma makamlarınca dikkate alınmasını isterken, Abdullah’ın ölümüne ilişkin şüphelerinin giderilmesini talep ediyor. Anne Hediye Aktaş, oğlunun ölümünden önce yaptığı son görüşmede kendisine ertesi sabah kahvaltıya geleceğini söylediğini belirterek olayın intihar olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi.

“Oğlum intihar etse neden kahvaltı istesin?”

Anne Hediye Aktaş, oğlunun ölümünden önceki son telefon görüşmesini anlatarak, Abdullah’ın kendisinden para istediğini ve ertesi sabah eve geleceğini söylediğini belirtti. Aktaş, olay günü yaşananları şöyle anlattı:

“Benim oğlum öldürüldü. İntihar süsü verildi. 22 Ekim 2025'te normalde beni en az 25 defa aradı. Benden para istedi. ‘Anne, bana bir miktar para yolla, ben yarın sabah seninle kahvaltı edeceğim. Bu akşam saat 17.00'de biletim var, geleceğim memlekete’ dedi. Ben de ‘Tamam oğlum, benden para yok, ablanı arayacağım, Van'dadır, sana para yollayacağım’ dedim. Eşim işten geldi, bana ‘Kalk, Diyarbakır'a gidelim, Abdullah'ı öldürmüşler’ dedi. Ben ‘İnanmıyorum, yarım saat önce konuştuk, hatta saat 15.44 son görünümüdür oğlumun’ dedim. Oğlum intihar ederse niye benden kahvaltı istesin ki? Niye ‘Kahvaltıya geleceğim’ desin? Niye para istesin?”

Aktaş, cenazenin kendilerine teslim edilme sürecine ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu belirterek, “Biz Kuzuluk'a giderken cenazeyi önümüze getirdiler. Hatta orada savcıya sordum: ‘Benim oğlumun cenazesini niye gönderdiniz? Kime teşhis ettiniz? Hastanede bekleseydiniz.’ ‘Ben onu bilmiyorum, bunu bilmiyorum’ dediler” ifadelerini kullandı.

“Delillerin ortaya çıkmasını istiyorum”

Soruşturma kapsamında kamera görüntüleri ve fiziki temas kayıtları gibi bazı delilleri beklediklerini belirten Hediye Aktaş, avukatları aracılığıyla talep ettikleri kayıtların kendilerine verilmediğini öne sürdü.

Aktaş, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istediğini belirterek şöyle konuştu:

“Bir haftadır CD'leri bekliyorum. Fiziki temaslar, kamera görüntüleri falan istiyoruz; avukatımız istiyor diye beni oyalıyorlar. Hiçbir zaman savcı ‘Gelin buraya, sizin oğlunuz intihar etti, niye bu insandan şikayetçisiniz, sebebi nedir?’ demedi. Benim bildiğim kadarıyla o kızın bir sevgilisi var, onların videoları, mesajları, saat kayıtları da bende var. ‘Onlar uyuyor’ demesinler, ben uyumayacağım. Kanımın son damlasına kadar oğlumun hakkını savunacağım, peşinde kalacağım, onları bırakmayacağım.”

Oğlunun kayıp olduğu belirtilen telefonu üzerinden kendisinin arandığını da öne süren Aktaş, “Oğlumun kayıp telefonu beni arıyor, bana ‘Ben Diyarbakır Adliyesi'ndeyim, benden dosya numarası istiyorlar’ diyor. ‘Hayırdır?’ dedim. ‘Ne oldu? Sıkıştırma, benden dosya numarası istiyorsun. Oğlumun telefonu nerede, katil?’ dedim. Bana ‘Senin oğlunun telefonu Ankara'da’ dedi. Ben annesiyim, bilmiyorum; oğlumun telefonunun nerede olduğunu ise onun bildiğini düşünüyorum” dedi.

“Beni dinlemedi, Diyarbakır’a gitti”

Baba Salih Aktaş ise oğlunun yaklaşık dört yıl süren ilişkisine ve ölümünden önce yaşananlara ilişkin bilgiler verdi. Aktaş, oğlunun birlikte olduğu kişinin daha önce aileleriyle tanıştığını ve Abdullah’ın bir dönem İzmir’e götürüldüğünü iddia etti.

Oğlunun daha sonra Diyarbakır’a gittiğini belirten Salih Aktaş, yaşanan süreci şöyle anlattı: “Oğlum Abdullah bir kızla dört yıldır beraberdi. Kız, Diyarbakır’dan çıkıp bize geldi. Daha önce bu ilişkiden haberimiz yoktu. Bir süre sonra tekrar yanıma geldi ve ‘Sizinle tanışmak, aileyi görmek istiyorum. Benim ailem olmadığı için bir aileye sahip olmak istiyorum’ dedi. Bir hafta sonra evimize geldi ve iki akşam misafir oldu. Daha sonra Abdullah’la birlikte Van’a gönderdim. Van’a geldikten sonra Abdullah’ı bizden habersiz İzmir’e götürdü. Oğlumun orada ciddi zorluklar yaşadığını öğrendik. Ben ve amcasının oğluyla birlikte onu ikna ettik. Hatta darbedildiğini ve vücudunda yaralar bulunduğunu gördük.”

Abdullah’ı Van’a getirdikten sonra oğluna ilişkisi konusunda uyarılarda bulunduğunu söyleyen Aktaş, “Abdullah’ı Van’a getirdikten sonra kendisine bu kızla ilgili araştırma yaptığımızı ve uzak durması gerektiğini söyledim. Ancak beni dinlemedi ve Diyarbakır’a gitti. Bir süre sonra kadın beni arayarak Abdullah’la ilişkisinin bittiğini söyledi. Ben de kendisine, ‘O zaman niye çocuğumuz var diye bizi kandırdın?’ diye sordum. O da böyle bir şey olmadığını söyledi. Bundan yaklaşık bir hafta sonra oğlumun ölüm haberini aldık” dedi.

“Ölümünün intihar olmadığını düşünüyoruz”

Oğlunun ölümünün ardından cenazenin teslim edilme şekli ve olay yerindeki bulgulara ilişkin de şüpheleri bulunduğunu belirten Salih Aktaş, ölümün intihar olmadığı yönündeki kanaatlerini dile getirdi.

Aktaş, “Cenazemizi götürdüler, teşhis ettiler ve daha sonra parçalayıp bu şekilde önümüze gönderdiler. Çermik’ten, Diyarbakır merkezinden Kuzuluk’a giderken bizi orada karşıladılar. Cenazenin bizden habersiz teşhis edildiğini düşünüyoruz. Çocuğu iple asmışlardı, fotoğrafları da bende var. Boyun bölgesinde herhangi bir iz görmedik. Onu bağladıkları ipin de kerpiç briketlere bağlanan kesici bir ip olduğunu düşünüyoruz. Bizim kanaatimiz, oğlumun öldürülüp intihar süsü verildiği yönünde” diye konuştu.

Taziyeden yaklaşık bir hafta sonra eşiyle birlikte Çermik’e gittiklerini belirten Aktaş, burada kendilerine olayla ilgili farklı bir anlatım aktarıldığını öne sürdü.

Aktaş, “Taziyeden bir hafta sonra eşimle birlikte Çermik’e gittik. Orada bir kişi bize, ‘Biz giderken oğlunuzun boynu kırık, asılı halde bulduk’ dedi. Ancak raporda boynunun kırıldığına ilişkin bir bilgi yer almıyor. Biz de dava açarak söz konusu kişiden şikayetçi olduk. Bugüne kadar Çermik Savcılığı tarafından ne ben ne de eşim, neden şikayetçi olduğumuz konusunda çağrılmadık. İtiraz ettiğimizde dosyanın yeniden kapatıldığını gördük” ifadelerini kullandı.

Aktaş, oğlunun telefonunun ve akıllı saatinin bulunmadığını belirterek, “Oğlumun telefonu ve akıllı saati de ortada yok. Bizim için en önemli deliller bunlardı” dedi.

“Telefon nasıl kaybolabilir?”

Abdullah’ın ikiz kardeşi Abdülmutalip Aktaş da kardeşinin ölümünden önce Diyarbakır’a gitmemesi için kendisini ikna etmeye çalıştığını anlattı. Abdullah’ın kendisinden para istediğini belirten Aktaş, birlikte yaptıkları görüşmelerin ardından kardeşinin yeniden araçtan indiğini söyledi.

Abdülmutalip Aktaş, “Abdullah benim yanımdaydı, ben İstanbul’a gidecektim o gün. ‘Gel, gitme Diyarbakır’a’ dedim. ‘Ben gideceğim, kız beni çağırıyor’ dedi. Benden bir miktar para istedi ancak bende olmadığını söyledim. Kız da bizi arayarak Abdullah’ın gönderilmesini istedi. Abdullah’ı köydeki eve götürmek için ikna ettik ancak arabadan indi ve bizimle gelmedi. Daha sonra İstanbul’a gittim ve bir hafta sonra cenazesinin haberini duyduk” diye konuştu.

Soruşturma sürecine ilişkin de şüphelerini dile getiren Aktaş, kardeşinin telefonunun nerede olduğunu öğrenmek istediklerini belirterek, “Annemle Diyarbakır Çermik’e gittik, soruyoruz ama bize bir şey söylemiyorlar. Telefonunun nerede olduğunu sorduğumuzda ‘Ankara’da’ diyorlar. Dosyayı açıyoruz, kapatıyorlar. Bir şey sakladıklarına inanıyorum. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağım” dedi.

Aile üyeleri, Abdullah Aktaş’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesini, kayıp olduğu belirtilen telefon ve akıllı saat ile diğer delillerin akıbetinin ortaya çıkarılmasını ve olayla ilgili iddialarının araştırılmasını talep ediyor. Bu haliyle haberin ana ekseni “ailenin şüpheleri ve adalet talebi” oluyor; kesinleşmemiş suçlamalar da aileye atfedilerek veriliyor.

Kaynaklar: vanhaber.tr
Haber metni ve görseller vanhaber.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Teknoloji
Yayın: 19 Eylül 2026 12:55 · Kaynak: vanhaber.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp