Ev sahipleri dikkat! Depozitoyu vermemek için bu gerekçeler yeterli değil
- Kiracı ile ev sahibi arasında kira sözleşmesi sona erdikten sonra yaşanan en büyük sorunlardan biri, depozitonun geri ödenmemesi
Kiracı ile ev sahibi arasında sık sık anlaşmazlığa neden olan depozito iadesi konusunda Yargıtay kararları önemli ayrıntıları ortaya koydu. Olağan yıpranma, boya masrafı, hasar iddiaları ve evin satılması gibi durumlarda depozitonun kim tarafından ve hangi şartlarda iade edilmesi gerektiği merak ediliyor.
Kiracı ile ev sahibi arasında kira sözleşmesi sona erdikten sonra yaşanan en büyük sorunlardan biri, depozitonun geri ödenmemesi. Evde oluştuğu öne sürülen hasarlar, boya ve badana masrafları, ödenmemiş faturalar veya taşınmazın el değiştirmesi, güvence bedelinin iadesi konusunda anlaşmazlıklara yol açabiliyor.
Ancak ev sahibinin depozitoyu herhangi bir gerekçe göstermeden elinde tutması mümkün değil. Türk Borçlar Kanunu, güvence bedelinin kullanımına ve iadesine ilişkin kuralları belirlerken, Yargıtay kararları da uyuşmazlıklarda dikkate alınması gereken ölçütleri ortaya koyuyor.
DEPOZİTO HANGİ ŞARTLARDA İADE EDİLMELİ? Türk Borçlar Kanunu'nda güvence bedeli olarak tanımlanan depozito, kiracının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya taşınmaza kusurlu kullanımdan kaynaklanan zarar vermesi ihtimaline karşı alınıyor.
Kira sözleşmesi sona erdiğinde ve taşınmazın anahtarları teslim edildiğinde, kiracının sorumlu olduğu bir borç ya da zarar bulunmuyorsa güvence bedelinin iade edilmesi gerekiyor. Ev sahibinin kesinti yapabilmesi için kiracıdan kaynaklanan gerçek bir alacağının bulunması ve talep ettiği tutarın dayanağını ortaya koyabilmesi önem taşıyor.
Dolayısıyla yalnızca evde hasar bulunduğunu ileri sürmek, depozitonun tamamını veya bir bölümünü geri ödememek için tek başına yeterli değil.
YARGITAY'DAN DEPOZİTO İADESİNE İLİŞKİN KARAR Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23 Eylül 2025 tarihli, 2024/3882 Esas ve 2025/4233 Karar sayılı kararında güvence bedelinin iadesine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Karar kapsamında, depozitonun iade edilmemesi için kiracının sorumluluğunda bulunan ve güvence bedelinden mahsup edilebilecek gerçek bir alacağın bulunması önem taşıyor. Kiracının sözleşmeye aykırı davrandığına yönelik genel iddiaların yanı sıra, ileri sürülen borç veya zararın somut dayanaklarının da değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu çerçevede ev sahibinin, kiracının taşınmaza zarar verdiği ya da borcunu ödemediği yönündeki iddialarını ortaya koyması gerekiyor. Zararın gerçekten meydana gelip gelmediği ve talep edilen tutarın ne kadar olduğu da uyuşmazlığın çözümünde önem taşıyor.
BOYA VE BADANA MASRAFI DEPOZİTODAN KESİLEBİLİR Mİ? Kiracıların tahliye sırasında karşılaştığı sorunların başında boya ve badana masrafları geliyor. Bazı ev sahipleri, taşınmazın yeniden boyanması veya bakımının yapılması için gereken tutarı depozitodan düşmek istiyor.
Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesine göre kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle meydana gelen olağan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamıyor.
Örneğin uzun süreli kullanım sonucunda duvar boyasının solması, zeminde olağan yıpranmaların oluşması veya eşyaların zamanla eskimesi, tek başına depozitodan kesinti yapılmasını gerektirmiyor.
Buna karşılık kırılan kapılar, hasar gören dolaplar veya olağan kullanımı aşan duvar zararları gibi kiracının kusurundan kaynaklanan durumlar farklı değerlendirilebiliyor. Bu tür durumlarda da talep edilen masrafın gerçek zarara dayanması ve kiracıya yüklenebilmesi gerekiyor.
EV SAHİBİ HASAR GEREKÇESİYLE DEPOZİTOYU VERMİYORSA NE YAPILMALI? Türk Borçlar Kanunu'nun 335. maddesi, taşınmazın geri verilmesi sırasında ev sahibinin sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler içeriyor.
Buna göre ev sahibinin, taşınmazı teslim alırken olağan incelemeyle belirlenebilecek eksiklikleri kontrol etmesi ve kiracının sorumlu olduğu hususları gecikmeden yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. Bu tür eksikliklerin zamanında bildirilmemesi, kiracının sorumluluğunu ortadan kaldırabiliyor.
Bu nedenle tahliyeden aylar sonra ileri sürülen her hasar iddiası kendiliğinden kabul edilmiyor. Uyuşmazlık durumunda zararın niteliği, ne zaman ortaya çıktığı ve kiracıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendiriliyor.
Kiracıların hak kaybı yaşamaması için tahliye sırasında evin fotoğraf ve videolarını çekmesi, sayaç bilgilerini kaydetmesi ve anahtar teslimini yazılı tutanakla belgelemesi önem taşıyor. Depozito ödemesine ilişkin banka dekontlarının ve ev sahibiyle yapılan yazışmaların saklanması da olası bir uyuşmazlıkta kanıt açısından yarar sağlayabiliyor.
DEPOZİTOYU ALMAK İÇİN 3 AY BEKLEMEK ŞART MI? Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesi, para olarak verilen güvence bedelinin nasıl tutulması gerektiğini düzenliyor. Buna göre depozitonun, kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması öngörülüyor.
Sözleşmenin sona ermesinin ardından ev sahibi, üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra ya da iflas takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse banka, kiracının talebi üzerine güvence bedelini geri vermekle yükümlü oluyor.
Ancak uygulamada depozitonun çoğu zaman doğrudan ev sahibine elden veya banka havalesiyle ödendiği görülüyor. Bu durumda söz konusu banka mekanizması doğrudan uygulanmıyor ve kiracı, alacağını genel hükümlere göre ev sahibinden talep edebiliyor.
Dolayısıyla depozitosunu alamayan her kiracının iade için mutlaka üç ay beklemesi gerektiği söylenemiyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12 Mayıs 2026 tarihli, 2026/3664 Esas ve 2026/2960 Karar sayılı kararında bu konu ele alındı.
Dosyaya konu olayda kiracı, taşınmazı kiralarken önceki malike 300 dolar depozito ödedi. Ev daha sonra satıldı ancak güvence bedeli kiracıya iade edilmedi.
İlk derece mahkemesi, yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği gerekçesiyle davayı önceki malik yönünden reddetti. Yargıtay ise depozitonun yeni malike devredildiğinin kanıtlanması gerektiğine dikkat çekti. Önceki malikin güvence bedelini yeni malike aktardığını ispatlayamaması durumunda iade sorumluluğunun devam edebileceği belirtildi.
Karar, taşınmazını satan ev sahibinin depozito sorumluluğundan yalnızca satış işlemiyle kendiliğinden kurtulamayacağına işaret ediyor.
Bununla birlikte kararın kanun yararına bozma niteliğinde olduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/2. maddesi uyarınca somut davanın tarafları arasındaki sonucu değiştirmediği de dikkate alınmalı.
DEPOZİTOSUNU ALAMAYAN KİRACI NE YAPABİLİR? Evini boşaltmasına rağmen depozitosunu geri alamayan kiracılar, öncelikle ödemeyi ve tahliyeyi belgeleyen evrakları bir araya getirmeli.
Kira sözleşmesi, banka dekontu, anahtar teslim tutanağı, evin tahliye sırasındaki durumunu gösteren fotoğraflar ve ev sahibiyle yapılan yazışmalar, olası bir uyuşmazlıkta önem taşıyor.
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Depozitonun hangi para birimiyle ödendiği, sözleşmedeki hükümler, taşınmazın teslim tarihi ve varsa mahsup edilebilecek borçlar da değerlendirmede belirleyici olabiliyor.
EV SAHİBİ DEPOZİTONUN TAMAMINI ALIKOYABİLİR Mİ? Depozitonun tamamının ev sahibinde kalabilmesi, kiracının sorumluluğunda bulunan ve hukuken talep edilebilecek borç veya zararların varlığına bağlı.
Ödenmemiş kira bedelleri, kiracıya ait olduğu belirlenen faturalar ve kusurlu kullanımdan kaynaklanan gerçek zararlar, şartları oluştuğunda güvence bedelinden mahsup edilebiliyor.
Ancak ev sahibinin herhangi bir hesaplama yapmadan veya somut bir gerekçe ortaya koymadan depozitonun tamamını alıkoyması, tek başına hukuki dayanak oluşturmuyor.
Kiracıların depozito konusunda hak kaybı yaşamaması için ödeme belgelerini saklaması, taşınmazın teslim durumunu kayıt altına alması ve anahtar teslimini yazılı olarak gerçekleştirmesi büyük önem taşıyor. Ev sahiplerinin ise kesinti taleplerini somut zararlara ve hukuki dayanaklara dayandırması gerekiyor.
31 Eki 2026 - 13:05 - Güncel --- Yazdır
Son bir ayda medyabar.com sitesinde 9.325.235 gerçekleşti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Sakarya/Adapazarı
Yayın: 31 Ekim 2026 10:07 · Kaynak: medyabar.com