Yozgat İçin Artık Söz Değil, Kalkınma Seferberliği Zamanı!
- Ne yalnızca eksik yatırımları sıralıyoruz ne de her sorunun sorumluluğunu Ankara'ya yükleyerek işin kolayına kaçıyoruz
- Önce “Ne gerek var?” zihniyetini sorguladık
Ne yalnızca eksik yatırımları sıralıyoruz ne de her sorunun sorumluluğunu Ankara'ya yükleyerek işin kolayına kaçıyoruz.
Önce “Ne gerek var?” zihniyetini sorguladık.
Ardından bunca imkana rağmen neden insanların yüzünün gülmediğini, şehrin neden nefes almakta zorlandığını tartıştık.
Son yazımızda ise siyasetin, bürokrasinin ve kişisel hesapların Yozgat'ın geleceği üzerindeki etkisini masaya yatırdık.
Şimdi başka bir şey söylemenin zamanı geldi.
Yozgat'ın artık yeni bir şikayet listesine değil, ortak bir kalkınma seferberliğine ihtiyacı var!
Yatırım eksikliğini, turizmde değerlendiremediğimiz fırsatları, gençlerin gelecek kaygısını biliyoruz.
Yozgat'ın geleceğinin hesabını kim verecek?
İşte artık bu soruların cevaplarını aramak zorundayız.
YOZGAT'IN GÜCÜ VAR, AMA ORTAK AKLI NEREDE?
Türkiye'nin dört bir yanında önemli görevlerde bulunan Yozgatlılar var.
İş dünyasında, akademide, yargıda, sağlıkta, sanayide varız.
Ankara'da güçlü bir hemşehri nüfusumuz, İstanbul'da ciddi bir ekonomik potansiyelimiz bulunuyor.
Peki bütün bu güç neden Yozgat'ın kalkınmasına aynı ölçüde yansımıyor?
Neden bir iş insanımızın başarısını alkışlamakla yetiniyoruz da o başarıyı memleket için yeni fırsatlara dönüştüremiyoruz?
Neden Ankara'daki bürokratlarımızı yalnızca bir işimiz düştüğünde hatırlıyoruz?
Neden siyasilerimizi ortak projeler etrafında buluşturmak yerine birbirlerine karşı konumlandırıyoruz?
Bence Yozgat'ın temel meselelerinden biri tam da burada.
Bizim insan eksiğimiz yok, insanlarımızın gücünü birleştirecek sistem eksiğimiz var!
BİR MASA KURULMALI, AMA FOTOĞRAF ÇEKİLMEK İÇİN DEĞİL!
Yozgat'ta artık gerçek anlamda bir kalkınma masası kurulmalı.
Valilik, belediyeler, milletvekilleri, üniversite, ticaret ve sanayi odaları, organize sanayi bölgeleri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları...
Sözünü ettiğim masa, birkaç konuşmanın ardından toplu fotoğraf çekilip dağılılan toplantılardan biri olmamalı.
Bu masanın önünde somut bir dosya bulunmalı.
Hangi organize sanayi bölgesinde ne kadar yatırım alanı hazır?
Üniversitenin bilimsel kapasitesi hangi sektörlerle buluşturulabilir?
Her projenin sorumlusu, takvimi ve finansman ihtiyacı ortaya konulmalı.
Ve üç ayda bir kamuoyuna hesap verilmeli.
Yozgat artık toplantı yapan değil, toplantılarından sonuç çıkaran bir şehir olmalı!
SİYASETÇİLERİMİZ BİRBİRLERİYLE DEĞİL, SORUNLARLA YARIŞMALI!
Yozgat'ın siyasetçilerine de önemli sorumluluklar düşüyor.
Bir şehrin kalkınması, yalnızca bir siyasi partinin başarısına ya da başarısızlığına indirgenemez.
Elbette farklı görüşler, farklı projeler ortaya konulacak.
Ama Yozgat'ın geleceğini ilgilendiren meselelerde ortak hareket etmek neden bu kadar zor olsun?
Bir milletvekili yatırım için Ankara'da kapı çalarken diğeri aynı yatırımın gerçekleşmesi için destek veremez mi?
Bir belediye başkanının doğru projesini başka siyasi görüşteki bir isim sahiplenemez mi?
Yozgat'a kazandırılan bir hizmetin kimin döneminde başladığından çok, ne zaman tamamlandığı önemli değil mi?
Siyaset, şehrin imkânlarını paylaşma yarışı değil, sorunlarını çözme mücadelesi olmalı!
Yozgat'ın artık kişisel rekabetlerden beslenen değil, ortak başarıdan güç alan bir siyasi kültüre ihtiyacı var.
Yoksa görev yaptığı kurumun vatandaşın hayatına ne kattığıyla mı?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel · Bölge: Yozgat
Yayın: 01 Kasım 2026 04:33 · Kaynak: yozgatcamlik.com