Habermetrik
← Ana Sayfa
31 Ekim 2026 11:37
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Her gün probiyotik kullananlar dikkat! Gastroenteroloji uzmanından önemli uyarı

Her gün probiyotik kullananlar dikkat! Gastroenteroloji uzmanından önemli uyarı
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Gastroenteroloji Uzmanı Doç
  • Çağdaş Erdoğan, sağlıklı kişilerin sürekli probiyotik takviyesi almasına gerek olmadığını belirterek karaciğer yağlanması konusunda uyardı

Son yıllarda sindirim ve bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla probiyotik takviyelerinin kullanımı hızla artıyor. Eczanelerde satılan kapsüllerden, market raflarını dolduran kefir ve ev yoğurdu çeşitlerine kadar birçok ürün, bağırsak florasını güçlendirdiği inancıyla günlük beslenme rutinine dâhil ediliyor.

Peki, tıbbi bir gereklilik olmadan her gün probiyotik kullanmak gerçekten sağlıklı mı? Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, Yeni Ankara’ya özel yaptığı açıklamalarda bağırsak mikrobiyotası, bilinçsiz probiyotik kullanımı ve karaciğer hastalıkları hakkında önemli uyarılarda bulundu.

Sağlıklı bireylerin bağırsaklarını korumak için sürekli takviye almasına gerek olmadığını belirten Erdoğan, "Sağlıklı bir kişinin bağırsak sağlığını korumak için sürekli probiyotik takviyesi kullanması gerektiğine dair genel bir öneri yoktur" dedi. HER PROBİYOTİK AYNI ETKİYİ GÖSTERMİYORProbiyotiklerin tek tip bir ürün olmadığını hatırlatan Doç.

Dr. Erdoğan, farklı bakteri türlerinin ve suşların vücutta farklı etkiler yarattığını vurguladı. Bir takviyenin belirli bir rahatsızlıkta fayda sağlamasının, piyasadaki tüm ürünlerin aynı iyileştirici etkiyi göstereceği anlamına gelmediğini belirten uzman, takviyelerin mutlaka kişisel ihtiyaçlar ve tıbbi değerlendirmeler sonucunda kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI NEDEN ÖNEMLİ?Bağırsaklarda yaşayan ve mikrobiyota olarak adlandırılan mikroorganizma topluluğu, yalnızca sindirim işlevini yerine getirmiyor. Erdoğan, bu bakterilerin besinlerin sindirilmesinden vitamin üretimine, bağırsak bariyerinin korunmasından bağışıklık sisteminin düzenlenmesine kadar birçok hayati süreçte rol oynadığını kaydetti.

Son dönemde bağırsak mikrobiyotası ile obezite, diyabet, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve nörolojik sorunlar arasındaki ilişkinin sıkça araştırıldığını hatırlatan uzman, "Mikrobiyotayı düzeltelim, bütün hastalıklar düzelsin" şeklindeki yaklaşımın bilimsel bir geçerliliği olmadığını ifade etti. Bir hastalıkla bağırsak florası arasında ilişki bulunmasının, sorunun tek kaynağının bağırsaklar olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti.

DOĞAL BESLENME TAKVİYELERDEN DAHA ETKİLİBağırsak sağlığını korumak için mucize bir takviye aramak yerine günlük beslenme düzeninin bütününe odaklanılması gerekiyor. Doç. Dr. Erdoğan, sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıllar ve kuruyemişler gibi lif açısından zengin bitkisel gıdaların bağırsaktaki yararlı bakteriler için en iyi besin kaynağı olduğunu vurguladı.

Aşırı işlenmiş, yüksek şekerli ve lifsiz gıdalardan uzak durulmasını öneren uzman, tek bir besin grubuna odaklanmak yerine çeşitli bitkisel kaynaklarla beslenmenin şart olduğunu anlattı. Kefir ve ev yoğurdu gibi fermente ürünlerin faydalarına da değinen Erdoğan, bu ürünlerin olumlu etkileri olduğunu ancak içerdikleri mikroorganizmaların tür ve miktar bakımından standart olmadığını belirtti.

Erdoğan, özellikle laktoz intoleransı olan kişilerin bu gıdaların tüketimini kendi toleranslarına göre ayarlaması gerektiğini söyledi. ZAYIF İNSANLARDA DA KARACİĞER YAĞLANMASI GÖRÜLÜYORDoç. Dr. Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer kritik konu ise karaciğer sağlığı oldu.

Toplumda karaciğer yağlanmasının yalnızca fazla kilolu veya obez bireylerde görüldüğüne dair yaygın bir yanılgı bulunuyor. Normal kilodaki kişilerin de risk altında olabileceğini belirten Erdoğan, "Fazla kilo önemli bir risk faktörüdür ama normal kilolu kişilerde de karaciğer yağlanması görülebilir.

Genetik yatkınlık, insülin direnci, diyabet, bel çevresindeki yağlanma, beslenme şekli ve bazı ilaçlar bunda rol oynayabilir" ifadelerini kullandı. Uzman, yalnızca tartıdaki kiloya güvenmenin yanıltıcı olabileceğini; kan şekeri ve kan yağları yüksek olan kişilerin kilo problemi yaşamasa bile karaciğer açısından tehlike altında olabileceğini vurguladı.

HASTALIK YILLARCA BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİRKaraciğer yağlanması ve kronik hepatit gibi rahatsızlıklar, ilk evrelerde genellikle belirgin bir semptom göstermeden, sessizce ilerliyor. Hastaların kendilerini sağlıklı hissetmesinin organ hasarı olmadığı anlamına gelmediğini hatırlatan Erdoğan, zamanla karaciğerde iltihaplanma ve fibrozis gelişebileceği konusunda uyardı.

Risk grubundaki kişilerin, hastalık belirtisi beklemeden gerektiğinde kan testleri ve ultrason gibi tıbbi yöntemlerle düzenli takip edilmesi büyük önem taşıyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 31 Ekim 2026 11:37 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗