Genel Kurulu toplandı: ‘Gerekirse o yollara yatarız’
- Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı hukuki ve fiili mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, ‘Bu milletin malının göz göre göre elden çıkarılmasına sessiz kalamayız.’ dedi
Türkiye Yol-İş Sendikası 13. Olağan Genel Kurulu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Eski Çalışma Bakanı Süleyman Soylu, Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar, sendika delegeleri ve TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların genel başkanlarının katılımıyla bir otelde toplandı.
Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan Ağar, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Hakkımızı sonuna kadar ararız. Gerekirse gider o yolların üzerinde yatarız.” diye konuştu. Yol ve köprülerin milletin ortak değerleri olduğunu belirten Ağar, vatandaşın bu hizmetlerin müşterisi değil, sahibi olduğunu söyledi.
Halkın vergileriyle yapılan, karayolu işçilerinin emeğiyle ayakta tutulan hizmetlerin özelleştirilmesine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini kaydeden Ağar, hukuki mücadeleyi de başlattıklarını ve Danıştay’a dava açtıklarını bildirdi. Ağar, “Ülkemizin yolları, köprüleri, barajları, limanları, fabrikaları ve diğer kamu tesisleri yalnızca ekonomik varlıklar değildir.
Bunlar aynı zamanda vatandaşlarımızın ortak geleceğini ilgilendiren değerlerdir. Bu nedenle kamu varlıklarıyla ilgili kararlar alınırken kamu yararı ve uzun vadeli toplumsal fayda gözetilmelidir.” ifadelerini kullandı. Kamu kaynaklarının korunması, üretim kapasitesinin artırılması ve gelecek kuşaklara güçlü bir ekonomi bırakılması gerektiğini belirten Ağar, “Bu mesele sadece yıllardır otoyolları yapan, bakımını yapan işçilerin meselesi değildir.
Bu, milletin varlığına sahip çıkma meselesidir. Yani memleket meselesidir.” dedi. VERGİDE ADALET İSTEDİAğar, çalışma hayatının önemli sorunlarından birinin vergi adaletsizliği olduğunu söyledi. Vergi sisteminde ödeme gücünün esas alınması gerektiğini belirten Ağar, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını istedi.
SLOGANLARLA DESTEKVergi matrahının birinci diliminin en az asgari ücretin 14 katı olması gerektiğini ifade eden Ağar, çalışanların üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi ve ücretlerin gerçek değerinin korunması çağrısında bulundu. Ağar’ın konuşması sırasında delegeler “Vergide adalet istiyoruz” sloganları attı.
Ekonomik sorunların bütün yükünün çalışanların üzerine bırakıldığını kaydeden Ağar, enflasyonu yalnızca açıklanan rakamlardan değil, işçinin sofrasından, kirasından ve çocuklarının okul masraflarından takip ettiklerini söyledi. Satın alma gücünün korunmasını, emeklilerin insanca yaşayabileceği koşulların sağlanmasını isteyen Ağar, “Krizin faturasını biz işçiler ödemeyeceğiz” mesajı verdi.
TAŞERON İŞÇİLERİ İÇİN MÜCADELE SÜRECEKTaşeron işçilerin kadroya alınması için yürüttükleri mücadeleyi anlatan Ağar, bu konuda önemli kazanımlar elde ettiklerini belirtti. Karayollarındaki taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesine öncülük ettiklerini, mücadelenin kamu kurumlarında çalışan yüz binlerce işçiyi kapsadığını ifade etti.
Ancak kadroya geçişle bütün sorunların çözülmediğini vurgulayan Ağar, aynı işi yaptığı halde kapsam dışında bırakılan işçilerin de kadroya alınması için mücadele ettiklerini söyledi. Ağar, “Aynı işi yapan, fakat kapsam dışında bırakılan, birimlerde çalışan taşeron işçilerinin de kadrolarının bir an önce verilmesi için mücadelemize devam ediyoruz.” dedi.‘GÜÇLÜ KAMU GÜÇLÜ TÜRKİYE’Kamu hizmetlerinin önemine değinen Ağar, Köy Hizmetleri’nin kapatılması sonrasında yaşanan süreci ve 6 Şubat depremlerinde kamu çalışanlarının üstlendiği görevleri hatırlattı.
Deprem, sel, yangın ve diğer afetlerde kamu işçilerinin büyük sorumluluk üstlendiğini belirten Ağar, güçlü kamu hizmetinin güçlü kurumlar ve güvenceli çalışanlarla mümkün olacağını söyledi. Kamu hizmetlerinin taşeronlaştırılmasına ve kamu kurumlarının zayıflatılmasına karşı olduklarını vurgulayan Ağar, “Kamu hizmetine sahip çıkmak, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır” dedi.
Konuşması sırasında delegeler “Güçlü kamu, güçlü Türkiye” sloganları attı. ATALAY’DAN ‘BİZ ÇALIŞTIRALIM’ ÖNERİSİTÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay da köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı olduklarını belirterek, bugüne kadar yapılan özelleştirmelerden memnuniyet duydukları bir örnek bulunmadığını söyledi.
Atalay, “Bu karayolları, yollar, köprüler hepsi bizim. Firmalar buraya para kazanmaya giriyor. Biz çalıştıralım, biz kullanalım. Parayı da bu ülke kazansın.” ifadelerini kullandı. Atalay, taşeron sorununun büyüdüğüne dikkat çekti.
Sorunun çözüldüğünü düşündükleri dönemde 50 bin civarında olan taşeron işçi sayısının 150 bine çıktığını belirten Atalay, Bakan Uraloğlu’na seslenerek, “Bu meseleyi çözmek zorundayız.” diye konuştu.‘SENİN HIRSIZIN BENİM HIRSIZIM YOK’TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay konuşmasında gündemdeki yolsuzluk iddiaları, tutuklamalar ve fonlarla ilgili tartışmalara da değindi. Haberleri izlerken kanlarının donduğunu söyleyen Atalay, her gün yeni tutuklama ve ifadeye çağırma haberleriyle karşılaştıklarını belirtti.
Yolsuzluk iddialarının siyasi ayrım gözetilmeden araştırılması gerektiğini vurgulayan Atalay, “Bu dönem bu yolsuzluklara karşı kol kola yürünmeli. Senin hırsızın benim hırsızım yok. Şu anda emekçiyi, işsizi, taşeronu konuşmuyoruz; hırsızı, fonu, yolsuzluğu konuşuyoruz.
Kim ne yaptıysa sonuna kadar gidilmeli. Hiçbir şeyi saklayamazsınız. 20 sene önceki olay ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Atalay, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının belediyelerle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, kamu kurumlarında, bakanlıklarda ve sendikalarda kim yanlış iş yaptıysa ortaya çıkarılması ve hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Atalay, “Bu yolsuzluklara karşı, bu yanlışa karşı Meclis’te herkesin hep beraber kol kola yürümesi lazım. Kim ne yaptıysa bedelini sonuna kadar ödesin.” dedi. SENDİKACILARA UYARI: CAM GİBİ DURUNAtalay, konuşmasının son bölümünde sendika yöneticilerine de uyarılarda bulundu.
TÜRK-İŞ’in bu ülkenin sigortası olduğunu belirten Atalay, kendisinin de bu görevde bir emanetçi olduğunu söyledi. Sendikacıların davranışlarına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, “Sendikalar, sendikacılar aldığına verdiğine dikkat edecek.
Toplumun önünde cam gibi durmak durumunda. Emeği, emekçiyi sıkıntıya sokmanın bir anlamı yok. Emek camiasının başını öne düşürmeyelim. Davranışlarımıza dikkat edelim.” ifadelerini kullandı. Atalay, yasalara uygun olan her davranışın etik ve doğru olmayabileceğini de belirterek, sendikacıların işçilerin ve ailelerinin başını öne eğdirecek davranışlardan uzak durması gerektiğini söyledi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 30 Ekim 2026 21:03 · Kaynak: aydinlik.com.tr