İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gümüşhane’de İktidara Yüklendi: “Başka Bir Türkiye Mümkün”
- İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Gümüşhane’de partisinin il başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi
İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Gümüşhane’de partisinin il başkanlığını ziyaret edere...
İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Gümüşhane’de partisinin il başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Düzenlenen basın toplantısında hem ekonomi yönetimini hem kamu harcamalarını hem de iktidarın yürüttüğü Terörsüz Türkiye sürecini eleştiren Özatıcı, “Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yalnızca yüzlerin ve isimlerin değil, senaryonun değişmesidir” dedi.
İYİ Parti’nin seçim dönemlerinde pazarlık yapmak veya Meclis’te sandalye elde etmek amacıyla kurulmadığını belirten Özatıcı, partilerinin ülkeyi yönetme iddiası taşıdığını söyledi. Türkiye’de baskı, sansür ve ifade özgürlüğü sorunlarının bulunduğunu savunan Özatıcı, iktidara gelmeleri halinde kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınacağını ifade etti.
Ekonomik sorunlara da değinen Özatıcı, emeklilerin geçim sıkıntısı nedeniyle ileri yaşlarda çalışmak zorunda kaldığını, gençlerin ise eğitim ve emeklerinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Milliyetçiliğin yalnızca ülkenin birliğini savunmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Özatıcı; “Milliyetçilik, o milletin mensuplarının da huzur, refah ve zenginlik içinde yaşamasıdır.
Emeklisini insanca yaşatabiliyor, çiftçisine alın terinin karşılığını verebiliyor, evlatlarına Ankara’da dayısı olmadan iş imkânı sağlayabiliyorsan siyaset kurumunun bir anlamı vardır” diye konuştu.
“Her Vatandaştan Yılda 50 Bin Lira Faize Gidiyor” 2027 yılı bütçesi üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Özatıcı, bütçenin 27 trilyon lira olduğunu, bunun yaklaşık 4 trilyon lirasının faiz giderlerine ayrıldığını söyledi. Faiz yükünün vatandaşın vergileriyle karşılandığını belirten Özatıcı, kişi başına düşen maliyeti şu sözlerle anlattı:
“86 milyonun bütçesinden 4 trilyon lira doğrudan faize gidiyor. Bugün doğmuş bir bebekten nenesine, dedesine, emeklisine kadar herkesin cebinden her gün yaklaşık 130 lira çekiliyor. Her ay 4 bin, her yıl ise 50 bin lira kişi başına faiz ödemesi yapılıyor.
Bütçeyi kim veriyor? Vatandaş veriyor. Bu paralar sizin vergilerinizden karşılanıyor. Emekliye, çiftçiye, üreticiye kaynak kalmamasının nedenlerinden biri de budur.”
Kamu kaynaklarının kullanımını da eleştiren Özatıcı, son yedi yılda kamu-özel iş birliği projeleri kapsamında 238 milyar liranın aktarıldığını öne sürdü. Zafer Havalimanı örneğini veren Özatıcı, yolcu garantisi üzerinden yapılan ödemelerin kamuya yük oluşturduğunu ifade etti.
Özatıcı, “Projeler yapılsın, buna kimsenin itirazı yok. Ancak proje adı altında soygun yapılmasın. Zafer Havalimanı için devlete bir milyon yolcu garantisi veriliyor. Geçen yıl gerçekleşen yolcu sayısı ise 30 bin. Yüzde 97 oranında yanılma var.
Peki bunun parasını kim ödüyor? Siz ödüyorsunuz. Kamu kaynaklarını yandaş holdinglere aktarırsanız emekliye, çiftçiye ve vatandaşa kaynak kalmaz” ifadelerini kullandı.
“Siyasetçi Milletin Memurudur” Türkiye’de hukuk devleti ve adaletin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirten Özatıcı, siyasilerin kamu gücünü kişisel veya siyasi çıkarları doğrultusunda kullanamayacağını söyledi. Siyasetçilerin milletin verdiği yetkiyle görev yaptığını vurgulayan Özatıcı, “İster bakan olsun, ister milletvekili, ister cumhurbaşkanı; siyasetçi, Türk milletinin kendisine verdiği yetki ve süre içerisinde milletin parasını yönetmekle görevlendirilmiş kişidir. Milletin memurudur” dedi.
“Türkiye’nin İhtiyacı Senaryonun Değişmesi” Türkiye’de siyasi aktörlerin ve iktidarların değişmesine rağmen temel sorunların devam ettiğini söyleyen Özatıcı, geçmiş dönem siyasetçilerinin yargının siyasallaşması ve medyanın iktidarın etkisi altına girmesi konusundaki eleştirilerini hatırlattı.
Özâtıcı, “İnsanlar değişiyor, yüzler değişiyor, sesler değişiyor, siyasetçiler değişiyor, yıllar değişiyor ama Türkiye’de senaryo değişmiyor. Biz yalnızca yüzlerin ve isimlerin değil, senaryonun değiştiği bir döneme ihtiyaç duyuyoruz. Bu kısır döngüden çıkmalıyız. Başka bir Türkiye mümkündür” ifadelerini kullandı.
Kamu kaynaklarının doğru alanlara yönlendirilmesi halinde Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik açıdan farklı bir noktaya gelebileceğini belirten Özatıcı, yüksek teknoloji ihracatının artırılması, üniversitelerin desteklenmesi ve tarımsal üretimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Gençlerin geleceklerini yurt dışında aramak zorunda kalmadığı, çiftçinin emeğinin karşılığını alabildiği ve emeklilerin insanca yaşayabildiği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu dile getiren Özatıcı, “Siyasetçinin görevi ahkâm kesmek, racon kesmek değil; bu Türkiye’yi mümkün hale getirmektir. Raconu millet kesecek, siyasetçi uygulayacak. Vatandaş da hakkını ve talebini ortaya koyacak” dedi.
“Öcalan Merkezli Bir Süreci Türk Milleti Desteklemez” Konuşmasının önemli bölümünü Terörsüz Türkiye sürecine ayıran Özatıcı, iktidarın yürüttüğü sürece sert eleştiriler yöneltti. Sürecin ABD’nin bölgesel politikaları doğrultusunda şekillendirildiğini ileri süren Özâtıcı, Abdullah Öcalan’a yönelik söylem ve uygulamaların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşlarla herhangi bir sorunlarının bulunmadığını belirten Özatıcı, Türklerle Kürtlerin barıştırılmaya çalışıldığı yönündeki söylemlere karşı çıktı.
Özatıcı, “Siz milyonlarca Kürt vatandaşımızı kiminle barıştırmaya çalışıyorsunuz? Kürtler benim iş ortağım, kayınbiraderim, kardeşimdir. Bizim Kürtlerle bir savaşımız yok. Bizim Öcalan’la, PKK’yla ve bebek katilleriyle meselemiz var.
Aybüke öğretmenin katilleriyle husumetimiz var. Siz kimle kimi barıştırıyorsunuz? Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi terör örgütü elebaşıymış gibi hareket edemezsiniz. Öcalan’ın merkezinde olduğu bir süreci Türk milleti desteklemez” diye konuştu.
Türkiye’nin terörle mücadelede tavizsiz bir politika izlemesi gerektiğini belirten Özâtıcı, “Bize teröristten silahını gömmesini bekleyen değil, gerekirse teröristi silahıyla birlikte gömecek bir devlet aklı lazım. Bize terörist başına villa yapan, terör örgütü mensuplarına mikrofon uzatan bir anlayış değil; Türkiye’nin güvenliğini ve Türk milletinin geleceğini önceleyen bir devlet aklı lazım” ifadelerini kullandı.
Son bir ayda gumuskoza.com.tr sitesinde 639.246 gerçekleşti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 12:30 · Kaynak: gumuskoza.com.tr