Meclise dümdük çağrı! Bizim için konuşan yok mu?
- İşte o haberlerden biri daha… Türkiye'de yeşil pasaport tartışması yeniden gündemde
- TBMM'ye sunulan kanun teklifleriyle pilotlardan doktorlara, diş hekimlerinden eczacılara, mühendislerden mimarlara, öğretmenlerden muhtarlara kadar birçok meslek grubunun bu haktan yararlanması isteniyor
İşte o haberlerden biri daha…
Türkiye'de yeşil pasaport tartışması yeniden gündemde. TBMM'ye sunulan kanun teklifleriyle pilotlardan doktorlara, diş hekimlerinden eczacılara, mühendislerden mimarlara, öğretmenlerden muhtarlara kadar birçok meslek grubunun bu haktan yararlanması isteniyor.
Kimi meslekler için 5, kimileri için 10, kimileri içinse 15 yıllık çalışma şartı öneriliyor.
Her mesleğin kendine göre bir emeği, sorumluluğu ve zorluğu var. Yıllarını işine veren, toplum için çalışan herkesin emeğinin görülmesi elbette önemli. Zaten mesele de bir mesleğin diğerinden daha değerli olduğunu söylemek değil.
Ama bu kadar meslek grubunun adının geçtiği listelere bakınca insanın aklına takılan bir soru var: Yine mi unutulduk, yoksa gazetecilerin yaptığı iş yeterince görülmüyor mu?
Ah bu gazeteciliğin çektiği! Sabahın erken saatinde başlayan, gecenin bir yarısında bitmeyen, çoğu zaman tatili, hafta sonu, bayramı olmayan bir meslek…
Bir kaza olduğunda, bir afet yaşandığında, bir yerde vatandaşın sesi duyulmadığında ilk akla gelenlerden biri gazeteci. Herkes evine çekildiğinde haberin peşinde koşan, bazen saatlerce bir gelişmeyi takip eden, bazen bir kişinin derdini binlerce kişiye duyurmaya çalışan yine gazeteci.
Peki, burada küçük ama önemli bir çelişki yok mu?
Halkın sesi basın, peki basının sesi kim? Özellikle yerel basın emekçilerinin koşullarını düşünelim. Anadolu'nun bir kentinde, küçük bir ilçesinde ya da köyünde çalışan gazeteci, çoğu zaman sınırlı imkânlarla büyük bir sorumluluk üstleniyor.
Bir yandan haber yetiştiriyor, diğer yandan yaşadığı kentin gündemini takip ediyor. Vatandaşın sorununu dinliyor, çözüm bekleyen meseleleri gündeme taşıyor.
Yerel gazetecilik, bir kentin hafızasını tutmak gibidir. Bugün yaşananı yarına bırakır, unutulmasını istemediğimiz olayları kayda geçirir.
Bütün bunlar yapılırken gazetecinin mesleki ihtiyaçları ve beklentileri de var. Uluslararası toplantıları, basın organizasyonlarını, mesleki eğitimleri ve dünyadaki gelişmeleri yerinde takip etmek de gazeteciliğin bir parçası.
Fakat ne zaman önümüze bir haber düşse, 1 milletvekili tarafından farklı meslek grupları için yeşil pasaport talebi meclise taşınıyor.
Şimdi gelelim yeşil pasaport meselesine…Farklı meslek grupları için 5, 10 ve 15 yıllık çalışma süreleri üzerinden öneriler hazırlanıyorsa gazeteciler için de benzer bir değerlendirme neden yapılmasın?
Elbette her meslekte olduğu gibi böyle bir hakkın belirli kriterlere bağlanması gerekir. Yerel, ulusal, yazılı ve görsel basında fiilen çalışan gazeteciler de bu değerlendirmede yer alabilmeli.
Burada kimsenin hakkına göz dikilmiyor. Herkesin emeği değerli. Ancak yıllarını gazeteciliğe vermiş, kamuoyunun haber alma hakkı için çalışan basın emekçileri de unutulmasın.
Çünkü gazeteci de çalışıyor, gazeteci de üretiyor, gazeteci de bu ülkenin sorunlarını ve güzelliklerini dünyaya anlatıyor. Bazen bir haber için kilometrelerce yol gidiyor, bazen saatlerce bekliyor, bazen de kendi imkânlarıyla mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor.
Bir de işin başka bir tarafı var. Gazeteciler toplumun sorunlarını, taleplerini, beklentilerini gündeme taşırken kendilerinin de duyulmaya ihtiyacı var. Herkesin sesini duyurmaya çalışan basın emekçilerinin beklentileri söz konusu olduğunda da aynı duyarlılık gösterilmeli.
Yeşil pasaport tartışmalarında bütün mesleklerin emeği konuşulurken basın emekçilerinin de hatırlanmasını bekliyoruz. Elbette 1 ayrıcalık değil, emeğin ve mesleki sorumluluğun dikkate alınmasını istiyoruz.
Not: Haber başlığında geçen'dümdük':
Dümdük, Türkçede "dümdüz" kelimesinin yöresel ağızlardaki veya günlük konuşmadaki söyleyiş biçimidir.
Anlamı ve Kullanımı
Dosdoğru / Direkt / Kıvırmadan: Bir şeyin eğip bükülmeden, saptırmadan, olduğu gibi aktarılması veya gidilmesi anlamında kullanılır. (Örneğin: "Konuyu hiç uzatmadan dümdük söyledi.")
Dilek Karakoyun yazdı…
Bu haberi kaçırmayın #Gazeteciliksuçdeğildir! Devamını Oku Bu haberi kaçırmayın Kalemleriyle tarih yazan 5 kadın gazeteci! İşte unutulmayan hikâyeler Devamını Oku Bu haberi kaçırmayın Size tek kelimeyle sesleniyorum: KORKUNÇSUNUZ…
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 07:14 · Kaynak: tunceliemek.com.tr