Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 10:57
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Almanya'da Z kuşağı protestoları: İçişleri Bakanı'nın "göçmen vandallar" sözlerine tepki

Almanya'da Z kuşağı protestoları: İçişleri Bakanı'nın "göçmen vandallar" sözlerine tepki
Görsel kaynağı: DW Türkçe
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Alman İçişleri Bakanı Dobrindt'in protestolardaki şiddet için "göçmen vandallar" ifadesini kullanması tepkiye yol açtı
  • Savunma Bakanı Pistorius, "ayrım yapmaya ne zaman son vereceğiz" dedi

Alman İçişleri Bakanı Dobrindt'in protestolardaki şiddet için "göçmen vandallar" ifadesini kullanması tepkiye yol açtı. Savunma Bakanı Pistorius, "ayrım yapmaya ne zaman son vereceğiz" dedi.

Google'da DW'yi tercih edin Frankfurt'taki gösteriler sonrasında bazı mağazalara saldırılar düzenlendi, vitrinlerin camı kırıldı Fotoğraf: Andreas Arnold/dpa/picture alliance Reklam Almanya'da hafta sonunda Z kuşağı hareketinin çağrısıyla düzenlenen gençlik protestolarında meydana gelen şiddet olaylarının yankıları sürüyor.

Başbakan Friedrich Merz'in koalisyon hükümetinin Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, protesto gösterileri sırasında çıkan olaylardan şiddet yanlısı sol grupları ve göçmenleri sorumlu tuttu, "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" ifadesini kullandı.

Bakan Dobrindt, Pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada başlangıçta barışçıl ve meşru olan gösterilerin bu gruplar tarafından ele geçirildiğini, şiddete dönüştüğünü söyledi.

Polisin, şiddet olaylarına uygun bir yanıt verdiğini savunan Dobrindt, hukuk devletinin kamu düzenini bozma suçuna "sert cezalarla" etkili yanıt vermesi gerektiğini kaydetti.

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı'nın paylaştığı bilgilere göre yalnızca Frankfurt'ta 17 dükkan saldırıya uğradı, bunlardan beşi yağmalandı.

Almanya'nın Sosyal Demokrat Partili (SPD) Savunma Bakanı Boris Pistorius ise Dobrindt'in açıklamasındaki "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" tanımına katılmadığını söyledi.

ZDF televizyon kanalının yayınına katılan Pistorius, Dobrindt'in şiddetten kimi sorumlu tuttuklarına dair açıklamaları için "Eğer durum gerçekten öyleyse, bunu böyle adlandırmak elbette doğru olur. Öyle olup olmadığını bilmiyorum" dedi.

Bununla birlikte Pistorius, sözlerini "Bu tanımı benimsemiyorum, çünkü olayların ayrıntılarını bu kadar kısa sürede doğrulayamıyorum" ifadeleriyle sürdürdü.

Dobrindt'in açıklamasını başka bir nedenle de sorguladığını söyleyen Pistorius, "Göçmen gruplar derken kimleri kastediyoruz? Bunlar, üçüncü kuşaktır Almanya'da yaşayan ve Alman vatandaşı olan insanlar mı? Bu ayrımı yapmaya ne zaman son vereceğiz? Bence bu, bizi yanlış bir yöne götürüyor" diye uyardı.

SPD'li siyasetçi, Dobrindt'in açıklamalarını eleştirdikten sonra şiddet eylemlerine yol açanlar için yapılması gereken tanımı şu ifadelerle dile getirdi:

"Şurası çok açık: Burada aşırılık yanlıları vardı. Onlara'taşkınlık çıkaranlar' demiyorum, çünkü bu ifade fazlasıyla sevimli kalıyor. Onlar birer suçlu. Onlar, polislere saldırıp onları yaralayan, ağır maddi hasara yol açan suçlular. Sorumlular kim olursa olsun cezalandırılmaları gerekiyor."

Hristiyan Demokratik Birlik (CDU) partili Eğitim Bakanı Karin Prien de Deutschlandfunk'a gençlik protestolarındaki şiddet olayları hakkında açıklamalar yaptı.

Gösterilerin barışçıl bir şekilde sona ermesinin ardından "aşırı solcu grupların ama aynı zamanda da muhtemelen göçmen çevrelerden gelen başkalarının da aşırı şiddet eylemlerine başvurduğunu" belirten Prien, "Burada mesele önyargıları körüklemek değil, bu siyasi açıdan da yanlış olur" dedi.

Bununla birlikte Eğitim Bakanı, "doğru tahlil edebilmek için meselelere gerçekler ışığında bakılması gerektiğini" savundu, "Eğer bu kişiler göçmen çevrelerden geliyorsa bu bizi endişelendirmeli ve nedenlerine bakmalıyız" dedi.

"Entegrasyonun neden bazı gruplarda diğerlerine göre daha az başarılı olduğu" sorusuna yanıt bulunması gerektiğini söyleyen, "Burada mesele pasaport değil. Mesele şu: İnsanlar neden toplumumuza uyum sağlayamadı ve bunun gelecekte daha iyi işlemesi için ne yapılmalı?" diyen CDU'lu bakan, tartışmanın aslında biraz konunun özünden uzaklaştığını da sözlerine ekledi.

Şiddete başvurmayan gençlerin dinlenmesinin kendisi için önemli olduğunu vurgulayan Prien, Fransa'dan farklı olarak Almanya'da baskın duygunun öfke olmadığını ifade etti, "Bugün genç bir insanın endişe duyması gereken bazı konular gerçekten de var" dedi.

Poseck, ARD kanalının Tagesthemen adlı programında, "Öncelikle bu protestoların 20 Kasım'da planlandığı gibi yapılıp yapılamayacağına bakmak gerekiyor" dedi.

Protesto hakkının temel bir hak olduğunu, ama barışçıl olmasının da bir o kadar önemli olduğunu vurgulayan bakan, şiddet içeren gösterilere izin verilmemesi gerektiğini savundu.

Bakan Roman Poseck, Cumartesi günü düzenlenen eylemler sırasındaki şiddet olaylarının sadece gösterilerin sona ermesinden sonra yaşanmadığını, gösteriler esnasında da bazı göstericilerin polise "yoğun saldırılar” düzenlendiğini öne sürdü, "Gösteri yöneticileri bu gösterileri kontrol altında tutamıyor" dedi.

Z kuşağı hareketi, Cumartesi günü binlerce kişinin silah sanayisi yerine eğitim ve sağlığa daha fazla yatırım yapılması için düzenlenen protesto gösterilerinden sonra eylemlerinin devam edeceğini duyurdu.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: DW Türkçe
Haber metni ve görseller DW Türkçe sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 10:57 · Kaynak: DW Türkçe
Kaynağı Oku ↗