Yerel Basının Emeğini Görmezden Gelen Bir Şehir Ne Kaybeder?
- Bazen bir şehrin tanıtımı için milyonlarca liralık organizasyonlara, büyük kampanyalara ihtiyaç yoktur
- Bazen bir insanın yaşadığı güzel bir hikâye, o şehrin adını binlerce kilometre uzağa taşıyabilir
Bazen bir şehrin tanıtımı için milyonlarca liralık organizasyonlara, büyük kampanyalara ihtiyaç yoktur. Bazen bir insanın yaşadığı güzel bir hikâye, o şehrin adını binlerce kilometre uzağa taşıyabilir.
Geçtiğimiz aylarda Sivas'a gelen Alman turist Tanja'nın hikâyesini hatırlarsınız. Aracı arızalanınca yolu Sivas'a düşen, Güneyevler köyünde bir ailenin misafiri olan ve tam 11 gün boyunca bu ailenin evinde konuk edilen Tanja'nın vedalaşırken yaşadığı duygusal anlar sosyal medyada viral olmuş, Türkiye genelinde büyük ilgi görmüştü.
Ancak o görüntüler gündem olduğunda hikâyenin asıl kahramanları, kendisini evinde ağırlayan aile, köyü ve bu misafirperverliğin arkasındaki insanlar henüz yeterince bilinmiyordu. Muhtarından köyüne, o güzel hikâyenin yaşandığı adresine kadar pek çok ayrıntı kamuoyuna yansımamıştı.
Haber Optimum olarak yaptığımız araştırmalar sonucunda bu hikâyenin izini sürdük. Köyü, aileyi ve yaşananların perde arkasını ortaya çıkardık. Tanja ile görüntülü bir görüşme gerçekleştirerek kendisiyle Sivas'ta yaşadıklarını, 11 gün boyunca misafir edildiği ailenin kendisinde bıraktığı izleri ve şehrimize dair unutamadığı anıları konuştuk.
Ulusal medyada geniş yer bulan bu hikâyenin yerel ayağında Haber Optimum olarak önemli bir araştırma ve gazetecilik emeği ortaya koyduk.
Peki, bütün bunlar yaşanırken şehrimizin yöneticileri ve ilgili kurumları yerel basının bu emeğini ne kadar gördü? Asıl serzenişim tam da burada başlıyor.
Ne yazık ki yerelde üretilen haberlerin, yapılan röportajların ve şehrin tanıtımına katkı sağlayan çalışmaların yeterince karşılık bulmadığını düşünüyorum. Söz konusu ulusal basında yer alan bir haber olduğunda yapmakta, gündeme taşımakta oldukça istekli davranan bazı kurum ve yöneticilerimiz, aynı şehirde faaliyet gösteren yerel basının ortaya koyduğu çalışmalara aynı ilgiyi göstermiyor.
Oysa o haberleri hazırlayan, o insanların kapısını çalan, araştıran, iz süren ve röportaj için emek veren de yine bu şehrin gazetecileri.
Yerel basın yalnızca açıklamalar, protokol ziyaretlerini veya kurum duyurularını yayımlayan bir mecra değildir. Yerelin hafızasıdır, sesidir, tanıtımının önemli bir parçasıdır.
Ulusalda yayımlanan bir haberi paylaşmak elbette kıymetlidir. Ancak o haberin ortaya çıkmasına katkı sunan yerel gazetecilerin emeğini de görmek gerekmez mi?
Bizim beklentimiz ayrıcalık değil, emeğe saygı ve eşit mesafede durulması.
Sivas'ın hikâyelerini önce Sivas'ta anlatabilmeliyiz. Kendi şehrimizin değerlerini önce kendi şehrimiz sahiplenebilmeliyiz. Çünkü bir şehir, kendisi için üreteni, emek vereni, değer katanı görmezden geldikçe kaybeder. Belki de farkında olmadan, kendisine katkı sağlayan insanları birer birer uzaklaştırır.
Sonra da dönüp sorarız: Bu şehirde neden kimse üretmiyor, neden kimse bir şey yapmak istemiyor? Oysa bazen insanlardan vazgeçiren şey, emeklerinin karşılığında bekledikleri takdiri değil, en azından görülmeyi bile bulamamalarıdır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Sivas/Doğanşar
Yayın: 07 Kasım 2026 16:31 · Kaynak: haberoptimum.com