Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 13:30
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Mecliste hukukun üstünlüğü vurgulandı

Mecliste hukukun üstünlüğü vurgulandı
Görsel kaynağı: d20haber.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Merkezefendi Belediye Meclisi kasım ayı toplantısı meclis birinci başkanvekili Fatma Atıcı başkanlığında yapıldı
  • Toplantının açılışında gruplar adına konuşmalar yapıldı
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Merkezefendi Belediye Meclisi kasım ayı toplantısı meclis birinci başkanvekili Fatma Atıcı başkanlığında yapıldı. Toplantının açılışında gruplar adına konuşmalar yapıldı.

TÜRKASLAN: ŞENİZ DOĞAN DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR

Yeni Parti Grup Başkanvekili Ramazan Türkaslan, “Bugün bu salonda yalnızca yerel bir yönetim meclisinin rutin günlerini konuşmak için değil, demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin temel sütunlarının sarsıldığı olağanüstü bir dönemde Yeni Parti grubu adına adaleti ve hukukun sesini yükseltmek üzere söz almış bulunuyorum” diyerek, şunları söyledi:

“Merkezefendi halkının helal oylarıyla, yüzde 60’a yakın yüksek bir teveccühle seçilmiş olan belediye başkanımız Sayın Şeniz Doğan’ın adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan bir süreç sonunda tutuklanmış olması sadece şahsına ve partimize değil, doğrudan Merkezefendi halkının iradesine vurulmuş ağır bir darbedir.

Bizler hukukun üstünlüğüne inanan, yargısal süreçlerin bağımsızlığına saygı duyan bir siyasi geleneğin temsilcileriyiz. Ancak bugün karşı karşıya kaldığımız durum, hukuki bir süreçten ziyade en temel soruşturma usullerinin açıkça ihlal edildiği, adaletin adeta siyasi bir araç olarak kullanıldığı kaygı verici bir tablo çizmektir.

Yaşadığı, hizmet ettiği şehir belli olan, çağrıldığında hemen adalete hesap vermekten çekinmeyen, kamuoyunun gözü önündeki bir belediye başkanının en son başvurulması gereken tutuklama tedbiriyle hürriyetinden mahrum bırakılması hukuki değildir. Tutuklama bir ceza değil, bir tedbirdir.

Bu tedbirin bu şekilde uygulanması, peşinen mahkumiyet algısı yaratma çabasından başka bir şey değildir.

Soruşturma usullerinin en temel kaidesi, bir kişinin suçu kanıtlanana kadar masum olduğu gerçeğidir. Ancak henüz ilk aşamalarda uygulanan bu haksız tutuklama ve ardından şimşek hızıyla gelen görevden uzaklaştırma kararları idari ve hukuki teamülleri baştan aşağı zedelemiştir.

Sürecin yürütülüş biçimi, savunma hakkının sınırlandırılması, kamuoyuyla yaratılan dezenformasyon dalgası bu davanın hukuki sınırlarının dışına çıktığının en açık kanıtıdır.

Elbette meclis üyeleri, şunu çok net bilmenizi isteriz: Yeni Parti grubu olarak bu haksızlığa karşı sessiz kalmayacağız. Adalet mülkün temelidir; adalet bir gün ona gölge düşürenlere de lazım olacaktır. Soruşturma usulleri ihlal edilerek adeta bir siyasi itibar suikastına dönüştürülen bu haksız tutuklama kararına karşı en güçlü protestomuzu burada, Merkezefendi halkının irade merkezinden ilan ediyoruz.

Belediye Başkanımız Şeniz Doğan halkın kalbindedir ve görevine, yani hak ettiği adalet tecelli edene kadar hukuki haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Merkezefendi Belediyesi’nin ve halkının haklarını hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz.

Belediye Başkanımız Şeniz Doğan, adalet bir an önce tecelli ettikten, bu usulsüzlükler terk edildikten sonra serbest bırakılmalı; usulsüzlüklere ve haksız uygulamalara son verilerek derhal görevine dönmelidir.”

AKİ: HUKUKİ SÜRECE SAYGI DUYMALIYIZ

AK Parti Grup Başkanvekili Yavuz Aki ise, mecliste sadece siyasi görüşleri temsil etmediklerini, Merkezefendi’de yaşayan 350 bin kişiyi temsil ettiklerini, onların haklarını savunmak üzere görev yaptıklarını söyledi. Aki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son günlerde belediyemizle ilgili yaşanan gelişmeler hepimizi derinden üzmüştür. Rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, Merkezefendi’nin ve belediyemizin kamuoyundaki itibarını ciddi şekilde zedelemiştir.

Hukuki sürece saygı duymalıyız, ancak hukuki sürece saygı duymak kamu adına sorumluluklarımızı yerine getirmemize engel değildir; bizim görevimiz de tam olarak budur, bugüne kadar bu sorumluluğumuzu yerine getirdik. Belediyeler şahısların değil milletin kurumlarıdır; belediyenin kaynakları, bütçesi, araçları, arsaları ve bütün imkanları vatandaşımızın emanetidir. Bu emaneti korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bugün yaşanan gelişmelerden hareketle bazı konuların özellikle altını çizmek istiyorum: Birincisi, belediyemizin kurumsal yapısı ve hizmetleri hiçbir şekilde kişilere bağlı kalmamalıdır; yönetimde yaşanan gelişmeler nedeniyle vatandaşın aldığı hizmetler aksamamalıdır.

İkincisi, belediyenin bütün mali işlemlerinde, ihalelerinde, imar uygulamalarında, ruhsat süreçlerinde şeffaf ve hesap verilebilir olunmalıdır; kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı konusunda vatandaşın aklında en ufak bir soru işareti kalmamalıdır.

Üçüncüsü, Merkezefendi’nin geleceğine ilişkin kararlar şahsi çıkarlar ve günübirlik siyasi hesaplarla değil, uzun vadeli bir şehircilik anlayışıyla alınmalıdır. Bugün Merkezefendi’nin çözümü bekleyen çok önemli meseleleri vardır; önceliğimiz ve enerjimizi bu sorunların çözümüne harcamamız gerekiyor.

Burada bir siyasi tartışma başlatmak ve yaşanan olaylar üzerinden siyasi rant devşirme, polemik oluşturma derdinde değilim. Bizler bugüne kadar yapıcı ama kararlı bir muhalefet anlayışıyla görevimizi sürdürdük. Her zaman söylediğimiz gibi bizim önceliğimiz Merkezefendi ilçemizde yaşayan vatandaşlarımızın mutluluğu ve refahıdır.

Merkezefendi’nin kaybedecek ne bir kuruşu ne de bir günü dahi yoktur, bunun öncelikle bilinmesini isterim. Bu nedenle bugün yaşadığımız gelişmelerden gerekli dersleri çıkarmalı, belediyemizin kurumsal itibarını yeniden güçlendirmeliyiz ve vatandaşlarımızın güvenini yeniden kazanacak bir yönetim anlayışını hakim kılmalıyız.

Sözlerimi tamamlarken şunu da ifade etmek istiyorum: Bizler gelip geçiciyiz; makamlar, görevler ve siyasi unvanlar geçicidir. Ancak bu şehirde yaşayan insanlarımız, çocuklarımız ve gelecek nesillerimiz kalıcıdır. Bizim bugün alacağımız kararlar yarın çocuklarımızın yaşayacağı Merkezefendi’yi şekillendirecektir.

Hepimizin ortak sorumluluğu daha yaşanabilir, daha güvenli, daha şeffaf ve daha güçlü bir Merkezefendi’yi inşa etmektir.”

ATICI: SÜRECİN SAĞLIKLI ŞEKİLDE İLERLEMESİ TEMENNİMİZ

Merkezefendi Belediye Meclisi Başkanvekili Fatma Atıcı da yaşanan sürecin herkesi üzdüğünü, çok zor ve hassas günlerden geçildiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğundan dolayı dosyanın içeriği hakkında yorum yapmaktan, doğrulanmamış bilgiler hakkında tartışmaktan ve bunlar hakkında tartışma açmaktan özellikle kaçınmanızı rica ediyorum. Bu kötü sürecin sağlıklı olarak ilerlemesi hepimizin ortak temennisidir.

Bizim Merkezefendi meclisinin üyeleri olarak hepimizin sorumluluğu, Şeniz Başkan’ın Merkezefendi hemşehrilerine vermiş olduğu hizmet sözünü en iyi şekilde yerine getirebilmek ve bu beklentileri karşılamaya devam etmektir. Biz tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte bu sorumluluğun bilincindeyiz.

Bu süreçte meclisimizin sağduyusuna ve ortak çalışma iradesine inanmaktayım. O yüzden hepimizin ayrı ayrı özen gösterilmeye ihtiyacı var.

Bu sebepten dolayı da gereksiz tartışmalardan kaçınarak, özellikle hassas davranarak, hukuki süreci de baltalamadan, soruşturmanın gizliliğini göz önünde bulundurarak öncelikle Merkezefendi ilçemize, bize emanet edilen bu ilçeye hizmet etme yolunda birlik beraberlik çağrısı yapıyorum. Bunun için herkesin Şeniz Başkan aramasında hassas davranacağına inanıyorum.”

DURAN: ADALET BASKIYLA SAĞLANMAZ

CHP Grup Başkanvekili Bilal Duran da “Adalet baskıyla sağlanmaz. Hukukun siyasi hesaplara, adaletin ise bir baskı ve sindirme aracına dönüştürülmesine sessiz kalmayacağız” diyerek, şunları kaydetti:

“Son dönemde muhalif belediyelere yönelik artan baskıların, Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan ve belediye bürokratları üzerinde de hissedilmesi kabul edilemez bir noktaya gelmiştir.! Hiç kimse hukukun üzerinde değildir.

Ancak ifadeye çağrıldığında kendi iradesiyle gidebilecek insanların şafak operasyonlarıyla gözaltına alınmasını, adaletin değil, toplumda korku ve güvensizlik yaratan bir anlayışın yansıması olarak görüyorum.

Yargının görevi siyasi iradeye göre hareket etmek değil, herkes için eşit ve tarafsız biçimde adaleti sağlamaktır. Masumiyet karinesi, hukukun üstünlüğü ve kişi hakları hiçbir siyasi gerekçeyle görmezden gelinemez. Bir belediye meclis üyesi olarak, halkın iradesine, demokratik değerlere ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya devam edeceğim.

Çünkü bugün bir başkası için sustuğumuz hukuksuzluk, yarın hepimizin kapısını çalabilir Adalet bir ayrıcalık değil, herkesin hakkıdır.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: d20haber.com
Haber metni ve görseller d20haber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 13:30 · Kaynak: d20haber.com
Kaynağı Oku ↗