Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 11:43 · Güncelleme 11:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

4 Milyon Kişilik Araştırma: Yaşanılan Mahalle Ruh Sağlığıyla İlişkili

4 Milyon Kişilik Araştırma: Yaşanılan Mahalle Ruh Sağlığıyla İlişkili
Görsel kaynağı: tibbiyebulteni.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • İsveç’te 4 milyondan fazla kişinin izlendiği araştırmada, en yoksun mahallelerde yaşayanlarda depresyon veya anksiyete oranı en az yoksun bölgelerde yaşayanlara göre yüzde 18 daha yüksekti

İsveç’te 4 milyondan fazla kişinin sağlık ve yaşam alanı kayıtlarının incelendiği yeni araştırma, yaşanılan mahallenin sosyoekonomik koşulları ile daha sonraki depresyon veya anksiyete kayıtları arasında ilişki bulunduğunu gösterdi.

JAMA Network Open’da 30 Ekim 2026’da yayımlanan ulusal kohort çalışmasına 4 milyon 65 bin 375 kişi dahil edildi. Araştırmacılar, 2015 yılında en yüksek yoksunluk düzeyindeki mahallelerde yaşayanlarda takip süresince depresyon veya anksiyete oranının, en düşük yoksunluk düzeyindeki bölgelerde yaşayanlara göre düzeltilmiş analizde yüzde 18 daha yüksek olduğunu bildirdi.

Ancak araştırma, yoksun bir mahallede yaşamanın depresyon veya anksiyeteye doğrudan neden olduğunu göstermiyor. Çalışma gözlemsel olduğu için ekonomik koşullar, bireysel yaşam olayları, sağlık hizmetlerine erişim ve kişilerin zaman içinde başka bölgelere taşınması gibi faktörler sonucu etkileyebilir.

4 milyondan fazla kişi 8 yıla kadar izlendi

Araştırmaya 2015 yılı başında 10 ile 50 yaş arasında olan ve yakın geçmişte depresyon veya anksiyete kaydı bulunmayan kişiler alındı.

Katılımcılar 31 Aralık 2023’e kadar izlendi. Çalışma boyunca 798 bin 456 kişide depresyon veya anksiyete sonucu kaydedildi. Bu, tüm araştırma grubunun yüzde 19,6’sına karşılık geldi.

Araştırmacılar depresyon veya anksiyete sonucunu sağlık kayıtlarındaki ilk tanı üzerinden belirledi. Çalışma döneminde tanı kaydı bulunmayan kişilerde ise bu hastalıkların tedavisinde yaygın kullanılan belirli ilaçların ilk reçete tarihi değerlendirmeye alındı.

Bu yöntem çok geniş bir nüfusun incelenmesini sağlarken sonuçların yorumlanmasında önemli bir ayrıntı oluşturuyor. Çünkü bazı antidepresan ilaçlar depresyon ve anksiyete dışında başka sağlık sorunlarında da kullanılabiliyor.

“Mahalle yoksunluğu” nasıl ölçüldü?

Araştırmada İsveç, 5 bin 984 küçük coğrafi bölgeye ayrıldı ve her bölgenin yoksunluk düzeyi İsveç Çoklu Yoksunluk Endeksi kullanılarak hesaplandı.

Endeks yalnızca gelir düzeyine bakmadı.

Toplam 15 gösterge üzerinden gelir ve sermaye, eğitim, istihdam ve konut koşulları değerlendirildi. Bölgeler daha sonra en düşük yoksunluktan en yüksek yoksunluğa doğru dört gruba ayrıldı.

Her katılımcıya 2015 yılındaki ikamet adresine göre bir mahalle yoksunluk düzeyi atandı.

En yoksun ve en az yoksun bölgeler arasındaki fark

En düşük yoksunluk düzeyindeki mahallelerde depresyon veya anksiyete görülme hızı 1000 kişi-yılı başına 22,8 olarak hesaplandı.

En yüksek yoksunluk düzeyindeki mahallelerde ise bu oran 1000 kişi-yılı başına 25,6 oldu.

Yaş, cinsiyet ve araştırmada dikkate alınan diğer değişkenler için düzeltme yapıldığında, en yoksun mahallelerde yaşayanlarda depresyon veya anksiyete oranı en az yoksun mahallelerde yaşayanlara kıyasla yüzde 18 daha yüksek bulundu.

Buradaki yüzde 18, katılımcıların yüzde 18’inin depresyon geliştirdiği anlamına gelmiyor. İki grup arasındaki takip boyunca hesaplanan göreli oran farkını ifade ediyor.

Kardeş karşılaştırması neden önemli?

Araştırmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de kardeş analizi oldu.

Araştırmacılar, farklı yoksunluk düzeylerindeki bölgelerde yaşayan 1 milyon 301 bin 647 kardeşi ayrıca karşılaştırdı.

Aynı anne ve babaya sahip kardeşlerin karşılaştırılması, çocukluk ortamı ve paylaşılan genetik özellikler gibi bazı ortak faktörlerin etkisini azaltmaya yardımcı oluyor.

Kardeş analizinde de en yüksek yoksunluk düzeyindeki bölgelerde yaşayanlarda depresyon veya anksiyete oranı en düşük yoksunluk grubuna göre yüzde 15 daha yüksek bulundu.

Bu sonuç, ana analizdeki ilişkinin yalnızca aile ortamı veya kardeşlerin paylaştığı genetik özelliklerle açıklanamayabileceğine işaret ediyor.

Bununla birlikte kardeş analizi de nedenselliği kanıtlamıyor. Kardeşler arasında eğitim, gelir, iş koşulları, ilişkiler ve yaşam olayları gibi çok sayıda bireysel farklılık bulunabilir.

Kentlerde ilişki daha belirgin bulundu

Araştırmacılar yaşanılan bölgenin kentsel, kent çevresi veya kırsal olmasına göre de sonuçları inceledi.

En yüksek ve en düşük yoksunluk düzeyindeki mahalleler karşılaştırıldığında depresyon veya anksiyete oranındaki göreli fark kentsel bölgelerde yüzde 18, kent çevresi bölgelerde yüzde 21 ve kırsal bölgelerde yüzde 11 olarak hesaplandı.

Araştırmacılar bu farkların birden fazla olası açıklaması olabileceğini belirtiyor.

Yoksun kentsel bölgelerde stres kaynakları, sosyal çevre, güvenlik, hizmetlere erişim veya sosyal bağların niteliği farklı olabilir. Buna karşılık kırsal bölgelerde ruh sağlığı hizmetlerine erişimin daha düşük olması, bazı depresyon veya anksiyete vakalarının kayıtlara daha az yansımasına da neden olabilir.

Bu nedenle sonuçları “şehir yaşamı depresyona neden oluyor” şeklinde yorumlamak doğru değil.

Mahallenin kendisi mi, orada yaşayan insanların koşulları mı?

Bu tür araştırmalardaki en önemli sorulardan biri, görülen ilişkinin gerçekten mahalle koşullarından mı yoksa o mahallede yaşayan kişilerin bireysel özelliklerinden mi kaynaklandığı.

Yeni çalışma gelir, eğitim, istihdam ve konut gibi bölgesel göstergeleri bir araya getiriyor ve kardeş karşılaştırmasıyla bazı ailevi faktörleri kontrol etmeye çalışıyor.

Buna rağmen bütün olası açıklamalar ortadan kaldırılamıyor.

Örneğin ruhsal sorunlara yatkın kişilerin ekonomik nedenlerle daha yoksun mahallelere taşınması mümkün. Araştırmacılar bu ters nedensellik ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirtiyor.

Ayrıca mahalle yoksunluğu yalnızca 2015 yılındaki adres üzerinden ölçüldü. Katılımcıların sekiz yıllık takip süresinde başka bir mahalleye taşınıp taşınmadığı ana maruziyet ölçümünde güncellenmedi.

Sağlık kayıtlarının da sınırları var

Araştırmanın güçlü yönü milyonlarca kişiyi kapsayan ulusal sağlık, reçete ve sosyoekonomik kayıtların birlikte kullanılması.

Ancak depresyon ve anksiyete yaşayan herkes sağlık hizmetine başvurmuyor.

Araştırmacılar özellikle hafif vakaların, erkeklerin veya kırsal bölgelerde yaşayan kişilerin sağlık sisteminde daha az görünür olabileceğine dikkat çekiyor.

Buna ek olarak 2015-2017 döneminde birinci basamak sağlık kayıtları İsveç’in 21 bölgesinin 17’sinden elde edilebildi. Bu bölgeler nüfusun yaklaşık yüzde 89’unu kapsıyordu.

Öte yandan yalnızca reçete kaydı üzerinden belirlenen bazı vakalarda antidepresanların kronik ağrı gibi farklı nedenlerle kullanılması sonucu olduğundan fazla tahmin yapılmış olması da mümkün.

Türkiye için ne söylüyor?

Araştırma İsveç nüfusuna ve İsveç’in sağlık, sosyal güvenlik ve kent yapısına dayanıyor. Bu nedenle yüzde 18’lik oranı Türkiye’deki mahallelere doğrudan aktarmak doğru değil.

Bununla birlikte çalışma, ruh sağlığının yalnızca bireysel özellikler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkin önemli bir halk sağlığı sorusunu güçlendiriyor.

Gelir, eğitim, istihdam, konut koşulları, sosyal bağlar ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çevresel faktörler insanların ruh sağlığı deneyimleriyle birlikte değerlendirilebilir.

Araştırmacılar da sonuçların, daha yoksun bölgelerde ruh sağlığı hizmetlerine erişimin ve yardım arama olanaklarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtiyor.

Araştırma neyi gösterdi, neyi göstermedi?

Çalışmanın en güçlü bulgusu, sosyoekonomik açıdan en yoksun mahallelerde yaşayan kişilerde takip döneminde depresyon veya anksiyete kayıtlarının daha yüksek olması ve bu ilişkinin kardeş karşılaştırmasında da devam etmesi.

Ancak çalışma belirli bir mahallede yaşamanın tek başına depresyon veya anksiyeteye neden olduğunu göstermiyor.

Sonuçlar, ruh sağlığını anlamada kişinin yalnızca bireysel özelliklerine değil, içinde yaşadığı sosyal ve ekonomik çevreye de bakılması gerektiğini destekleyen büyük ölçekli yeni bir veri sunuyor.

KAYNAKLAR

1. Johansson EW, Ohlis A, Mattsson M ve ark. Small Area Deprivation and Depression or Anxiety in a Nationwide Cohort. JAMA Network Open. 30 Ekim 2026;9(10):e2641218. DOI: 10.1001/jamanetworkopen.2026.41218.

2. JAMA Network. Small Area Deprivation and Depression or Anxiety in a Nationwide Cohort. Media Release. 30 Ekim 2026.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: tibbiyebulteni.com
Haber metni ve görseller tibbiyebulteni.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 01 Kasım 2026 11:43 · Kaynak: tibbiyebulteni.com
Kaynağı Oku ↗