Kandıra Cezaevi önünde Sevgi Saymaz’a özgürlük çağrısı
- Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde, 35 yıldır cezaevinde tutulan Sevgi Saymaz’ın tahliye edilmemesine karşı basın açıklaması gerçekleştirildi
35 yıldır cezaevinde tutulan siyasi mahpus Sevgi Saymaz, 30 yıllık infaz süresini doldurmasına rağmen cezaevi idaresinin verdiği disiplin cezaları gerekçe gösterilerek tahliye edilmiyor. Kandıra Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde yapılan açıklamada Saymaz’ın serbest bırakılması istenirken, siyasi mahpuslara yönelik infaz uygulamalarına tepki gösterildi.
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü önünde, 35 yıldır cezaevinde tutulan Sevgi Saymaz’ın tahliye edilmemesine karşı basın açıklaması gerçekleştirildi. “Sevgi Saymaz’a özgürlük” ve “Zindanlar boşalsın, tutsaklara özgürlük” sloganlarının atıldığı açıklamada, cezaevlerinde uygulanan infaz rejimi ve koşullu salıverilme hakkının engellenmesi protesto edildi.
Açıklamada konuşan Sol Parti MYK Üyesi Alper Taş, Sevgi Saymaz’ın yaşadığı hukuksuzluğun yalnızca kendisini değil, benzer uygulamalara maruz kalan çok sayıda tutukluyu ilgilendirdiğini söyledi. Taş, “Bugün burada infazı yakılan, adaletsizliğe uğrayan Sevgi Saymaz için toplandık.
Onun gibi onlarca tutuklunun hakkını ve hukukunu savunmak için buradayız. Garip bir ülke olduk; içeri girmek çok kolay, içeriden çıkmak zor. Adalet bu kadar ayaklar altına serilmemiştir” dedi. Sevgi Saymaz şahsında bir adalet mücadelesi yürüttüklerini belirten Taş, yalnızca açıklama yapmakla yetinmeyeceklerini, imza kampanyaları başlatacaklarını ve Saymaz’a her yerde sahip çıkmayı sürdüreceklerini ifade etti.
"YARGI İNSANLARI DÜZENE TABİ HALE GETİRMENİN ARACI"
Saymaz ile yaptıkları görüşmenin ardından cezaevi önünde konuşan Avukat İlkay Deniz Torun, yargı mercilerinin insanları terbiye etme ve mevcut düzene tabi hale getirme yolunda araç olarak kullanıldığını söyledi. Çok sayıda gazeteci ve siyasi aktivistin siyasi tutsak haline getirildiğini belirten Torun, Sevgi Saymaz’ın da bu uygulamaların uzun süredir mağduru olduğunu ifade etti.
Torun, “Sevgi Saymaz sizlere çok selamlarını iletti, sesine ses olmanızı istedi. Her zamanki gibi çok umutlu. Bizim boynumuzun borcu Sevgi Saymaz’ı yeniden gökyüzüyle buluşturmak” diye konuştu. Avukat Halis Yıldırım da 2020 yılında Ceza İnfaz Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından ortaya çıkan uygulamalara dikkat çekti.
Yıldırım, “İnsanlar 30-35 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye haklarını elde etseler bile bu kez asliye ceza mahkemelerinde açılan davalarla süresiz biçimde cezaevinde tutulabilecekleri bir durumla karşılaşabiliyor” dedi. İnfaz yakma ve koşullu salıverilmeden yararlandırmama uygulamalarının hukuki değil siyasi bir tutum olduğunu belirten Yıldırım, “Sonsuza dek cezaevinde tutma politikası hukuka aykırıdır.
Hepimizin bu hukuksuzluğu yüksek sesle haykırması ve içeridekilere ses olması gerekir” ifadelerini kullandı.
Yeni Parti Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Sevgi Saymaz’ın son mektubundaki “Coşkun akan, deli akan Çoruh gibi ses ver, ses” sözlerini hatırlatarak, “Biz de şimdi canlı canlı ses vermeye geldik. Sevgi Saymaz’ın durumunu parlamentoda hemen hemen her hafta gündeme getiriyorum.
Susarak olmuyor, bu sorunları gündeme getirmemiz gerekiyor” dedi. Cezaevi disiplin ve gözlem kurullarının kararlarını eleştiren Bayraktutan, “Bize hukuk fakültelerinde öğretilen hiçbir şey yok bu dosyada. Cezanın amacı ıslah etmek, caydırmaktır.
Devlet kin gütmez. Görülüyor ki disiplin kurullarında ve Cezaevi Gözlem Kurulunda verilen cezalarla bir yaşam yok edilmeye çalışılıyor. Buna sessiz kalmayacağız” diye konuştu. Artvin’de de imza kampanyası başlatacaklarını açıklayan Bayraktutan, Adalet Bakanı ve yetkililere seslenerek, “Madımak Katliamı’nın katilleri bu ülkede özgürce sokaklarda geziyorsa, Sevgi Saymaz’ın özgürlüğünü burada konuşuyorsak bu hepimizin utancıdır” ifadelerini kullandı.
"BU İNFAZ SİSTEMİ BİR AN ÖNCE DEĞİŞTİRİLMELİ"
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, cezaevlerinde uygulanan infaz sistemi nedeniyle yıllarını kaybeden bütün tutuklulara yönelik haksızlıkları protesto ettiklerini söyledi. Bayhan, “Hapishane içerisinde hapishaneye, zulüm içerisinde zulme, baskı içerisinde baskıya dönüştürülen bu infaz sistemi bir an önce değiştirilmeli.
Sadece mevcut infaz sistemini değil, onu uygulayanları da protesto ediyoruz. Bu yaptıklarınızın her biri sizi tarihe zalim olarak kaydedecek” dedi. Sevgi Saymaz’ın özgürlüğü için yürütülen mücadelenin Türkiye cezaevlerinde bulunan binlerce adli ve siyasi tutuklunun ve ailelerinin mücadelesi olduğunu belirten Bayhan, cezaevlerinde bulunan Figen Yüksekdağ ve gazeteci Murat Ağırel’e de selam gönderdi.
Bayhan, ardından Sevgi Saymaz’ın yazdığı son mektubu okudu. Konuşmasını, “Buradan içerideki dostlarımıza umutla, direnişe ve dayanışmaya dair duygularımızı gönderiyoruz” sözleriyle tamamladı.
Halkevleri Onursal Genel Başkanı Abdullah Aydın da Saymaz’ın “Sesime ses verin” çağrısıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Onun bu çağrısında 35 yıllık direnişin anlamı var. Burada adaletsizlik, eşitsizlik var. Sevgi, Gazi Üniversitesi’nde öğrencimdi.
Anne ve babası da yoldaşlarımdır, canımız ciğerimizdir. Bu işin sonunu bırakmayacağız” dedi.
"KIZIMIN BEŞ YILDIR DIŞARIDA OLMASI GEREKİYORDU"
Sevgi Saymaz’ın babası Müzekkir Saymaz ise kızının beş yıldır tahliye edilmesi gerektiğini ancak çeşitli gerekçelerle cezaevinde tutulmaya devam edildiğini söyledi. Cezaevi kurullarının siyasi koşullara göre karar verdiğini ifade eden Saymaz, tahliye için yeterli puanın bulunmadığının söylendiğini belirtti.
“Puan nedir? Diz çökeceksin, itirafçı olacaksın, yalancı olacaksın, el etek öpeceksin. Benim kızım bunları bugüne kadar yapmadı. Biz ailesi olarak da bunları yapmasını istemiyoruz. Biz bugüne kadar dimdik durduk, durmaya da devam edeceğiz.
Kızımın arkasındayız” diyen Müzekkir Saymaz, kızının tahliyesinin engellenmesine tepki gösterdi. İktidardan merhamet değil, adalet istediklerini vurgulayan Saymaz, “Biz buraya iktidardan merhamet dilemeye gelmedik. Biz adalet istiyoruz, mahpus haklarına saygı istiyoruz.
Her infaz kanununu değiştirdikçe lehe olan kanunu uygulamıyor, aleyhe olan kanunları uyguluyorlar. Bu sadece Sevgi’nin sorunu değil, Türkiye cezaevlerindeki siyasi tutukluların genel sorunu. İktidar intikamcı bir politika uyguluyor.
Kendisine yakın, kendisi gibi düşünen siyasetçileri tahliye ediyorlar” dedi. Cumhurbaşkanı’na da seslenen Müzekkir Saymaz, geçmişte cezaevinde kaldığı dönemi hatırlatarak şunları söyledi: “Kendisine yapılanları unutmasın.
Altı ay cezaevinde kaldı. Çıktı, milletvekili oldu, başbakan oldu, Cumhurbaşkanı oldu. Bu ona bir lütuf değildi, yasalar öyle gerektiriyordu. Bizim istediğimiz yasaların insani hale getirilmesi. Size yapılmayanı siz başkasına yapmayın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Kocaeli/Kandıra
Yayın: 02 Kasım 2026 12:09 · Kaynak: kartepesehir.com