Habermetrik
← Ana Sayfa
Adana 25 Ekim 2026 17:35
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İklim Krizi, Sağlık, COP31 ve HİZ Paneli

İklim Krizi, Sağlık, COP31 ve HİZ Paneli
Görsel kaynağı: cukurovametropol.com.tr
⏱️ 3 dk okuma

Moderatörlüğünü Dr. Oya Baydar ve Dr. Kıvılcım Eren Ateş’in yaptığı panele ‘İklim Krizi Nedir’

konu başlığıyla Prof. Dr. Ali Kocabaş, ‘İklim Krizi’nin Sağlık Üzerine Etkileri’ konu başlığıyla

Prof. Dr. Yasemin Saygıdeğer, ‘İklim Krizinde Hekimlerin Sorumlulukları’ konu başlığıyla Uzm.

Dr. Adem Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

UZM. DR. ADEM YILMAZ, “KÜRESEL ISINMA; İNSAN SAĞLIĞI İÇİN BÜYÜYEN TEHDİT”

Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, Türk Toraks Derneği Çukurova Şubesi

Başkanı Doç. Dr. Sedat Kuleci, hekim ve çevre gönüllülerinin katıldığı panelde küresel

ısınmanın günümüz ve yakın gelecekte insan sağlığı için temel ve büyüyen bir tehdit

oluşturduğunun altını çizen Uzm. Dr. Adem Yılmaz, görsel sunum yaparak “Küresel ısınma

artık çevresel bir sorun olmanın ötesinde halk sağlığı ve hekimlik pratiği açısından doğrudan

acil bir halk sağlığı sorunudur.

İklim krizi adaletsizdir. İklim krizine en az sebep olanlar en

büyük bedeli ödemektedir. Yaşlılar, küçük çocuklar, kronik hastalar, hamileler, düşük gelirli

topluluklar, göçmenler ve dışarıda çalışanlar en yüksek risk altındadır. Sağlık hizmetlerine

erişimi kısıtlı olan bölgelerde hastalıklardan ölümler daha sık görülmektedir” diye konuşan

Uzm. Dr. Yılmaz, İklim krizinde, hekimlerin görevinin yalnızca hastayı tedavi etmek değil;

hastalığı oluşturan çevresel riskleri tanımak, toplumu korumak ve daha sağlıklı ve

sürdürülebilir bir sağlık sisteminin kurulmasına sorumluluk almak olmalıdır diyerek iklim

krizinin olumsuz etkilerinden en önemli koruyucu önlemlerin başında fosil yakıtların

kullanımının azaltılması olduğunu söyleyerek güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji

seçeneklerine geçiş sağlanmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.

PROF. DR. YASEMİN SAYGIDEĞER, “AÇIK HAVADA ÇALIŞANLAR YÜKSEK RİSK ALTINDA”

Türkiye’de 2024 yılında kişi başına ortalama 33,6 sıcak hava dalgası gününe maruz kalındığı,

bu sürenin yaklaşık yüzde 81’inin modellemelere göre insan kaynaklı iklim değişikliğiyle ilişkili

olduğunu belirten Prof. Dr. Yasemin Saygıdeğer, “Aşırı sıcaklar; sıvı kaybı, kalp ve böbrekler

üzerindeki yükün artması, uyku ve gece toparlanmasının bozulması gibi yollarla sağlığı

etkiler. Astım, KOAH ve kalp hastalığı bulunanlar, yaşlılar, çocuklar ve açık havada çalışanlar

daha yüksek risk altındadır. Sıcaklığın etkileri hava kirliliği, yangın dumanı, uzayan veya

zamanı değişen polen mevsimleri, su ve gıda güvenliği sorunlarıyla birleşerek sağlık yükünü

daha da artırabilir. Ancak iklim krizi herkesi aynı ölçüde etkilemez. Yoksullar; güvenli ve serin

bir konuta, klimaya, yeterli enerjiye, temiz suya ve sağlık hizmetlerine erişimleri daha sınırlı

olduğu için daha fazla etkilenmektedir. Gün boyu sıcakta çalışan, gölgede mola veremeyen

ve gece de serinleyemeyen bir kişinin riski, aynı sıcaklıkta korunma olanaklarına sahip bir

kişiden çok daha yüksektir. Bu nedenle iklim kriziyle mücadele aynı zamanda sosyal adalet

mücadelesidir” dedi.

PROF. DR. ALİ KOCABAŞ, “EKOLOJİK YIKIM KENDİNİ İKLİM KRİZİ OLARAK GÖSTERİYOR”

İklim Değişikliğinin dünyada yeryüzü sıcaklıklarının ve hava koşullarının uzun dönemli

değişikliklerin genel adı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Kocabaş, konuşmasında “Sıcaklık

artışı, sıcak hava dalgaları, buzulların erimesi, Arktik deniz buzulunun azalması, deniz

seviyesinin yükselmesi, okyonusların ısınması, yağış düzeninin değişmesi ve ekosistemlerin

değişmesi ile karekterizedir. 18. Yüzyılın ikinci yarısında başlayan sanayi devriminin

yaygınlaşmasıyla kömür kullanımının giderek artması, 19. Yüzyılın sonlarında kömürün yaygın

kullanılmasıyla artan karbondioksit (CO2) emisyonlarının dünya sıcaklığını yükseltebileceğinin

anlaşılması, 20. Yüzyılın başında petrolün yaygınlaşması ve 1950’lerdeki büyük hızlanmada

nüfus artışı, küresel ticaret ve enerji talebinin artışı ve endüstriyel tarımın başlaması, CO2

emisyonlarının artışını ivmelendirdi. Fosil yakıtların (kömür, petrol doğal gaz) daha sonraki

dönemde enerji üretimi, sanayi ve tarımda yaygın kullanılmasıyla gerçekleşen ekolojik yıkım,

günümüzde kendini iklim krizi şeklinde göstermektedir” şeklinde konuştu.

yapılarak çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Kaynaklar: cukurovametropol.com.tr
Haber metni ve görseller cukurovametropol.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Yangın · Bölge: Adana
Yayın: 25 Ekim 2026 17:35 · Kaynak: cukurovametropol.com.tr
Kaynağı Oku ↗