Prof. Dr. Sinan Alçın: Petrol 100 dolarda kalırsa 2027'de 125 doları konuşuruz
Küresel ekonomide genel görünümün bozulmaya başladığını belirten Prof. Dr. Alçın, Hürmüz krizinin ilk aylardaki etkisinden farklı olarak ham petrol fiyatlarında ani ve yüksek dalgalanmalar yarattığını vurguladı. Risklerin süresi uzadıkça şiddetinin de arttığını ifade eden Prof. Dr. Alçın, ham petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması ve bu durumun kalıcılık kazanması halinde 2027 yılı için 125 dolar seviyelerinin konuşulabileceği uyarısında bulundu. Türkiye’nin bu süreçte adeta ateşin hemen yanında yer aldığını belirten Prof. Dr. Alçın, ülkenin sadece petrol fiyatları değil, ticaret ağları açısından da hem tehdit hem fırsatlarla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Enerji krizinde petrol devlerinin milyarlarca dolarlık kar elde ettiğini ifade eden Prof. Dr. Alçın, bu duruma karşı İngiltere’nin%38, Polonya’nın%60 ve Portekiz’in%33 oranında olağanüstü kar vergisi uyguladığını veya planladığını aktardı. Ayrıca küresel enerji tıkanmasına karşı mikro nükleer santrallerden yüzer yenilenebilir enerji tesislerine kadar pek çok alanda adımlar atıldığını ekledi.
Küresel finansal kriz riskinin giderek yaklaştığına işaret eden Prof. Dr. Alçın, dünya genelinde 300 trilyon dolarlık borç paraya karşılık üretilen malların değerinin sadece 100 trilyon dolar olduğunu hatırlattı. Bu şişmenin aniden patlayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Alçın, ABD ekonomisinde mortgage faizlerinin%7 seviyelerine ulaşmasının konut piyasasını felç etme riski taşıdığını aktardı. ABD piyasalarında ayrıca yapay zeka şirketleri ve kripto varlıklar üzerinde balonlar oluştuğunu belirten Prof. Dr. Alçın, ABD ile Çin arasındaki ticaret hacminin son bir yılda%30 düştüğünü ve ticaret savaşında Çin'in daha kazançlı çıktığını savundu.
İç pazarda akaryakıt baskısı ve sanayide istihdam kaybı
Türkiye iç piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Alçın, motorin fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyon üzerindeki en katı unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Rafineri sıkıntıları ve tedarik ağlarındaki problemlerin yanı sıra bütçe açığı nedeniyle eşel mobil koruma kalkanının zayıflamasının akaryakıt fiyatlarının gerilemesini zorlaştırdığını belirtti.
TÜİK verilerini analiz eden Prof. Dr. Alçın, sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısının%1,5 oranında azaldığına dikkat çekti. Bu gerilemede tekstil ve hazır giyim yatırımlarının yurt dışına kaymasının ve yurt içinde aylık ortalama 500 dolar civarında ücretle çalıştırılan yabancı işçilerin ithal edilmesinin etkili olduğunu söyledi. Şirket bilançolarında ise yüksek enflasyonist ortam nedeniyle riskli olan üretim yerine ticaret sektörünün öne çıktığını aktaran Prof. Dr. Alçın, imalat sektörünün 33 trilyon lira aktif büyüklük ve 874 milyar lira net karla liderliğini sürdürdüğünü, ulaştırma ve depolama sektörünün ise 107,2 milyar lira net zarar açıkladığını belirtti. Ayrıca şehir içi ulaşımda ucuzluk ve hız arayışının motosiklet kayıtlarını%47,5 pay seviyesine taşıdığını ifade etti.
“Kendi yapay zekamızı oluşturmak zorundayız”
Yapay zeka teknolojilerinin geldiği noktayı değerlendiren Prof. Dr. Alçın, MIT tarafından yayınlanan raporlara dayanarak yapay zekanın öğrencilerin zihinsel kapasitelerinde gerileme yaratma riski taşıdığını belirtti. ABD ve Çin arasındaki teknolojik kutuplaşmada Türkiye’nin sadece bir tenis maçı izleyicisi gibi kalmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alçın, şu uyarılarda bulundu:
"Başkasının dijital tarlasında bir şeyler yetiştirdiğimizi zannetmemeliyiz; fiş çekildiği an bütün ekonomik varlığınız ortadan kalkabilir. Ulusal veri alanlarımız üzerinden kendi yapay zekamızı oluşturmak zorundayız.

Kategori: Ekonomi · Bölge: Yalova
Yayın: 17 Eylül 2026 06:10 · Kaynak: ekonomim.com