Habermetrik
← Ana Sayfa
28 Eylül 2026 15:02
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

AKP Dindarlığının Boyası Döküldü

AKP Dindarlığının Boyası Döküldü
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr

Borsada yaşanan FON SKANDALI içeriğine dair bilgiler geldikçe yolsuzluğun boyutu karşısında ağzımız açık kalıyor. Telaffuz edilen rakamlar çoğumuzun algılama kapasitesinin üzerinde. Milyarlar deyince TL’den 6 sıfır atılmasından önceki rakamları tasavvur eden kesimler var. Oysaki bu fonlarda bulunan yaklaşık 830 Milyar TL’nin 6 sıfır atılmadan önceki karşılığı 830 katrilyon TL'dir (eski para birimiyle 830.000.000.000.000.000 TL).

Bu algı sorununu aşmak için İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez bahsi geçen paraların kaç kamyon olduğunu hesaplayıp paylaşıyor:

“830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknot demek. Bu da banknot başına, yaklaşık 1,13 gram hesabıyla tam 4 bin 690 ton para eder. 25 ton taşıyan TIR'lara yükleseniz yaklaşık 188 TIR eder.”

Turhan Çömez, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Aile Bakanının kocası ile birlikte fon manipülasyonundan kazandığı parayı da kamyon hesabı ile anlattı: “AKP’li siyasetçi, eski bakan ve eşi, Nisan ayında aldıkları hisseleri, Eylül ayında, yani FONZİ skandalı patlak vermeden elden çıkarmışlar. 5 ay içinde 2 milyar TL’den fazla para kazanmışlar. Oturdum hesapladım; tam “2 kamyon dolusu” para ediyor.”

Gerçekten rakamlar inanılmaz büyüklükte. Ekonomistlerin “Cumhuriyet döneminin en büyük ekonomik soygunu” olarak nitelendirmesi boşuna değil.

Ekonomi yazarı Dr. Şeref Oğuz “Halkı Fonuna kadar soydular” diyor.

Dünyada fonlar en güvenilir finansal araçlardır. Bunlar için çok sıkı denetim mekanizmaları kurulmuştur. Bizde denetlenenler ile denetleyenlerin aynı veya organik ilişki içinde olduğu kimseler olduğu için bu soygunlar yaşandı. Artık ülkemizde fonlar en güvenilmez enstrümanlar haline geldi.

Ben herkesin tartıştığı çerçevenin dışına çıkarak finansal sistemi bile yozlaştıran zihniyeti anlamak istiyorum. “Yolsuzlukları kaldırma” vaadiyle gelen AKP’nin “yolsuzlukların da en büyüğünü biz yaparız” veya “yaparsa Ak Parti yapar!” noktasına gelişini analiz etmeye çalışacağım.

2017 yılında yazdığım köşe yazımda Levent Gültekin’in " Şatafatlı Mağlubiyet: İslamcıların İktidarla İmtihanı" isimli kitabından alıntılar yapmıştım. Bu yazılarda işaret ettiğimiz tehlike, bugün tüm çıplaklığıyla karşımızdadır.

AKP'nin "dindar nesil" hayaliyle yola çıkıp, devletin kılcal damarlarına yerleştirdiği kadroların denetimsiz güç ve cezasızlık ortamında nasıl çürüdüklerine, ahlaki sınavlarda nasıl teker teker başarısız olduklarına ibretle şahit oluyoruz.

Borsa Fon Skandalı, bu dünyevileşmenin ve yozlaşmanın geldiği son noktadır.

Denilebilir ki, bu skandala karışan az sayıdaki kişi yüzünden, bütün AKP kitlesi ve yönetimi töhmet altında bırakılamaz. Ancak yapılan yolsuzluk bireysel bir işlemler dizisi değil. Bütün hareketleri devletin takip ve gözetiminde olan ve kayıt dışı imkânı olmayan bir sistem söz konusu.

Samsun Milletvekili, Ekonomist Erhan Usta, olayın siyaset, bürokrasi ve özel sektör üçgeninde gerçekleştiğini ileri sürerek, " Dünyanın hiçbir yerinde hükümet desteği olmadan 20 milyar dolarlık bu kadar büyük bir vurgunun yapılması imkânı yoktur" dedi.

“Soygun”da halka arz mekanizması etkin olarak kullanılmış. 2026 yılında sadece 37 halka arzdan halkın cebinden 161 milyar liranın üzerinde para toplanmış, içi boş tabela şirketleri manipülasyonlarla milyarlarca liralık değerlere ulaştırılmış.

Hiçbir çalışanı ve üretimi kalmayan bir gıda şirketinin değeri manipülasyonla 105,6 milyar TL'ye çıkartılarak Türkiye'nin en büyük gıda devleri geride bırakılmış.

Bunları SPK ve diğer devlet kurumlarının görmemesi mümkün mü?

Skandala adı karışan Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı'nın İsviçre'ye 15 milyon dolar aktardığı, belirtilmektedir. Aynı şekilde Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı'nın 25 milyon euroyu, Tezmen ailesinin ise İngiltere'deki bir Forex şirketine 58 milyon sterlini yurtdışına çıkardığı ifade edilmektedir.

Yurtdışında öğrenci okutan bir babanın 5-10 bin dolar gibi bir parayı transfer etmesini takip eden bir devletin bu transferleri bilmemesi mümkün mü?

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak gibi isimler, bu kara para aklama, vergi kaçakçılığı ve piyasa dolandırıcılığını (350 milyon dolarlık valizli para transferleri dahil) belgeleriyle CİMER'e ve savcılıklara bildirmesine rağmen, soruşturulmak yerine bu kişilerin kendileri gözaltına alınarak susturulmak istenmiştir.

Soygun AKP kadrolarının yönettiği devlet kurumlarında bulunan yetkililerin “desteği veya göz yumması” ile yapılmıştır. AKP’nin yarattığı ultra zenginlerin yaptığı yolsuzlukları, soygunları 10-15 kişinin üstüne yıkmak sorunu çözmez. AKP iktidarının oluşturduğu “yolsuzluk iklimini” dikkate almalıyız. “Bize bir şey olmaz, bize dokunamazlar” özgüvenini verenleri sorgulamak ve gerekli tedbirleri almak zorundayız.

MASA, KASA, NİSA İMTİHANINDA ÇÖKÜŞ VE ŞATAFAT MERAKI

Dindar aile ortamlarında yetişen ve iktidara yaslanarak şöhrete kavuşan, zenginleşen bir kesim, Abdurrahman Dilipak'ın tabiriyle " masa, kasa, nisa" (makam, zenginlik, kadın) sınavını geçememiştir.

Bunlar toplum menfaatini değil, sadece kendi kişisel çıkarlarını düşünen ve özel amaçlarını elde etme adına kendilerini hiçbir ahlaki ve yasal kısıtlamaya tabi hissetmeyen bireyler haline geldiler.

İktidar kanadının "yerli ve milli" söylemlerine rağmen, yarattıkları zenginlerin şirketlerinin isimlerinin hep yabancı menşeli algısı yaratması bana ilginç geliyor. “Faiz karşıtlığı” söylemleriyle çalınan paraların İsviçre bankalarındaki, Rothschild ağındaki faizli hesaplara aktarılması ise kandırmanın başka bir boyutu.

Vurgun paralarıyla lüks gayrimenkuller, Almanya ve İspanya'da oteller ve villalar satın alınmıştır.

Pusula Portföy şirketinin 28 yaşındaki patronu 1 milyar TL ödeyerek kendisine özel bir jet ve İtalya'dan 750 milyon TL'ye ultra lüks bir yat almış. Bu kişinin ikinci bir lüks yatı ve çok pahalı otomobilleri de varmış.

İnsanların dini hassasiyetlerini sömüren bu zihniyetin bir kısım mensupları, ahlaksız, görgüsüz ve parayı her türlü değerin üstünde tutan bir zümreye dönüşmüştür. Bu yapısal ahlaki çöküşün geldiği boyut ürkütücüdür.

Fon skandalı, AKP kanadındaki dindarlık boyasının döküldüğü "şatafatlı bir mağlubiyet" vesikasıdır.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Eylül 2026 15:02 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp