Parayı veriyoruz, nefes alacak yer bulamıyoruz!
- Dolmuşa binmek artık bir yerden bir yere gitmekten çok, sabır sınavına dönüşmüş durumda
- Ücretler artıyor, yolcu sayısı eksilmiyor, konfor ise her geçen gün biraz daha azalıyor
Dolmuşa binmek artık bir yerden bir yere gitmekten çok, sabır sınavına dönüşmüş durumda. Ücretler artıyor, yolcu sayısı eksilmiyor, konfor ise her geçen gün biraz daha azalıyor.
Dolmuş ücretlerine zam yapılıyor. Vatandaş cebinden daha fazla para çıkarıyor. Peki karşılığında ne alıyor? Daha rahat bir yolculuk mu? Daha konforlu araçlar mı? Daha iyi bir hizmet mi? Ne yazık ki hayır!
Dolmuşların kapasitesinin üzerinde yolcu alması artık sıradan bir görüntü. Araçlar tıklım tıklım dolduruluyor. Oturacak yer bulamayan vatandaşlar, birbirine yapışık şekilde yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Üstelik mesele yalnızca ayakta yolculuk etmek de değil.
İşin bir de denetim boyutu var. Vatandaşların dikkatini çeken bir başka durum ise polis kontrol noktalarına yaklaşıldığında yaşanıyor. Bazı dolmuşların kontrol noktasına kadar ayakta yolcu almadığı, kontrol noktasını geçtikten sonra ise yeniden ayakta yolcu almaya başladığı ifade ediliyor.
İnsan ister istemez şu soruları soruyor: Eğer araçta bu kadar fazla yolcu taşımak sorun değilse, polis kontrol noktasına gelindiğinde neden farklı bir uygulamaya geçiliyor? Eğer sorun teşkil ediyorsa kontrol noktasından geçtikten sonra neden aynı şekilde yolcu alınmaya devam ediliyor?
Bu nasıl bir toplu taşıma anlayışı?
Bir diğer önemli sorun ise havalandırma!
Dışarıda sonbahar yaşanıyor ama dolmuşların içerisinde vatandaş adeta havasızlıkla mücadele ediyor. Bir yanda kalabalık, diğer yanda kapalı camlar, yetersiz hava dolaşımı ve üst üste binmiş insanlar...
Dolmuşlar yalnızca yolcu taşıyan araçlar değildir; her gün binlerce insanın hayatının bir parçasıdır. Bu nedenle araçların kapasitesine uygun yolcu alınması, havalandırmanın sağlanması ve yolcuların güvenli, makul koşullarda seyahat etmesi gerekiyor.
Çünkü mesele sadece zam değil. Mesele, ödenen paranın karşılığında nasıl bir hizmet sunulduğu.
Unutulmasın; vatandaş dolmuşa ücretsiz binmiyor. Parasını veriyor, karşılığında hizmet bekliyor. Zam varsa hizmet de olmalı. Çünkü toplu taşıma, insanları yalnızca bir noktadan diğerine taşımak değil, bunu insanca koşullarda yapabilmektir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Bayburt
Yayın: 06 Kasım 2026 06:11 · Kaynak: kuzeyekspres.com.tr