Avrupa'da Enerji Devlerine 'Ek Kar Vergisi' Baskısı Büyüyor
- Avrupa genelinde enerji şirketlerinin elde ettiği rekor karlar, kıta ülkelerinde ortak bir ek vergi mekanizması arayışını tetikledi
- Altı AB üyesi, rafineri marjlarındaki aşırı artışı dengelemek için konuyu Dublin'deki ECOFIN toplantısına taşıyor
Küresel enerji piyasalarında yaşanan arz sıkışıklığı ve lojistik aksamalar, Avrupa'da hem tüketicileri hem de hükümetleri karşı karşıya getirdi. Brent petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, enerji devlerinin rafineri karlarını tarihi seviyelere taşımasına neden oldu.
Bu durum, yaşam maliyetlerinin hızla arttığı bir dönemde petrol şirketlerinin devasa kazançlar elde etmesiyle sonuçlanarak kıta genelinde ciddi bir toplumsal tepki doğurdu. Almanya, İtalya, Avusturya, Polonya, Portekiz ve İspanya, bu duruma karşı ortak bir 'ek kar vergisi' oluşturmak amacıyla harekete geçti.
Söz konusu altı ülke, İrlanda'nın dönem başkanlığında 19 Eylül'de Dublin'de düzenlenecek AB Gayriresmi Maliye Bakanları Toplantısı'nda (ECOFIN) konunun gündeme alınması için ortak bir mektup sundu. Zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası uygulanan geçici kriz vergisi deneyimlerinden yola çıkılarak bağlayıcı bir yasal çerçeve oluşturulması hedefleniyor.
Uluslararası Enerji Ajansı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre, koordineli bir vergi mekanizmasıyla yaklaşık 200 milyar avroluk bir kaynak yaratılması öngörülüyor. Ancak İrlanda ve AB Komisyonu, bu tür vergi kararlarının ulusal yetkide olduğunu savunarak, bağlayıcı bir ortak karara karşı temkinli bir duruş sergiliyor.
Uzmanlar, Shell, BP ve TotalEnergies gibi şirketlerin karlarını yüzde 67 ile yüzde 150 arasında artırdığına dikkat çekerek, bu kazançların temelinde üretim yatırımı yerine yüksek fiyat dalgalanmalarından faydalanma stratejisinin yattığını belirtiyor. Avrupa ülkeleri, ortak bir AB mevzuatı beklerken kendi ulusal çözümlerini de uygulamaya koydu.
İngiltere enerji şirketlerine yüzde 65'e varan toplam vergi yükü getirirken, İtalya ekstra kar vergisini yüzde 25'e yükselterek akaryakıt fiyatlarını litre başına 30 sent sübvanse etti. Yunanistan ise elektrik sağlayıcılarına yüzde 90 oranında kriz vergisi uygulayarak elde ettiği 6,8 milyar avroyu doğrudan tüketiciye aktardı.
İspanya ve Portekiz gaz fiyatlarını sabitleyerek faturaları düşürürken, Avusturya enerji şirketlerinden özel temettü tahsil etme yoluna gitti. Bu süreç, kıtanın yeşil dönüşüm hedefleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Bazı enerji şirketlerinin petrol üretimine öncelik vererek karbon nötr taahhütlerini esnetmesi tartışmaları alevlendiriyor.
Almanya gibi sanayi merkezlerinde ise yükselen enerji maliyetleri, fabrikaların üretim hatlarını yurt dışına taşıma riskiyle birlikte kalıcı bir sanayisizleşme endişesini beraberinde getiriyor. Oxfam'ın verilerine göre, büyük petrol şirketlerinin günlük 37 milyon dolar fazladan kar elde etmeye devam edeceği tahmin edilirken, Dublin'deki zirvenin sonucu Avrupa'nın enerji politikasında kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Adana/Feke
Yayın: 16 Eylül 2026 08:31 · Kaynak: asigazetesi.com