Batı Şeria'da zeytin ağaçları söken askerlere karşı direnen yaşlı kadın:'Bu toprak bizim
Sosyal medyada yayılan görüntülerde bir Filistinli kadın, toprağının başında dikilip İsrail askerlerinin zeytin ağaçlarını sökmesine engel olmaya çalıştı. BM verileri son yirmi yılda bir milyondan fazla ağacın yok edildiğini ortaya koyuyor.
Linki kopyala · 2 dk 1 okunma Google News'te Takip Et Batı Şeria'da zeytin ağaçları söken askerlere karşı direnen yaşlı kadın:'Bu toprak bizim' Gözden Kaçırmayın Gözden Kaçırmayın Polonya'ya Düşen Kh-101: NATO Hava Kalkanı Nasıl Atlandı, 5. Madde Gündemde mi? Habere git Batı Şeria'da İsrail otoritesinin "askeri ihtiyaç" ve "yol genişletme" gerekçeleriyle hızlandırdığı zeytin ağacı sökme faaliyetleri, yerel halkın ve uluslararası gözlemcilerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Sosyal medyada son saatlerde hızla yayılan bir video kaydında, köylerinin birinde (konum doğrulama süreçleri devam ederken) yaşlı bir Filistinli kadının, toprağının başına dikilerek askerin iş makinesinin önüne geçtiği ve "Bu toprak bizim, bu ağaçlarımızdır" diye haykırdığı görüldü.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 1967'den bu yana Batı Şeria'da İsrail yerleşimcileri ve güvenlik güçleri tarafından yaklaşık 1 milyon 200 bin zeytin ağacı söndürüldü veya hasar gördü. Sadece 2023-2024 mevsiminde resmi kayıtlara göre 8.000'in üzerinde ağacın yok edildiği bildirildi. Filistin Tarım Bakanlığı ise bu rakamın, kayıt dışı olanları dahil edilince çok daha yüksek olabileceğini vurguluyor.
Zeytin, Filistin ekonomisinin omurgası sayılır; nüfusun yüzde 15-20'si bu sektörden geçimini sağlıyor. Her yıl Ekim-Kasım aylarında yapılan hasat öncesi aylar, toprağın boşaldığı ve ağaçların söküldüğü "hazırlık" dönemi olarak kodlanıyor.
Uluslararası hukuk, işgal altındaki bir gücün, askerî ihtiyaçlar dışında mülkiyet değiştirmesi veya kaynakları sömürmesi amacıyla özel mülkiyetin yok edilmesine izin vermiyor. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 53. Maddesi, "askî işlemler tarafından kesinlikle gerekli olmamak üzere" özel mülkiyetin yok edilmesini yasaklar. Ancak İsrail Yüksek Mahkemesi'nin "askeri güvenlik" tanımının geniş yorumlanması, bu korumanın pratikte işlevsiz hale gelmesine neden oluyor.
Yerel haklar örgütleri (B'Tselem, Yesh Din, Al-Haq) yıllardır bu süreçleri "toprak gasbı" ve "etnik temizlik aracı" olarak belgeleyiyor. Göreve hazırlanan raporlarda, ağaç sökülmesinin ardında genellikle yakınlardaki yerleşim birimlerinin (outpost) genişletme planları veya yeni yolların açılması olduğu tespit ediliyor.
Yayılan videolardaki kadın, sadece bir bireyin direnişini değil, toprağa bağlılığın ve varoluşsal mücadelenin bir sembolü olarak algılanıyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı, olayı "İsrail'in sistematik toprak hırsızlığının kanıtı" olarak tanımlarken, AB ve BM yetkilileri "durumu yakından takip ediyor, sivil mülkiyetin korunması gerektiğini" hatırlattı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (TSK) tarafından henüz bu spesifik olayla ilgili resmi bir açıklama gelmedi. Genel politika olarak TSK, bu tür müdahaleleri "güvenlik duvarı bakımı" veya "teröristlerin gizlenmesini engelleme" gerekçesiyle meşrulaştırıyor.
Kategori: Tarım
Yayın: 16 Eylül 2026 16:54 · Kaynak: habergo.com.tr