Nazif Zorlu Ticareti Trabzon’da Öğrendi
- Ahmet Nazif Zorlu’nun Trabzon’da başlayan ticaret yolculuğu, yıllar içinde kurduğu dostluklar ve şehre kazandırdığı yatırımlar… Trabzon’un canlı hafızası olarak tanınan Ahmet Altınayoğlu, Zorlu ailesiyle yollarının kesiştiği günleri ve Ahmet Nazif Zorlu ile hatıralarını Günebakış Gazetesi İmtiyaz
Trabzon’un ticaret hayatına tanıklık eden Ahmet Altınayoğlu, Ahmet Nazif Zorlu’nun şehirdeki ilk yıllarını, iş hayatındaki yükselişini ve dostlarına bağlılığını Günebakış’a anlattı. Altınayoğlu, “Trabzon’a çok şey kattı ama Trabzon’u da unutmadı” dedi.
Ahmet Nazif Zorlu’nun Trabzon’da başlayan ticaret yolculuğu, yıllar içinde kurduğu dostluklar ve şehre kazandırdığı yatırımlar… Trabzon’un canlı hafızası olarak tanınan Ahmet Altınayoğlu, Zorlu ailesiyle yollarının kesiştiği günleri ve Ahmet Nazif Zorlu ile hatıralarını Günebakış Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Öztürk’e anlattı.
Altınayoğlu’nun hafızasında, Velioğlu Pasajı’na indirilen tekstil balyalarından Taşhan’daki buluşmalara kadar uzanan pek çok hatıra var. Anlattıklarının ortak noktası ise Zorlu’nun ticaretini büyüttükten sonra da Trabzon’la bağını sürdürmesi.
ZORLU AİLESİYLE TANIŞIKLIK VELİOĞLU PASAJI’NDA BAŞLADI Zorlu ailesini nasıl tanıdınız? İlk karşılaşmanızı hatırlıyor musunuz?
Ahmet Altınayoğlu: Zorlu ailesini tanımamı anlatmak için babamla yaptığımız pazar gezilerine dönmem gerekiyor. Yanılmıyorsam 1957 yılıydı. Babam Mustafa Altınayoğlu, arkadaşlarıyla pazar günleri Meydan Camii’nde buluşurdu.
Her hafta olmasa da ayda bir iki defa böyle geziler yapılırdı. Bir pazar beni de yanına aldı.
Uzunsokak’tan geçer, namazın ardından Değirmendere’ye kadar yürürdük. Limana uğrar, mendireğin başına kadar gidip gelirdik. Daha sonra Kunduracılar tarafına geçerdik.
Zorlu ailesini ilk kez Velioğlu Pasajı’nda tanıdım. Kiraladıkları dükkâna balyalar indiriliyordu. Çarşaflar, nevresimler getiriliyordu. Hatırladığım kadarıyla o sırada Ahmet Bey’in ağabeyi Zeki Bey ile amcaları vardı. Ahmet Bey’le yıllar sonra otelde bu konuyu konuştuğumuzda, kendisinin üç dört yıl sonra geldiğini söylemişti. Velioğlu Pasajı’ndan önce Taşhan’da daha küçük bir yerde faaliyet göstermişlerdi.
TRABZON’U MERKEZ YAPIP ÇEVRE İLLERE ULAŞTILAR O yıllarda nasıl bir ticaret yapıyorlardı?
Ahmet Altınayoğlu: Tekstil ürünleri satıyorlardı. Çarşaf ve nevresim başlıca çeşitleriydi. Doğal pamuk ipliğinden yapılmış, kaliteli ürünlerdi ve çok satılmaya başlamıştı.
Babadağ’dan, Ege’deki fabrikalardan gelen ürünler Trabzon’a getiriliyor, buradan pazarlanıyordu. Trabzon’u merkez yaptılar. Perakende değil, toptan ticaret yapıyorlardı.
Trabzon’a yerleşmelerinde ve ürünlerini tanıtmalarında kimlerin desteği oldu?
Ahmet Altınayoğlu: Özellikle üç ailenin ve firmanın yardımını hatırlıyorum. Başta Terzi ailesi vardı. Kendileri Yenimahalle’deydi, biz Faroz’daydık. Ev bulmalarına yardımcı oldular, ürünlerini satmaya başladılar. Canova firması ile Bozkurt kardeşler de ürünlerini toptan alıp çevreye pazarladı.
Ahmet Bey de malını tanıtmak için çevre illere giderdi. Çok çalıştı, çok yoruldu. İşini büyütmek için büyük emek verdi.
“KALİTESİ GÜZEL, BOZMAYIN” Ahmet Nazif Zorlu ile o dönemden aklınızda kalan bir hatıranız var mı?
Ahmet Altınayoğlu: Bir gün Yeşilçam Lokantası’nda yemek yerken kendisine, “Sabri Karanis sizin ürünlerden çok memnun, çok satıyor. Gel, kendisini ziyaret edelim” dedim.
Birlikte gittik. Sabri Bey perakende satış yapıyordu. Ahmet Bey’e ürünlerden memnun olduğunu söyledi, devamını istedi. “Kalitesi güzel, bozmayın” dedi. Ahmet Bey de onu dikkatle dinledi. Müşterisinin ve ürününü satan esnafın görüşüne önem verirdi.
“Trabzon’da yaklaşık 10 yıl yaşadı” Trabzon’da ne kadar süre kaldı? Buradaki ticaret hayatını nasıl hatırlıyorsunuz?
Ticari öngörüsü kuvvetliydi. İleride hangi ürünün satılacağını görebiliyordu. O dönem kadife perdeler yaygındı. Ardından nakışlı tüller ilgi görmeye başladı. Ahmet Bey bu talebi fark etti ve İstanbul’da bu alanda üretime yöneldi. Bu da işlerine hız kazandırdı.
Yanılmıyorsam 1970’li yıllarda İstanbul’da Sultanhamam’a geçti, işini büyütmeye çalıştı. İstanbul’a mal almaya gittiğimde kendisini ziyaret ederdim.
TİCARET HAYATINI BİR EĞİTİM YOLCULUĞUNA BENZETİRDİ Trabzon’un kendi hayatındaki yerini nasıl anlatırdı?
Ahmet Altınayoğlu: Taşhan’daki buluşmalarımızdan birinde ticaret yolculuğunu konuşmuştuk. Babadağ’da başlayan, Trabzon’da gelişen ve İstanbul’da büyüyen bir yolculuktu bu.
Bunu eğitim hayatına benzeterek anlatırdı. İlkokulunun Babadağ, ortaokul ve lisesinin Trabzon, üniversitesinin İstanbul, yüksek lisansının ise dünya olduğunu söylerdi. Burada gerçek okul eğitiminden değil, ticarette kazandığı tecrübeden söz ediyordu.
“TRABZON’U VE DOSTLARINI UNUTMADI” İşlerini büyüttükten sonra Trabzon’la ilişkisi nasıl devam etti?
Ahmet Altınayoğlu: Trabzon’a çok şey kattı ama Trabzon’u da unutmadı. Şehri hep yâd etti, yatırımını da yaptı. Eski dostlarıyla bağını koparmadı.
Velioğlu Pasajı’ndan tanıdığı Hanefi ağabey vardı. Aralarında kardeşlik gibi bir bağ oluşmuştu. Köylerine gitti, okullarına bilgisayarlar verdi. Hanefi ağabeyin vefatında cenazesine gelememişti. Neden gelemediğini sorduğumda, “Yüreğim yetmedi” dedi. Bu sözü hatırımda kaldı.
Pandemiden önce de bir belgesel çekimi dolayısıyla Taşhan’da ve Velioğlu Pasajı’nda buluşmuştuk. O günleri yeniden konuşmuştuk.
YENİ YILA TRABZON’DA GİRERDİ Oteli yaptıktan sonra da sık sık Trabzon’a gelir miydi?
Ahmet Altınayoğlu: Oteli yaptıktan sonra yılbaşı öncesinde ailesini ve arkadaşlarını alıp Trabzon’a gelirdi. Yeni yıla burada girerdi. Bunu sürdürdü. Bereket olarak mı görürdü, uğur olarak mı, bilemiyorum ama Trabzon’a gelmeye devam etti.
Otelde de çok sohbetimiz oldu. Ortak dostlarımızla bir araya gelirdik. Bizleri bırakmadı, ilişkisini sürdürdü. Çok iyi bir insandı. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Ailesinin de başarılarının devamını diliyorum.
Bu şehre katkıda bulunan, marka değeri kazandıran ve kimsenin kolay kolay cesaret edemediği bir dönemde Trabzon’a beş yıldızlı otel kazandıran Ahmet Nazif Zorlu’yu rahmetle anıyoruz. Kendisini, Trabzon’daki yıllarına tanıklık eden yakın dostlarından Ahmet Altınayoğlu’nun hatıralarıyla yâd etmek istedik. Paylaştığınız hatıralar için teşekkür ediyorum.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 04 Kasım 2026 12:02 · Kaynak: gunebakis.com.tr