Habermetrik
← Ana Sayfa
çorum 01 Kasım 2026 10:38
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Erol Karadaş’tan TSO’da veda ve “çöreklenme” tepkisi

Erol Karadaş’tan TSO’da veda ve “çöreklenme” tepkisi
Görsel kaynağı: yaylahaber.com.tr
⏱️ 9 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Çorum TSO Meclis Başkanı Erol Karadaş, 14 Kasım seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı
  • Karadaş, veda konuşmasında “çöreklenme” ifadesini eleştirdi

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası'nda 14 Kasım 2026 Cumartesi günü yapılacak seçimler nedeniyle 2022-2026 döneminin son meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erol Karadaş başkanlığında gerçekleştirildi. Gündem maddelerinin görüşülüp kabul edilmesinin ardından, dilek ve temenniler bölümünde Meclis Başkanı Erol Karadaş söz alarak veda konuşması yaptı.

22 YILIN SONUNDA SON KEZ KÜRSÜDE

“Bugün burada, Meclis Başkanı olarak sizlere son kez hitap ederken, benim için anlamı büyük olan bir dönemin sonuna gelmiş bulunuyorum. 2004 yılında kapısından içeri girdiğim Çorum Ticaret ve Sanayi Odası'nda, bir dönem Yönetim Kurulu Üyeliği ve ardından dört dönem Meclis Başkanlığı olmak üzere tam 22 yıl görev yapmanın onurunu yaşadım.

Önümüzdeki dönem yeniden aday olmayacağım. Bu kıymetli görevi, seçimlerle birlikte yeni arkadaşlarımıza devredeceğim. İnanıyorum ki görev almak kadar, zamanı geldiğinde görevi bırakmasını bilmek de önemlidir.

TSO HİZMET BİNASI VE FUAR KOMPLEKSİ

Değerli arkadaşlarım; 22 yıl boyunca bu kurumda pek çok çalışmaya, önemli kararlara ve kalıcı eserlere birlikte imza attık. Bugün üzerinde bulunduğumuz arazinin ve fuar alanının Odamıza kazandırılması, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım Kenan Malatyalı Başkanımızın dönemine uzanmaktadır.

O gün atılan adımlar, sonraki yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımların temelini oluşturmuştur. Bu vesileyle Kenan Başkanımıza ve o dönemde emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

BAŞARANHINCAL'A AYRI PARANTEZ AÇTI

Ardından Çetin Başaranhıncal Başkanımızla uzun yıllar birlikte çalışma imkânımız oldu. Bugün içinde bulunduğumuz bu çok amaçlı hizmet binası başta olmak üzere, Odamızın kurumsal gelişiminde, üyelerimize sunulan hizmetlerde ve Çorum iş dünyasına kazandırılan imkânlarda hep birlikte önemli mesafeler aldık.

Elbette bu çalışmaların hiçbiri tek bir kişinin eseri değildir. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, komitelerimizin ve Oda çalışanlarımızın katkılarıyla, ortak akılla hareket ettik. Ancak burada bir hakkı da özellikle teslim etmek isterim.

Dört dönem boyunca birlikte görev yaptığım Çetin Başkanımızın, Odamız ve Çorum için ne kadar büyük bir mesai harcadığının en yakın şahitlerinden biriyim. Yapılan işlerde hepimizin emeği vardır. Benim de vardır, yönetimimizin de, meclisimizin de.

Ancak Çetin Başkan, bu çalışmaların hayata geçirilmesi, üyelerimizin sorunlarının çözülmesi ve şehrimizin gelişmesi için hepimizden daha fazla mesai harcamıştır. Ailesine ve özel hayatına ayıracağı zamandan fedakârlık ederek, gece gündüz demeden, kimi zaman Çorum'da, kimi zaman Ankara'da, kimi zaman da farklı şehirlerde üyelerimizin ve Çorum'un meselelerinin takipçisi olmuştur.

Gerektiğinde maddi ve manevi sorumluluk üstlenmiş, hiçbir zaman elini taşın altına koymaktan çekinmemiştir. Bunu bir nezaket ifadesi olarak değil, uzun yıllar birlikte çalışmış ve bütün bu gayretlerine yakından şahit olmuş bir yol arkadaşı olarak, bir hakkı teslim etmek için söylüyorum.

Elbette zaman zaman farklı düşündük, tartıştık. Ama hiçbir zaman şahsi meseleleri kurumun önüne koymadık. Çünkü bizim ortak paydamız her zaman Çorum oldu. Bugün kendisiyle birlikte görevlerimizi yeni arkadaşlarımıza bırakırken, Odamıza ve şehrimize verdiği emeklerden dolayı huzurlarınızda kendisine teşekkür ediyorum.

Kıymetli dostlarım; Bugün içerisinde bulunduğumuz bu hizmet binası, ortak akılla gerçekleştirilen çalışmalarımızın en somut örneklerinden biridir. Bu eserin ortaya çıkmasında geçmiş dönem yönetim ve meclis üyelerimizin, inşaat komitelerimizin ve Oda çalışanlarımızın büyük emeği vardır.

Başta Genel Sekreterimiz Murat Zeybel'e, inşaat komitelerimizde bilgi ve tecrübesiyle her zaman yanımızda olan Turgut İlgü Bey'e ve emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün bu binanın salonlarında kongreler, konferanslar ve eğitimler düzenlenebilecek; ofislerinde üyelerimize hizmet verilebilecektir.

Yeni dönemde bu imkânlardan yararlanılarak yeni projeler geliştirilmesini memnuniyetle karşılıyorum. Ancak zaman zaman ifade edilen “Biz inşaata ve betona yatırım yapmayacağız.” söylemini de hakkaniyetli bulmadığımı belirtmek isterim.

Çünkü biz yalnızca bina yapmadık. Biz Çorum'un geleceğine, üyelerimizin ihtiyaçlarına ve Odamızın kurumsal kapasitesine yatırım yaptık. Bugün bu imkânlardan yararlanılarak yeni projeler üretilebiliyorsa, geçmişte alınan kararların ve ortaya konulan emeğin de bunda payı olduğu unutulmamalıdır.

Bizden öncekiler yaptı, biz üzerine koyduk. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımız da daha iyisini yapmalıdır. Kurumsal devamlılık ve ortak akıl bunu gerektirir.

'O İFADE ÜZÜCÜ' DEDİ, UZUNCA BİR MESAJ VERDİ

Değerli arkadaşlarım; Yaklaşan seçimlerle birlikte yeni adaylar, yeni hedefler ve yeni projeler ortaya çıkıyor. Göreve talip olmak herkesin en doğal hakkıdır. Çorum'a hizmet etmek isteyen bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.

Ancak son günlerde seçim süreciyle ilgili yapılan bazı açıklamaları da üzülerek takip ediyorum. Bunların içerisinde özellikle bir ifade var ki, üzerinde durmadan geçmeyi doğru bulmuyorum. Çorum Ticaret ve Sanayi Odamızda yıllarca görev yapmış insanlar için kullanılan “çöreklenme” ifadesinden söz ediyorum.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim: Bu kurumda görev yapan arkadaşlarımız, o makamlara kendiliğinden gelmediler. Üyelerimizin oylarıyla, meclisimizin iradesiyle seçildiler. Her biri kendi döneminde sorumluluk üstlendi, zaman ayırdı, emek verdi.

Elbette yaptığımız işler eleştirilebilir. Eksiklerimiz ortaya konulabilir. Yanlışlarımız varsa bunlar da konuşulabilir. Ancak seçimle görev üstlenmiş insanları böylesine ağır bir ifadeyle nitelendirmek, yalnızca birkaç kişiyi değil, bu kurumda geçmişten bugüne görev yapmış bütün arkadaşlarımızı ve onları seçen üyelerimizin iradesini de ilgilendiren bir meseledir.

Bir insanı eleştirmek için önce onun emeğini yok saymak gerekmez. Değişim istemek için de geçmişte hizmet edenleri itibarsızlaştırmaya ihtiyaç yoktur. Üstelik burada üzerinde düşünülmesi gereken bir başka husus daha vardır.

ESKİ-YENİ VE YENİ-ESKİ TARTIŞMALARI

Bugün geçmiş dönemleri eleştirenler arasında, bu Mecliste yıllarca görev yapmış, TOBB delegeliği üstlenmiş arkadaşlarımız da bulunmaktadır. Yine bugün aday olan arkadaşlarımız arasında geçmişte bizimle birlikte görev yapmış, aynı kurumun sorumluluğunu paylaşmış isimler vardır.

O hâlde şu soruyu sormak gerekir: Bu ifade kimleri kapsamaktadır? Yalnızca bugün görevde olanları mı, yoksa geçmişte aynı görevleri üstlenenleri de mi? Eğer mesele görevde geçirilen yıllarsa, bunun ölçüsü nedir? Eğer mesele yapılan işlerse, o zaman kişileri etiketlemek yerine yapılan işleri, alınan kararları ve ortaya çıkan sonuçları konuşmak gerekir.

Ben 22 yıl boyunca bu kurumda görev yaptım. Bir dönem Yönetim Kurulu Üyeliği, dört dönem Meclis Başkanlığı yaptım. Bugün de kendi irademle yeniden aday olmayacağımı açıklıyor, görevimi yeni arkadaşlarımıza devretmeye hazırlanıyorum.

Biz bu makamlara sahip olmadık. Bu makamların sorumluluğunu taşıdık. Bu görevler kimseye miras kalmadı. Kimseye de tapusuyla verilmedi. Hepimiz seçimle geldik, görevimizi yaptık ve zamanı geldiğinde yine seçimle devrediyoruz.

Bize yöneltilecek her somut eleştiriye cevap verebiliriz. Hatalarımız varsa kabul ederiz. Ancak yılların emeğini tekbir küçümseyici ifadeye sığdırmayı kabul etmiyorum. Burada bir başka noktaya da değinmek istiyorum. Bugün başkanlığa aday olan arkadaşlarımız arasında, geçmiş dönemlerde birlikte çalıştığımız, aynı Mecliste görev yaptığımız arkadaşlarımızda bulunmaktadır.

Bu arkadaşlarımızın geçmişte görev yapmış olmaları, bugün yeni projeler ortaya koymalarına engel değildir. Geçmişte görev almış olmak, bir insanın geleceğe ilişkin fikir üretme hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak aynı şekilde, geçmişte alınan kararların ve yapılan çalışmaların sorumluluğu da yalnızca birkaç kişiye yüklenemez.

Dün aynı masada oturanların, bugün o masada alınan kararları değerlendirirken kendi katkılarını ve sorumluluklarını da hatırlamaları gerekir. Yeni projeler üretmek başka, geçmişte birlikte yapılan çalışmaları bugün hiç yapılmamış gibi sunmak başkadır.

Elbette herkes yeni fikirler ortaya koyabilir. Eksiklerimizi tamamlayabilir, bizim yaptığımızdan daha iyisini yapabilir. Hatta yapmalıdır. Ancak ortak alınan kararların başarısı da sorumluluğu da ortaktır. İnsan yalnızca bugün söylediklerinden değil, dün içerisinde bulunduğu kararlardan da sorumludur.

Şunu unutmamak gerekir: Kurumların hafızası, kişilerin hafızasından daha uzundur. Geçmişte kimin hangi karara katkı verdiği, hangi sorumluluğu üstlendiği bu kurumun hafızasında yerini almıştır.

ELEŞTİRELİM, HESAP SORALIM, TARTIŞALIM AMA...

Buradan bütün arkadaşlarımıza aynı çağrıyı yapıyorum: Eleştirelim, tartışalım, hesap soralım. Fakat bunu somut işler ve kararlar üzerinden yapalım. Geçmişte birlikte çalıştığımız insanlara da bugün göreve talip olan arkadaşlarımıza da aynı hakkaniyet ölçüsüyle yaklaşalım.

Çünkü bir kurumun geçmişini tartışmak başka, o geçmişe emek vermiş insanların saygınlığını tartışma konusu yapmak başkadır. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımızın daha iyisini yapmasını isterim. Ama yeni bir dönemin değeri, önceki döneme yöneltilen ağır sözlerle değil, ortaya koyacağı hizmetlerle ölçülmelidir.

Yeni bir sayfa açmak için önceki sayfalarda yazılanları silmeye gerek yoktur. Ve son olarak şunu ifade etmek isterim: Makamlar geçicidir. Sözler de söylenip geçebilir. Ama kullanılan sözlerin muhatapları üzerinde bıraktığı iz ve o sözleri kullananların taşıdığı sorumluluk kalıcıdır. Herkesi bu sorumlulukla konuşmaya davet ediyorum.

HERKESE TEŞEKKÜR ETTİ

Değerli dostlarım; Bu 22 yıllık yolculukta yalnızca Odamızda değil, şehrimizin pek çok kurumuyla birlikte çalışma fırsatı buldum. Görev yaptığım dönemlerde birlikte çalıştığımız sayın valilerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, siyasi parti temsilcilerimize, kamu kurumlarımızın yöneticilerine, üniversitemize, meslek odalarımıza, organize sanayi bölgelerimizin yöneticilerine, sivil toplum kuruluşlarımıza ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum.

Çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne, TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu'na ve çalışma arkadaşlarına da destekleri için teşekkür ediyorum. Her zaman şuna inandım: Şehre hizmetin siyaseti olmaz. Önemli olan kimin yaptığı değil, Çorum'un ne kazandığıdır.

Kıymetli arkadaşlarım; 22 yıl boyunca birlikte çok şey yaşadık. Sevindik, üzüldük, tartıştık, zor kararlar aldık. Elbette eksiklerimiz ve hatalarımız da olmuştur. Ancak bugün bu kürsüden ayrılırken bir konuda vicdanım rahattır: Niyetimiz hiçbir zaman şahsi olmadı.

Niyetimiz Çorum'du. Gayretimiz Çorum içindi. Bu vesileyle görev yaptığım bütün dönemlerde birlikte çalıştığım yönetim kurulu ve meclis üyelerimize, genel sekreterlerimize, Odamızın fedakâr çalışanlarına ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Bizden önce bu kuruma hizmet etmiş bütün başkanlarımıza ve yöneticilerimize şükranlarımı sunuyor; ebediyete intikal etmiş olanları rahmet ve minnetle anıyorum. Dört dönem boyunca şahsıma Meclis Başkanlığı görevini layık gören, güvenen ve destek veren bütün meclis üyesi arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum.

Değerli dostlarım; Bugün bir görevi bırakıyorum ama Çorum'a olan sevgimi, bu şehre hizmet etme arzumu ve yıllar içerisinde kurduğumuz dostlukları bırakmıyorum.

ÖNEMLİ OLAN ÇORUM'UN KAZANMASI

İnanıyorum ki yeni dönemde göreve gelecek arkadaşlarımız bu bayrağı daha ileriye taşıyacaklardır. Çünkü bu seçimlerde önemli olan kimin kazandığı değil, Çorum'un kazanmasıdır. Kazanan sanayicimiz, tüccarımız, girişimcimiz ve bu şehrin geleceği olsun.

Sözlerimi tamamlarken şunu ifade etmek istiyorum: Makamlar gelir geçer. Başkanlar değişir. Meclisler değişir. Ama kurumlar kalır. İnsanın geride bıraktığı en kıymetli şey oturduğu koltuk değil; o koltuktan kalkarken bıraktığı eserler, dostluklar, güven ve itibardır.

2004 yılından bugüne kadar birlikte çalışma ve yol yürüme imkânı bulduğum bütün arkadaşlarıma, bu uzun yolculukta yanımda olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Varsa istemeden kırdığım, üzdüğüm bir arkadaşım, hakkını helal etsin.

Benim hakkım varsa herkese helal olsun. Yeni dönemin Odamıza, iş dünyamıza ve güzel Çorum'umuza hayırlı olmasını diliyorum. Çünkü makamlar emanettir. Asıl olan kurumdur. Asıl olan hizmettir. Asıl olan Çorum'dur. Hepinize sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun. Var olun. Hakkınızı helal edin.” dedi.

Toplantı sonrasında Meclis Başkanı Erol Karadaş ve Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Başaranhıncal, meclis üyeleri ile birlikte veda yemeğinde buluştu.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yaylahaber.com.tr
Haber metni ve görseller yaylahaber.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: çorum
Yayın: 01 Kasım 2026 10:38 · Kaynak: yaylahaber.com.tr
Kaynağı Oku ↗