Doğuştan Engelli Caretta'doa' Uyduyla İzleniyor
- CARETTA'DOA' UYDUYLA İZLENİYOR ANTALYA'da doğuştan bir arka yüzgeci bulunmayan ve'DOA' adı verilen caretta caretta, uydu takip cihazı takılarak temmuz ayında Belek sahilinden denize bırakıldı
Dünyada uyduyla takip edilen bilinen ilk'amelik: uzvu gelişmemiş' deniz kaplumbağası olan DOA, Lübnan kıyılarına ulaştı.
Akdeniz'in en büyük caretta caretta yuvalama alanlarından Antalya'nın Belek kumsalında, Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) tarafından 32 yıldır yürütülen deniz kaplumbağalarını koruma çalışmalarında, bilim dünyası açısından dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Boğazkent kumsalında yumurtlamak için karaya çıkan yetişkin bir caretta carettanın arka yüzgeçlerinden birinin bulunmadığı fark edildi.'DOA' adı verilen kaplumbağanın, yapılan veteriner hekim muayenesi ve röntgen incelemesi sonucunda yüzgecini sonradan kaybetmediği, bu şekilde dünyaya geldiği belirlendi.
DOA'ya uydu izleme cihazı takılarak denizdeki hareketlerinin ve göç davranışlarının bilimsel olarak takip edilmesine karar verildi.
DOA'ya, Belek'teki turizm tesislerinin desteğiyle sağlanan bir uydu izleme cihazı takıldı. 25 Temmuz'da denize bırakılan kaplumbağanın hareketleri takip edilmeye başlandı. Uydu haritasında DOA'nın, Kıbrıs'ın güneyinden Doğu Akdeniz'e yöneldiği ve Lübnan kıyılarına ulaştığı görüldü.
Haritada son konumunun Belek'e kuş uçuşu uzaklığı, 541 kilometre olarak gösterildi. Kaplumbağanın göç ve kışlama davranışları uydu verileri üzerinden izlenmeye devam ediyor.
EKAD Yönetim Kurulu Üyesi, Ordu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Candan, DOA'nın dünyada bilimsel olarak kayıt altına alınmış benzer örneklerden farklı olduğunu belirterek, "Şu ana kadar literatürde amelik bir bireyle ilgili herhangi bir yayın yok.
Bildirilmiş bir rapor yok. Yuvalamaya çıkan ampute bireyler var. Ama amelik birey yok" dedi. Doğuştan uzuv gelişmemesi durumunun'ameli' olarak tanımlandığını anlatan Candan, DOA'nın bu özelliğe sahip olup, uydu izleme cihazıyla takip edilen dünyada bilinen tek deniz kaplumbağası olduğunu söyledi.
Candan, doğada başka amelik bireylerin de bulunma ihtimali olabileceğini ancak bunların bilimsel olarak raporlanmış örneklerinin bilinmediğini vurguladı.
YUVASINI AÇAMADI, YUMURTALARINI YÜZEYE BIRAKTI
EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat ise DOA'yı ilk kez yuva açmaya çalışırken gördüklerini belirterek, "Bu hayvanın arka üyesi yok. Bu hayvanı yuva yapmaya çalışırken gördüm kumsalda. Kendi haline bıraktım. Yuvayı açamıyordu.
Çünkü iki arka üyesini kullanarak açıyor bu hayvanlar. Biri var, diğeri yok. Yumurtalar hazır ve döllenmiş, bekliyor. O hayvan yumurtlamaya çıkıyor, yuvayı açamıyor. 50 santim falan olması gerekiyor. Bu 10- 15 santim ancak açabiliyor.
Ve yumurtalarını oraya bırakıp gidiyor" dedi. EKAD ekipleri, DOA'nın yüzeye yakın bıraktığı yumurtaları uygun derinlikte hazırladıkları yuvaya yerleştirerek koruma altına aldı.
DOA'nın göç etmesinin kendileri için duygusal bir anlam taşıdığını belirten Dr. Canbolat, "Bu hayvan zaten o halde 20 yaşına gelmiş en azından. Yumurta da bırakıyor. Taksak mı, takmasak mı diye çok düşündüm açıkçası. Ama merakım önden geldi.
Bu hayvan 20 yıldır yaşıyor, çiftleşmiş. Yumurtlamaya da çıktı. Tamam yuvayı açamadı ama hayvanın bir yaşam savaşı var.'O izleme cihazını bu hayvana takalım' dedim. Ne yapıyor acaba? Bir yerde gezip orada kalıyor mu? Gidiyor mu?
Antalya'da mı kalıyor? Yoksa bir yerlere göç ediyor mu? Evet, göç ettiğini gördük. Lübnan kıyılarına gitti" diye konuştu.
Prof. Dr. Onur Candan da DOA'nın durumunun ilk incelemede, sonradan gerçekleşmiş bir yüzgeç kaybı olarak değerlendirildiğini ancak yapılan kontrollerde herhangi bir yara izine rastlamadıklarını söyledi. Candan, "Sonra elle kontrol yaptık.
İçeride kemik parçası var mı diye. Onu da göremeyince'Hemen röntgenini çektirelim' dedik. Belek'teki veteriner arkadaş röntgen hizmetini verdi. Bağlantı bölgesi dahil, asetabulum deniyor bölgeye, orası dahi gelişmemiş. Doğuştan böyle bireylere amelik deniyor.
Ameli bireyler. Üye hiç gelişmemiş" dedi. Röntgen bulgularının DOA'nın yüzgecinin kopmadığını, gelişim sürecinde hiç oluşmadığını ortaya koyduğunu belirten Candan, bunun bilimsel açıdan önemli bir farklılık olduğunu kaydetti.
DOA'nın bugüne kadar hayatta kalmasının ve üreme yaşına ulaşmasının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Candan, "Deniz kaplumbağası gibi hem yuvalamasında hem denizdeki hareketlerinde arka ayakları çok önemli olan bir canlıda bu hayvanın doğuştan böyle olması.
Sen nasıl denize gittin, o kadar şeyden kurtuldun, o kumsaldan, yuvadan nasıl çıkabildin? Yuvadan çıkarken de arka ayaklar çok önemli. Ve sen yıllardır gelip, sahillere nasıl yumurtluyorsun? Bu hayvanın hayatta kalması inanılmaz bir şey. Zaten bu başlı başına bir hikaye" diye konuştu.
DOA'nın uydu verilerinin ayrıntılı analizlerinin henüz tamamlanmadığını belirten Prof. Dr. Candan, doğuştan arka yüzgeci bulunmayan bir kaplumbağanın hareketlerinin diğer bireylerle karşılaştırılacağını söyledi. Candan, "DOA'nın mesela günlük aktivitelerini, kaplumbağaların günlük aktivite süreleri bellidir, gidecekleri mesafeler vesaire bunlar belli.
Zaten bu verileri de topluyoruz. DOA'nın mesela verilerini çok merak ediyorum o açıdan. Takibi tamamlandığında ya da analizleri yaptığımızda çıkacak ortaya. Diğer kaplumbağalardan hiçbir eksiği yok mu acaba? Aynı hızda mı gidiyor, günlük mesafeleri aynı şekilde mi katediyor?
Şu an baktığımızda göç rotası oldukça düzenli. Aktivite bazında bir sıkıntı görünmüyor ama aktivite sayılarını henüz hazırlamadık. O nedenle net bir şey söyleyemiyorum" dedi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Teknoloji · Bölge: Antalya
Yayın: 08 Kasım 2026 10:07 · Kaynak: antalyasonhaber.com