Habermetrik
← Ana Sayfa
Elazığ 31 Ekim 2026 16:58
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Elazığ’ın Silüetine İhanet Mi Ediyoruz?

Elazığ’ın Silüetine İhanet Mi Ediyoruz?
Görsel kaynağı: gunisigigazetesi.net
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • 30 metre arayla dört kat ve dokuz kat
  • Bu imar anlayışını kim açıklayacak
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

30 metre arayla dört kat ve dokuz kat! Bu imar anlayışını kim açıklayacak?

Elazığ’a şehir merkezinden kuzeye doğru baktığınızda Harput’u ve Gülmez Tepesi’ni görürsünüz. Bu manzara, Elazığ’ın kimliğidir. Harput ile Gülmez, şehrin doğal güzelliğini tamamlayan, geçmişiyle geleceğini buluşturan bir bütündür.

Peki, bu güzelliğe sahip çıkabiliyor muyuz? Yoksa kendi ellerimizle şehrimizin silüetini mi bozuyoruz?

Bugün Gülmez Tepesi’ne, özellikle Pertek yolu güzergâhına doğru çıktığınızda karşınıza çıkan yapılaşma, bu soruyu sormayı artık kaçınılmaz hâle getiriyor.

30 METRE ARAYLA DÖRT KAT VE DOKUZ KAT!

İşte asıl düşündürücü tablo burada!

Gözümüzle gördüğümüz manzara şu: Bir bölgede yeni yapılan binalara dört kat verilmiş. Hemen yakınında, Gülmez yoluna sıfır noktada yükselen binalara ise dokuz kat verilmiş. Aralarında yaklaşık 30 metre mesafe bulunan bu yapıların kat sayıları arasındaki bu büyük fark insanı ister istemez düşündürüyor.

Peki, o binalara neden dört kat verildi, hemen yanındaki binalara neden dokuz kat verildi? Bu kararlar alınırken Gülmez Tepesi'nin görünürlüğü, şehrin silüeti ve Elazığ'ın geleceği hiç düşünüldü mü?

Elbette her parselin imar koşulları farklı olabilir. Ancak mesele yalnızca mevzuata uygunluk değildir. Mesele, bu kararların Elazığ'ın genel görünümüne, şehir estetiğine ve geleceğine ne yaptığıdır.

Bir binaya dokuz kat verirken yalnızca o parsel mi düşünülüyor, yoksa bütün bir şehrin manzarası da hesaba katılıyor mu?

İmar planları, şehrin geleceğini şekillendirmek için yapılır. Şehircilik, birilerine daha fazla kat kazandırmaktan ibaret değildir. Asıl görev, yapılaşmayla birlikte şehrin kimliğini de korumaktır.

HASTANE CADDESİ'NDEN GÜLMEZ TEPESİ GÖRÜNMEYECEK!

Şimdi bir düşünelim…

Hastane Caddesi'nden kuzeye, Gülmez Tepesi'ne doğru baktığınızda bugün ne görüyorsunuz? Şehrin doğal güzelliğini tamamlayan Gülmez Tepesi'ni…

Peki, bu yapılaşma böyle devam ederse yarın ne göreceğiz? Gülmez Tepesi'ni değil, önüne dikilmiş çok katlı binaları!

Yukarıdan aşağıya baktığınızda şehrin tamamını seyretmeniz gerekirken binaları göreceksiniz. Aşağıdan yukarıya baktığınızda ise Gülmez Tepesi yerine yine binalarla karşılaşacaksınız.

Bir şehrin hem yukarıdan hem aşağıdan manzarasını betonla kapatmak hangi şehircilik anlayışına sığar?

Bu akıl, bu mantık işi midir?

Bir tarafta dört kat, hemen yanında dokuz kat! Aradaki mesafe yalnızca 30 metre! Bu kararları verenler hiç mi düşünmedi? Gülmez Tepesi'nin görünürlüğü, Elazığ'ın doğal manzarası ve gelecek nesillerin şehirden nasıl bir görüntü göreceği hiç mi hesaba katılmadı?

Beton yükselirken Elazığ'ın güzelliği alçalmasın!

GÜLMEZ'İ DE HARPUT GİBİ Mİ KAYBEDECEĞİZ?

Elazığ'ın merkezinden yukarıya baktığınızda Harput'u ve Gülmez Tepesi'ni görebilmek, bu şehrin doğal güzelliklerinden biridir. Yüksek kesimlerden aşağıya baktığınızda şehrin bütününü seyretmek de aynı şekilde bir ayrıcalıktır.

Fakat yüksek katlı yapılar bu manzaranın önüne geçerse ne olacak?

Bugün Pertek yolu çevresinde yükselen binalar, yarın Gülmez Tepesi'nin şehir merkezinden görünürlüğünü daha da azaltırsa bunun hesabını kim verecek?

Bir şehrin manzarasını kaybetmesi, yalnızca estetik bir kayıp değildir. Bu, gelecek kuşaklara bırakacağımız şehir mirasının da eksilmesidir.

HARPUT'TA YAŞANANLARDAN HİÇ Mİ DERS ALMADIK?

Hatırladığım kadarıyla geçmişte Harput'ta yapılan bir lise binası da tarihî görünüm üzerindeki etkisi nedeniyle tartışma konusu olmuştu. Dönemin belediye başkanının, yapının Harput'un silüetini bozacağı düşüncesiyle ruhsat vermediği; daha sonra ilgili bakanlıktan izin alınarak binanın yapıldığı anlatılır.

Bugün o yapı hâlâ orada.

Bu örneği hatırlatmamın sebebi geçmişi suçlamak değil, geçmişte yaşananların geleceğe ders olması gerektiğini vurgulamaktır.

Bir yapı yıllarca ayakta kalır. Bir imar kararı, onlarca yıl boyunca şehrin manzarasını etkiler. Yanlış bir kararın sonuçlarını değiştirmek, o kararı vermekten çok daha zor olabilir.

Şimdi aynı tehlikeyle Gülmez Tepesi'nde karşılaşmaktan endişe ediyorum.

Harput'un tarihî dokusunu korumak için gösterilmesi gereken hassasiyet, Gülmez Tepesi için de gösterilmelidir. Şehrin iki önemli yükseltisini birbirinden koparan, manzaranın önünü kapatan bir yapılaşma anlayışı kabul edilmemelidir.

MİMARLAR ODASI NEREDE, ŞEHRİ YÖNETENLER NE DÜŞÜNÜYOR?

Buradan Elazığ'daki ilgili kurumlara ve özellikle Mimarlar Odasına açık bir çağrıda bulunuyorum:

Şehrin silüetini etkileyen bu yapılaşma konusunda neden daha güçlü bir kamuoyu değerlendirmesi yapılmıyor?

Belediye yönetimi, ilgili imar birimleri ve meslek odaları; dört katlı binaların hemen yakınında, yaklaşık 30 metre mesafede dokuz katlı yapılaşmaya izin verilmesinin şehir estetiği açısından sonuçlarını açıklamalıdır.

Bu ruhsatların yürürlükteki imar planlarına ve mevzuata uygun olup olmadığı incelenmeli; Gülmez Tepesi ile Pertek yolu çevresindeki yapılaşmanın Elazığ'ın genel görünümüne etkisi ortaya konulmalıdır.

Burada amacımız bir yatırımcıyı hedef göstermek değildir. Amacımız, şehrin geleceğini ilgilendiren kararların kamuoyu önünde sorgulanmasını ve şehircilik ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesini sağlamaktır.

Mimarlar Odası yalnızca binaların mimarisine değil, şehrin bütününe de bakmalıdır. Şehir yöneticileri ise günü kurtaran değil, geleceği koruyan kararlar almalıdır.

HER ŞEY PARA DEĞİLDİR!

Elbette Elazığ büyüyecek, gelişecek ve yeni konutlara ihtiyaç duyacaktır. Ancak gelişmek demek, her yere daha fazla kat vermek değildir.

Şehircilik; ekonomik beklentilerle kamu yararı arasında denge kurma sanatıdır. Bugün bir parselde kazanılan alan, yarın bütün şehrin kaybettiği manzaranın bedeli olmamalıdır.

Çevremizdeki şehirlere bakarken onların tarihî dokularını, doğal yükseltilerini ve şehir kimliklerini nasıl koruduklarını da görmeliyiz. Elazığ neden kendi güzelliğini korumak için aynı hassasiyeti göstermesin?

Harput, Elazığ'ın tarihî tacıdır. Gülmez Tepesi ise şehrin doğal görünümünün önemli bir parçasıdır. Bunları yalnızca üzerinde bina yapılabilecek alanlar olarak görmek, şehrin ruhunu anlamamak demektir.

Bugün sessiz kalırsak yarın Harput'u da Gülmez'i de binaların arasından arar hâle gelebiliriz.

ELAZIĞ İÇİN HÂLÂ VAKİT VARKEN!

Buradan Elazığ Belediyesine, Mimarlar Odasına, ilgili şehircilik kurumlarına ve bütün yetkililere sesleniyorum:

Gülmez Tepesi ve Pertek yolu çevresindeki yapılaşmayı yeniden değerlendirin. Yüksek katlı yapıların şehrin silüetine etkisini inceleyin. Harput ile Gülmez arasındaki doğal ve görsel bütünlüğü koruyacak şehircilik ilkelerini kararlılıkla uygulayın.

Şehirler yalnızca bugünün yatırımcılarına değil, yarının çocuklarına da aittir.

Bizim görevimiz, Elazığ'ı beton yığınları arasında kaybolan bir şehir hâline getirmek değil; tarihini, manzarasını ve kimliğini koruyarak gelecek kuşaklara teslim etmektir.

Unutmayalım: Bir binanın katlarını sonradan azaltmak kolay değildir. Kapatılan bir manzarayı geri getirmek ise çoğu zaman mümkün olmaz.

Elazığ sahipsiz değildir. Bu şehrin silüeti de sahipsiz kalmamalıdır!

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gunisigigazetesi.net
Haber metni ve görseller gunisigigazetesi.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Elazığ
Yayın: 31 Ekim 2026 16:58 · Kaynak: gunisigigazetesi.net
Kaynağı Oku ↗