OYAK'tan çelik sektöründe yüksek katma değer hamlesi
MERVE YİĞİTCAN
Türkiye’de çelik üretiminin belkemiğini oluşturan kurumlardan İskenderun Demir ve Çelik (İsdemir) bu yıl 56’ncı yaşını kutluyor. İskenderun’da düzenlenen yıldönümü etkinliklerine katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, holdingin maden metalürjideki faaliyetlerine, odak alanlarına ve sektörün önündeki Çin tehdidine yönelik kritik açıklamalarda bulunurken, Türkiye’nin karbon siyahı ithalatını sıfırlayacak yeni tesis yatırımdaki son durumu paylaştı. Bünyesindeki maden metalürji şirketlerinin OYAK’ın yüzde 45’ini temsil ettiğine dikkat çeken Yalçıntaş, Erdemir, İsdemir, Erdemaden, Kümaş, Erdemir Romanya ve Ersem şirketlerinin sadece OYAK’ın belkemiği olmadığını, Türkiye’de üretimin de baş aktörlerinden olduğunu vurguladı.
“Bir ürün ne kadar stratejik ya da teknolojik olursa olsun temelinde malzeme var” diyen Yalçıntaş, “Dünyada kullanılan malzemelerin en stratejik olanlarından biri de çelik” dedi. Ereğli ve İsdemir’in, Türkiye’de çelik üretiminin belkemiğini oluşturduğunu dile getiren Yalçıntaş, “İki fabrikamız yıllık 10 milyon ton sıvı çelik üretme kapasitesine sahipler ve yüzde 98 kapasite kullanım oranıyla çalışıyor. Divriği’den, Malatya’dan, Bingöl’den demir cevheri geliyor; İsdemir ve Erdemir’de çeliğe dönüştürülüyor, Miilux, Ersem, Erdemir Romanya gibi tesislerimizde de daha vasıflı çelik ürünlerine dönüşüyor” diye konuştu.
Çeliğin değeri 3 katına çıkacak
OYAK’ın maden metalürjide büyüme alanları ve yatırım projeksiyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalçıntaş, “Kemiyet değil keyfiyet” diyerek, bundan sonra standart ürünlerden ziyade yüksek katma değerli ürünleri hedeflediklerini söyledi. Denizaltılarda kullanılan HY-100’ü, zırh çeliğini, elektrik çeliğini örnek olarak gösteren Yalçıntaş, “İsdemir’de Nisan 2024’te bir vakumlama tesisi yaptık. İsdemir burada ‘ultra low karbonlu’ çelik üretiyor. Sonra bu çeliği Romanya’daki tesisimizde elektrik çeliğine dönüştürüyor. Yine Romanya’daki tesislerde bir soğuk haddeleme yatırımı yapmak üzereyiz. O yatırımla da bu şekilde 3 mm giden çeliği 0,1 mm’ye kadar indireceğiz. Bu da dünyada bizi 5-6 tane üreticiden biri haline getirecek. Şu anda normal sıcak rulonun tonu 600 dolar. Ultra low karbon çelik yaptığınız zaman tonu 750-800 doları, hatta 1000 doları buluyor. Bunu İsdemir’de inceltip 0,1 mm’ye indirdiğimiz zaman ise 1700-1800 dolara satacağız. Yani 600 dolarlık malzemeyi 1800 dolara kadar çıkartabiliyoruz” dedi.
Bu tablodan hareketle OYAK’ın sektördeki yatırım vizyonunu da paylaşan Yalçıntaş, “Eğer şu anda Türkiye’de veya yurt dışında bizim ürün gamımızda olmayan, ancak bizi daha verimli hale getirecek, daha üstün kaliteli, daha vasıflı çelik üretmemize imkan sağlayacak herhangi bir yatırım fırsatı görürsek, bu yatırım fırsatını elbette değerlendiririz. İşte Romanya’da değerlendirdiğimiz gibi. Bu kendi şirketimize yapacağımız bir yatırım da olabilir, başka bir şirketle konsolide olarak da” ifadelerini kullandı. OYAK’ın stratejik yatırımlarına Finlandiyalı Miilux’un satın alınmasını örnek gösteren Yalçıntaş, “Finlandiya yüksek vasıflı çelik teknolojilerinde çok ileride. Bu teknolojiyi zırhta da kullanıyorlar. OYAK da oradaki Miilux firmasını satın aldı. O teknolojiden yararlanarak Manisa’da bir fabrika kurdu. Geçen sene bizler yönetime geldikten sonra Finlandiya’da bir tesis daha satın aldık. Onların da teknolojisini Türkiye’ye evirdik. Böylece Türkiye’de daha evvel üretilmeyen kalitede çelikleri üretmeye başladık” ifadelerini kullandı.
Toplantıda holdingin atıktan katma değer üreten stratejik kimya yatırımına ilişkin son detaylar da paylaşıldı. OYAK ve Tayvanlı China Synthetic Rubber Corporation (CSRC) ortaklığıyla Hatay Payas’ta kurulan OYAK Sentetik Karbon Ürünleri tesisinin, Türkiye’nin ilk ve tek karbon siyahı üretim tesisi olacağı belirtildi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 415 milyon dolarlık toplam yatırımla hayata geçirilen tesis, Türkiye’nin yıllık 200 bin ila 220 bin ton arasındaki karbon siyahı ihtiyacının neredeyse tamamını tek başına karşılayacak kapasiteye sahip. İki etap halinde planlanan projenin 170 bin ton/yıl kapasiteli ilk etabında montaj çalışmalarının Mayıs 2027’de tamamlanması, ilk hattın ise Ekim 2027’de devreye alınması hedefleniyor. Erdemir ve İsdemir tesislerinden atık madde olarak çıkan katran bu yatırımla hammaddeye dönüştürülecek. Prosesten çıkan atık gazla kendi elektriğini üretecek ve fazlasını satacak olan çevreci tesis, yıllık 419 milyon doları bulan ithalatı sıfırlayarak cari açığa doğrudan katkı sağlayacak.
Milli denizaltının çeliği Erdemir'den
Türk savunma sanayisini ileriye götürecek her çalışmanın içinde olmaktan büyük bir onur ve gurur duyduklarını belirten Yalçıntaş, Milli Denizaltı Projesi (MİLDEN) için özel üretilen HY-100 çeliğinin stratejik önemine dikkat çekti. Konuya ilişkin bilgi veren Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı da denizaltı çeliklerinde kalite yükseldikçe akma dayanımının 1000 megapaskalın üzerine çıktığını vurgulayarak, yerli imkanlarla üretilen HY-100 çeliği sayesinde donanmanın 250-300 metre civarından çok daha derinlere güvenle inebilme kabiliyeti kazandığını belirtti. Yaklaşık 10 dakika içerisinde hedeflenen derinliklere inebilmeyi sağlayan ve daha önce Türkiye'de üretilmeyen bu özel çeliğin ilk denemelerinin yapıldığını aktaran Yazıcı, üretilen ilk modülün Mavi Vatan'da sergilendiğini ve çeliğin öncelikli olarak MİLDEN projesinde kullanılacağını ifade etti.
Çin agresif fiyat kırıyor, tüketimimizin yüzde 49'u ithalat
Sektörün en büyük küresel risklerinden biri olan Çin tehdidini de değerlendiren Yalçıntaş, dünya çelik üretim kapasitesinin yarısını tek başına Çin'in elinde tuttuğuna işaret etti. Son yıllarda Çin'in iç büyüme hızının yavaşlamasıyla birlikte iç tüketimin de düştüğünü belirten Yalçıntaş, bu durumun Çinli üreticileri dış pazarlara yönelttiğini ve agresif bir şekilde fiyat kırmalarına yol açtığını vurguladı. Batı'nın Çin çeliğine karşı korumacı kotalar uygulandığını hatırlatan Yalçıntaş, "Türkiye, Avrupa'nın en büyük 7'nci çelik üreticisi konumunda. Ancak ne yazık ki ülkemizde tüketilen çeliğin yüzde 49'u ithal ürünlerden oluşuyor. Türkiye yılda 20 milyon ton ihracat yaparken, 20 milyon ton da ithalat gerçekleştiriyor" dedi. Sektörün korunmasına yönelik atılan adımlara da değinen Yalçıntaş, Ticaret Bakanlığı'nın Dahilde İşleme Rejimi'nde yaptığı son düzenlemenin sektörü ve üreticileri rahatlattığını dile getirerek, sanayiyi koruyacak adımların devam edeceğine inandıklarını sözlerine ekledi.

Kategori: Ekonomi
Yayın: 04 Ekim 2026 21:10 · Kaynak: ekonomim.com