Habermetrik
← Ana Sayfa
Antalya 08 Kasım 2026 21:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

COP31 Antalya seleflerinden nasıl ayrılacak?

COP31 Antalya seleflerinden nasıl ayrılacak?
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • İklim sorununun masaya yatırılacağı COP31 bugün Antalya’da başlıyor
  • Haftalarca süren hazırlığın ardından önemli binlerce ziyaretçiyi ağırlayacak; havamızı, suyumuzu, toprağımızı nasıl koruyacağımızı masaya yatıracağız

Küresel iklim diplomasisinin kalbi, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya EXPO Center’da atıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), “Göbeklitepe’den Küresel Net Sıfır Emisyon Hedefine” mottosuyla kapılarını bugün tüm dünyaya açıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığını üstlendiği bu dev zirvenin, taahhütlerin somut eylemlere dönüştürüleceği bir “Uygulama COP’u” olması hedefleniyor. MİLYONLARCA ZİYARETÇİZirveye 91 devlet ve hükümet başkanı, 300’e yakın bakan, bilim insanları, sivil toplum örgütleri ve iş dünyası temsilcileri katılıyor.

Zirve boyunca Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik birimlerinden oluşan toplam 26 bin personel görev yapıyor.12 günlük yoğun takvimde; karbon emisyon azaltımları, trilyonlarca dolarlık küresel iklim finansmanı mekanizmaları (NCQG), temiz enerji dönüşümü, gıda güvenliği ve iklim dirençli şehirler gibi temalar masaya yatırılıyor. Türkiye’nin öncülük ettiği küresel Sıfır Atık modeli ile metan emisyonlarının azaltılması da liderler düzeyindeki yuvarlak masa toplantılarının en önemli maddeleri arasında yer alıyor.

COP31’e ev sahipliği yapan Türkiye de kendi ulusal vizyonunu ve yeşil dönüşüm projelerini küresel kamuoyuyla paylaşacak. KAĞIT ÜSTÜNDEKİ TAAHHÜTLERAntalya’da düzenlenen COP31, küresel iklim diplomasisinde yeni bir sayfa açmayı hedeflerken, arkasında çözülmemiş krizler ve tutulmayan sözlerle dolu ağır bir miras barındırıyor.

Bugüne kadar düzenlenen 30 zirvede liderler, kameralar karşısında tarihi anlaşmalara imza atıp iddialı taahhütlerde bulunsalar da uygulama aşamasında dünya sınıfta kaldı. Verilere göz atalım…- PARİS İKLİM ANLAŞMASI (COP21)Verilen Taahhüt: Küresel ısınmayı sanayileşme öncesi döneme kıyasla 1,5°C ile sınırlandırmak ve kesinlikle 2°C’nin altında tutmak.

Mevcut Durum: Dünya, Paris’te çizilen kırmızı çizgiye yaklaştı ve bazı aylarda bu sınırı aştı bile. Paris Anlaşması da “iyi niyet beyanı” olmaktan öteye geçemedi.- KÖMÜRÜN KADEMELİ OLARAK AZALTILMASI (COP26 GLASGOW)Verilen Taahhüt: Glasgow İklim Paktı’nda azaltılmamış kömür kaynaklı elektrik üretiminin kademeli olarak azaltılması kararlaştırıldı.

Mevcut Durum: Glasgow’dan bu yana küresel kömür tüketimi azalmak bir yana, enerji krizlerinin de etkisiyle tarihi zirvelere ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre 2024 yılında küresel kömür talebi 8,79 milyar tona ulaşarak tarihî zirveye çıktı.- FOSİL YAKITLARDAN UZAKLAŞMA (COP28 DUBAİ)Verilen Taahhüt: COP tarihinde ilk kez, petrol ve doğal gaz dahil tüm fosil yakıtlardan adil ve düzenli bir şekilde uzaklaşma kararı alındı.

Mevcut Durum: Anlaşmanın mürekkebi kurumadan, dünyanın en büyük petrol üreticileri (ABD, Suudi Arabistan, BAE) petrol ve gaz çıkarma kapasitelerini artıracak devasa yatırımlara imza attı.- İKLİM FİNANSMANI VE KAYIP-HASAR FONU (COP15 VE COP27)Verilen Taahhüt: Gelişmiş ülkeler, COP15’te gelişmekte olan ülkelere yardım etmek için yıllık 100 milyar dolar finansman sağlama sözü vermişti. COP27’de ise iklim felaketlerinden zarar gören yoksul ülkeler için “Kayıp ve Hasar Fonu” kuruldu.

Mevcut Durum: Gelişmiş ülkeler 100 milyar dolarlık sözü yıllarca geciktirdi ve verdikleri paranın büyük kısmını hibe yerine yüksek faizli borç/kredi olarak sundu. İklim değişikliğinde hiçbir tarihi sorumluluğu olmayan yoksul ülkeler, iklim felaketlerinin yaralarını sarmak veya yeşil enerjiye geçmek için zengin ülkelere tekrar borçlanmak ve faiz ödemek zorunda kalıyor.2009’daki Kopenhag Zirvesi’nde belirlenen ve vadesi dolan sözkonusu 100 milyar dolarlık eski taahhüdün yerine Kasım 2024’te Bakü’de düzenlenen COP29 zirvesinde NCQG yani Yeni Kolektif Sayısallaştırılmış Hedef kabul edildi.

Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerin iklim yatırımları için 2035 yılına kadar yıllık en az 300 milyar dolar kaynak sağlamayı ve seferber etmeyi taahhüt etti. COP31’in gündemlerinden biri de bu kaynak olacak. COP31 DAHA FARKLI OLABİLİR Mİ?Geçmiş zirvelerin gösterdiği net bir gerçek var; diplomatik söylemler gerçek hayatla uyuşmuyor.

Liderler zirvelerde yeşil işbirlikleri imzalarken, eve döndüklerinde ekonomik büyüme için mevcut politikasını sürdürüyor. Antalya’daki COP31’in, bu “söylem-eylem uçurumunu” kapatıp kapatmayacağını zaman gösterecek. Ancak Türkiye ve gelişmekte olan diğer ülkeler açısından bu hedefler ve taahhütler başka bir soruna ve dengesizliğe neden oluyor.

Yukarıdaki bilgiler ışığında bu pencereyi açalım…GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN ÇIKMAZIKüresel iklim müzakerelerinin en büyük tıkanma noktalarından birini, kalkınma adaletsizliği oluşturuyor. Bugün iklim krizine karşı en sert tedbirleri, karbon vergilerini ve yaptırımları savunan Batı dünyası, kendi ekonomik refahını ve Sanayi Devrimi’ni geçtiğimiz yüzyıl boyunca hiçbir kısıtlama olmadan, pervasızca fosil yakıt tüketerek inşa etti.

Zenginleşme sürecini tamamlayan gelişmiş ülkeler şimdi karbon nötr hedefleri koyarken; henüz endüstrileşme, altyapı ve kalkınma süreçlerini tamamlamaya çalışan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere fosil yakıtlardan hızla vazgeçmeleri yönünde baskı yapıyor. Bu durum, küresel ekonomide ciddi bir fırsat eşitsizliği yaratıyor.

Üstelik Avrupa Birliği’nin yürürlüğe koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalar, yeşil dönüşümünü henüz tamamlayamamış gelişmekte olan ülkelerin sanayi ürünlerine ek vergiler getirerek gizli bir ekonomik yaptırıma dönüşüyor. KİMİN KARBON İZİ DAHA BÜYÜK?İklim krizinin asıl sorumlusunu anlamak için anlık emisyonlara değil, Sanayi Devrimi’nin başladığı 1750 yılından günümüze kadar atmosfere bırakılan kümülatif karbondioksit miktarına bakılması gerekiyor.

Çünkü atmosfere salınan karbondioksit yüzyıllarca orada kalmaya devam ediyor. Oxford merkezli Our World in Data çalışmasının küresel iklim veri tabanlarının güncel raporlarına göre hazırladığı “tarihsel karbon izi karnesi”ne göre;-ABD, tarihsel olarak atmosfere en çok sera gazı salan ülke.

Küresel kümülatif emisyonların tek başına yaklaşık yüzde 20-24’ünden sorumlu.-Avrupa Birliği ve İngiltere de tarihi emisyonların yaklaşık yüzde 17 ila yüzde 22’sine imza attı. Bu tabloya göre ABD ve Avrupa, dünyayı bugüne kadar kirleten toplam karbonun neredeyse yarısını üretmişken yaptırımlarla tehdit edilen Türkiye’nin 1750’den bu yana küresel birikimli emisyonlardaki payı sadece yüzde 0,7.NEDEN KİRLETEN ÖDEMİYOR?İklim hukukunun temelini oluşturan “Ortak Fakat Farklılaştırılmış Sorumluluklar” ilkesine göre, atmosferi tarihsel olarak en çok kirleten Batılı ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere hem teknoloji transferi yapması hem de milyarlarca dolarlık hibe finansmanı sağlaması gerekiyordu.

Ancak geçmiş COP zirvelerinde görüldüğü üzere Batı, finansman sözlerini tutmadığı gibi, gelişmekte olan ülkeleri hem üretimi kısmaya zorluyor hem de uluslararası kredilere ulaşırken “yeşil kriterler” öne sürerek finansal abluka uyguluyor. Antalya’daki COP31 bu yönüyle de büyük bir hesaplaşma alanı.

Türkiye, küresel emisyonlardaki payı yüzde 1 bile olmayan bir ülke olarak, gelişmekte olan ülkelerin haklarını savunmak ve Batı’nın bu tarihsel borcunu masaya getirmek için kritik bir liderlik üstlenmeli. Gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasının önündeki ambargo ve üretim kısıtlamalarına karşı da mücadelede önder olmalı.

COP31’in bu adaletsiz mekanizmanın gerçekten gündeme geleceği, Batı’nın sorumluluklarının mazlum halkların omuzlarına yüklenmediği bir zirve olması dileğiyle…

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Antalya
Yayın: 08 Kasım 2026 21:07 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗