Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 14:11
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Babacan’dan fon vurgununda şok suçlama: İktidardan destek olmadan bu iş olmaz

Babacan’dan fon vurgununda şok suçlama: İktidardan destek olmadan bu iş olmaz
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon soygunu soruşturmasına ilişkin iktidara ağır suçlamalar yöneltti
  • Babacan, 800 milyar TL’lik fon tartışmasının arkasında siyasi ve bürokratik destek bulunduğunu savundu
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon soygunu soruşturmasına ilişkin iktidara ağır suçlamalar yöneltti. Babacan, 800 milyar TL’lik fon tartışmasının arkasında siyasi ve bürokratik destek bulunduğunu savundu.

İzmir’de gazetecilerle bir araya gelen Ali Babacan, fon vurgunu soruşturmasının ekonomik ve siyasi boyutlarını değerlendirdi. Yaşananları Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı olarak nitelendiren Babacan, hükümetin süreci yönetmekte geç kaldığını söyledi.

Babacan, 131 fonla bağlantılı tutarın yaklaşık 800 milyar TL olduğunu öne sürdü. Ayrıca yaşanan güven kaybının piyasalara ağır bir darbe vurduğunu belirtti. DEVA Partisi liderine göre sermaye piyasalarındaki değer kaybı 150 milyar doları aştı.

Fon soygunu soruşturmasında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Babacan, iktidarın artık olayın üzerini örtemeyeceğini savundu. Ardından dikkat çeken bir benzetme yaptı:

“Kanalizasyon o alttaki borulara sığmayıp ızgaralardan dışarıya taştı. Kapatılacak, örtülecek hali kalmadı bu işin. Patladı, lağımlar ortaya saçıldı.”

Soruşturmanın üzerinden haftalar geçmesine rağmen yeterli adım atılmadığını öne süren Babacan, sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Ayrıca yaşananların sıradan bir finansal kriz olmadığını vurguladı.

Fonlarda yaşanan gelişmeleri doğal bir piyasa hareketi olarak görmeyen Babacan, olayın insan eliyle ortaya çıktığını savundu. Bu nedenle yaşananları Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesiyle ilişkilendirdi.

DEVA Partisi lideri, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Deprem diyoruz ama bu el yapımı, ev yapımı bir hadise, bir doğal hadise değil. Türkiye, Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldı. Bu piyasa dolandırıcılığı ifadesi, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesindeki kanuni bir tabirdir. Olan biten tamamen bir dolandırıcılık hadisesidir.”

Türkiye’nin güçlü bir sermaye piyasası altyapısına sahip olduğunu belirten Babacan, teknik sistemlerin usulsüzlükleri tespit edebileceğini söyledi. Ancak mevcut sorunun yalnızca teknolojik imkânlarla açıklanamayacağını savundu.

Fon vurgunu soruşturmasında siyasi iktidarı ve bürokrasiyi işaret eden Babacan, dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Bu büyüklükteki işlemlerin uzun süre devam etmesini kamu yönetimindeki destekle ilişkilendirdi.

Babacan, “Bu kadar büyük miktarda bir dolandırıcılık hadisesinin bu kadar uzun zaman devam ediyor olması da ancak ve ancak siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen destekle olur” dedi.

Borsa İstanbul’un güçlü bilgi işlem altyapısını hatırlatan Babacan, sermaye piyasalarındaki denetim mekanizmalarının kapasitesine dikkat çekti. Ona göre mevcut sistem, çok küçük usulsüzlükleri bile belirleyebilecek özelliklere sahip.

Bu konudaki görüşlerini ayrıntılandıran DEVA Partisi lideri, şunları söyledi:

“Yoksa dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemiyle zamanında donattığımız Borsa İstanbul ve dünyanın en modern hukuki altyapısını oluşturduğumuz sermaye piyasaları, Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kuruluyla gerçekten bu tür hadiseler değil, böyle büyük hadiseler, en ufak dolandırıcılığın bile hemen yakalanıp gereğinin yapılmasına izin veren bir altyapıdır.”

Denetim sistemlerinin kapasitesine dikkat çeken Babacan, 800 milyar TL’lik fon tartışmasını çok daha küçük işlemlerle karşılaştırdı. Ardından mevcut altyapının önemini şu sözlerle anlattı:

“Hukuki altyapıda, bilgi işlem altyapısında değil böyle 16 milyar dolar, yani 800 milyar TL, tek 16 bin liralık bir hadisenin bile anında yakalanıp gereğinin yapılabileceği bir altyapı kurulmuştur.”

Buna rağmen büyük tutarlı işlemlerin uzun süre devam ettiğini savunan Babacan, denetim mekanizmalarının yönetimini eleştirdi. Özellikle kamu kurumlarında görev yapan kişilerin sorumluluğunu vurguladı.

Kamu kurumlarının yönetiminde liyakat ve dürüstlüğün önemine dikkat çeken Babacan, devlet kadrolarındaki ahlaki bozulmanın sonuçlarını anlattı. Ona göre böyle bir bozulma, güçlü denetim sistemlerini bile etkisiz bırakabilir.

Babacan, “Ama hangi kurum olursa olsun, hangi konu olursa olsun, insan faktörü tabii çok çok önemli. Hem işin ehli, dürüst hem de çalmayan, çaldırmayan insanlardan kadroların oluşması gerekiyor” dedi.

Ardından kamu imkânlarının belirli kişilerin çıkarları doğrultusunda kullanılmasını eleştiren Babacan, kurumsal altyapının tek başına yeterli olmadığını savundu.

DEVA Partisi lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer kadrolar ahlaki erozyona uğradıysa, eğer kadrolar devlet imkânlarını, kamu imkânlarını maalesef birilerine peşkeş çekmekle meşgulse o zaman en sağlam hukuk altyapısı, en sağlam işlem altyapısı bile insan faktörü karşısında dayanmaz, işlemez. Şu anda ülkemizin karşı karşıya bulunduğu durum da tam da budur.”

Fon soygunu soruşturmasının ekonomik boyutuna değinen Babacan, 131 fonla bağlantılı tutarın yaklaşık 800 milyar TL olduğunu öne sürdü. Ayrıca olayın genel piyasalarda daha büyük kayıplara yol açtığını savundu.

Yatırımcı güvenindeki düşüşün etkilerini anlatan Babacan, şu rakamları paylaştı:

“Bugün bu finansal piyasalardaki dolandırıcılığın 131 fonla ilgili kısmı belki 800 milyar TL, yani 16 milyar dolar mertebesinde olsa da bu olayın getirdiği güvensizlik ve topyekûn karamsarlık sermaye piyasalarımızda çok önemli bir değer kaybına yol açtı. Bu değer kaybı eylülden bu yana 150 milyar doları geçmiş durumda ve sürekli artıyor.”

Babacan’ın paylaştığı iki rakam farklı ekonomik büyüklükleri anlatıyor. İlk rakam, 131 fonla ilişkilendirdiği yaklaşık tutarı gösteriyor. Buna karşılık 150 milyar dolar, eylül ayından itibaren yaşandığını savunduğu genel piyasa kaybını ifade ediyor.

Sermaye piyasalarındaki güven kaybının bireysel yatırımcıları etkilediğini belirten Babacan, bazı kişilerin hesaplarını kapatmış olabileceğini söyledi. Bu görüşünü yatırımcı sayılarındaki değişimle açıkladı.

Babacan, eylül ayı başında yaklaşık 7 milyon bireysel yatırımcı bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Sermaye piyasalarında bireysel yatırımcı sayımız eylül başı itibarıyla 7 milyon kişiydi. 7 milyon bireysel yatırımcının şöyle ya da böyle, az ya da çok hisse senetlerinde yatırımı vardı. Bu sayı belki şu anda 6,5 milyona doğru indi. Bu işlerden belki çekinip hesabını kapatan, çıkanlar oldu.”

Yatırımcı sayısının 6,5 milyona gerilemiş olabileceğini söyleyen Babacan, kesin bir güncel veri paylaşmadı. Bununla birlikte piyasalardaki güvensizliğin yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini savundu.

Fon soruşturmasının toplumsal etkilerine de değinen Babacan, Türkiye’deki hane sayısıyla yatırımcı sayısını karşılaştırdı. Böylece sermaye piyasalarındaki gelişmelerin geniş bir kesimi ilgilendirdiğini vurguladı.

Babacan, “Ama Türkiye’de 27 milyon hane olduğunu düşünürsek 27 milyon hanenin 7 milyonunu doğrudan etkileyen bir hadiseyle karşı karşıyayız” dedi.

Bu değerlendirmesiyle yatırımcı güveninin yalnızca finans sektörünü ilgilendirmediğini savunan DEVA Partisi lideri, milyonlarca ailenin gelişmelerden etkilenebileceğine dikkat çekti.

Fon soygunu soruşturmasında şeffaflık çağrısı yapan Babacan, iktidardan ilgili listeyi kamuoyuyla paylaşmasını istedi. Ayrıca TBMM’de araştırma komisyonu kurulması talebini yineledi.

Sorumluların ortaya çıkarılmaması halinde piyasaların daha fazla zarar göreceğini savunan Babacan, iktidara şu sözlerle seslendi:

“İzmir’den tekrar iktidara sesleniyorum. Eğer bu listeyi açıklamazsanız, eğer Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurmazsanız, bunun üstünü örtme eğilimine devam ederseniz bu piyasalarda kötüleşme durmaz. Daha kötüye, daha kötüye gider.”

Ardından soruşturmanın hukuki boyutuna dikkat çeken Babacan, suç işlediği belirlenen kişilerin ağır yaptırımlarla karşılaşmasını istedi.

Babacan, “Kimse, sorumluların acilen ortaya çıkarılması lazım. Suçluların hak ettikleri en ağır cezayla karşı karşıya kalmaları lazım. Kimsenin çaldığı yanına kâr kalmaması lazım” dedi.

Fon soruşturmasının gelecekteki yatırımları da etkileyebileceğini savunan Babacan, hukuki güvenceye dikkat çekti. Özellikle sorumluların cezasız kalmasının yatırımcıları Türkiye’den uzaklaştırabileceğini söyledi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kronos41.news
Haber metni ve görseller kronos41.news sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 30 Ekim 2026 14:11 · Kaynak: kronos41.news
Kaynağı Oku ↗