Cemal Ufuk Karakaya:İmamoğlu’ndan emir almadım
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İş insanı Babacan: Çalık, spor tesisi yapılmasını istedi
Tutuksuz sanık iş insanı Halil İbrahim Babacan savunmasında, “2017 yılında Beylikdüzü’nde bulunan bir arazi için arsa malikleri ile hasılat paylaşımı, kat karşılığı şeklinde bir sözleşme imzaladık. Beylikdüzü’nde 10 yıl öncesinden farklı işler yapmıştık ama uzun süreden beri o ilçede iş yapmıyorduk. Bunun akabinde belediyeye başvurduk ve belediyedeki başkan danışmanı olarak Sayın Mehmet Murat Çalık’la görüşmeye gitmiştim. Çalık tarafından bana şu söylendi: Bir spor tesisinin yapılmasının ideal olabileceği, burada da eğitime katkı sağlayacak, gerek sosyal donatıya katkı sağlayacak şekilde bir spor tesisi yapılmasıyla ilgili ihtiyaçları olduğunu söylemişti. Ben de inşaat firması olduğumuzu, daha önce yaptığımız bu yardım veya bağışları bir şekilde şirketimizin yapıp daha sonra bunu kendi içimizde muhasebeleştirip, belgelendirip bağış kapsamına alıp daha sonra ilgili kuruma bağış yaptığımızı söyledim. Bu anlamda bizim yapmamızın uygun olmayacağını, kendilerinin bir şekilde anlaştığı bir şirket olduğunu ve bu şirket tarafından bunun yapılmasının uygun olacağını bana söyledi. Bir şekilde spor salonuyla ilgili o firmanın da bize gerektiği zaman ödemelerimize karşılık fatura düzenleyebileceğini söyledi. Sonra bu firmanın kim olduğunu öğrenmek istedim. Asoy İnşaat, Adem Soytekin olduğunu söyledi. Bu çeklerin daha sonrasında Asoy İnşaat tarafından tahsil edildiğini, bunu hangi işlerde, nerede, ne şekilde kullandığını da bilmediğimi ifademde de belirtmiştim.” dedi.
‘Rüşvetle ilgili bir konu yok’
Soru sormak için söz alan Mehmet Murat Çalık, “İnşaatınızın herhangi bir aşamasında sizden herhangi bir zorlamayla talebim oldu mu?” dedi. Babacan, “Böyle bir talebiniz olmadı” dedi.
Murat Çalık’ın, “İradeniz baskı altına alınarak rüşvet vermek zorunda mı kaldınız yoksa kendi rızanızla bir sosyal donatıya katkı isteğini yerine mi getirdiniz?” diye sordu. Babacan, “Rüşvetle ilgili bir konu yok. Yaptığımız işlerin büyüklüğünün farkındayız. Bu sebepten dolayı da sizden böyle bir talep geldi, ilçeye bir katkı sağlamamızın uygun olacağını dile getirdiniz” dedi.
Böyle bir muameleyle karşı karşıya kalmadım
Tutuksuz sanık Cemal Ufuk Karakaya, “Ben encümen üyesi değilim ve görev yaptığım süreçte hiç encümen üyesi olmadım. Ben katıldığım encümen toplantılarına genel sekreter vekili sıfatıyla katıldım. Genel sekreterin izinli ya da görevli olduğu zaman yardımcılarından birine vekalet verilirdi, ben de bu suretle bu encümen toplantısına katıldım. Bu tür vekalet görevi tarafımıza çoğunlukla bir gün önce veya aynı gün bildirilirdi” dedi.
Soru sormak için söz alan İmamoğlu, “Ufuk Bey, sizinle çalışmamızda bu nezaket dilinin dışında bir emir kipi, ‘şunu şöyle yapın, derhal şunu götürün veya indirin, kaldırın, ödeyin’ tarzında konuşmamıza şahitliğiniz olmuş muydu?” diye sordu. Karakaya, “Hayır, olmamıştır Başkanım. Hiç böyle bir muameleyle karşı karşıya kalmadım” dedi. İmamoğlu ise, “Dolayısıyla benim emir dahi vermediğim bir yerde, hiyerarşik düzenin dışında sizi bir başkasına bağlayıp ‘ondan emir alacaksınız’ diye bir şey yaşatmış olmam mümkün müdür?” sorusuna Karakaya, “Hayır” dedi.
‘Mevzuata aykırı hiçbir işlem yapmadık’
Tutuksuz sanık eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, "İBB Zabıta Daire Başkanı olarak görev yaptığım dönemde maddi veya manevi bir çıkar, kariyer beklentisi ya da makam veya pozisyon hedefim hiç olmadı. Bu nedenle kendime veya bir başkasına, herhangi bir kişi veya oluşuma menfaat sağlamak yönünde bir düşüncem ve motivasyonum yoktu. Tek amacım bana tevdi edilen görevi alnımın akıyla kimseye mahcup olmadan tamamlayarak huzur dolu emeklilik hayatıma dönmekti. Tüm bu nedenlerle kendi talebim doğrultusunda 2023 yılında Zabıta Daire Başkanlığı görevinden sağlık sorunlarımla birlikte ayrıldım. Bu görev anlayışıyla zabıta olarak mevzuata aykırı hiçbir işlem yapmadık" dedi.
‘Sürüden ayrılanı kurt kapar’
Etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen İBB Reklam Yönetimi Müdür Yardımcısı Hakan Karaköse, “Bana Dijital Deneyim Müzesi ihalesi ve sonrasında Kültür A.Ş. tarafından yapılan alt ihaleler hakkında sorular yöneltildi. Oysa ben bu konularla ilgili görevli kişi değilim. Kültür A.Ş. ile hiçbir görev ilişkim bulunmadığını belirtmeme rağmen dikkate alınmadı. Emniyetteyken tanımadığım avukatlardan biri, kendisinin CHP ve belediye yönetimi tarafından bana yönlendirildiğini söyledi. Yaklaşık 20 yıldır Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı bünyesinde çalıştığımı, olumlu ya da olumsuz birçok şeye şahit olmuş olabileceğimi söyledi. Başka avukatların beni etkin pişmanlığa yönlendirebileceğini ve bu nedenle kendisiyle çalışmam gerektiğini, yönetimin de bu şekilde istediğini bana söyledi. Kendisiyle çalışmayacağımı söyledim. Bunun üzerine avukat, diğer iki avukatın yanında, ‘Bence böyle yapmamalısın. İyi düşünmelisin. Sürüden ayrılanı kurt kapar. Ben yarın ifade öncesinde tekrar burada olacağım. Kararını ver’ dedi. Diğer iki avukatın önünde beni emniyetin içerisinde tehdit etti. Kendisine bağırdım ve bunun üzerine içeri polis memurları geldi. Gözaltı sürecinde üzerimde kurulmaya çalışılan baskıyı, yönlendirme girişimlerini ortaya koymak istedim. Ziyaretime gelen avukatlar genel olarak bana bu sürecin kısa süre sonra biteceğini, siyasi olduğunu, sabırlı olmam gerektiğini söylüyordu. Ancak sohbetin devamı nedense dönüyor, dolaşıyor, aileme geliyor. Ailemin bir ihtiyaçlarının olup olmadığını, varsa bunun belediyece veya parti teşkilatınca karşılanabileceğini söylüyorlardı. Bu ziyaretlerin amacı doğrudan olmasa da aba altından sopa göstermek. Ziyaret etmelerinin sebebi, benim emniyet ve savcılık aşamasında verdiğim ifadelerin ellerinde olmamasıydı. Tahliyemden sonra İnsan Kaynakları Daire Başkanı tarafından geçmiş olsun dilekleri iletilmek üzere kuruma davet edildim. Ben de bir an önce göreve başlamak istediğimi beyan ettim. Kendisi de bununla ilgili herhangi bir engel olmadığını dile getirdi. Dilekçeyi müdürüme verdim. Bana işe başlama onay imzasının imza sürecinde olduğu bildirildi. Tam imza sürecindeyken savcılık ifadem medyaya yansıdı. Medyaya yansımasından sonra belediye tarafından muhatap bulmakta zorlandım, göreve dönüş sürecim durduruldu. Göreve başlama yazısı imzadan çekildi ve bunun yerine görevden uzaklaştırma tedbirine devam edilmesi yönünde işlem tesis edildi” dedi.
Duruşma saat 10.00'a ertelendi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 16 Eylül 2026 21:27 · Kaynak: cukurovagazetesi.com