Yavuz Ağıralioğlu: Benzinde de mazotta da Avrupa’nın gerisindeyiz!
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirle satın alınabilen benzin ve motorin miktarlarına ilişkin dikkat çekici veri ve kıyaslamaları kamuoyuyla paylaştı. Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki alım gücü farkını somut rakamlarla ortaya koyan Ağıralioğlu, vatandaşın eriyen gelirine ve artan vergi yüküne tepki gösterdi. Türkiye'deki ekonomik tablonun doğrudan milletin cebine ve deposuna yansıdığını belirten Ağıralioğlu, mevcut tablonun siyasi sorumluluğunun iktidarda olduğunu vurguladı. “KİŞİ BAŞINA GELİRLE ALINAN MOTORİN DANİMARKA'NIN ÜÇTE BİRİ” Açıklamasında Avusturya, Belçika, Hollanda, Danimarka, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerindeki akaryakıt alım gücü verilerini sıralayan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin listenin çok gerisinde kaldığını belirtti. Türkiye'deki vatandaşların alım gücünün her geçen gün azaldığına işaret eden Ağıralioğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde doğrudan şu ifadeleri kullandı: “Benzinde de, mazotta da Avrupa’nın gerisindeyiz! Kişi başına düşen gelirle alınabilen benzin ve motorin miktarına bakın: Avusturya 30 bin 713 litre benzin ve 27 bin 622 litre motorin, Belçika 29 bin 116 litre benzin ve 25 bin 35 litre motorin, Hollanda 28 bin 86 litre benzin ve 28 bin 362 litre motorin, Danimarka 27 bin 476 litre benzin ve 29 bin 698 litre motorin alabiliyor. Türkiye’de ise kişi başına düşen gelirle ancak 11 bin 546 litre benzin ve 9 bin 690 litre motorin alınabiliyor. Türkiye’de kişi başına düşen gelirle alınabilen benzin, Avusturya’nın ancak yüzde 38’i kadar. Motorinde ise Danimarka’nın üçte birine ancak ulaşabiliyoruz. Bu rakamlar yalnızca benzin ve mazot fiyatlarını değil, milletimizin alım gücünü anlatıyor. Gelirimiz eriyor. Paramızın değeri düşüyor. Alım gücümüz azalıyor. Vergi yükümüz ve hayat pahalılığı ise büyüyor. Avrupa’da insanlar ortalama gelirleriyle 20-30 bin litre yakıt alabilecek bir ekonomik güce sahipken, Türkiye’de vatandaşımız 10 bin litre motorini dahi alamıyor.” "TÜRK İNSANININ EMEĞİ NEDEN BU KADAR DEĞERSİZ?" Ülkedeki ekonomik yönetimin sorumluluğunun iktidarda olduğunu ve bu tablonun siyasi mesuliyetinin iktidara ait olduğunu dile getiren Ağıralioğlu, açıklamasını doğrudan şu sorular ve sert eleştirilerle sürdürdü: “Şimdi iktidara soruyoruz: Türk insanının emeği neden bu kadar değersiz hâle geldi? Türk lirası neden bu kadar değer kaybetti? Bu millet neden daha çok çalışıp daha az alabilir hâle geldi? Bu tabloyu millet yapmadı. Bu ekonomiyi millet yönetmedi. Yıllardır ülkeyi yöneten, ekonomi politikalarını belirleyen, vergileri koyan, bütçeyi yapan sizsiniz. Ortaya çıkan tablonun siyasi mesuliyeti de size aittir.” “EKONOMİNİN KARNESİ TÜİK TABLOLARINDA DEĞİL MİLLETİN DEPOSUNDA YAZAR” Ekonomik gerçeklerin TÜİK rakamlarında değil halkın günlük yaşamında hissedildiğini belirten Yavuz Ağıralioğlu, sandık vurgusu yaparak sözlerini doğrudan şu ifadelerle tamamladı: “Ekonominin karnesi yalnızca TÜİK tablolarında yazmaz. Milletin deposunda yazar. Pazar filesinde yazar. Market arabasında yazar. Kredi kartı ekstresinde yazar. Biz Türk milletinin daha fazla çalışıp daha azına razı edildiği bu düzeni kabul etmiyoruz. Bu memleketin insanı Avrupa’nın insanından daha az çalışkan değildir. Daha az üretken değildir. Daha azını da hak etmiyor. Sandık milletin önüne geldiğinde herkes yaptığıyla, yapamadığıyla ve milletin hayatından eksilttiğiyle muhasebe edilecektir. Vatandaş deposundan eksileni de, sofrasından eksileni de, maaşından eksileni de unutmaz. Milletin terazisi şaşmaz. Sandık geldiğinde hesabı da millet görür.”
Kategori: Ekonomi
Yayın: 15 Eylül 2026 20:36 · Kaynak: yeniankara.com.tr