TEPAV Raporu: 17,6 Milyon Kişi Çoklu Yoksunlukla Mücadele Ediyor
- Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), 2019-2025 yılları arasındaki yaşam koşullarını inceleyen bir rapor yayımladı
- Ülkede 17,6 milyon kişinin temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşadığı ve gelir artışının yaşam kalitesine yansımadığı belirtildi
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerini analiz ederek ülkedeki çoklu yoksunluk tablosunu ortaya koydu. 2019 ile 2025 yılları arasındaki süreci kapsayan çalışma, reel medyan eşdeğer gelirde yüzde 72 oranında bir artış yaşanmasına rağmen, vatandaşların temel gereksinimlerini karşılamakta zorlandığını gözler önüne serdi.
Rapora göre, göreli yoksulluk eşiğinin altında kalan nüfus oranı yüzde 21,3'ten yüzde 4,2'ye gerilese de, beslenme ve yaşam standartlarındaki iyileşme bu gelir artışıyla paralellik göstermedi. Araştırmanın en çarpıcı verilerinden biri, 2025 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 20,9’una denk gelen 17,6 milyon kişinin çoklu yoksunluk içinde yaşaması oldu.
Beslenme, barınma, ısınma, sağlık hizmetleri ve sosyal yaşam gibi sekiz farklı kategorideki sorunlar üzerinden yapılan değerlendirmede, bu alanların en az dördünde sıkıntı yaşayanlar 'çoklu yoksun', beşinde sorun yaşayanlar ise 'ağır çoklu yoksun' olarak sınıflandırıldı. İki günde bir et, tavuk veya balık içeren öğün tüketemeyenlerin oranı 2019’da yüzde 33,6 iken, bu oran 2025 itibarıyla yüzde 35,1’e yükseldi.
Çalışma, gelir yoksulluğu tanımına girmemesine rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yaklaşık 5,5 milyonluk bir kesimin varlığına dikkat çekiyor. Çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 31,3’ünü oluşturan bu grup, resmi yoksulluk eşiğinin üzerinde gelire sahip olmasına karşın hane geçimini sağlamakta güçlük çekiyor.
Özellikle büyükşehirlerdeki yüksek kira ve yaşam maliyetleri, gelir düzeyi sınırın üzerinde olan hanelerin dahi ısınma, fatura ödeme ve beslenme gibi temel alanlarda yoksunluk yaşamasına neden oluyor. Yoksunluk tablosu demografik özelliklere göre farklılık gösteriyor.
Dört veya daha fazla çocuklu aileler, tek ebeveynli haneler ve hane reisinin işsiz olduğu aileler ağır çoklu yoksunluğun en yoğun görüldüğü gruplar olarak öne çıkıyor. Dört ve üzeri çocuklu hanelerdeki çocukların yüzde 45,2’si ağır çoklu yoksunlukla mücadele ederken, tek çocuklu hanelerde bu oran yüzde 8 seviyesinde kalıyor.
Bölgesel bazda ise Güneydoğu Anadolu, yoksunluğun en belirgin olduğu yerleşim alanları arasında yer alıyor. Uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye'nin durumu dikkat çekici bir tablo çiziyor. Gelir yoksulluğu, ağır maddi yoksunluk ve düşük çalışma göstergelerinin en az ikisinde sorun yaşayanların oranı Türkiye’de yüzde 11,1 olarak hesaplanırken, bu oran AB-27 ortalamasında yüzde 6,1 seviyesinde seyrediyor.
TEPAV, çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 76 ila 82’sinin bir sonraki yıl da aynı koşullara mahkûm kaldığını belirterek, bu durumun gelir yoksulluğuna kıyasla çok daha kalıcı bir nitelik taşıdığı uyarısında bulunuyor. TEPAV, yoksullukla mücadele stratejilerinin güncellenmesi gerektiğini savunuyor.
Kurum, TÜİK’in resmi göstergelerine çoklu yoksunluk ölçütünün dahil edilmesini, sosyal yardımların sadece gelir düzeyine göre değil, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlar gözetilerek belirlenmesini öneriyor. Ayrıca, hanelerin yaşam koşullarını ölçen bir 'yoksunluk puanı' oluşturulması ve kalkınma planlarına çoklu yoksunlukla mücadele için özel hedefler eklenmesi çağrısında bulunuluyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Ekonomi
Yayın: 01 Kasım 2026 10:53 · Kaynak: ekonomim.com