Habermetrik
← Ana Sayfa
Isparta/Atabey 02 Kasım 2026 07:51 · Güncelleme 08:02
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Emekli maaşlarında zam tuzağı: Sadece birkaç bin lira

Emekli maaşlarında zam tuzağı: Sadece birkaç bin lira
Görsel kaynağı: kocaelisehirgazetesi.com, gazetepencere.com
⏱️ 9 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Emekli maaşları açlık sınırının neredeyse yarısına gerilerken milyonlar yeni zammın ne kadar olacağını bekliyor
  • Orta Vadeli Plan ve enflasyon verileriyle bazı beklentiler oluşurken kulislerden de emekliyi sevindirecek müjdeli haberler geliyor

Emekli maaşlarına ilişkin'kulis' bilgilerini çalışma ekonomisi uzmanı Aziz Çelik değerlendirdi. Yüksek maaş beklentisinin hayal kırıklığı yaratabilecğeini belirten Çelik, emekli maaşlarının ne kadar olabileceğini ve atılması gereken 6 adımı yazdı.

Emekli maaş ları açlık sınırının neredeyse yarısına gerilerken milyonlar yeni zam mın ne kadar olacağını bekliyor. Orta Vadeli Plan ve enflasyon verileriyle bazı beklentiler oluşurken kulislerden de emekliyi sevindirecek müjdeli haberler geliyor.

Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Aziz Çelik, emekli maaşlarına ilişkin zam aldatmacasını ve atılması gereken 6 adımı yazdı.

Emeklilere “müjde” yine gündemde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Ekim’deki Kabine toplantısının ardından, 2027 bütçesinde emeklilerin “durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları” oluşturduklarını ve gerekli yasal düzenlemeyi yıl sonuna kadar çıkarmayı umduklarını söyledi.

Ertesi gün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bütçeyi emeklilere “enflasyonla gelecek artışın üzerinde bir imkân” sağlayacak biçimde hazırladıklarını açıkladı. Ardından kim oldukları tam olarak bilinmeyen “AKP kaynakları” devreye girdi ve işin içyüzü ortaya çıktı: Bu haberlere göre asıl mesele, 65 yaş üstündekilere daha fazla artış yapılması ve artışın ev sahipliği, ek gelir ve hane gelirine göre belirlenmesiymiş.

Geçen hafta “kulis” haberleri çığırından çıktı. Okuduğum haberlerden birinde en düşük emekli aylığının 50 bin liraya çıkabileceğinden söz ediliyordu. Bu, bugünkü 23 bin 552 liralık taban aylığa göre yaklaşık yüzde 112 artış demek.

Yıllardır kemer sıkmaya dayalı bir ekonomi politikası uygulayan hükümetten böyle bir artış beklemek... El insaf! Bütün bu propagandayı ve emekli magazinini biraz netleştirmek lazım. Peki gerçekte ne oluyor? Yapılan açıklamalar ne anlama geliyor?

HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA! Hükümete yakın medyanın “müjde” propagandası yapmasına, bir tür yalancı ilaç (plasebo) etkisi yaratmaya çalışmasına şaşılacak bir şey yok. Ama mesele yalnızca hükümete yakın medya değil. Eleştirel yayın yapmaya çalışan mecraların bir kısmı da tıklanma kaygısıyla bu tevatür ve asparagas gazeteciliğine heves ediyor.

Muhalefet partisi tarafından Meclis’e sunulan ve benzerleri çok sayıda olan bir kanun teklifinin komisyona sevki gibi rutin bir işlem bile “emekliye 25 bin lira zam geliyor” manşetine dönüşebiliyor.

“Filancayla konuştum”, “öyle tahmin ediyorum” türünden rivayetlerde ve somut veriye dayanmayan haberlerde büyük bir artış var. Oysa ortada bir bütçe teklifi var ve onun sınırları belli. Hükümetin cümleleri de oldukça ihtiyatlı.

Erdoğan’ın konuşmasındaki iki ifade dikkatle okunmalı: “Şartları zorlama pahasına” ve “durumunu biraz daha iyileştirecek”. Bunlar köklü bir çözümün değil, sınırlı bir pansumanın cümleleri. Emeklilerde gerçekleşmesi imkânsız beklentiler yaratmanın, denizcilere olmayan ülkelerin haritalarını çizmenin anlamı yok.

Cevdet Yılmaz iyileştirmenin mevcut bütçe teklifine göre yapılacağını söylüyor. O hâlde bütçeye bakalım. 2027 bütçe teklifinde sosyal güvenlik programı ödeneği 1 trilyon 872 milyar liradan 2 trilyon 887 milyar liraya çıkıyor. Artış yaklaşık 1 trilyon 15 milyar lira; artış oranı ise yaklaşık yüzde 54.

Bu artış ilk bakışta büyük görünebilir. Ancak bu ödenek yalnızca emekli aylıklarında yapılacak olası artışa ayrılmıyor. Devletin 2027’de SGK’ye yapacağı emekli aylığı katkıları, bayram ikramiyeleri, sağlık ödemeleri ve Ocak-Temmuz enflasyon artışları da bu kalemden karşılanacak.

Bir an için bu ödenek artışının tamamının yalnızca emeklilere ek ödeme için ayrıldığını varsayalım. Emekli başına ayda kabaca 5 bin lira eder. Gerçekçi bir hesap çok daha aşağıyı gösterir.

Yani bu bütçe teklifinden emekliye refah değil, olsa olsa harçlık çıkar. Müjdenin sınırları bellidir: Resmî enflasyon farkının üzerine üç-beş bin liralık bir ilave. İyimser varsayımlarla, yani Temmuz-Aralık enflasyonunun yüzde 12, ek iyileştirmenin de yüzde 5 olacağını kabul etsek bile müjdeden sonra en düşük aylık bugünkü ortalama emekli aylığına ancak yaklaşır. 50 bin lira bir yana, açlık sınırına bile yetişmez.

Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan olası emekli aylığı artışında tüm emeklilere yansıyacak anlamlı bir seyyanen zam yok. İntibak düzenlemesi yok. Memur emeklisinin 2023’ten beri beklediği seyyanen (ilave) ödeme yok. Emeklilikte yaşa takılanlar için adalet de yok.

AKP kaynakları kademeli emekliliğin gündemde olmadığını zaten söyledi. Benim tahminim, seçim takvimi nedeniyle emeklinin ağzına bir parmak bal çalınacağı yönünde. Kısaca dağ yine fare doğuracak.

YAŞA VE YOKSULLUĞA GÖRE'MÜJDE' Aslında tartışmanın en tehlikeli kısmı bu genel artış değil. Asıl tehlike, sosyal güvenlikte ve emekli aylıklarında bir rota değişikliği yaşanması. AKP kaynaklarına göre iyileştirmede 65 yaş sınırı kullanılacak.

Gerekçe, 65 yaşın altındaki emeklilerin çalışarak ek gelir elde edebilmesi. Bunun yanı sıra emeklinin çalışıp çalışmadığı, ev sahibi olup olmadığı, ek geliri ve hane geliri de ölçüt olarak anılıyor. Hatta Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi üzerinden bölge, yaş ve prim gününe dayalı bir düzenleme hazırlığından bile söz ediliyor.

Bunların ayrıntıları henüz bilinmiyor. Ancak bu iddialar, köklü bir sistem değişikliğinin gündemde olabileceğini düşündürüyor.

Bu yaklaşım cazip görünebilir: “En muhtaç olana daha fazla.” Oysa bu yaklaşım, emekli aylığının niteliğini değiştirme riski taşıyor. Emekli aylığı, sosyal güvenlik sisteminden doğan bir haktır. Yıllarca çalışmanın ve prim ödemenin karşılığıdır.

Sosyal yardım ise farklı koşullara, muhtaçlık testine ve idarenin takdirine bağlıdır. Koşullara bağlı olarak bugün verilip yarın kesilebilir. Evinin olması ya da torununun sigortalı işe girmesi, gelir testine bağlı bir yardımı etkileyebilir.

Türkiye’de 65 yaş üstü yoksul yurttaşlara 1976’dan beri 2022 sayılı Kanun’la aylık bağlanıyor. Güncel tutar 6 bin 911 lira. Bunun çok yetersiz olduğu açık. Öte yandan Türkiye’nin sosyal yardım harcamalarının GSYH’ye oranı çok düşük.

IMF bile son Türkiye raporunda sosyal yardımların GSYH’ye oranının yüzde 1,4 olduğunu, OECD’de yüzde 5,6 olduğunu vurguluyor.

Türkiye’nin yoksullukla mücadeleye ayırması gereken kaynağı artırması gerekir. Ancak yoksullukla mücadele etmek başka, emekli aylığının yetersizliğini sosyal yardımla yamamak başka iştir. Eğer emekli aylıklarının yetersizliği yaş ve yoksulluk ölçütlü yardımlarla giderilmeye çalışılırsa, sosyal güvenlik sistemi hak temelli niteliğinden uzaklaşır ve giderek bir sadaka sistemine dönüşür.

Emekliler arasında da yeni ayrımlar yaratılır: 64 yaşındaki ile 65 yaşındaki, kiracı ile ev sahibi, çalışmak zorunda kalan ile çalışamayan. AKP kaynaklarına göre en düşük aylığı alan 5 milyon 17 bin kişinin yaklaşık yarısı 65 yaş üstü.

Yani taban aylık alanların yaklaşık 2,5 milyonu 65 yaş sınırıyla dışarıda kalabilir. Bu hesap, emekliler arasında oluşabilecek yeni ayrımları somutlaştırır.

Ayrıca “65 yaş altı çalışabiliyor” gerekçesi acı bir itiraftır. Emekli olduğu hâlde çalışmak zorunda kalmak bir tercih değil, aylığın yetmemesinin sonucudur. Emeklinin çalışmak zorunda kalması, sistemin başarısızlığının kanıtıdır. Bu durum aylığı düşük tutmanın gerekçesi yapılamaz.

ÜÇÜNCÜ BÜYÜK TAHRİBAT “Müjde” diye sunulan bu sosyal yardım formülünü tek başına değil, bir zincirin halkası olarak görmek gerekiyor. Son çeyrek yüzyılda emeklilik sistemi iki büyük tahribat yaşadı. Şimdi üçüncüsü kapıda.

Birincisi 1999’da 4447 sayılı Kanun’la geldi. Emeklilik yaşı ölçüsüzce yükseltildi, geçiş kademeleri adaletsiz biçimde belirlendi. Milyonlarca çalışan yaşa takıldı. EYT sorunu bu yasanın ürünüdür ve ancak yirmi yıldan fazla bir mücadelenin ardından 2023’te çözülebildi.

1999 sonrasında işe girenler bugün de “tarihe takılanlar” olarak adlandırılan bir adaletsizlik yaşadıklarını dile getiriyor.

İkincisi 2008’de 5510 sayılı Kanun’la geldi. Bu kez hedef emekli aylığının kendisiydi. Aylık bağlama oranları düşürüldü. 1999 öncesinde yüzde 75’in üzerine çıkabilen oranlar yüzde 50’lere geriledi. Kazançların güncellenmesinde millî gelir artışının yüzde 100’ünün hesaba katılmasından vazgeçildi.

Sadece yüzde 30’u hesaba katıldı. Ayrıca emekli aylıklarının artışında sadece resmî enflasyon esas alındı. Sonuç: Kök aylıklar eridi, emekli yoksulluğu kalıcılaştı.

Bunun üzerine, 2008’de kaldırdıkları en düşük emekli aylığı uygulamasını 2019’da yeniden başlattılar. Bugün yaklaşık 5 milyon emekli, kendi kök aylıkları yetmediği için Hazine desteğiyle 23 bin 552 liraya tamamlanan taban aylıkta eşitlenmiş durumda.

Prim günü ve kazancı farklı olan milyonlar dipte buluşuyor. Öte yandan emekli aylıklarının sadece tabanı değil ortalaması da oldukça düşük. 2026 yılının ikinci yarısında ortalama emekli aylığı 28 bin lira civarındadır. Ortalama aylık en düşük emekli aylığının sadece yüzde 19 üzerindedir. Bu, dipte eşitlenmedir.

Şimdi üçüncü tahribat girişimi gündemde: Emekli aylığının sosyal yardımlaştırılması. 1999’da emekli olmayı zorlaştırdılar, 2008’de emekli aylığını düşürdüler. Şimdi ise düşük aylıkların yarattığı yoksulluğu ortadan kaldırmaya değil, sosyal yardım mantığıyla yönetmeye hazırlanıyorlar. Bu, hak temelli sosyal güvenlikten muhtaçlık temelli bir sosyal yardım rejimine geçiştir.

YAMA VE YARDIM DEĞİL KÖKLÜ ÇÖZÜM! Emeklilerin sorunu üç-beş bin liralık bir yamayla ve sosyal yardımlarla çözülemez. Yıllardır birikmiş kayıplar harçlık misali artışlarla ve sosyal yardımlarla telafi edilemez. Tersine, sistem daha da adaletsiz hâle gelir.

Yeni sorunlar ve eşitsizlikler ortaya çıkar. 2008’de bozulan kantar düzeltilmeden kalıcı çözüm mümkün değil. Yapılması gerekenler bellidir:

1. Aylık bağlama oranları yükseltilmeli. 2008’de sözde reformla düşürülen oranlar eski düzeylerine getirilmeli.

2. Millî gelir artışının tamamı emekliye yansıtılmalı. Büyümenin yüzde 100’ü hem ilk aylık hesabında hem de sonraki artışlarda dikkate alınmalı.

3. En düşük emekli aylığı insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmalı. Taban aylık yasal ve nesnel bir ölçüte bağlanmalı, keyfî ve geçici artışlara mahkûm edilmemeli.

4. İntibak yasası çıkarılmalı. Aynı koşullarda emekli olanlar arasındaki aylık uçurumu giderilmeli; emekli aylıkları adil ve dengeli bir yapıya kavuşturulmalı.

5. Memur emeklilerine seyyanen zam yansıtılmalı. 2023 seçimleri öncesinde sözü verilen ilave ödeme memur emeklilerine de geçmişe dönük olarak yapılmalı.

6. Emeklilikte adalet sağlanmalı. Tarihe takılanların yaşadığı eşitsizlikler giderilmeli, adil bir kademeli emeklilik düzenlemesi getirilmeli.

Bunlar için kaynak olmadığı iddiasını ileri sürecekler. Oysa 2027 bütçesinde faize ayrılan ödenek, 4 trilyon lira. Faize ayrılan ödenek, sosyal güvenlik programına ayrılan ödenekten bir trilyon liradan fazla. Sorun kaynak değil, tercih sorunudur.

Emeklilerin önündeki asıl soru “Ne kadar müjde gelecek?” değil. Asıl sorular şunlar:

Emeklilik sisteminde köklü bir değişiklik yapılacak mı?

Geçmiş kayıpları telafi edecek ciddi bir artış sağlanacak mı?

Bütçe teklifine ve geçmiş uygulamalara bakınca iyimser olmak mümkün değil. Bu nedenle emeklilerin haklarını savunması, taleplerini görünür kılması ve demokratik yollarla seslerini yükseltmesi her zamankinden önemli.

Emeklilerin ihtiyacı, asılsız müjdeler veya yaşa ve yoksulluğa göre dağıtılan sosyal yardım pansumanları değil. İhtiyaç duyulan, hakkaniyetli ve adil bir emeklilik sistemi ile insanca yaşamaya yetecek bir aylıktır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kocaelisehirgazetesi.com, gazetepencere.com
Haber metni ve görseller kocaelisehirgazetesi.com, gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi · Bölge: Isparta/Atabey
Yayın: 02 Kasım 2026 07:51 · Kaynak: kocaelisehirgazetesi.com, gazetepencere.com
Konular: Enflasyon
Kaynağı Oku ↗

Zaman Çizelgesi