21 uluslararası basın ve insan hakları örgütünden Türkiye'ye internet sansürü uyarısı
Aralarında ARTICLE 19, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve Gazetecileri Koruma Komitesi'nin de bulunduğu 21 kuruluş, Türkiye'de son dönemde artan erişim engellerine karşı ortak açıklama yayımladı. Eylül ayında 35 milyon takipçiye ulaşan en az 1270 X hesabına erişimin engellendiği belirtilen açıklamada, Kısa Dalga, T24, bianet ve diğer bağımsız medya kuruluşlarına yönelik sansür uygulamalarına dikkat çekildi.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala Kısa Dalga - Türkiye'de bağımsız medya, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik internet sansürünün son bir ayda ciddi biçimde tırmandığına dikkat çeken 21 basın özgürlüğü ve insan hakları örgütü, 12 Ekim'de ortak açıklama yayımladı.
Ortak açıklamanın imzacıları arasında ARTICLE 19, İFÖD, HRW, Amnesty International, CPJ ve IPI'nin yanı sıra Çağdaş Gazeteciler Derneği, PEN International, PEN America, IFEX, Balkan Araştırmacı Gazetecilik Ağı ve diğer uluslararası basın ve insan hakları örgütleri bulunuyor. Açıklamada, sosyal medya şirketlerinin de hükümetin sansür politikalarındaki rolüne dikkat çekilerek, X ve Meta'ya insan hakları yükümlülüklerini yerine getirme ve bağımsız medyanın susturulmasına katkıda bulunmama çağrısı yapıldı.
İFÖD'ün verilerine göre yalnızca Eylül 2026'da Türkiye'deki makamlar ve mahkemeler, toplam 35 milyon takipçisi bulunan en az 1270 X hesabına erişimin engellenmesine karar verdi. X, bu kararların en az yüzde 90'ını uygulayarak hesapları Türkiye'den görünmez hale getirdi.
Engellenen hesaplar arasında soL Haber, Mezopotamya Ajansı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Kaos GL, Kadın Dernekleri Federasyonu ve çok sayıda gazeteci ile akademisyenin hesapları bulunuyor.
İnternet sansürünü belgeleyen İFÖD'ün, derneğin kurucularından Prof. Dr. Yaman Akdeniz'in ve erişim engellemelerini takip eden EngelliWeb hesabının da engellendiği hatırlatıldı.
Ortak açıklamada, bağımsız haber kuruluşlarının hedef alınmasına ayrıca dikkat çekildi.
T24'ün internet sitesi ve 1,9 milyon takipçili X hesabının 29 Eylül'de, sitede yayımlanan 118 haber gerekçe gösterilerek engellendiği belirtildi. Engelleme kararında haberlerin Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu ve çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği bakımından gelişimini olumsuz etkileyebileceği iddia edildi.
Kuruluşlar, kararda söz konusu içeriklerin kamu düzenini nasıl tehdit ettiğinin ve neden bütün bir haber sitesinin engellenmesi gerektiğinin açıklanmadığını vurguladı.
T24'ün engeli aşmak için X kullanıcı adını değiştirdiği, ancak yeni hesaba da erişim engeli getirildiği; yaklaşık 400 bin takipçili hesabı engellenen bianet'in de aynı yönteme başvurduğu aktarıldı.
Açıklamada, sansürün yalnızca X ile sınırlı kalmadığı da belirtildi. Meta'nın, aynı operasyon kapsamında Kısa Dalga, Kaos GL ve Sivil Alan Araştırmaları Derneği'nin Instagram ve Facebook hesaplarına Türkiye'den erişimi engellediği kaydedildi.
Kuruluşlar, erişim engeli getirilen hesapların sahiplerinin çoğu zaman kararın gerekçesini öğrenemediğini belirtti.
Sosyal medya platformlarının kullanıcılara yalnızca 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi uyarınca hesaplarının Türkiye'de erişime kapatıldığını bildirdiği, ancak hangi içerik nedeniyle böyle bir karar alındığına ilişkin açıklama yapmadığı vurgulandı.
Bazı hesap sahiplerinin defalarca başvurmalarına rağmen mahkeme kararlarına ulaşamadığı, bu durumun hukuki itiraz yollarını kullanmayı da güçleştirdiği ifade edildi.
Açıklamada, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün X ve Meta'ya son erişim engelleri hakkında sorular yönelttiği, ancak açıklamanın yayımlandığı tarihe kadar iki şirketin de yanıt vermediği belirtildi.
Ortak açıklamada, erişim engellerinin büyük bölümünün 5651 sayılı İnternet Kanunu'nun 8/A maddesine dayandırıldığına dikkat çekildi.
2015'te yürürlüğe giren maddenin, millî güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle internet içeriklerinin kaldırılmasına veya engellenmesine olanak tanıdığı hatırlatıldı.
Wikipedia ve Ekşi Sözlük'e yönelik geçmiş engellemelerin de bu kapsamda uygulandığı, Anayasa Mahkemesi'nin daha sonra bu kararların ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmettiği belirtildi.
Kuruluşlar, 8/A maddesinin 2025'ten itibaren giderek daha yoğun kullanıldığını, buna karşılık bağımsız denetimin ve etkili itiraz yollarının yetersiz kaldığını vurguladı.
Açıklamada, 31 Temmuz 2026'da kabul edilen 7590 sayılı Kanun'la daha önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun kullandığı bazı yetkilerin Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredilmesi de eleştirildi.
Doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olan bu kurumun internet sitelerine erişim engelleme yetkisine sahip olmasının, yürütmenin bilgi üzerindeki kontrolünü artırdığı belirtildi.
Adalet Bakanlığı'nın 24 Eylül'de duyurduğu, dijital platformlardaki suç içeriklerini ve dezenformasyonu takip edecek yeni savcılık bürolarının da sansürü genişletme riski taşıdığı ifade edildi.
21 kuruluş, sosyal medya şirketlerinden Türkiye'den gelen erişim engelleme taleplerini otomatik biçimde uygulamamalarını istedi.
Açıklamada, platformların hesapların tümünü engelleyen kararların uluslararası insan hakları standartlarına uygunluğunu değerlendirmesi, ifade özgürlüğünü ihlal eden kararlara karşı hukuki yollara başvurması ve mümkün olduğunda sınırlamaları yalnızca ilgili içerikle sınırlandırması gerektiği belirtildi.
Kuruluşlar ayrıca platformlardan engelleme kararlarını hesap sahiplerine iletmelerini, kaç erişim engeli talebi aldıklarını ve bunların kaçını uyguladıklarını kamuoyuyla paylaşmalarını talep etti.
Eylül ve ekim aylarında engellenen hesaplara yönelik itirazların acilen incelenmesi ve gerekli hukuki koşulları karşılamayan kararlarla engellenmiş hesapların yeniden erişime açılması istendi.
Türkiye hükümetine ise ifade ve basın özgürlüğünü ihlal eden yeni engellemeleri durdurma ve hukuka aykırı biçimde engellenmiş içeriklere erişimi yeniden sağlama çağrısı yapıldı.

Kategori: Teknoloji
Yayın: 12 Ekim 2026 13:50 · Kaynak: kisadalga.net