Yaşanabilir Şehir
- Son yıllarda iklimsel değişikliği daha fazla yaşamaya başladık
- Kısa bir süre önce İstanbul ve çevresi illerde yaşanan şehir içi "sellerden" de ayrıntısıyla söz etmeyeceğim, herkes her şeyin farkında
Son yıllarda iklimsel değişikliği daha fazla yaşamaya başladık. Kısa bir süre önce İstanbul ve çevresi illerde yaşanan şehir içi "sellerden" de ayrıntısıyla söz etmeyeceğim, herkes her şeyin farkında. İnsanlar (Aslında kapitalizmden kaynaklanan rant ve kazanma hırsı) doğayı meta haline getirince olanlar "doğallaşıyor".
Dünya ya da ülke genelini bir kenara bırakıp Ordu'ya bakalım. Dünya da Ordu'dan farksız. Yağmur yağdığımda yaşanmaz hale gelen Fatsa'dan başlayayım. Her yağmurda göl haline gelen Fatsa'da Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin, Fatsa Belediyesi'nin ve devlet kurumlarının aldığı bir önlem var mı? Yok. Bir kez daha yağmur yağsın aynısı olacak!
Bu örneği, Fatsa’daki sorun bardağı çoktan taşırdığı için verdim. Altınordu ilçemiz de mağduriyetin fazla yaşandığı yer. Bu konularda OBB ve ilçe belediyeleri sorumlu.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü yanlış yere ya da kurallara uymadan çöp dökme konusunda Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne ve Altınordu Belediyesi’ne ceza kesmiş. Bu kabul edilebilir mi? Yaşanabilir bir şehir için birinci derecede sorumlu olanların kurallara uymamasını nasıl değerlendireceğiz?
Yetmez kamu harcamalarını yanlış kullanan belediyelere ne diyeceğiz? Sayıştay raporları ortada.
Sorunlar sanki bazı kuruluşların ya da kişilerin omuzundaymış gibi bir algı var. Kaldırım, deniz dolgusu, ağaç kesimi, çöp gibi her kesimin müdahale edebileceği sorunlar Ordu Çevre Derneği’ne havale ediliyor. Bu alanlarda Ordu Çevre Derneği çalışması yapmalı, belki eksiklikleri de olsa çabalıyor.
Bu şehirdeki odalar, dernekler, sendikalar, partiler, muhtarlar yaşanabilir bir şehir konusunda sorumlu değil mi ki soruna müdahale edeceklerine başkalarına havale ediyorlar. İşin kolayı da bu! Bu konuda toptancı değilim. Bir, iki gazete, gazeteci, parti, oda var; haklarını teslim edeyim.
Mahallerde yeşil alan, afetlerde toplanma alanları kalmadı. En küçük toprak alan hemen imarı değiştirilerek yapılaşmaya açılıyor. Altyapı ya yok ya da yetersiz.
Yaşanabilir şehir için öncelikle imar planları 50-100 yıl sonrasını düşünerek yapılmalıyken Ordu’da (ülkenin her yerinde) imar planları dillere destan oldu. Belediyelerin halktan aldığı paylar, birleştiriliyor, parçalanıyor yetmiyor yeşil alan olarak ayrılan yer, bir süre sonra yapılaşmaya açılıyor. Hatta bu alanlar satılıyor da!
Her belediye başkanı, bir – iki dönem önce başka belediye başkanı döneminde yapılanları değiştiriyor. Sanki izler silinmek isteniyor! Yeni yol, kaldırım yapmak varken var olan kaldırım, yol, park yenilemeleri bakımından Ordu lider mi bilmiyorum.
Yetersiz de olsa hizmetler merkez mahallelere yapılırken kenar mahalleler hep mağdur ediliyor.
Halkın öncelikleri değil, yöneticilerin öncelikleri önemli olunca yaşanabilir şehir hayal oluyor. Fındık bahçeleri yeşil alan olarak görülünce şehir içinde yeşil alana gereksinim de kalmıyor!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 08:43 · Kaynak: orduolay.com