Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 19:53
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

YAYDER Başkanı Ali Avcu: Yayıncılık can çekişiyor!

YAYDER Başkanı Ali Avcu: Yayıncılık can çekişiyor!
Görsel kaynağı: babaocagi.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, artan kâğıt, baskı ve dağıtım maliyetleriyle ağırlaşan ekonomik koşulların yayınevlerini ve basın kuruluşlarını nasıl etkilediğini anlattı

Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, artan kâğıt, baskı ve dağıtım maliyetleriyle ağırlaşan ekonomik koşulların yayınevlerini ve basın kuruluşlarını yaşama mücadelesine sürüklediğini belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve iletişim başkanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Avcu “Kitabı yaşatmak, gazeteyi ayakta tutmak, halkın bilgiye ulaşma hakkını ve bu ülkenin geleceğini korumaktır” diyerek artan üretim maliyetlerine ve okurların alım gücündeki gerilemeye de dikkat çekti.

Yayınevleri, matbaalar, dağıtım kuruluşları, kitapçılar ve basın emekçilerinin birbirine bağlı bir üretim zincirinin parçaları olduğunu vurgulayan Avcu, bu zincirde yaşanan kayıpların toplumun kültürel yaşamına doğrudan yansıdığını söyledi.

“Yayıncılık dünyası ağır bir geçim ve varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Kitabın okura ulaşmasına kadar geçen her aşamanın bir maliyeti var. Kâğıt, baskı, cilt, telif, çeviri, editörlük, depolama ve nakliye giderleri yayıncının sırtında birikiyor.

Öte yandan vatandaşımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yayıncı maliyetini karşılayacak fiyatı belirlediğinde okur kitaba ulaşamıyor; fiyatı aşağıda tuttuğunda ise yeni kitabı basacak kaynağı bulamıyor.”

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Nisan 2026’da yayımladığı 2025 Kitap Pazarı Raporu da ithal girdilere bağımlılığın, enflasyonun ve döviz hareketlerinin üretim maliyetlerini artırdığını; okurların alım gücündeki düşüşün sektörü olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ YAYINEVLERİNİN DAYANMA GÜCÜ AŞINIYOR

Avcu, üretimdeki gerilemenin somut verilerle görülebildiğine dikkat çekti. YAYBİR’in yayımladığı YAYFED verilerine göre, bandrole tabi kitap üretimi 2025’te önceki yıla göre yaklaşık 6,1 milyon adet azalarak 407,8 milyon adede geriledi.

2026’nın ocak-eylül döneminde ise üretim, bir önceki yılın aynı dönemindeki yaklaşık 322 milyon adetten 313,9 milyon adede düştü.

“Üretimin gerilemesi, yayımlanmayı bekleyen bir eserin ertelenmesi, bir çevirinin yapılamaması, bir editörün işsiz kalması anlamına gelebilir. Özellikle küçük ve orta ölçekli yayınevlerinin dayanma gücü aşınıyor. Yalnızca hızlı satacağı düşünülen kitapların basılabildiği bir ortamda araştırma, düşünce, şiir ve ilk eserlerin yayımlanma imkânı daralır. Bunun bedelini kültür hayatımız öder.”

SEKA (Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları A.Ş) 1997’de özelleştirme kapsamına, 1998’de ise özelleştirme programına alındı. İzmit işletmesinin belediyeye devri ise 2005’te gerçekleşti. Avcu, bu sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

KİTAP VE GAZETE ÜRETİMİNİ DÖVİZ HAREKETLERİNE KARŞI BU KADAR SAVUNMASIZ BIRAKAN YAPIYI DEĞİŞTİRMELİYİZ

“SEKA’nın üretim birikiminin korunamaması ve kamu kâğıt sanayisinin tasfiyesi, bugün üzerinde ciddiyetle durmamız gereken bir politika tercihidir. Türkiye’de kâğıt üretimi elbette var. Ancak yayıncılığın ihtiyaç duyduğu nitelikte, yeterli miktarda ve erişilebilir maliyetle kâğıt temini sorunu sürüyor.

Kitap ve gazete üretimini döviz hareketlerine karşı bu kadar savunmasız bırakan yapıyı değiştirmeliyiz. Yerli üretim kapasitesini, selüloz tedarikini, enerji maliyetlerini ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan bir plan hazırlanmalıdır.”

Basındaki ekonomik daralmanın halkın haber alma hakkını da tehdit ettiğini vurgulayan Avcu, gazetelerle birlikte televizyonların, radyoların ve dijital haber kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin korunması gerektiğini söyledi.

TÜİK’in 2025 Süreli Yayın İstatistikleri’ne göre resmî ilan yayımlayan gazete sayısı 2024’te 753 iken 2025’te 659’a geriledi. Bu gazetelerin yıllık toplam tirajı yüzde 15,1 azaldı. Resmî ilan ve reklam yayımlayan gazetelerde çalışan sayısı da 4 bin 315’ten 3 bin 714’e düştü.

Bu göstergeler, ilgili kapsamdaki daralmayı ortaya koyuyor; sayıdaki azalış tek başına kapanan gazete sayısı anlamına gelmiyor.

Ekonomik sıkışmanın haber içerik üretimindeki etkileri güncel saha anlatımlarına da yansıyor. Journo’nun 1 Kasım 2026 tarihli haberinde, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve yayıncı Sezai Matur, kendi haber merkezlerinde muhabir bulunmadığını ve çalışmaların masa başında yürütüldüğünü aktardı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin eylül ayındaki yerel medya toplantısında da yükselen giderler, azalan reklam gelirleri ve gazetecilerin geçim sorunları gündeme getirilmişti.

ÇOCUKLARIN KİTABA ERİŞİMİ ÖZEL BİR KAMU POLİTİKASI OLARAK ELE ALINMALI

YAYDER başkanı Avcu sözlerine şöyle devam etti:

“Bir ilçede muhabir kalmadığında işçinin derdini, köylünün su sorununu, okulun eksiklerini, çevreye verilen zararı kim takip edecek? Haber büroları kapandıkça, kadrolar küçüldükçe halkın kendi yaşamına ilişkin doğru ve bağımsız bilgiye ulaşma imkânı daralır.

Sahaya çıkacak gazetecinin yol parasını karşılayamayan bir kuruluşun araştırma haberciliğini sürdürmesi de güçleşir. Ekonomik güvencesizlik, basının bağımsızlığını aşındırır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, yayıncılık sektörünün yaşadığı bu ağır tabloyu öncelikli gündemine almalıdır.

Bakanlığın yayıncı örgütleriyle, yazarlarla, çevirmenlerle, matbaacılarla ve kitapçılarla birlikte somut bir çalışma takvimi oluşturmasını istiyoruz. Basının ekonomik sorunları için de ilgili kamu kurumları ve meslek örgütleri ortak sorumluluk üstlenmelidir.

Batma noktasına sürüklenen işletmelerin ve güvencesiz kalan emekçilerin sesine kulak verilmelidir.”

Avcu, YAYDER’in çözüm taleplerini; yayıncılara erişilebilir finansman sağlanması, kütüphane alım bütçelerinin güçlendirilmesi, kamu alımlarında şeffaflık ve yayın çeşitliliğinin korunması, küçük yayınevlerinin desteklere erişiminin kolaylaştırılması, dağıtım ve kargo giderlerinin azaltılması olarak sıraladı. Basında ise kamu ilan ve reklamlarının nesnel ölçütlerle dağıtılması, gazeteci istihdamının ve sosyal güvencenin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların kitaba erişiminin de özel bir kamu politikası olarak ele alınmasını isteyen Avcu, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bir çocuğun eline kitap veremiyorsak, onu ekran bağımlılığından uzaklaştırma çağrımız eksik kalır. Kütüphanelerimizi zenginleştirmeli, okulları kitapla buluşturmalı, ailelerin kültüre erişimini kolaylaştırmalıyız. Bugün yayımlanamayan eserler, kaybolan yerel arşivler ve dağılan haber kadroları yarının kültürel hafızasında boşluklar bırakacaktır.

Bu ülkenin dili, edebiyatı, tarihi ve insan hikâyeleri gelecek kuşaklara emekle aktarılır. O emeğin yaşaması için yayıncının üretebilmesi, gazetecinin çalışabilmesi, okurun kitaba ve habere ulaşabilmesi gerekir. YAYDER olarak çağrımız açıktır: Yayıncılığı ve basını yaşatacak somut adımlar daha fazla geciktirilmeden atılmalıdır.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: babaocagi.com.tr
Haber metni ve görseller babaocagi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 03 Kasım 2026 19:53 · Kaynak: babaocagi.com.tr
Kaynağı Oku ↗