Habermetrik
← Ana Sayfa
Samsun 09 Ekim 2026 09:27
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Afet eğitimi bölgesel risklere göre verilmeli

Afet eğitimi bölgesel risklere göre verilmeli
Görsel kaynağı: haberexpres.com.tr

İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte sel, taşkın, heyelan, orman yangını ve kuraklık gibi afetlerin riskine karşı hazırlıklı olmanın önemi artıyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Reşit Bağcı, afetlere karşı toplumsal bilincin artırılması için eğitimlerin ilk ve ortaöğretim döneminden itibaren verilmesini, içeriğinin ise bölgesel risklere göre belirlenmesini önerdi.

Afet riskleri bölgelere göre değişiyor İklim değişikliğinin artık küresel ölçekte kabul edilen bir gerçeklik haline geldiğini belirten Bağcı, bu sürecin etkilerini tamamen ortadan kaldırmak yerine toplumların değişen koşullara uyum sağlamasının önem kazandığını ifade etti. Bilim insanları ile yerel ve ulusal yöneticilerin de afetlerin olası etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

İklim değişikliğiyle birlikte orman yangınları, sel, taşkın ve bazı biyolojik afetlerin riskinin arttığına dikkati çeken Bağcı, bilimsel çalışmalar sayesinde afetlerin meydana gelebileceği alanların önceden belirlenebildiğini söyledi. Geçmişte yaşanan olayların incelenmesiyle risk ve duyarlılık analizleri yapıldığını, bu analizler doğrultusunda risk haritaları oluşturulabildiğini dile getirdi.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde farklı afet türlerinin öne çıktığını vurgulayan Bağcı, Karadeniz'de sel, taşkın ve heyelanların, Akdeniz'de orman yangınlarının, Güneydoğu Anadolu'da ise kuraklığın önemli riskler arasında bulunduğunu belirtti.

Bağcı, afetlere hazırlık kapsamında eğitimlerin bölgesel özellikler dikkate alınarak planlanması gerektiğini ifade ederek, vatandaşların yaşadıkları coğrafyadaki tehlikeleri tanımasının ve bu durumlarda nasıl hareket edeceklerini öğrenmesinin afet yönetiminde önemli rol oynadığını kaydetti.

Su yönetimi ve şehir planlaması önem taşıyor İklim değişikliğine uyum sürecinde su kaynaklarının doğru yönetilmesinin de büyük önem taşıdığını belirten Bağcı, yağış rejimlerinin değişmesi nedeniyle bazı dönemlerde yoğun yağışlar görülürken bazı dönemlerde kuraklığın etkili olabildiğini söyledi.

Yağışın bol olduğu dönemlerde suyun depolanması ve verimli kullanılması gerektiğine işaret eden Bağcı, sünger şehir yaklaşımının bu açıdan önemli bir seçenek olduğunu dile getirdi. Baraj ve göletlerin yanı sıra şehirlerde yağmur suyunun toprağa sızmasını kolaylaştıracak uygulamaların yaygınlaştırılabileceğini belirten Bağcı, betonlaşma ve asfalt yüzeylerin suyun yer altına ulaşmasını zorlaştırdığına dikkati çekti.

Şehirlerin planlanmasında iklim koşullarının da gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Bağcı, hava sirkülasyonu, sıcaklık ve nem gibi unsurların doğru değerlendirilmesinin yaşam konforunu artırabileceğini ifade etti. İklim koşullarına uygun planlanan yerleşimlerde yazın serinleme, kışın ise ısınma amacıyla harcanan enerjinin azaltılabileceğini kaydetti.

Kıyılarda yapılaşma kontrollü olmalı İklim değişikliğine uyum açısından kıyı bölgelerindeki yapılaşmanın da kurallara uygun yürütülmesi gerektiğini belirten Bağcı, kıyı çizgisinin çeşitli doğal süreçler ve insan müdahaleleri sonucunda değişebildiğini söyledi.

Özellikle Samsun gibi alçak kıyılara sahip yerleşimlerde kıyı değişimlerinin gelecekte de önemli bir planlama konusu olacağını ifade eden Bağcı, kıyı alanlarının yoğun yapılaşma yerine rekreasyon ve turizm gibi amaçlarla değerlendirilmesinin önemine işaret etti.

Bağcı, yapıların kıyıdan belirli bir uzaklıkta inşa edilmesinin, gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukların etkisini azaltmaya ve daha dirençli şehirler oluşturmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Kaynaklar: haberexpres.com.tr
Haber metni ve görseller haberexpres.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim · Bölge: Samsun
Yayın: 09 Ekim 2026 09:27 · Kaynak: haberexpres.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp