Habermetrik
← Ana Sayfa
04 Kasım 2026 19:27 · Güncelleme 19:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

ABD'deki seçimlere dünyadan tepkiler

ABD'deki seçimlere dünyadan tepkiler
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • ABD'de resmi olmayan sonuçlara göre Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisinde üstünlük sağladığı ara seçimlere ilişkin birçok ülkeden açıklama geldi

ANALİZ COP31 ABD'de ara seçimler İsrail’in Gazze saldırıları EDITION Türkçe English BHSC Pусский Français العربية Kurdî کوردی Shqip فارسی македонски Bahasa Indonesia Español Dünya ABD'deki seçimlere dünyadan tepkiler ABD'de resmi olmayan sonuçlara göre Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisinde üstünlük sağladığı ara seçimlere ilişkin birçok ülkeden açıklama geldi. Ekip 04 Kasım 2026 • Güncelleme: 04 Kasım 2026 ANKARA ABD'deki seçimlerde Demokratlar, Senato ve Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etti İran İran lideri Mücteba Hamaney, ABD'deki ara seçim sonuçlarının ardından Washington’ın Tahran’a yönelik yaklaşımında bir değişim olasılığını reddederek, Amerikan siyasi liderliğindeki veya parti dinamiklerindeki değişikliklerin bu ülkenin "İran'a yönelik düşmanlığını" değiştirmeyeceğini ifade etti.

İran lideri Hamaney, 1979'da ABD'nin Tahran'daki Büyükelçiliğine baskının yıl dönümü olarak anılan "Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Mücadele Günü" vesilesiyle yazılı açıklama yayımladı.

ABD'nin "İran milletini koşulsuz teslim almayı" hedeflediğini belirten Hamaney, düşmana karşı en küçük bir tavizin bile savaşta hayatını kaybedenlerin ve halkın fedakarlıklarını boşa çıkaracağını savunarak, bunun karşı tarafı yeni taleplerde bulunmaya ve saldırılara girişmeye cesaretlendireceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlerde aldığı yenilgiye işaret eden ve bu sonuçların ABD'nin İran'a karşı politikalarına etki etmeyeceğine dikkati çeken Hamaney, Washington'ın davranışlarında bir değişiklik bekleyenlerin "derin yanılgı içinde" olduğunu söyledi.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı açtığı savaş sonucunda İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrolüne aldığını ve bölgedeki Amerikan üslerini "imha ettiğini" savunan Hamaney, "Bu tür saldırılar tekrarlanırsa (İran'ın tepkisi) çok daha geniş boyutlara ulaşacaktır." ifadelerini kullandı.

Hamaney ayrıca, İran'ın bölgede desteklediği ve "direniş cephesi" olarak adlandırdığı silahlı grupların duruşuna övgüde bulundu.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'deki Kongre seçimlerini değerlendirdi.

"İran ulusunun Trump’a hem savaş meydanında hem de Hürmüz’de stratejik bir yenilgi; Washington’da ise siyasi bir yenilgi yaşattığı” değerlendirmesinde bulunan Rızai, bu süreçte, ABD Başkanı’nın başlattığı savaşın faturasının ise Amerikalılara kesildiği yorumunda bulundu.

Rızai, "İran'ı karşısına alan herkes, savaş meydanından kendi kapısının önüne kadar bunun bedelini ödeyecektir." ifadelerini kullandı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Ara seçimlerin ABD'nin iç işi olduğunu belirten Sözcü Mao, "Çin, ABD ile, iki ülke liderlerinin vardığı mutabakat doğrultusunda iletişimi güçlendirmek, farklılıkları uygun şekilde yönetmek, işbirliğini genişletmek, saygı, eşitlik ve karşılıklılık ilkeleri temelinde yapıcı ve stratejik olarak istikrarlı Çin-ABD ilişkisini inşa etmek için birlikte çalışmaya hazırdır." ifadelerini kullandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Life haber portalına yaptığı açıklamada, ABD'deki Kongre seçimlerini değerlendirdi.

Başkan Trump'ın görevine devam ettiğine dikkati çeken Peskov, "Trump’ın barışçıl girişimlerini sürdüreceğini umuyoruz. Yakınlarda üçlü müzakereler yapılacak. Melania Trump'ın barışçıl girişimleri başarılı. Tüm bunların devam edeceğini umuyoruz." şeklinde konuştu.

Peskov, "Kongre'nin Trump'ın girişimlerini engelleyip engellemeyeceği" yönündeki soruya ise "Bu, ABD'nin iç meselesi." yanıtını verdi.

"Dış politikamız, diğer ülkelerdeki siyasi dengelerin değişmesine bağlı değil"

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov da Rus haber ajansı RİA'ya konuya ilişkin açıklamasında, ABD'deki ara seçimlerin nihai sonuçlarını beklediklerini söyledi.

Demokrat Partinin Rusya'ya yönelik yaklaşımının olumsuz olduğunu belirten Ryabkov, "Bu yeni bir şey değil." dedi.

"Ukrayna konusunda izlediğimiz ilkeli ve tutarlı çizgi, genel olarak dış politikamız gibi konjonktürel değil ve diğer ülkelerdeki siyasi dengelerin değişmesine bağlı değildir. Rusya Devlet Başkanı'nın belirlediği politikalar doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "Dün, Amerikan toplumu yalnızca yoksullaştıran politikalara karşı oy kullandı. Nefrete karşı, cinsiyetçiliğe karşı, iklim değişikliği inkarına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandı." değerlendirmesinde bulundu.

Brezilya'da sol görüşlü Luiz İnacio Lula da Silva'nın 25 Ekim'deki ikinci tur seçimlerin ardından 4. kez ülkesinde devlet başkanı seçilmesine ve ABD Başkanı Donald Trump'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Partinin ara seçimlerde uğradığı yenilgiye atıfta bulunan Sanchez, şunları kaydetti:

“Brezilya'da oldu. ABD'de de oldu. Ve yakında İspanya'da da olacak. (Ana muhalefetteki Halk Partisi lideri Alberto Nunez) Feijoo ve (Vox partisinin lideri Santiago) Abascal'ın binmeye çalıştığı aşırı sağcı dalga artık büyümüyor, çöküyor.”

Bu arada Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de İber-Amerika Konferansı sırasında basına yaptığı değerlendirmede, Sanchez'e benzer bir şekilde ABD'deki seçim sonuçlarının İspanya'da sosyalistlere olumlu etkisi olacağını iddia etti.

Albares, "ABD'de Demokratlar'ın tarihi boyutlarda zaferiyle yaşanan değişim dalgasının, birkaç gün önce Brezilya'da olduğu gibi, İspanya'da da devam edeceğini öngörüyoruz. Çünkü söz konusu, tam olarak aynı şey." diye konuştu.

ABD'de "önemli bir değişim yaşandığını" kaydeden Albares, "seçmenlerin işbirliğinden mi yoksa çatışmadan mı yana olunacağı, diyalogdan mı yoksa orman kanunundan mı yana olunacağı sorularına sandıkta cevap verdiğini" savundu.

İspanya'da 29 Kasım'da yapılacak erken genel seçim öncesinde yayımlanan tüm anketler ise şu anda ana muhalefette olan sağ görüşlü Halk Partisi ile aşırı sağcı Vox partilerinin koalisyon ile iktidara gelecek Meclis çoğunluğunu elde edeceğini, solun büyük bir oy kaybı yaşayacağını gösteriyor.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İngiliz Milletler Topluluğu Hükümet Başkanları Toplantısı için bulunduğu Antigua ve Barbuda'da, ABD'deki ara seçimlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın sonuçları kabul ettiğini söyleyen Burnham, "Bence artık dünyanın hepimizi etkileyen bir mesele olan hayat pahalılığı konusunda birlik olma fırsatı var. Başbakanlıktaki ilk üç ayımda önceliklerimin en başına hayat pahalılığını koydum.

Bu konuda bazı adımlar attık. Ancak Orta Doğu'daki çatışma ve Rusya'nın başlattığı Ukrayna savaşı sona ermeden insanların üzerindeki hayat pahalılığı baskısını hafifletemem." dedi.

Burnham, ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin düşürülmesi için çalışacağını aktarırken Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını istediğini de vurguladı.

Brezilya, Sırbistan ve Macaristan'da sağın aldığı seçim yenilgileri ile ABD'deki sonuçları kıyaslaması istenen Burnham, "İnsanlar tüm dünyanın bir araya gelerek kendileri için önemli olan meselelere odaklanılmasını istiyor. Bana göre ABD'deki seçmenlerin verdiği mesaj da bu." ifadelerini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Berlin'de Federal Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, ABD'deki seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Amerikan tarihinde, Demokratların iki mecliste çoğunluğu oluşturduğu durumların nadiren görüldüğünü belirten Wadephul, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim sonuçlarını kabul ettiğini ve Demokratlarla işbirliği yapma niyetini ifade ettiğini aktardı.

Wadephul, "Almanya için bu hem devamlılık hem de değişim anlamına geliyor." diyerek, bunun ABD hükümetiyle yakın işbirliğinin sürdürülmesiyle ilgili bir mesele olduğunu dile getirdi.

ABD hükümetiyle ortak noktaların aranmasının ve uzlaşmak için çaba gösterilmesinin Alman dış ve güvenlik politikasının temel unsurları olduğuna işaret eden Wadephul, "Çünkü küresel zorluklar karşısında ve aynı zamanda Almanya ile ABD arasında savunma, ortak güvenlik, ekonomi, teknoloji ve bilim alanlarında var olan sıkı bağlar göz önüne alındığında, çatlakların hiçbir zaman çok büyümesine izin vermemek bizim çıkarımızadır." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı olarak "çıkarları dengelemek için transatlantik ortaklara bir adım yaklaşmanın" kendi görevi olduğunu vurgulayan Wadephul, bu görevi ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile yakın işbirliği içerisinde büyük bir kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti.

Wadephul, bu seçimlerin bir değişim anlamına geldiğine dikkati çekerek, Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğa sahip olan Demokratların ABD siyasetinde değişiklikler yapılması için çalışacaklarını söyledi.

Wadephul, Washington'da iç politika meselelerinin yanı sıra dış politika konularının da önemli bir rol oynadığını dile getirdi.

Bunu yılın başında orada yaptığı görüşmeler sırasında da açıkça gözlemlediğini aktaran Wadephul, seçim kampanyasında özellikle gümrük vergilerinin, İran savaşının, ABD vatandaşlarının yaşam maliyetlerinin öne çıktığını ifade etti.

Tüm bu konularda sadece ABD hükümetiyle değil, Kongre ile de yakın diyalogda olacaklarını vurgulayan Wadephul, temasların bu denli geniş olmasının iki ülke arasındaki ilişkiyi özel kıldığını belirtti.

Gelecek günlerde bu seçimlerin etkisinin de ele alınacağını vurgulayan Wadephul, "Bu sadece bu seçimde değil, son zamanlarda dünyanın dört bir yanında gerçekleşen başka önemli seçimlerde de kendini gösterdi. Siyasi normların ve uluslararası kuralların sarsıldığı, kutuplaşmanın ve popülizmin yükseldiği bu dönemde bizim görevimiz, sarsılmamak ve merkezdeki siyaset için çaba göstermektir." diye konuştu.

Wadephul, demokrasiye yönelik tehditler göz önüne alındığında bunun kolay bir iş olmadığını, aksine bazen bir engelli koşu gibi hissedildiğini belirterek, "Vatanseverlik, bu orta yolu demokrasinin düşmanlarına, otoriterlik ve diktatörlüğün destekçilerine karşı savunmaktır." dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: AA Güncel (demo)
Haber metni ve görseller AA Güncel (demo) sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 19:27 · Kaynak: AA Güncel (demo)
Kaynağı Oku ↗