İsmail Aras yazdı: “Dün Yoktu, Bugün Var: Iğdır’ın Hafızasına Bir Not”
- “Söz uçar, yazı kalır” atasözü, yazılı bilgilerin kalıcılığını ve önemini anlatır
- İnsanlar söyledikleri sözleri zamanla unutabilir veya yanlış hatırlayabilirler, ancak yazılanlar uzun yıllar boyunca saklanabilir ve gerektiğinde tekrar okunabilir
“Söz uçar, yazı kalır” atasözü, yazılı bilgilerin kalıcılığını ve önemini anlatır. İnsanlar söyledikleri sözleri zamanla unutabilir veya yanlış hatırlayabilirler, ancak yazılanlar uzun yıllar boyunca saklanabilir ve gerektiğinde tekrar okunabilir. Kısacası, sözler zamanla unutulsa da yazılar kalıcılığı sayesinde değerini korur.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar artık birçok bilgiyi hafızalarında tutmak yerine telefonlara ve bilgisayarlara kaydediyor. Bu durum, insan hafızasının zayıflamasına ve hatırlama becerisinin azalmasına neden oluyor.
Geçtiğimiz gün bir sohbette fark ettim, insanlarımız Iğdır için çok kısa bir süre önce yapılan bazı şeyleri çabuk unutuyor ve yapılanların nasıl bir ölçekte olduğunu değerlendiremiyorlar. Yani diyorum ki gelin yazalım ve beraberinde hafızamızı tazeleyelim.
“Çok değil bundan 3 yıl önce Iğdır’da olmayıp bugün olan ne var?” diye bir soru sorsam çoğu kişinin aklına gelmeyecek bir yerden bir tesisten bahsederek başlamak istiyorum yazıma.
Kaan Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Tesisi
2024 yılının sonbaharında faaliyetlerine tam anlamıyla başlayan bu tesise dair rakamlar şöyle; tesis tam 52 bin ton kapasitesinde. Geçtiğimiz yıl Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılına ait tarımsal üretim verilerini kamuoyuyla paylaşmıştı.
Açıklanan verilere göre 2025 yılında Iğdır’da başlıca üretilen ürünlerde buğday üretimi 40 bin ton, arpa üretimi 9 bin ton, mısır üretimi 45 bin ton olmuştu. Yani aşağı yukarı 100 bin tonluk bir üretim söz konusu. Bugün silo diye bahsedilen tesis bu üretimin yüzde 50’si gibi çok çok önemli bir kapasite sunuyor.
Bu kapasite ürünlerin depolanması açısından hayati önemde. Bugün Iğdır çiftçisi ürünlerini pazarlama kaygısı duymadan güvenle bu tesise teslim edebiliyor, ürünleri analiz edilerek sınıflandırılıyor ve kalitesi oranında değer kazanıyor.
Hububat üreten çiftçiler, yeterli depolama alanı olmadığı için ürünlerini hasat zamanlarında kente başka şehirlerden gelen tüccarlara değerinin yaklaşık yüzde 50 altına satmak zorunda kalıyorlardı.
Milletvekili Cantürk Alagöz’ün 380 milyon TL özsermayesiyle yapılan ve kar amacı gütmeyen bu proje sayesinde Iğdırlı çiftçilerin onlarca yıldır kangren olan sorununun nasıl çözüldüğünü ortaya koyuyor.
Tekrarlıyorum çok değil 2 yıl önce böyle bir tesis yoktu Iğdır’da.
Şimdi yazımıza devam edelim bakalım Iğdır’da neler yoktu kısa bir süre önce?
Tuzluca Depolama Barajı ve Kapalı Boru Sistemi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatında şu ifadeler geçer; “Doğu Anadolu Bölgesi'nin sert ve soğuk ikliminin aksine, Iğdır Ovası mikroklima (çevresine göre farklı, daha ılıman) özellik gösterir. Bu iklim ve Aras Nehri'nin suladığı verimli topraklar şehri bölgenin önemli bir tarım ve hayvancılık merkezi haline getirir.”
Iğdır önemli bir tarım kentidir. Bu şehirde tarımın sürdürülebilirliği açısından su ve suyun doğru kullanımı hayati önem taşır. İşte Tuzluca Depolama Barajı ve Kapalı Boru Sistemi bu noktada şehre hayat veren bir projedir.
6,3 milyar lira yatırım bedeline sahip bu proje tüm detaylarıyla birlikte yaklaşık 9 Milyar Türk Lirasına ulaşıyor. Yanlış anlaşılmasın diye eski parayla da belirteyim 9 Katrilyon Lira. Yaklaşık 700 bin dekar araziyi sulayacak. Yıllık ekonomik katkısının yarım milyar TL’yi bulması bekleniyor.
Bu projenin 50 yıllık bir muamma olduğunu ve kısa bir süre önce çözüldüğünü de hatırlatmak isterim.
Yazı boyunca sık sık hayati kelimesini kullandım şimdi gelelim doğrudan hayati bir meseleye…
400’den 600’e Yeni Bir Devlet Hastanesi
Yeni hastanelerin yapılması, bir şehrin gelişimi ve insanların yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Sağlık, insan hayatının en temel ihtiyaçlarından biridir ve sağlık hizmetlerine hızlı, kolay ve kaliteli bir şekilde ulaşabilmek herkesin en doğal hakkıdır..
Iğdır’da yapımı planlanan 400 yataklı yeni devlet hastanesi de bu açıdan son derece önemli bir yatırımdır. Modern mimarisi, tek kişilik hasta odaları ve artırılabilir yatak kapasitesiyle hizmet vermesi planlanan bu hastane, vatandaşların daha konforlu ve nitelikli sağlık hizmeti almasına katkı sağlayacaktır.
400 yataklı bu hastanenin kapasitesi istenildiği zaman 600’e kadar yükseltilebiliyor. Yine yoğun bakım ünitesi 75'ten 120'ye çıkarılabiliyor.
Elbette bu yatırımların başarıya ulaşması için hastanenin yeterli sayıda uzman hekim, hemşire, sağlık personeli ve modern tıbbi cihazlarla desteklenmesi de gerekmektedir. Bu meselelerin çözümü için de yoğun bir uğraş verildiğini yakından takip ediyorum.
Devlet Hastanesi inşaatının tamamlanma oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesine ulaştı. 2027 yılının sonuna hastanenin bitirilmiş olması bekleniyor. Hali hazırda vatandaşlara hizmet veren Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi ise 200 civarı yatağa sahip.
Yani Iğdır’da çok kısa bir süre önceye kadar şu anda devam eden hastane projesi gibi bir hastaneye sahip değildi.
Aslında bu hastane projesi de imkansızdı. Hatırlarsanız 14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kamuda “Tasarruf Tedbirleri” dönemi başladı. Ülke genelinde birçok proje tam anlamıyla rafa kalktı.
Takdir edersiniz, böyle bir kamuda tasarruf döneminde Iğdır’a böyle bir projenin gelmesinin ihtimali sıfıra yakındı. Ancak Milletvekili Cantürk Alagöz’ün bireysel girişimleri ve “nüfuzu” sayesinde tekrar gündeme alındı ve ihalesi yapıldı.
Sağlık alanında yapılan spekülasyonlara kulak asmayın. Bu sorunların daha kötüsü 50 yıldan fazladır yaşanıyor. İl Sağlık Müdürlüğünden alınan verilere göre, 2023-2026 arası Iğdır’a atanan 400’e yakın doktor ataması gerçekleştirilmiş.
Bu rakam tarihin en yüksek rakamıdır. Yeni hastane devreye girdiğinde sağlıkla ilgili Iğdır’da çağ atlandığını hepimiz göreceğiz.
Keşke herkes her an sağlıklı olsa hiç hastaneye ihtiyaç olmasa fakat bu ne yazık ki mümkün değil. Sağlıklı uzun bir yaşam için ise uzmanların her zaman işaret ettiği gibi spor yapmak lazım. Peki spora dair neler yoktu çok kısa bir süre önce Iğdır’da?
Alagöz Holding Iğdır FK
2021 yılında BAL liginden 2024 yılında TFF 1.lige uzanan ve bu ligde 3. Sezonunu yaşayan Iğdır FK, şehirde sporseverler için rüya gibi serüven yaşıyor. Şu an kulüp Kayserispor ve Bursaspor ile Süper Lig’e çıkmak için yoğun bir mücadele veriyor.
Kayseri şehrinin nüfusunun 1.5 milyon, Bursa’nın nüfusunun 3.5 milyon olduğunu belirtmek isterim. Ya da şöyle bir örnek verelim. Türkiye Cumhuriyeti var olduğundan beri il olan ve Iğdır’ın da 1992’ye kadar ilçesi olduğu Kars şehrinin takımı şu anda BAL liginde.
Üstelik, Kars’ın Cantürk Alagöz ayarında büyük şehirlerde üst düzey en az 50 tane büyük ölçekte iş insanı olmasına rağmen. Bu veri bile Cantürk Alagöz’ün fedakarlığının ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
Iğdır FK’nın şu an güncel kadro değeri 11 Milyon Euro’yu buluyor. Bu rakamdan daha fazlası hemen hemen her yıl kulüp yönetimi tarafından takım için harcanıyor. Önümüzdeki yıl inşallah hayaller gerçek olursa Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray gibi ülkenin en önemli takımları Iğdır’a rakip olacaklar.
Bunun yetişme çağındaki bir Iğdırlı genç için psikolojik özgüven katkısına bu yaşımdan imrenerek bakıyorum. Zamanında iyi bir futbol topunu bulmanın zor olduğu bir şehir ve o şehrin takımı şimdi Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden süper lig takımlarına rakip olmanın kıyısında dolaşıyor.
Bardağın dolu tarafına da bakılabilir boş tarafına bakanlara inat ama hepsinden önce ortada bardak olacak içinde su olacak ki hayal kurabilelim.
Bir kez daha hatırlatalım; Alagöz Holding Iğdır FK kısa bir süre önceye kadar hayal dahi edilemeyen şeyleri bugün neredeyse gerçeğe dönüştürmek üzere.
İşte buraya kadar bahsettiklerimin arkasında bir isim çok ciddi uğraş ve irade gösteriyor; Cantürk Alagöz.
Cantürk Alagöz’ün Şehre Yaptığı Yatırımlar
Kendisiyle birçok ortamda birlikte bulundum ve şuna yakından şahidim. Bu şehrin insanlarının ona verdiği vekillik unvanını gururla taşıyor. Gururla taşımakla kalmayıp elinden geldiğince bu şehir için bu şehrin insanları için faydalı işler yapmaya gayret ediyor.
Cantürk Alagöz’ün kendi şirketinin Iğdır’a yaptığı yatırımlar da bunun en önemli göstergeleri. Bugün bu yatırımlar sonucu Iğdır’da kurulan firma, fabrika, işletmelerde yüzlerce kişi çalışıyor. Bir işletmenin değeri yalnızca yaptığı yatırımlarla, ürettiği ürünlerle ya da ekonomik büyüklüğüyle ölçülmez; aynı zamanda sağladığı istihdamla ve kaç ailenin hayatına dokunduğuyla da ölçülür.
Bugün yüzlerce kişinin emeğiyle ayakta duran bu işletmeler, aslında binlerce ailenin geçimine, sofrasına ve geleceğine katkı sunmaktadır. Elbette bu başarının arkasında alın teri döken emekçilerin payı büyüktür. İşletmeyi değerli kılan da yönetimiyle, çalışanlarıyla ve ortaya koyduğu emekle oluşturduğu bu büyük bütündür.
Iğdır’daki en önemli sorunlardan biri olan işsizliğe karşı umarım bu ve bunun gibi birçok yatırım şehrimizde hayat bulmaya devam eder.
Hatırlatalım çok kısa bir süre önce Iğdır’da bu işletmeler yoktu ve istihdama katkı sağlamıyorlardı.
Iğdır’ı eskiye nazaran çok daha fazla ziyaret eden bakanları, genel müdürleri, bürokraside çözüme kavuşturulan meseleleri, kişilere bizzat verilen destekleri, sosyal yardımları, gurbetteki Iğdırlıların sorunlarına kadar verilen destekleri de hatırlatmak, hatırlamak gerekir diye düşünüyorum.
Emek Hakkı Teslim Edildiğinde Anlamını Bulur
Şehirlerin hafızası vardır ama o hafızayı canlı tutmak, yapılanları hatırlamak ve hakkını teslim etmek de bizlere düşer. Elbette her yatırımın eksikleri konuşulabilir, her projenin daha iyisi istenebilir. Zaten gelişmenin yolu da budur.
Ancak eksikleri dile getirirken yapılanları görmezden gelmek, eleştirmek adına ortaya konulan emeği yok saymak da doğru değildir.
Iğdır’ın daha çok yatırıma, daha fazla istihdama, daha güçlü bir sağlık altyapısına, tarımda daha yüksek gelire ve gençlerine daha büyük hayaller kurduracak imkânlara ihtiyacı var. Bunları istemek en doğal hakkımız. Fakat geleceğe dair beklentilerimizi dile getirirken atılan adımları da unutmamalıyız.
Çünkü dün olmayan bir tesisin bugün var olması, yıllardır beklenen bir projenin hayata geçmesi ya da yüzlerce insanın bir işletmede iş sahibi olması, bir şehrin geleceği adına küçümsenecek gelişmeler değildir.
Bu yazıyı bir kişiyi ya da bir kurumu eleştiriden muaf tutmak için değil, yapılanları da hakkaniyetle değerlendirmek için kaleme aldım. Cantürk Alagöz’ün Iğdır için ortaya koyduğu iradenin, üstlendiği sorumlulukların ve hayata geçirilmesine katkı sunduğu yatırımların konuşulmayı ve teşekkürü hak ettiğine inanıyorum.
Gelin, Iğdır’ın hafızasını birlikte tazeleyelim. İki yıl önce nerede olduğumuzu, bugün nerelere geldiğimizi ve yarın nerede olmak istediğimizi unutmayalım. Çünkü hafızasını kaybeden bir şehir, gelişiminin muhasebesini de sağlıklı yapamaz.
Unutmayalım ki yazı kalır, yapılan hizmetler hatırlanır, emek ise hakkı teslim edildiğinde anlamını bulur. Bugün Iğdır için yapılanları yazalım ki yarın çocuklarımız bu şehrin nereden nereye geldiğini bilsin. Dün neyin eksik olduğunu, bugün neyin kazanıldığını ve yarın daha nelerin yapılması gerektiğini unutmasın.
Zira mesele yalnızca bugünü anlatmak değil, Iğdır’ın yarınına da kalıcı bir not düşmektir.
Yazının başında atasözü kullanmıştım finali de öyle olsun;
“Ağaç Meyvesiyle, İnsan Eseriyle Anılır.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 01 Kasım 2026 21:10 · Kaynak: guvengazetesi.com.tr