Güneyyurt Destanı; Havuz Kenarında Bir Çalıkuşu
Karaman'da Cumhuriyet Bayramı coşkusunun yaşandığı yerlerden biri Atatürk Spor Kompleksi Fikret Ünlü Olimpik Yüzme Havuzu oldu. Cumhuriyet Kupası Yüzme İl Birinciliği yarışmalarının görünen yüzünde heyecan vardı. Perde arkasında ise fedakârlık, korku, sevinç ve harika öyküler...
Bu yazıdaki bilgi ve fotoğrafları bana, oğlunu yarışmaya getiren bir anne gönderdi. Annenin liyakatli, deneyimli ve birikimli bir eğitimci, iyi bir gözlemci olduğunu biliyordum.
Güneyyurt, Ermenek'e bağlı şirin bir belde. Belediye Başkanı Ahmet Arı, soyadının hakkını veren biri. 5 bin nüfuslu beldeye kapalı yüzme havuzu ve spor tesisi kazandırdı. Tesis, 4 Ekim 2025'te açıldı.
Ne olduysa bundan sonra oldu. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu, 2. Kademe Yüzme Antrenörü Ayşegül Gür, Ermenek'teki deneyimiyle Güneyyurt'a geldi. Ayşegül Hoca, yeni açılan 1,50 metre derinliğe sahip 15 metrelik havuzda kurslara başladı.
Ayşegül Hoca, birkaç ayda eğittiği öğrencilerden beşini Karaman'daki yarışmalara getirdi. Şimdi, iyi bir gözlemci olarak nitelendirdiğim öğretmenimize kulak verelim:
Cumhuriyet Kupası Yüzme İl Birinciliği yarışmaları, yalnızca kronometrelerin çalıştığı, derecelendirmelerin sıralandığı ve sonunda madalyaların verildiği bir spor etkinliği değil.
Minik, yıldız ve genç sporcuların aynı heyecanı paylaştığı; çocukların emeklerini, cesaretlerini ve kendilerine olan inançlarını sınadıkları çok kıymetli bir buluşma. Ben de oğlumu yarışmacı olarak getirmiştim.
Havuzun kenarında yarışmaları izlerken gözüm bir öğretmene takıldı. Bir o yana, bir bu yana koşuyor; öğrencilerinin başından ayrılmıyordu. Kimi çocuğun heyecanını yatıştırıyor, kimine son kez ne yapması gerektiğini anlatıyor, korkan bir diğerine cesaret veriyordu.
Adı: Ayşegül Gür...Sonra onun ve öğrencilerinin hikâyesini öğrenince, havuzda izlediğim görüntü benim için bambaşka bir anlam kazandı. Ayşegül Öğretmen'in öğrencileri çalışmalarını 15 metrelik bir havuzda gerçekleştiriyormuş. Oysa burası olimpik bir havuz.
Buraya kadar okuduklarınız, bir Hollywood filminden alıntı gibi değil mi? Ama bu öykü, Anadolu'dan, Toroslar'ın eteğinden doğma. Yerli ve millî.
Sonra Ayşegül Öğretmen'in hikâyesi devreye girer. Ayşegül Öğretmen'in öğrencileri çalışmalarını 15 metrelik bir havuzda yapıyormuş. Oysa yarışma için geldikleri yer olimpik havuz. Çocuklar böyle büyük bir havuzu ilk kez görmüşler. Hayatlarında ilk kez bir atlama tahtasının üzerine çıkmışlar.
Şimdi biraz empati yapmaya ne dersiniz? Bir an için kendinizi o çocukların yerine koyun. 15 metrelik bir havuzda çalışıyorsunuz. Sonra bir gün önünüze uzun kulvarlarıyla devasa bir olimpik havuz çıkıyor.
Tribünler… Hakemler… Rakipler... Düdük sesi... Ve önünüzde daha önce hiç kullanmadığınız bir atlama tahtası.
Heyecan, korku... O tahtanın üzerindeki birkaç saniye onlara dakikalar kadar uzun gelmiştir. Ama sonra...
Atladılar. Heyecanlarının ve korkularının üzerine atladılar. Yüzdüler. Ve derece aldılar.
Cumhuriyet üzerine kurduğumuz bütün büyük cümlelerin yanında benim zihnimde çok sade bir cümle belirdi: Cumhuriyet, bir çocuğun ilk kez o atlama tahtasının üzerine çıkabilmesidir. Cumhuriyet, imkânların sınırlı diye hayallerin de sınırlı olmak zorunda olmadığını bilmektir.
Cumhuriyet, 15 metrelik bir havuzda çalışan bir çocuğun, bir gün olimpik havuzun atlama tahtasına çıkıp "Ben de buradayım!" diyebilmesidir. Ama çocukların o tahtaya çıkabilmeleri için bazen arkalarında onlara inanan bir yetişkinin bulunması gerekir.
Bu yazının yazılmasına vesile olan eğitimcimiz, o gün havuzun kenarında Ayşegül Öğretmen'i hayranlıkla izlerken bunları düşündü. Aklına Çalıkuşu geldi.
Anadolu'nun bir köşesinde, "İmkânımız bu kadar." deyip kenara çekilmek yerine elindeki imkânı çocukları için büyütmeye çalışan öğretmenler vardır. Çok konuşmazlar. Yaptıklarını uzun uzun anlatmazlar.
Bir çocuğun bonesini düzeltirler.
Bir diğerinin korkusunu yatıştırırlar.
"Hocam, yapamam." diyen çocuğa "Yaparsın." derler.
Bunu söyleyen öğretmen Çalıkuşu'dur. Sonra düdük çalar ve çocuk suya atlar.
Büyük şehirlerde her gün kullanılan olimpik havuzlar, atlama tahtaları ve profesyonel yarış ortamları bazı çocuklar için sıradan olabilir. Ama Anadolu'nun her köşesinde şartlar aynı değil.
Bu nedenle bazı çocukların hayatındaki ilkler, aldıkları madalyalardan bile daha değerlidir.
İlk kez olimpik havuz görmek…
İlk kez atlama tahtasına çıkmak…
İlk kez korkusuna rağmen suya atlamak…
İlk kez yarışmak…
Ve bütün bunların sonunda bir derece kazanmak…
O gün havuzdan yalnızca madalya ve derece alan çocuklar çıkmadı. Kendine biraz daha fazla inanan çocuklar çıktı.
Bir çocuğa, doğduğu yerin ve sahip olduğu imkânların onun ulaşabileceği yeri belirleyemeyeceğini göstermek... Cumhuriyet biraz da fırsat eşitliğidir.
Bir çocuğun önüne bir kulvar açmaktır.
Sonra ona, "Şimdi sıra sende. Yüz!" diyebilmektir.
Ve bütün bunlar için bazen olimpik bir havuzdan önce, çocuklarına yürekten inanan bir öğretmene ihtiyaç vardır.
Ben bugün o havuzun kenarında böyle bir öğretmen gördüm.
Havuz kenarında bir Çalıkuşu: Ayşegül Gür.
Ve önünde, korkularını geride bırakıp Cumhuriyet'in çocukları olarak geleceğe doğru kulaç atan çocuklar…
Ayşegül Hoca'nın sporcuları ve aldıkları dereceler: Atilla Sarıbaş (2019): 100 m sırtüstü Karaman 4.'sü, 50 m serbest Karaman 4.'sü.
Ayser Deniz Hayat (2016): 50 m kurbağalama Karaman 4.'sü.
Muhammed Efe Yılmaz (2018): 100 m serbest Karaman 3.'sü, 50 m sırtüstü Karaman 2.'si, 50 m serbest Karaman 3.'sü.
Elçin Eser (2015): 100 m kurbağalama Karaman 3.'sü.
Nil Güneş Bozcu: Yaklaşık 1,5 aydır yüzüyor ve üç stil biliyor. İki yarışa katılmış ancak bu müsabakada derece alamadı.
Bir yarışmanın gerçek öyküsü şu:
Bu çocuklar yüzmeyi 15 metrelik, atlama tahtası bulunmayan Güneyyurt havuzunda öğrendiler ve yarışmaya hazırlandılar. Cumhuriyet Kupası ile ilk kez olimpik havuz ve atlama tahtası deneyimi yaşadılar. Heyecanlarını ve korkularını yenerek yarıştılar ve önemli dereceler elde ettiler.
Hikâye içinde hikâye. Fikret Ünlü Olimpik Yüzme Havuzu, Ayşegül Hoca'nın hayatında bir ilki yaşadığı yer. Ayşegül Hoca, üniversite yıllarında ilk kez Karaman'daki bu olimpik havuzda yüzmüş ve suya atlamış.
Kadere bakın, film senaryosu gibi... Yıllar sonra kendi öğrencilerini aynı havuza yarışmaya getirmiş ve madalyalar kazanmışlar. Madalyaların en büyüğü Ayşegül Hoca'ya, Güneyyurt'un Çalıkuşu'na...
Bir madalya da küçük bir kasabaya spor kompleksi yaptırmayı başaran Belediye Başkanı Ahmet Arı'ya...
Bu hikâyenin bir de sürprizi var. Karaman'daki Atatürk Spor Kompleksi'nin yapımını sağlayan ve adı olimpik yüzme havuzuna verilen Fikret Ünlü, Güneyyurt beldesinden. Gençlik ve Spordan Sorumlu eski Devlet Bakanımız, 19 Şubat 2019'da vefat etti. Mezarı Ermenek'tedir. Karaman'a hizmeti çoktur.
Mekânı cennet olsun.

Kategori: Trafik · Bölge: Karaman/Ermenek
Yayın: 26 Ekim 2026 09:33 · Kaynak: karamandan.com