Yılmaz: Bu insanlar kış ortasında nereye gidecek?
Cumhuriyet Halk Partisi Çerkezköy İlçe Başkanı Mehmet Şahin Yılmaz, Fatih Mahallesi Kümeevler’de evleri yıkılan Roman vatandaşların yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı. Bölgede 105 evin yıkıldığını, geride kalan yaklaşık 150 hanenin de yıkım endişesi yaşadığını belirten Yılmaz, “Bu insanlar 40-50 bin lirayla nereye gidecek, nerede yaşayacak?
Gelin, en azından kış boyunca bu insanları yerinden yurdundan koparmayalım” çağrısında bulundu. Evleri yıkılan mahalle sakinleri de verilen 40 bin TL’lik de
CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Mehmet Şahin Yılmaz ve beraberindeki partililer, Fatih Mahallesi Kümeevler’de evleri yıkılan Roman vatandaşların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla bölgede basın açıklaması gerçekleştirdi. Yıllardır aynı bölgede yaşayan vatandaşların yıkımların ardından farklı ilçelere göç etmek zorunda kaldığını belirten Yılmaz, yaşananların yalnızca barınma sorunuyla sınırlı olmadığını, aile bağlarının ve komşuluk ilişkilerinin de zarar gördüğünü ifade etti.
Yetkililere çağrıda bulunan Yılmaz, vatandaşların kış şartlarında daha fazla mağduriyet yaşamaması için kalıcı bir çözüm üretilmesini istedi.
“105 EV YIKILDI, AİLELER BİRBİRİNDEN KOPTU” Geçtiğimiz günlerde mahalle kahvesini ziyaret ederek Roman vatandaşlarla görüştüklerini ve sorunlarını dinlediklerini belirten CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Mehmet Şahin Yılmaz, yaptıkları araştırmada bölgenin Hazine arazisi olduğunu, bir bölümünün de Gençlik ve Spor Bakanlığına ait bulunduğunu öğrendiklerini söyledi. Bölgede 105 evin yıkıldığını kaydeden Yılmaz, Roman vatandaşların yıllardır birbirlerine dayanışma içerisinde tutunarak yaşamlarını sürdürdüğünü belirtti.
Yılmaz, “Bizim ülkemiz çok renkli, çok kültürlü bir çeşitlilik bahçesidir. Roman kardeşlerimiz de bu bahçenin vazgeçilmez birer gülü, birer çiçeğidir. Ahenkleriyle, müzikleriyle bizleri kimi zaman güldüren, kimi zaman eğlendiren; renklerimize renk, kültürlerimize kültür katan kadim bir halktır Roman halkı” dedi.
“AKBABALIK BAĞLARI KOPARILDI” Bölgedeki vatandaşların 40-50 yıldır aynı yerde yaşadığını ifade eden Yılmaz, yıkımların ardından birçok ailenin farklı ilçelere gitmek zorunda kaldığını belirterek, “Buradaki vatandaşlarımız 40-50 yıldır birbirlerine dayanarak, sırt sırta vererek yaşamlarını sürdürdüler. Çoğu birbirleriyle akraba.
Ancak bu göçle, bu yıkımla akrabalık bağları da koparıldı. Bir kısmı Pınarhisar’a, bir kısmı Kırklareli’ne, bir kısmı da Lüleburgaz’a gitti. Şimdi sırada arkamızda gördüğünüz yaklaşık 150 hane kalmış. Biz buraya ziyaret için geldiğimizde bu durumu öğrendik.
Bugün de onların sesi olmak ve yaşadıkları mağduriyeti yetkililere duyurmak için buradayız” diye konuştu.
“BU İNSANLAR KIŞ ORTASINDA NEREYE GİDECEK?” Kalan evler için de vatandaşlara 15 gün süre verildiğini söyleyen Yılmaz, bölgede yaşayan ailelerin ekonomik imkânlarının sınırlı olduğunu ve yeni bir ev tutmakta zorlandıklarını dile getirdi. Özellikle kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte barınma sorununun daha da ağırlaşacağına dikkat çeken Yılmaz, yetkililerin bu insanların yaşadığı koşulları yerinde görmesi gerektiğini belirtti.
Yılmaz, “Bu insanlar maalesef reva görülen derme çatma barakalarda hayata tutunmaya, yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Hani diyoruz ya adiliz, eşitiz ve hepimiz biriz. İslam’ı ve Müslümanlığı savunuyoruz. Peki, biri rezidansta, diğeri kulübede yaşar mı?
Bu nasıl adalet? Bu insanlar 40-50 bin lirayla nereye gidecek? Bu hayat pahalılığında, alım gücünün azaldığı bu ekonomik bunalımda nerede yaşayacaklar?” diye konuştu. Bölgede yaşayan vatandaşların bir bölümünün işsiz olduğunu, bazılarının ise geçimlerini geri dönüşüm malzemeleri toplayarak sağladığını belirten Yılmaz, yaşlıların, kadınların ve çocukların da ağır koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
“SEÇİM ZAMANI OY İSTEMEYE GELDİNİZ, BUGÜN NEREDESİNİZ?” Basın açıklamasında Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’a, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer’e, Tekirdağ Valisine ve Çerkezköy Kaymakamına da seslenen Yılmaz, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Buradan çiçeği burnunda AK Parti’ye geçmiş Çerkezköy Belediye Başkanına ve Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.
Candan Yüceer’e sesleniyorum. Seçim zamanı buraya gelip oy istediniz, onlarla birlikte çiftetelli oynadınız. Bugün neredesiniz? Hizmeti adil şekilde yapmadınız. Buradan Tekirdağ Valisine ve Çerkezköy Kaymakamına da sesleniyorum.
Bu insanlar mağdur. Gelin, bu insanları görün, sorunlarını dinleyin. Bu insanların başlarını sokabilecekleri bir çözüm bulalım” dedi.
“ROMAN VATANDAŞLARIMIZ İÇİN PROJE ÖNERDİM” Çerkezköy Belediyesi’nde beş yıl meclis üyeliği yaptığını hatırlatan Yılmaz, görev yaptığı dönemde Roman vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla bir proje önerisinde bulunduğunu ancak önerisinin karşılıksız kaldığını öne sürdü. Yılmaz, “Ben belediyede beş yıl meclis üyeliği yaptım.
O dönem grup toplantısında Roman vatandaşlarımızın sorunlarını ve onlara yönelik proje önerimi anlattım. Meclis üyesi arkadaşlarımızın hepsi buna şahittir. Hükümetin çılgın projeleri var. Biz de yerel yöneticiler olarak bir çılgın proje yapalım dedim.
Bu insanların kendi kültürlerini ve yaşam ahenklerini bozmadan yaşayabilecekleri tek veya iki katlı evler yapalım istedim” diye konuştu. Projenin hayata geçirilmesi için Çerkezköy Belediyesi, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası ve Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinin de sürece dahil edilmesini önerdiğini belirten Yılmaz, “Bu insanlar özgün bağlarından koparılmadan yaşamlarını sürdürsünler istedim.
Ama benim önerim cevapsız kaldı. Bugün gelinen noktada insanların evleri yıkıldı. Üstelik bu vatandaşların çoğu belediyede çalışıyor” ifadelerini kullandı.
“İŞİ VE AŞIYLA TEHDİT ETMEYİN” Bölgede yaşayan bazı vatandaşların belediyede çalıştığını belirten Yılmaz, siyasi görüşü ne olursa olsun çalışanların iş güvencesi konusunda tehdit altında bırakılmaması gerektiğini savundu.
Yılmaz, “Hangi siyasi parti gelirse gelsin, kim olursa olsun insanların işiyle, aşıyla, ekmeğiyle oynanmaz. Bu kul hakkıdır. Belediye çalışanlarını işleriyle ve ekmekleriyle tehdit etmeyiniz. Herkesin başkanı olduğunuzu söylüyorsunuz.
O zaman gelin, bu insanların derdine çare olun, sorunlarını çözün” dedi. Belediyenin yaptığı bazı hizmetlerin öne çıkarılmasının, vatandaşların yaşadığı temel sorunları ortadan kaldırmadığını ifade eden Yılmaz, yetkililerin öncelikle barınma sorununa çözüm bulması gerektiğini belirtti.
Kızılpınar’da belediyeye ait konutlar bulunduğunu bildiğini söyleyen Yılmaz, bu konutların durumunun incelenmesini isteyerek, “Kızılpınar’da belediyenin konutları vardı, iki blok olduğunu biliyorum. Ne aşamada bilmiyorum.
Eğer boşsa bu insanları bir an önce oraya yerleştirin. Bu insanların başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun. 21’inci yüzyılda hâlâ bu insanların barınma sorunuyla mücadele ediyor olmamız kabul edilemez” diye konuştu.
“İKİ AY KİRA ÖDEDİK, SONRA NE OLACAK?” Evleri yıkılan mahalle sakinleri de yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek verilen 40 bin TL’lik desteğin kalıcı bir çözüm olmadığını savundu. Yıllardır bölgede yaşadıklarını belirten vatandaşlar, kısa süreli kira desteğinin ardından yeniden evsiz kalacaklarını ve başka seçenekleri olmadığı için bölgeye dönmek zorunda kalacaklarını ifade etti.
Mahalle sakinleri, “Belediye yıkımın ardından vatandaşlara 40 bin lira para verdi. Tamam, kiraya çıktık ama iki aylık kiranın ardından ne olacak? Yine buraya geleceğiz. 40-50 yıldır burada yaşıyoruz. Bu insanları birbirinden ayırdılar.
Koca Çerkezköy’de burası mı dar geldi? Madem yıkacaktınız, neden bu insanları 40 yıldır burada tuttunuz? Elektrik ve su verdiniz. İki ay sonra ne olacak? İnsanlar yine buraya gelip çadır, baraka yaparak yaşayacak. Oy istemeye gelince insanları hatırlıyorlar, sonra kimsenin umurunda olmuyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Yaklaşık 19-20 yıl belediyede çalıştıktan sonra emekli olduğunu belirten Erdil, “61 yaşındayım. Doğma büyüme buralıyım, burada yaşıyorum. 19-20 yıl belediyede çalıştım, emekli oldum. İlk benim evim yıkıldı. Emekli maaşım 22 bin lira.
Kiraya çıksam nasıl geçineceğim? Şimdi çamurun içinde, ormanda yaşıyorum” dedi. Belediye Başkanı Vahap Akay’a yönelik eleştirilerini de dile getiren Erdil, evinin yıkılmasıyla ilgili tepkisini dile getirdiği için mağdur edildiğini öne sürdü.
Erdil, “’Vahap Bey evleri yıkıyorsa gider evimi belediyenin önüne koyarım’ dedim. Kullandığım bir kelime yüzünden benim belediyede hiçbir işim olmuyor. Ben kimsenin hakkını gasp etmedim. Bu toprağın, bu bayrağın insanıyım” ifadelerini kullandı.
“KIŞIN ORTASINDA SOKAĞA ATARSANIZ BU İNSANLAR BEDDUA EDER” Erdil, “Bu insanların Vahap Akay’da emeği vardır. Çerkezköy’ün çöpünü bu insanlar topluyorlar. Demir, çuval, naylon toplayarak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.
Kışın ortasında insanları sokağa atarsanız bu insanlar beddua eder. Ne istiyorsunuz bu insanlardan? Madem burası yıkılacaktı neden bugüne kadar yıkılmadı? 40 yıldır diğer belediye başkanları yıkmadı da bugün neden yıkılıyor?
Belediye başkanı CHP’deyken neden yıkmadı da AK Parti’ye geçtikten sonra yıkım gerçekleşti?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Seri İlan sayfamızda yerinizi alın! Çerkezköy Haber aracılığıyla iş ilanlarınızı, duyurularınızı ve aradığınız hizmetleri binlerce kişiye ulaştırın.

Kategori: Siyaset
Yayın: 25 Ekim 2026 14:46 · Kaynak: cerkezkoyhaber.com.tr