Habermetrik
← Ana Sayfa
22 Ekim 2026 18:01 · Güncelleme 19:10
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Türkiye’nin ITU Konseyi adaylığı yabancı misyon temsilcilerine tanıtıldı

Türkiye’nin ITU Konseyi adaylığı yabancı misyon temsilcilerine tanıtıldı
Görsel kaynağı: haber1.com, ensondakika.com.tr

Paylaş Kaydet En Son Dakika Google'da tercih edilen kaynak Türkiye’nin ITU Konseyi adaylığı yabancı misyon temsilcilerine tanıtıldı Ekonomi Haber — Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ahmet Hamdi Atalay, Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin (ITU) teknolojik değişime cevap verebilen, güçlü, kapsayıcı ve geleceğe yön veren bir kurum olmayı sürdürmesi gerektiğine inandıklarını belirterek, " Doha'da gerçekleştirilecek olan bir sonraki ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nda Türkiye, 2027-2030 dönemi için B Bölgesi'nden ITU Konseyi'ne yeniden seçilmeyi hedeflemektedir." dedi.

Türkiye'nin ITU Konseyi üyeliğine adaylığını tanıtmak amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ahmet Hamdi Atalay, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Mehmet Koçyiğit, Ankara'da görev yapan büyükelçiler ve diplomatik misyon temsilcilerinin katılımıyla resepsiyon düzenlendi.

Atalay, burada yaptığı konuşmada, tarih boyunca Türkiye'nin kıtalar, kültürler ve ekonomiler arasında bir köprü vazifesi gördüğünü, bugün aynı rolü dijital dünyaya da taşıdığını söyledi.

86 milyonu aşan nüfusu ve dinamik teknoloji ekosistemiyle Türkiye'nin bölgeler arasındaki ekonomileri, altyapıları ve fırsatları birbirine bağladığını belirten Atalay, son 20 yılda elektronik haberleşme altyapısını kayda değer ölçüde güçlendirdiklerini vurguladı.

Atalay, ticari 5G hizmetlerinin hayata geçirilmesiyle bu yılın Türkiye için yeni bir dönüm noktası olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Ayrıca, yerli imkanlarla ürettiğimiz ilk haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı uzaya fırlattık ve şimdiden Türksat 7A için hazırlıklarımıza başladık. Biz bu altyapıyı yalnızca ulusal bir kazanım olarak değil, aynı zamanda Avrupa'yı, Asya'yı ve komşu bölgeleri birbirine bağlayan stratejik bir hat olarak görüyoruz. Bizim için bağlanabilirlik, yalnızca veri aktarmaktan çok daha fazlasını ifade etmektedir, insanları fırsatlarla buluşturmak ve hiç kimsenin geride kalmamasını sağlamak anlamına gelmektedir."

Türkiye'nin Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin (ITU) kurucu üyelerinden biri olmasından dolayı gurur duyduğuna dikkati çeken Atalay, Birliğin misyonunu kararlılıkla desteklediklerini, ITU'nun önemli konferanslarına ev sahipliği yaptıklarını aktardı.

Atalay, dijital dönüşümden iklim değişikliğine kadar bugünün küresel sınamalarına karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu anlayışla Türkiye, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapacaktır. İşbirliği, uygulanabilir çözümleri, karşılıklı saygıyı ve her bir ülkenin önceliklerinin net bir şekilde anlaşılmasını gerektirir." diye konuştu.

Yapay zeka ve yeni nesil ağlar gibi gelişen teknolojilerin fırsatlar sunarken, karmaşık politika sorularını da beraberinde getirdiğine işaret eden Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hiçbir ülke bu sınamaların üstesinden tek başına gelemez, bunların çözümü güçlü bir uluslararası iş birliğine dayanmaktadır. ITU'nun teknolojik değişime cevap verebilen, güçlü, kapsayıcı ve geleceğe yön veren bir kurum olmayı sürdürmesi gerektiğine inanıyoruz. Doha'da gerçekleştirilecek olan bir sonraki ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nda Türkiye, 2027-2030 dönemi için B Bölgesi'nden ITU Konseyi'ne yeniden seçilmeyi hedeflemektedir. Gücümüz, farklı bakış açıları arasında köprü kurabilmekten, uzlaşı tesis etmekten ve tüm üye devletlerin yararına olacak çözümler üretmekten gelmektedir. Hükûmetlerinizin değerli desteklerine güveniyor, adaylığımızı başkentlerinize iletmenizden büyük memnuniyet duyacağımızı ifade etmek istiyoruz. Gelin, yalnızca ağları değil, ulusları, ekonomileri ve insanları da birbirine bağlayan bir dijital geleceği hep birlikte inşa edelim."

BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit de dijital teknolojilerin ekonomileri ve günlük hayatı dönüştürdüğünü belirterek, bu dönüşümün düzenleyici kurumlara önemli sorumluluklar yüklediğini söyledi.

Yatırımları ve yenilikçiliği desteklerken rekabeti, tüketici haklarını ve hizmetlere erişimi de gözetmek gerektiğine dikkati çeken Koçyiğit, bu sorumluluğun önemli bir bölümünün ulusal sınırların ötesinde işbirliği gerektirdiğini aktardı.

Koçyiğit, frekansların etkin kullanımından teknik standartlara, uydu haberleşmesinden dijital uçurumun azaltılmasına kadar pek çok alanda ortak çözümlere ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Uluslararası kuruluşların da arasında olduğu çok taraflı platformları bu çözümleri birlikte geliştirebildiğimiz önemli alanlar olarak görüyoruz. Kurumumuzun çalışmalarının merkezinde kaliteli, güvenilir ve erişilebilir haberleşme hizmetlerinin yaygınlaştırılması bulunuyor. Bugün 418 işletmecinin faaliyet gösterdiği sektörümüzde mobil abone sayısı 103 milyonu, genişbant abone sayısı ise 101 milyonu aştı."

Bu büyümenin, kendilerine geniş bir kullanıcı kitlesine hizmet sunma ve yeni teknolojilerin getirdiği düzenleyici meselelerle doğrudan çalışma tecrübesi kazandırdığını bildiren Koçyiğit, bu tecrübeyi uluslararası işbirliği yoluyla paylaşmayı önemsediklerini, diğer ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı da düzenleyici kapasitenin vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini söyledi.

Koçyiğit, Türkiye'ye yatırım yapan uluslararası firmaların haberleşme altyapısına kattığı değeri önemsediklerini belirterek, "Ülkemize yatırım yapan uluslararası firmaların haberleşme altyapımıza kattığı değeri önemsiyoruz. Bu yatırımların yerli ürünlerimizle desteklenmesini ve milli haberleşme ekosistemimizin güçlenmesine katkı sunmasını da aynı ölçüde önemli görüyoruz. Üzerinde önemle durduğumuz uluslararası iş birliğinin en önemli platformlarından biri, Uluslararası Telekomünikasyon Birliğidir (ITU)." diye konuştu.

Türkiye'nin ITU ile ilişkisinin köklü bir geçmişe dayandığını anımsatan Koçyiğit, birliğin kurucu üyelerinden biri olarak üç sektörün çalışmalarına aktif bir şekilde katıldıklarını, çalışma gruplarında üstlendikleri görevlerle teknik ve düzenleyici çalışmalara katkı sunduklarını dile getirdi.

Koçyiğit, Türkiye'nin ev sahipliğinde ITU'nun gerçekleştirdiği etkinliklere ilişkin bilgi vererek, şu ifadeleri kullandı:

"Bugünün Türkiyesi, coğrafyasının kendisine yüklediği sorumluluğun farkında olan ve bu sorumluluğu teknolojiyle buluşturan bir ülkedir. Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişiminde yer alan ülkemiz, tarih boyunca yolların, ticaretin ve kültürlerin buluştuğu bir köprü oldu. Bugün bu köprünün üzerinden yalnızca insanlar ve mallar değil, veriler de geçiyor. SEA-ME-WE (Si-Mi-Vii), KAFOS (Kafos) ve MedNautilus (Med-Notilus) gibi uluslararası denizaltı kablo sistemlerinin geçtiği ve Temmuz 2024'te fırlatılan TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydusunu üreten ülkeler arasına katılan Türkiye, bugün bölgesinin önemli bir dijital bağlantı merkezidir. Teknolojik birikimimizi, karşılıklı ihtiyaç ve öncelikler doğrultusunda dost ve kardeş ülkelerimizle işbirliğine dönüştürmeye hazırız."

Türkiye'nin 2002'den bu yana kesintisiz olarak ITU'nun en önemli idari organı konseyinde Batı Avrupa'yı temsil eden 8 ülke arasında yer aldığını anımsatan Koçyiğit, Türkiye'nin burada önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.

Koçyiğit, Birliği farklı coğrafyalar arasında yapıcı diyaloğa katkı sağlamak için önemli bir imkan olarak gördüklerini bildirerek, şunları kaydetti:

"Bu anlayışla Türkiye, kasım ayında Doha'da gerçekleştirilecek Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nda, 2027-2030 dönemi için B Bölgesi'nden ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaydır. Önümüzdeki dönemde dijital hizmetlere erişimdeki farklılıkların azaltılmasını, yeni nesil teknolojiler, kapasite geliştirme ve yeni nesil haberleşme teknolojileri alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesini ve gelişmekte olan ülkelerin ITU çalışmalarına daha etkin katılımını önceliklerimiz arasında görüyoruz. Coğrafyamızın sunduğu köprü rolünü ve Konseyde edindiğimiz birikimi, tüm üyelerin ortak menfaatlerini gözeten uzlaşmacı bir anlayışla Birliğin hizmetine sunmaya devam etmek en büyük arzumuzdur."

Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Hami Aksoy, teknolojinin artık dış politikanın merkezi bir boyutu haline geldiğini belirterek, Türkiye'nin inovasyon odaklı kalkınma vizyonunu, AR-GE yatırımlarını ve uluslararası alandaki teknolojik işbirliği hedeflerini uluslararası toplulukla paylaştı.

Kaynaklar: haber1.com, ensondakika.com.tr
Haber metni ve görseller haber1.com, ensondakika.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 22 Ekim 2026 18:01 · Kaynak: haber1.com, ensondakika.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp