Sadakatin Cinsiyeti Olmaz
Bir yuvayı ayakta tutan, yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, o çatının altında birbirine güvenebilmektir. Sevgi merhameti, merhamet huzuru besler; sadakat ise bütün bunların temelini sağlamlaştırır. Güvenin olmadığı yerde sevgi yara alır, sadakatin olmadığı yerde aile kurumu sarsılır.
Ne var ki toplumumuzda hâlâ varlığını sürdüren “Erkektir, yapar!” anlayışı, evlilikte sadakat konusunda çifte standardı besliyor.
Peki, erkeğin yaptığı yanlış neden normalleştirilirken kadının aynı davranışı kabul edilemez görülüyor?
İslam, ahlak ölçülerini cinsiyete göre değiştirmez. Evlilikte iffet, güven, dürüstlük ve güzel muamele, hem erkeğin hem de kadının sorumluluğudur. Erkek de kadın da eşine karşı sadakatle yükümlüdür. Birinin hatasını görmezden gelip diğerini aynı hatadan dolayı mahkûm etmek, adaletle bağdaşmaz.
Yüce Allah, Nûr Suresi’nin 30. ayetinde mümin erkeklere gözlerini haramdan sakınmalarını ve iffetlerini korumalarını emreder. Hemen ardından gelen 31. ayette ise mümin kadınlara aynı yönde emir verir.
Bu ayetler, iffet ve haramdan sakınma sorumluluğunun yalnızca kadına yüklenemeyeceğini açıkça ortaya koyar. İffet yalnızca kadının, sadakat ise yalnızca eşlerden birinin görevi değildir. Erkek de kadın da davranışlarından ve tercihlerinden sorumludur.
Öyleyse başka kadınlara yönelen bakışları, gizli yazışmaları, evlilikte güveni zedeleyen yakınlaşmaları sırf erkek yaptığı için mazur görmek hangi ahlaki ölçüye dayanıyor? Elbette her davranış kendi şartları içinde değerlendirilmelidir; ancak yanlışın ölçüsü, onu yapanın erkek veya kadın olması değildir.
Evlilik, bir tarafın sürekli fedakârlık yaptığı, diğer tarafın ise kendisini sınırsız özgür gördüğü bir birliktelik değildir. Eşler birbirinin rakibi değil, hayat arkadaşıdır. Erkek, eşinden sadakat beklerken kendisi de aynı hassasiyeti göstermeli; kadın da aynı sorumluluğu taşımalıdır.
Bir erkeğin eşine, “Ben erkeğim, yaparım!” demesi, yanlışını haklı çıkarmaz. Aynı şekilde hiçbir kadın da sadakat yükümlülüğünü görmezden gelemez. İslam’ın ölçüsü, karşılıklı haklara riayet etmek ve Allah’ın koyduğu sınırlara saygı göstermektir.
Rûm Suresi’nin 21. ayeti, eşler arasında sevgi ve merhametin var edilmesini Allah’ın ayetlerinden biri olarak bildirir. Sevgi ve merhamet, güvenle, dürüstlükle ve güzel muameleyle büyür. Bir eşin fedakârlığı, diğerinin sorumluluktan kaçmasına gerekçe olamaz.
AİLEYİ ÇİFTE STANDART DEĞİL, ADALET YAŞATIR
Çocuklar, anne ve babalarının yalnızca sözlerinden değil, davranışlarından da ahlak öğrenir. Sadakatin önemsenmediği, ihanetin cinsiyete göre yorumlandığı bir aile ortamında güven duygusu zedelenir. Aileyi korumak, yalnızca evliliği sürdürmek değil, evliliğin ahlaki temelini de korumaktır.
Unutmayalım: Sadakatin cinsiyeti, ihanetin mazereti olmaz! Erkek de kadın da gözünü haramdan sakınmakla, iffetini korumakla ve eşinin güvenine sahip çıkmakla sorumludur.
Allah, bütün yuvalara helalinden sevgi, gönüllere merhamet, eşler arasına sadakat ve hanelere huzur nasip etsin. Ailelerimizi ihanetin, haksızlığın ve çifte standardın zararlarından muhafaza eylesin.
702px)" srcset=" Kamu İşçilerinin Maaş Hesabı Yeniden Açıldı! Zam Pazarlığında İlk Adım Atıldı 702px)" srcset=" Telefonlar Neden Konum İzni İster? Konum İzni Vermek Güvenli Mi? 702px)" srcset=" Yozgatlı Çiftçilerin Beklediği Ek Destek Açıklaması Geldi! Mazot ve Gübre Ödemesi Yapılacak mı? 702px)" srcset=" Vergi Borcu Olan Esnafa Müjde!


Kategori: Genel
Yayın: 26 Ekim 2026 04:36 · Kaynak: yozgatcamlik.com