Çin'den Orta Doğu'da 'Savaş Önleme' Diplomasisi
- Çin, ABD ve İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla Orta Doğu'da yeni bir savaş riskini engellemek için diplomatik atağa kalktı
- Pekin yönetimi, enerji güvenliğini korumak ve bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla yoğun görüşmeler yürütüyor
Pekin yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeniden başlattığı 'maksimum baskı' politikası ve İsrail'in nükleer tesislere yönelik olası operasyon iddiaları üzerine Orta Doğu'da yeni bir çatışmayı önlemeyi en üst düzey öncelik ilan etti. Çin Dışişleri Bakanı ve KKP Merkez Komitesi Yabancı İşler Komisyonu Müdürü Wang Yi, bölgedeki stratejik ortaklarla yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğinde, taraflara itidal çağrısında bulunarak diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini vurguladı.
Krizin temelinde, Trump'ın İran Lideri Ayetullah Ali Hamaney'e gönderdiği ve nükleer müzakereler için iki aylık süre tanıyan, aksi takdirde askeri müdahale ve ağır yaptırımlar içeren tehditkar mektubu yer alıyor. İran tarafı, bu mektubu reddetmekle birlikte onurlu bir müzakere zeminine kapıyı tamamen kapatmadığını belirtti.
Aynı süreçte bölgedeki gerilim, İran Devrim Muhafızları'nın Sirik bölgesinde ABD'ye ait bir MQ-1 İHA'sını düşürdüğünü açıklamasıyla daha da tırmandı. Çinli diplomatlar son 48 saat içerisinde Tahran, Riyad, Abu Dabi ve Moskova hatlarını kullanarak aktif bir arabuluculuk süreci yürütüyor.
Pekin, 2023 yılında Suudi Arabistan ve İran arasında sağladığı uzlaşma ruhunu referans alarak, 'Global Güvenlik Girişimi' kapsamında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde olası bir veto krizini yönetmeye ve sakinleştirici bir metin üzerinde uzlaşmaya çalışıyor. Çin'in bu girişiminin altında, küresel enerji ihtiyacının yarısını karşılayan Orta Doğu'daki istikrarın bozulması halinde Hormuz Boğazı'nın kapanması ve kendi enerji güvenliğinin tehlikeye girmesi korkusu yatıyor.
Ayrıca Pekin, ABD'nin Orta Doğu'daki olası bir yeni çatışma sarmalına girmesinin, Washington'ın İndo-Pasifik stratejisini sekteye uğratabileceğini ve kendisi için stratejik bir alan açabileceğini hesaplıyor. Rusya ile koordineli hareket eden Çin, tek taraflı yaptırımlara ve güç politikalarına karşı ortak bir duruş sergilemeye çalışıyor.
Ancak diplomatik gözlemciler, ABD'nin baskı politikasından vazgeçmemesi ve İran'ın nükleer programdaki tavrını koruması durumunda, Çin'in etkisinin uyarı aşamasında kalabileceği riskine dikkat çekiyor. Önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yapılacak oturum, Pekin'in diplomatik hamlelerinin somut bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağını belirleyecek kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 19:31 · Kaynak: habergo.com.tr