Habermetrik
← Ana Sayfa
şanlıurfa 27 Ekim 2026 11:54
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Şanlıurfa eğitimde neden son sırada? Vatandaşlar Urfanatik’e anlattı

Şanlıurfa eğitimde neden son sırada? Vatandaşlar Urfanatik’e anlattı
Görsel kaynağı: urfanatik.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Şanlıurfa, 13,8 yıllık muhtemel eğitim süresiyle Türkiye genelinde son sırada yer aldı

Şanlıurfa, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı muhtemel eğitim süresi verilerinde 13,8 yılla Türkiye genelinde son sırada yer aldı. Kentin eğitim süresi bakımından son sırada bulunması, eğitimde yaşanan sorunları ve öğrencilerin karşılaştığı zorlukları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip illerinden biri olan Şanlıurfa’da eğitim konusunda yaşanan sorunlar tartışılmaya devam ederken, özellikle ekonomik sıkıntılar, mevsimlik tarım işçiliği, ailelerin çocuklarına yeterli imkânı sağlayamaması ve bazı kız çocuklarının eğitim hayatına devam edememesi vatandaşların dikkat çektiği konular arasında yer aldı.

Urfanatik olarak Şanlıurfa’da vatandaşlara, “Şanlıurfa muhtemel eğitim süresinde neden son sırada?” sorusunu yönelttik. Urfanatik mikrofonlarına konuşan vatandaşlar, kentin eğitim alanında yaşadığı sorunları kendi gözlemleriyle değerlendirirken, çözüm için yapılması gerekenlere ilişkin görüşlerini de paylaştı.

“ÇOCUK SAYISI ÇOK AMA YAŞAM KALİTESİ DÜŞÜK”

Şanlıurfa’da eğitim süresinin düşük olmasının nedenleri arasında mevsimlik işçilik nedeniyle yaşanan göçü, kalabalık aile yapısını ve ekonomik yetersizlikleri gösteren İsa Varol, ailelerin yaşam koşullarının çocukların eğitim hayatını doğrudan etkilediğini belirterek;

“Biz çok dış göç veren bir şehiriz. Genellikle batıya çok fazla işçi gönderiyoruz. Asıl nedenlerden birinin bu olduğunu düşünüyorum. Bölgemizde çocuk sayısı çok fazla ama insanların yaşam kalitesi düşük. Bir ailenin 6-7 çocuğu var ve yaşam kalitesi düşük olduğu için bu durum maddi düzensizliklere ve aile içerisinde sorunlara neden oluyor.

Okulların daha düzenli olması ve öğretmen sayısının yeterli seviyeye ulaşması gerekiyor. Öğrencisi olan ailelerin desteğe ihtiyacı var ancak yeterli destek sağlanmıyor. Devlet tarafından bu ailelere daha fazla destek verilmesi gerekiyor.

Bazı il ve ilçelerimizde ailelerin düzenli bir geliri yok. Bu durum çocuklara da yansıyor. Çocuklar giyim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyor. En önemlisi de ders çalışabilecekleri özel bir alanları bulunmuyor.

Kalabalık aileler bir veya iki odada yaşamak zorunda kalıyor. Böyle bir ortam da çocuğun kendisini geliştirmesi açısından yetersiz kalıyor” dedi.

“EĞİTİM SÜRESİNDE SON SIRADA OLMAK ÇOK ÜZÜCÜ”

Şanlıurfa’nın muhtemel eğitim süresinde son sırada yer almasının üzücü olduğunu ifade eden Kemal Doğan, ekonomik sorunların ve mevsimlik tarım işçiliğinin yanı sıra öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarının azalmasının da eğitim hayatını olumsuz etkilediğini dile getirerek;

“Memleketimizin eğitim süresi bakımından son sırada olması gerçekten çok üzücü bir durum. Bölgemizde öğrencilerin eğitime olan ilgileri ve ekonomik koşullarla ilgili birçok etken var. Özellikle mevsimlik işçilik çok etkili.

Öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları da biraz daha az. Teknolojinin ve yapay zekânın gelişmesi, sosyal medya ve diğer mecralar öğrencileri çok fazla meşgul ediyor ve eğitimden uzaklaştırabiliyor. Biz de bu durumu nasıl aşabiliriz diye düşünerek öğrencilerle daha fazla ilgilenmeye, onların merakını çekecek etkinliklerle kitaplara ve eğitime yönlendirmeye çalışıyoruz.

Özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik aktivitelerin az olması da önemli bir etken” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRENCİLERİN EĞİTİME OLAN İLGİSİ ARTIRILMALI”

Şanlıurfa’da öğrencilerin eğitim hayatına daha fazla katılabilmesi için bilimsel ve sosyal etkinliklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Doğan, TEKNOFEST gibi organizasyonların gençlerin ilgisini çektiğini belirterek;

“Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde TEKNOFEST düzenlendi. Katılım çok yüksek oldu, hatta rekor kırdı. Bu bize şunu gösteriyor: Eğitim ve etkinliklere yönelik altyapı geliştirilir ve desteklenirse öğrencilerin ilgisi çekilebilir.

İstatistiklere göre eğitim süresinde yaklaşık 3 yıllık büyük bir açığımız var. Ben bu açığı rahatlıkla kapatabileceğimize inanıyorum. Biz de üniversitemiz ve eğitim camiamız olarak ilgisi olan herkese yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Belediyemizin de bir bilim merkezi var. Öğrencilerin merakını bu tür yerlere çekebilirsek belki eğitime daha fazla ilgi duymalarını sağlayabiliriz” diye konuştu.

Şanlıurfa’da eğitim süresinin düşük olmasının nedenlerinden birinin ailelerin çocuklarını eğitim hayatına yeterince yönlendirmemesi olduğunu savunan Hatice Emirsoy, özellikle kız çocuklarının eğitimine devam etmesinde yaşanan zorluklara ve erkek çocuklarının erken yaşta aile işlerinde çalışmasına dikkat çekerek;

“Burada kız çocukları fazla ve bazı aileler kız çocuklarını dışarı göndermek istemedikleri için eğitimlerine devam ettirmiyor. Erkek çocukları da genellikle babalarının işlerini yapıyor. Bazıları eğitime önem vermek yerine hazır bir işe yöneliyor.

Ayrıca bölgemizde tarım işçiliği çok yaygın. Aileler çalışmak için başka şehirlere gidiyor. Bu nedenle eğitim süresinin ve seviyesinin düşük olduğunu düşünüyorum. Nüfusun fazla olması ve doğum oranlarının yüksekliği de bu durumu etkiliyor.

Bir aile bir çocuğunu okutsa diğerinin ihtiyaçlarına yetişemiyor. Burada birçok ailenin en az 5-6 çocuğu var. Bu nedenle aileler bütün çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor. Bence eğitim süresinin düşük olmasının nedenlerinden biri de bu” dedi.

“BAZI AİLELER KIZ ÇOCUKLARINI OKUTMAK İSTEMİYOR”

Ekonomik sıkıntıların ve mevsimlik tarım işçiliğinin çocukların eğitim hayatını olumsuz etkilediğini belirten Hüseyin Tokar, bazı ailelerin kız çocuklarının eğitimine devam etmesine izin vermediğini ve bunun öğrencilerin okuma isteğini azalttığını ifade ederek;

“Bence bazı insanların maddi durumu iyi değil. Aileler mevsimlik işçiliğe gidiyor ve bu nedenle çocuklar okuldan erken ayrılmak zorunda kalıyor. Şanlıurfa’da maddi durumlar oldukça kötü. Bazı insanlar yıllarca okuyor ancak daha sonra atanamıyor.

Bu nedenle herkes okumaya sıcak bakmıyor. Yüz kişi okuyor, yüzde sekseni atanamıyor ya da mezun olamıyor. Bu durum da insanların eğitime olan inancını azaltıyor. Bazı yerlerde aile baskısı da var. Özellikle kız çocukları bu durumdan etkileniyor.

Bazıları ortaokula kadar okuyor ancak ortaokuldan sonra liseye devam edemiyor. Kız çocukları okumak istese bile aileleri izin vermiyor. Ailelerde güven sorunu yaşanıyor” diye konuştu.

“AİLE BASKISI ÇOCUKLARIN OKUMA HEVESİNİ KIRIYOR”

Ailelerin çocuklarına karşı tutumlarının da eğitim hayatında önemli bir rol oynadığını vurgulayan Tokar, bazı ailelerin çocuklarının başarılı olamayacağını düşünerek onları eğitimden uzaklaştırdığını belirterek;

“Bazı aileler çocukları için ‘Bunlar okumaz’ diyor. Bu tür sözler çocuklar üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor. Çocuklar da zamanla okumak istemiyor ve eğitime olan heveslerini kaybediyor. Ailelerin bu yaklaşımı çocukların eğitim hayatını olumsuz etkiliyor” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: urfanatik.com
Haber metni ve görseller urfanatik.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim · Bölge: şanlıurfa
Yayın: 27 Ekim 2026 11:54 · Kaynak: urfanatik.com
Kaynağı Oku ↗