Diyarbakır'dan Kobani Davası için Tahliye Çağrısı
- Diyarbakır'da bir araya gelen sivil toplum kuruluşları ve barolar, Kobani Davası'nda tutuklu bulunan siyasetçilerin serbest bırakılması için çağrıda bulundu
- Hukukçular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını yargısal bir keyfiyet olarak nitelendirerek tahliye taleplerini yineledi
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşu, meslek örgütü ve bölge barosu temsilcisi, Kobani Davası kapsamında cezaevinde tutulan siyasetçilerin durumuna dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz'ın öncülüğünde yapılan basın açıklamasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.
Ceza Dairesi'ne AİHM kararlarını hayata geçirme çağrısı yapıldı. Basın açıklamasında, HDP'ye yönelik yargısal süreçlerin onuncu yılına girdiği hatırlatılarak, 2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecinin sona ermesiyle birlikte demokratik siyasetin baskı altına alındığı savunuldu.
6-8 Ekim 2014 olaylarının ardından HDP Merkez Yürütme Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaların, 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla hukuki bir boyuta taşındığı ifade edildi. O dönemde aralarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alınıp tutuklandığı, 2016'dan sonra tutuklu milletvekili sayısının 27'ye kadar ulaştığı belirtildi.
Sürecin kronolojisine değinen Yılmaz, 2020 yılındaki yeni operasyonlarla davanın genişlediğini ve 16 Mayıs 2024 tarihinde Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 5 siyasetçiyi tahliye ederken 72 kişinin dosyasını ayırdığını aktardı.
Mevcut durumda 14'ü tutuklu olmak üzere toplam 108 kişinin yargılandığı Kobani Davası'nda, yargının tutumunun demokratik siyaset alanını daralttığı vurgulandı. İstinaf incelemesini yürüten mahkemenin yaklaşık bir yıldır tahliye taleplerine yanıt vermemiş olması, yargıda keyfi tutum olarak nitelendirildi.
TBMM bünyesindeki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda da yerel mahkemelerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyması gerektiğine dair vurgular yapıldığı hatırlatılarak, mevcut tablonun hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi. Siyasetçilerin tutuklu kalmasının yalnızca bireysel özgürlükleri değil, seçmen iradesini ve demokratik temsil hakkını da doğrudan etkilediği belirtildi.
Kürt meselesinin barışçıl çözümü için demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerektiği vurgulanırken, tutuklamaların toplumsal adalet duygusunu zedelediği kaydedildi. Sonuç olarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.
Ceza Dairesi'nden, AİHM kararlarının gereği olarak tahliye kararlarının bir an önce verilmesi talep edildi. Bu adımın, sadece hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda bölgede kalıcı barışın tesis edilmesi için atılması gereken kritik bir hamle olduğu ifade edilerek açıklama sonlandırıldı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Diyarbakır
Yayın: 04 Kasım 2026 13:23 · Kaynak: babaocagi.com.tr