Küresel enerji şoku artarken Avrupa'da rafineri marjları tartışması büyüyor
BERLİN (AA) - Çatışma bölgelerinden yapılan işlenmiş ürün ihracatının kesintiye uğraması, Batı pazarında hazır yakıt arzını ciddi şekilde daraltırken, ham petrol fiyatlarındaki artışın çok üzerinde seyreden rafineri karları, krizin faturasını ödeyen kıta ülkelerinde büyük tepkiye yol açıyor.Tüketiciler fahiş akaryakıt maliyetleri ve artan yaşam pahalılığıyla mücadele ederken, kıta genelinde faaliyet gösteren petrol şirketlerinin ikinci çeyrek finansal sonuçlarında rafineri sıkışıklığından beslenen tarihi kar rekorları kırması, Avrupa ülkelerini blok düzeyinde ortak bir'ek kar vergisi' mekanizması kurmaya yöneltiyor.Avrupa genelinde ortak hareket etme kararı alan Almanya, İtalya, Avusturya, Polonya, Portekiz ve İspanya'dan oluşan 6 Avrupa Birliği üyesi ülke, dönem başkanlığını yürüten İrlanda'ya ortak mektup göndererek konunun 19 Eylül'de Dublin'de gerçekleştirilecek AB Gayriresmi Maliye Bakanları Toplantısı'nın (ECOFIN) gündemine alınmasını istedi.İrlanda'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nda düzenlenecek iki günlük kritik zirvede bakanların petrol şirketlerinin ham petrol fiyatlarındaki artışın çok üzerinde fahiş kar marjları elde ettiğini vurgulaması bekleniyor. Zirvede, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında uygulanan geçici kriz vergisi deneyimlerinden ders çıkarılması ve AB genelinde bağlayıcı bir yasal çerçeve oluşturulması hedefleniyor.Avrupa Komisyonu ve Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, kıta genelinde uygulanacak koordineli ek kar vergisinin 200 milyar avroya yakın bir kaynak üretebileceği öngörülüyor.Avrupa basınındaki son haberlere göre, İrlanda, konuyu gündeme almayı kabul etse de AB Komisyonu'nun'ek vergi kararları her ülkenin kendi ulusal yetkisindedir' duruşunu arkasına alarak konunun bağlayıcı bir AB ortak kararına dönüşmesine mesafeli yaklaşıyor.Hürmüz riski ve yüksek oynaklık rekor getirdiEnerji uzmanlarına göre, kıta genelindeki fahiş fiyatlar ve şirketlerdeki rekor karlar, nisan ayında kısa süreliğine 126 dolara kadar tırmanan Brent petrol ve Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik aksamalardan kaynaklanıyor.Piyasalardaki bu sert oynaklık, özellikle büyük ticaret operasyonları yürüten Avrupalı petrol şirketlerine doğrudan avantaj sağladı. İngiliz enerji şirketi Shell'in yılın ikinci çeyreğindeki karı yüzde 130 artışla 9,84 milyar doları aştı. Aynı dönemde bp'nin karı yüzde 150 artışla 5,73 milyar dolara, Fransız TotalEnergies'in düzeltilmiş net karı yüzde 67 artışla 6 milyar dolara çıktı.Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, büyük 6 petrol şirketinin küresel piyasalarda günde ortalama 37 milyon dolar fazladan kar elde etmeye devam edeceğini öngörüyor.Kar marjları katlanırken, TotalEnergies gibi bazı Avrupalı üreticilerin petrol üretimine öncelik vermek adına 2050 karbon nötr taahhütlerini esnetmesi ise kıtanın yeşil dönüşüm hedeflerinde tartışmalara yol açıyor.Kar rekorlarının arkasında rafineri sıkışıklığı varUzmanlar, tüketicilerin fahiş fiyatlar altında ezilirken ExxonMobil, Chevron, Shell ve bp gibi küresel petrol devlerinin tarihi kar rekorları kırmasını üç temel piyasa mekanizmasına bağlıyor.İlk olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik tıkanıklık nedeniyle Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine tırmanması piyasada yapısal bir değişim oluşturdu. Çatışma bölgesinin uzağında üretim yapan şirketler, hem ellerindeki petrolü yüksek'savaş primiyle' piyasaya sürdü hem de Orta Doğu petrolüne alternatif arayan rafinerilerin yoğun talebiyle kazançlarını katladı.İkinci önemli faktör ise rafineri marjlarındaki fahiş artış olarak öne çıkıyor. Orta Doğu'dan yapılan işlenmiş ürün ihracatının kesintiye uğraması, Batı pazarında hazır yakıt arzını ciddi şekilde daralttı. Arz sıkışıklığı nedeniyle akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesi, dev şirketlerin rafineri kollarındaki kar marjlarını tarihi seviyelere ulaştırdı.Son olarak şirketlerin, üretimi artıracak yeni yatırımlar yapmak yerine, mevcut yüksek fiyat dalgalanmalarından ve işletme kaldıracından yararlanarak maksimum nakit akışı sağlamaya odaklandığı belirtiliyor. Bu finansal rüzgar Wall Street verilerine de yansıdı. S&P 500 endeksine göre enerji sektörü, yıllık bazda yüzde 135,3'lük kar büyümesiyle diğer tüm iş kollarını açık ara geride bıraktı.Ülke bazlı kriz müdahaleleri çeşitleniyorAvrupa içi dengelerde, ortak AB mevzuatı beklenirken ülkeler kendi ulusal modellerini de esnetmeye devam ediyor.İngiltere, Kuzey Denizi üreticilerine yönelik geçici Enerji Karları Vergisini yüzde 38 seviyesinde uygulayarak toplam vergi yükünü yüzde 65'e çıkardı ve bu geliri dar gelirli ailelerin faturalarını sübvanse etmek için kullanıyor.İtalya hükümeti enerji şirketlerinin ekstra karlarına uyguladığı özel vergiyi yüzde 25'e yükselterek topladığı 20 milyar avroyu aşkın kaynakla akaryakıt fiyatlarını pompada yapay olarak litre başına 30 sent düşürdü.Kriz vergisi uygulamalarında radikal adımlar atan Yunanistan, elektrik sağlayıcılarının fahiş karlarını vergilendirmek adına yüzde 90 oranında özel kriz vergisi uygulayarak elde ettiği 6,8 milyar avroyu doğrudan tüketicilere aktardı.İspanya ve Portekiz hükümetleri ise Avrupa Komisyonu'ndan aldıkları onay doğrultusunda elektrik üretimi için kullanılan gazın fiyatını megavatsaat başına ortalama 50 avroda sabitleyerek tüketicilerin elektrik faturalarını yüzde 20'ye varan oranda düşürdü.Avusturya hükümeti de benzer bir hamleyle, hidroelektrikten büyük kar elde eden Verbund şirketinden 400 milyon avroluk özel temettü tahsil ederek bunu halka enerji destek paketleri olarak dağıtma kararı aldı.Avrupa genelindeki güçlü eğilime rağmen iç siyasi açmazlar sürüyorÖte yandan, ortak AB mektubuna imza atan ülkelerde bile iç siyasi bölünmeler varlığını koruyor.Almanya gibi sanayi ülkelerinde tırmanan enerji maliyetleri, fabrikaların kapanma veya üretim hatlarını deniz aşırı ülkelere taşıma riskini artırarak kıta genelinde kalıcı bir sanayisizleşme endişesini tetikliyor. Almanya'da Sosyal Demokrat Parti lideri ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, petrol şirketlerinin fahiş kriz karlarının tüketicilere iade edilmesi gerektiğini savunarak bir kriz vergisinin getirilmesini ısrarla destekliyor.Klingbeil,'Sürücülerin sırtından yapılan bu soygun artık son bulmalı' diyerek tepki gösterirken, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik ise bu tür müdahaleci ek vergilere kesin bir dille karşı çıkıyor.Üstelik bu verginin ekonomik karşılığı da tartışmalı. 2022-2023 enerji krizi döneminde uygulanan benzer bir vergiden 13 şirket etkilenmiş ve bütçeye yaklaşık 2,5 milyar avro gelir sağlanmıştı. Ancak bu rakam beklentilerin çok altında kalmıştı. Mevcut krizde verginin yeniden yürürlüğe girmesi halinde, ülkeye getirisinin çok daha düşük olacağı tahmin ediliyor.AB Komisyonu'nun henüz resmi bir yasa taslağı sunmamış olması, Klingbeil'in Avrupa düzeyine taşıdığı bu önerinin AB içinde çoğunluk bulamaması ve üye ülkelerin kendi içindeki bu siyasi ayrışmalar, Avrupa'nın ortak bir enerji politikası üretme hızını ciddi şekilde yavaşlatıyor.Avrupa radikal ek vergileri tartışırken, ABD yönetimi ExxonMobil ve Chevron gibi rekor kar açıklayan enerji şirketlerine ek vergi getirmek yerine üretimi artırma stratejisi izliyor. Bu durum, mali yüklerden kaçan Avrupalı enerji şirketlerinin merkezlerini veya borsa kotasyonlarını ABD pazarına taşıma riskini artırıyor.Diğer yandan Asya pazarında, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik krizden etkilenmeyen Çin ve Hindistan'ın Rus petrolünü yüksek iskontolarla tedarik etmeye devam etmesi, Avrupalı üreticilerin küresel rekabette ciddi bir maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.Türkiye'de durumUluslararası piyasalarda yüksek seyreden petrol fiyatları, küresel enerji şirketlerinin karlarını ve rafinaj marjlarını artırırken, bu gelişme Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarına da yansıyor.Türkiye'de motorin fiyatlarının belirlenmesinde ham petrol fiyatlarından ziyade İtalya'daki CIF MED (Genova/Lavera) Akdeniz ürün piyasasında oluşan işlenmiş ürün fiyatları belirleyici oluyor. Fiyatlandırmada ayrıca Merkez Bankasının dolar kuru, ÖTV ve KDV gibi unsurlar da rol oynuyor.Türkiye'de rafinaj faaliyetleri kapsamında motorin üretimi, yurt içi talebin yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor. Küresel rafinaj kapasitesindeki daralma ve risk priminin etkisiyle yükselen rafinaj marjları, rafinerilerin karlılığını da artırıyor.
Kategori: Genel · Bölge: Adana/Feke
Yayın: 16 Eylül 2026 08:31 · Kaynak: asigazetesi.com