Ali Babacan: Bakanların fon krizinden haberi vardı ama hiçbir şey yapmadılar
Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’yi sarsan fon kriziyle ilgili iktidara ağır suçlamalar yöneltti. Yaşananların yalnızca finansal bir dolandırıcılık olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Babacan, siyasi iktidar ve bürokrasi içerisinde dolandırıcılara destek veren kişilerin bulunduğunu öne sürdü.
Babacan’ın açıklamaları, DEVA Partisinin sosyal medya hesabından paylaşıldı. Fon krizinin büyümesinde kamu kurumlarının sorumluluğu olduğunu savunan Babacan, Borsa İstanbul ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) görevlerini yerine getirmediğini belirtti.
BU KRİZ ASLINDA BİR SİYASİ AHLAK KRİZİDİR
Fon krizinin siyasi bağlantılar olmadan bu kadar büyüyemeyeceğini ifade eden Babacan, AKİT TV’de şu açıklamaları yaptı:
“Bu kriz aslında bir siyasi ahlak krizidir. Bu mesele ülke yönetiminin, kadroların içerisine nüfuz etmiş dolandırıcıların rahatça at koşturabildiği bir hale geldiğini gösteriyor. Yoksa bu kadar büyük bir dolandırıcılık, bu kadar uzun bir süre devam edebilir mi? Mümkün değil. Bu dolandırıcılığı yapanlara siyasi iktidar içerisinde, bürokrasi içerisinde kesinlikle destek verenler var.”
ADALET VE HAZİNE BAKANLARININ HABERİ VAR
Fon krizinden üst düzey yöneticilerin haberdar olduğunu ileri süren Babacan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de sorumluluklarını hatırlatarak şu soruları yöneltti “Adalet Bakanının da, Hazine Maliye Bakanının da, partinin genel başkan yardımcısının da bu işlerden haberi var. Peki bu işlerden haberiniz var da bugüne kadar ne yaptınız? Niye bu işin bu kadar büyümesine izin verdiniz?”
SPK VE BORSA İSTANBUL GÖREVİNİ YAPMAMIŞ
Sermaye piyasalarındaki olağan dışı işlemlerin ilgili kurumlar tarafından denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, Borsa İstanbul ve SPK’nın sorumluluğuna dikkat çekti.
Babacan, “Borsa İstanbul’un anormal bir şey gördüğü anda hemen SPK’ya haber vermesi lazım. SPK anormal bir şey gördüğü zaman hemen savcılığa suç duyurusunda bulunması lazım” dedi.
Son olaylarda savcılığın kendiliğinden harekete geçtiğini savunan Babacan, bu durumun denetim mekanizmalarının işlemediğini gösterdiğini ileri sürdü.
HAZİNENİN KAYNAKLARINA YÖNELİRLERSE HESABINI SORARIZ
Babacan, fon krizinin siyasi ve bürokratik sorumlularının artan baskılar karşısında kamu kaynaklarına yönelebileceği uyarısında da bulundu. Devlet kaynaklarının krizin maliyetini karşılamak amacıyla kullanılmasına karşı çıkacaklarını belirten Babacan, şöyle konuştu: “Bu işin siyasi ya da bürokrasi sorumluları, eğer baskı artarsa bir süre sonra dönüp Hazine’nin kaynaklarına yönelebilirler. Merkez Bankası’nın banknot makineleri çok tatlı bir şeydir.
Buralara yöneldikleri anda tek bir kör kuruşun biz hesabını sorarız. Asla böyle bir şeye göz yummayız.”
İKTİDAR YOLSUZLUĞU ÖNLEYECEK TEDBİRLERİ NEDEN ALMIYOR
Yolsuzlukla mücadele konusunda iktidara çağrıda bulunan Babacan, siyasi sorumluluğun yalnızca suç işlendikten sonra harekete geçmekle sınırlı olmadığını söyledi.
Babacan, “Yanlış yanlıştır. Kimin yaptığından bağımsız olarak yanlıştır. Ama yolsuzlukları baştan önlemek için adımlar atma görevi iktidarındır. İktidar yolsuzluğu baştan önleyici tedbiri neden almıyor?” ifadelerini kullandı.
Temiz siyaset çağrısını yineleyen Babacan, “Gelin yolsuzluğu hep beraber önleyelim. Gelin bir temiz siyaset kampanyası başlatalım. DEVA Partisi’nin kuruluş sebebinin aslı budur. Yolsuzlukla mücadeledir, temiz siyasettir, temiz yönetim iddiasıdır” dedi.
İKTİDARIN KENDİSİ ÜLKENİN ÜZERİNE YÜK OLMAYA BAŞLADI
İktidarın ülkeyi yönetmekte zorlandığını savunan Babacan, Türkiye’de siyasi bir yenilenmeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Babacan, “Artık bu yorgun iktidar, bu ülkenin yükünü çekemiyor. İktidarın kendisi bu ülkenin üzerine yük olmaya başladı. Burada bir yenilenme, bir tazelenme ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu bugünden hissettiklerini dile getiren Babacan, iktidarın doğru politikalarını desteklediklerini, yanlış uygulamalarına ise karşı çıktıklarını belirtti.
DIŞ POLİTİKADA TRUMP ELEŞTİRİSİ
Babacan, konuşmasında dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki dengeli tutumunu desteklediğini belirten Babacan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da ağırlanış biçimini ise eleştirdi.
Filistin meselesinde ekonomik hesapların ön plana çıkarılmaması gerektiğini savunan Babacan, İslam ülkelerinin savunma ve güvenlik alanlarında iş birliğini geliştirmesinin önemine dikkat çekti. Babacan, bu iş birliğinin hangi tehditlere karşı oluşturulacağının da iktidar tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 11 Ekim 2026 08:11 · Kaynak: kronos41.news