Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 18:03
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Aynı yemeği yiyorlar, biri kilo alıyor, biri almıyor. Sebep yalnızca kalori değil

Aynı yemeği yiyorlar, biri kilo alıyor, biri almıyor. Sebep yalnızca kalori değil
Görsel kaynağı: yenisokegazetesi.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Aynı miktarda yemek yiyen iki kişinin kilo değişimleri birbirinden farklı olabiliyor. Beslenme düzeni kadar enerji ihtiyacı, fiziksel aktivite, uyku ve genetik özellikler de kilo kontrolünde rol oynuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Mısra Aydın, kilo kontrolünde tek bir etkene odaklanmak yerine beslenme alışkanlıklarının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan "Arkadaşımla aynı şeyleri yiyorum ama o kilo almıyor, ben alıyorum" düşüncesi, kilo kontrolündeki bireysel farklılıkları gündeme getiriyor. Benzer beslenen kişilerin enerji ihtiyaçları, günlük hareket düzeyleri ve yaşam alışkanlıkları aynı olmayabiliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Mısra Aydın, vücudun yalnızca alınan kalori miktarı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını söyledi. Aydın, besinlerin içeriği ve sindiriminin yanı sıra kas kütlesi, hormonal durum ve günlük yaşam alışkanlıklarının da kilo kontrolünde etkili olabildiğini ifade etti.

ABD Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsünün (NIDDK) bilgilendirmesinde de beslenme ve fiziksel aktivitenin yanında uyku, genetik özellikler, bazı ilaçlar ve sağlık sorunlarının vücut ağırlığını etkileyebileceği belirtiliyor.

Bu nedenle iki kişinin benzer porsiyonlar tüketmesi, günlük enerji ihtiyaçlarının veya harcamalarının da aynı olduğu anlamına gelmiyor.

BESİNLERİN İÇERİĞİ VE TÜKETİM BİÇİMİ ÖNEMLİ Besinlerin içerikleri, fiziksel yapıları ve işlenme biçimleri sindirim süreçlerini etkileyebiliyor. Lif içeriği yüksek, doğal yapısı büyük ölçüde korunmuş besinlerle yoğun biçimde işlenmiş ürünlerin tüketimi, tokluk ve beslenme kalitesi açısından farklı sonuçlar doğurabiliyor.

Diyetisyen Mısra Aydın, beslenme değerlendirmesinde yalnızca kalori miktarına odaklanılmaması gerektiğini belirterek besinlerin içeriğinin ve kişinin günlük enerji ihtiyacının birlikte ele alınmasının önemini vurguladı.

Bununla birlikte sağlıklı kilo kontrolü, kalori dengesinin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Vücudun zaman içinde aldığı ve harcadığı enerji arasındaki denge, vücut ağırlığının değişiminde temel rol oynuyor. Önemli olan, bu dengeyi kişinin yaşam koşulları ve sağlık durumu çerçevesinde değerlendirmek.

BAĞIRSAK SAĞLIĞI KİLO KONTROLÜNÜ NASIL ETKİLİYOR? Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalar, tüketilen besinlerin bazı bileşenlerinin sindirilmesi ve işlenmesinde rol oynuyor. Özellikle insan sindirim sisteminin kendi enzimleriyle parçalayamadığı bazı lifler, bağırsak bakterileri tarafından fermente edilebiliyor.

Bu süreçte ortaya çıkan kısa zincirli yağ asitleri, bağırsak sağlığında çeşitli işlevler üstleniyor.

Ancak bağırsak mikrobiyotası ile vücut ağırlığı arasındaki ilişki karmaşık. Bilimsel araştırmalarda bu iki unsur arasında ilişkiler gösterilmiş olsa da mikrobiyotadaki değişikliklerin uzun vadeli kilo değişimine doğrudan etkisini ortaya koyan kanıtlar henüz sınırlı. Bu nedenle kilo alıp vermeyi yalnızca bağırsak bakterileriyle açıklamak doğru değil.

Diyetisyen Mısra Aydın, bağırsak sağlığını desteklemek için sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıllar ve yağlı tohumlar gibi lif kaynaklarının beslenmede yer almasının önemine dikkat çekti.

Meyvenin kendisi ile meyve suyu da lif içeriği ve tüketim biçimi açısından farklılık gösterebiliyor. Meyvenin bütün olarak tüketilmesi, lifin korunmasını ve çiğneme sürecinin devam etmesini sağlıyor. Dünya Sağlık Örgütü de sağlıklı beslenmede meyve, sebze, baklagil ve tam tahıllara yer verilmesini öneriyor.

HERKES İÇİN AYNI DİYET UYGUN OLMAYABİLİR Bir kişinin kilo vermesine yardımcı olan beslenme programı, başka bir kişide aynı sonucu vermeyebilir. Günlük enerji ihtiyacı, fiziksel aktivite düzeyi, uyku düzeni ve sağlık durumu kişiden kişiye değişebiliyor.

Aydın, beslenme programlarının kişinin ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerektiğini belirterek sağlıklı kilo kontrolünün yalnızca daha az yemek veya sürekli kalori hesaplamak anlamına gelmediğini ifade etti. Aydın'a göre amaç, besin kalitesini artırmak ve uzun vadede sürdürülebilecek alışkanlıklar kazanmak.

Sağlıklı beslenme için mutlaka pahalı ürünlere veya popüler diyetlere yönelmek gerekmiyor. Sebzeler, meyveler, yoğurt, kuru baklagiller ve tam tahıllar dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir.

Kilo değişimi tek bir besine, öğüne veya bağırsak sağlığına bağlanmamalı. Kişinin beslenme düzeni, günlük hareketliliği ve sağlık durumu birlikte değerlendirilerek ihtiyaçlarına uygun bir plan oluşturulmalı.

30 Eki 2026 - 21:00 İzmir - Sağlık Yazdır

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Sosyal medya platformlarında sıkça karşılaşılan popüler diyetler, özellikle çocuklar ve ergenler üzerinde çeşitli sağlık riskleri oluşturabiliyor. Doç. Dr. Taygun Dayı, popüler diyetlerin, çocukların sağlığı üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yenisokegazetesi.com
Haber metni ve görseller yenisokegazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 30 Ekim 2026 18:03 · Kaynak: yenisokegazetesi.com
Kaynağı Oku ↗