Bakan Kacır açıkladı: 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz
Bahçeşehir Üniversitesi'nin Beşiktaş'taki güney kampüsünde ‘Kurumlarda Yapay Zeka: Güvenlik, Etik, Entegrasyon ve Ekonomik Değer' başlıklı sempozyum düzenlendi. Sempozyuma; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, dekanlar, iş dünyasından temsilciler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Sempozyumda; yapay zekanın kurumlara sunduğu fırsatlar ile güvenlik, etik, entegrasyon ve ekonomik değer başlıkları ele alındı. Ayrıca sempozyumda yapay zekanın iş süreçlerine güvenli ve kontrollü şekilde entegrasyonu, veri güvenliği, kişisel verilerin ve ticari sırların korunması ile kurumsal dönüşüm konuları değerlendirildi. Programda Bakan Kacır ve Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Esra Hatipoğlu birer konuşma yaptı. Kacır, yapay zekanın insani değerlerin önüne geçmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yaygın biçimde kullanılan yapay zeka modellerinin tek tipleştirici doğasının farklı toplumların hafızasının, değer dünyasının, dil zenginliğinin ve hayat tecrübesinin göz ardı edildiği bir dijital geleceğin kapılarını araladığını da belirten Bakan Kacır, ‘'Yanı başımızda, Gazze'de ise yapay zekanın saldırı hedeflerinin belirlenmesinde kullanılması ise ahlaki pusulası olmayanların elinde bu teknolojinin nasıl bir yıkım aracına dönüşebildiğinin açık ispatı niteliğindedir. Hiçbir algoritma, insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıramaz. Hiçbir teknolojik üstünlük, sivillerin yaşam hakkının yok sayılmasının utancını örtemez. İnsanı merkeze almayan, adaleti gözetmeyen, mahremiyeti korumayan bir zeminde geliştirilen teknoloji; insanlığın hayrına netice üretemez. Teknolojiyi insanlık için adalet ve merhamet ilkeleriyle şekillendirmek, medeniyet anlayışımızın bize yüklediği bir sorumluluktur'' dedi. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla yapay zekayı vatandaşlar ve tüm insanlık için bir refah vesilesine dönüştürecek iradeye,birikime sahip olduklarını vurgulayan Bakan Kacır, ‘'Bu birikimin temellerini, son 23 yılda adım adım inşa ettiğimiz araştırma, yenilik ve üretim ekosistemiyle attık. TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitümüzle akademideki yetkinliğimizi sanayimizin ihtiyaçlarıyla buluşturuyor, kritik teknolojilerde milli kabiliyetlerimizi geliştiriyoruz. TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarımızla; yerli yapay zeka teknolojilerinin ürüne, hizmete ve ekonomik değere dönüşmesini sağlıyoruz. Ekosistem aktörlerini birlikte teknoloji geliştirme ve bilgi birikimlerini paylaşma hedefi etrafında buluşturan Rekabet Öncesi İş Birliği Programımızın Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı'yla sektörlerin ihtiyaçlarına yanıt verecek projeleri hızlandırıyoruz. Yapay zekâ çözümleriyle KOBİ'lerimize maliyet ve rekabet avantajı sağlamak üzere KOSGEB Yapay Zeka Kredi Programı'nı uygulamaya aldık. Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste programları, 42 Okulları, Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi gibi uygulamalarla gençlerimizi yapay zekâ çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturuyoruz. Elbette yapay zeka teknolojilerinde ileri düzey araştırmalar yürütmek ve özgün modeller geliştirmek, yüksek hesaplama kapasitesine sahip altyapılarla mümkündür. Bu anlayışla; araştırmacılarımızın, girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu işlem kapasitesini artırmak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümemiz ARF'i hizmete aldık. Yapay zekâ girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan MareNostrum 5'in işlem kapasitesine erişimini sağladık. HIT-30 Programımızla zekâ ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırıyor, hesaplama kapasitemizi büyütüyor ve girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu dijital altyapıyı güçlendiriyoruz'' diye konuştu. Yapay zeka teknolojisini Türkiye'nin kalkınmasında neredeyse tüm alanlarda kullanılabilmesinin önemine değinen Bakan Kacır,''Bu anlayışla kamu, özel sektör ve akademi çevresinden uzmanların yanı sıra yediden yetmişe toplumumuzun her kesiminden vatandaşlarımızın görüş ve önerilerini dikkate alarak hazırladığımız 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla önümüzdeki dönemin yol haritasını ortaya koyduk. "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa ettiğimiz planımız kapsamında, yapay zeka ekosistemimizi güçlendirecek 16 eylemi ve 2030 yılına yönelik somut hedeflerimizi belirledik. 81 şehrimizde kuracağımız Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza ulaşacağız. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete farklı alanlarda en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi'nde erişime açarak araştırmacılarımızı, girişimcilerimizin ve şirketlerimizin yenilikçi çözümler geliştirmesine imkân sağlayacağız. Yapay zekâ modellerinin büyüdüğü, işlem gücü ihtiyacının katlanarak arttığı bu dönemde dijital altyapımızı da bu dönüşümün gerektirdiği ölçekte büyüteceğiz'' dedi. Enerji verimliliğinde ve uluslararası standartları gözeterek veri merkezlerinin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracaklarını aktaran Bakan Kacır, ‘'Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtan BİLGE dil modelimizi araştırmacılarımız ve girişimcilerimizle buluşturarak, Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Yapay zekâ kuponlarıyla KOBİ'lerimizin ihtiyaç duydukları teknolojilere erişimini kolaylaştıracağız. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda, yenilikçi fikirlerin sahada test edilmiş ürünlere dönüşmesine destek olacağız. Öncelikli sektörlerde kuracağımız düzenleyici deney alanlarıyla girişimcilerimiz yenilikçi çözümlerini güvenli ve öngörülebilir şartlarda test edebilecek. Bu deney alanlarından elde edeceğimiz tecrübe; düzenlemelerimizi geliştirmek ve başarılı uygulamaların yaygınlaşmasını sağlamak için referans noktası olacak. Şüphesiz, kullanıcılarına ve paydaşlarına güven vermeyen hiçbir yapay zekâ uygulamasının geniş kabul görmesi mümkün değildir. Bu nedenle eylem planımızda güveni, bütün eksenleri besleyen ortak bir zemin olarak ele aldık. Kamu olarak, sağlık, eğitim ve istihdam gibi vatandaşlarımızın hayatını doğrudan etkileyen alanlarda, sistemlerin muhtemel etkilerinin kullanıma sunulmadan önce değerlendirilmesini esas alacağız. İnsan denetimini ve teknik güvenlik testlerini bu süreçlerin ayrılmaz bir parçası hâline getireceğiz. Oluşturacağımız Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu; mahremiyetin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve çocuklarımızın güvenliği başta olmak üzere, geliştiricilerimize ve kurumlarımıza rehberlik edecek. Ortak ilkeleri, uygulamada karşılığı olan rehberlerle somutlaştıracağız. Hakların korunduğu, sorumlulukların açıkça tanımlandığı ve yeniliğin önünün açıldığı bir dijital geleceğin inşasında hukukçularımızın katkısını son derece kıymetli buluyoruz'' ifadelerini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ardından kürsüye çıkan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise, "Dijital yapay zekayı teknolojik bir yenilik olmasının yanında kurumların karar alma biçimini, üretme kapasitesini ve geleceğe hazırlanma anlayışını, yeniden düşünmesini gerektiren stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Kurumsal Yapay Zeka sempozyumumuzu da tam olarak bu anlayışla kurguladık. Bu nedenle bugünkü sempozyumumuzun ana dinamiği yapay zekanın kurumlarımızda yer alıp almayacağından çok daha kapsamlı. Üzerinde durduğumuz temel konu, bu teknolojiyi insanı merkeze alan, güveni koruyan ve gerçek değer üreten bir anlayışla nasıl yöneteceğimizdir. Gün boyunca gerçekleştireceğimiz dört panelde yapay zekanın iç süreçlerine entegrasyonundan güvenlik kullanımına, veri ve hukuki sorumluluktan ekonomik değerine uzanan farklı boyutları ele alacağız. Böylece yapay zekayı tek bir teknoloji başlığı altında değil, kurumların bütüncül dönüşümünü ilgilendiren bir perspektifle değerlendirme fırsatı bulacağız" ifadelerini kullandı.





Kategori: Teknoloji
Yayın: 07 Ekim 2026 13:06 · Kaynak: gzt.com