İnsülin direncinde kasları güçlendirmek kan şekeri kontrolünü destekleyebilir
- Kasları güçlendiren egzersizler, vücudun glikoz kullanımını ve insüline yanıtını iyileştirebilir
- Ancak kan şekeri yüksekliğini yalnızca kas azlığına bağlamak, gerekli tedavinin gecikmesine yol açabilir
İnsülin direncinde kasları düzenli çalıştırmak, glikozun hücrelere alınmasını ve kan şekeri kontrolünü destekleyebilir. Ancak bu yararı yalnızca kas kütlesinin artmasına bağlamak doğru değildir. Fiziksel aktivite, belirgin bir kas büyümesi gerçekleşmeden de glikoz kullanımını artırabilir.
Kaslar glikozu nasıl kullanıyor?
İnsülin, kandaki glikozun kas hücrelerine alınmasına yardımcı olur. İnsülin direncinde hücrelerin bu hormona yanıtı zayıflar. Pankreas bir süre daha fazla insülin üreterek kan şekerini normal aralıkta tutabilir. Bu nedenle insülin direnci, her zaman yüksek kan şekeriyle aynı anlama gelmez.
Kasların kasılması ise glikozun hücre içine girişini, insülinin etkisinden kısmen bağımsız yollarla da artırır. Kasları “glikozu emen sünger” olarak tanımlamak bu işlevi anlaşılır kılabilir; ancak kaslar pasif bir sünger değildir. Ne kadar çalıştıkları ve insüline nasıl yanıt verdikleri de önem taşır.
Yürüyüş ve kuvvet egzersizi birbirini tamamlayabilir
Direnç egzersizi; ağırlık, elastik bant veya vücut ağırlığına karşı yapılan kas güçlendirme hareketlerini kapsar. Yürüyüş gibi aerobik etkinliklerin yerine geçmesi gerekmez.
Amerikan Spor Hekimliği Kolejinin 2022 tarihli uzlaşı belgesi, tip 2 diyabetli yetişkinler için birbirini izlemeyen günlerde haftada iki veya üç direnç egzersizi seansı önerir. Aerobik aktivite için haftada 150–300 dakika orta şiddetli hareket hedefi verir. Programın kişinin sağlık durumuna ve kapasitesine göre düzenlenmesi gerekir.
Dokuz aylık araştırma ne gösterdi?
2010 yılında JAMA’da yayımlanan randomize kontrollü araştırmada, tip 2 diyabetli ve hareketsiz 262 yetişkin dokuz ay izlendi. Katılımcılar aerobik egzersiz, direnç egzersizi, ikisinin birlikte uygulandığı program veya egzersiz yapılmayan kontrol grubuna ayrıldı.
Birleşik programda, yaklaşık üç aylık ortalama kan şekerini yansıtan HbA1c değeri kontrol grubuna göre ortalama 0,34 yüzde puan daha fazla azaldı. Bu, yüzde 34 düşüş anlamına gelmiyor. Yalnızca aerobik veya yalnızca direnç egzersizi yapan gruplarda kontrol grubuna kıyasla fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.
Bu sonuç, tek başına yürüyüşün veya direnç egzersizinin yararsız olduğunu göstermiyor. Araştırma, incelenen programlar içinde birleşik yaklaşımın yararını ortaya koyuyor. Ayrıca katılımcılar tip 2 diyabetliydi; sonuçlar yalnızca insülin direnci bulunan herkese aynı büyüklükte bir etki vaat etmiyor.
Kan şekeri düşmüyorsa yalnızca kas kütlesine odaklanmayın
Beslenme düzenlemesine ve egzersize rağmen kan şekeri hedefin üzerinde kalıyorsa, bunu doğrudan kas azlığına bağlamak doğru olmaz. İnsülinin etkisi kadar pankreasın yeterli insülin üretip üretememesi de önemlidir. “Daha fazla kas yapınca düzelir” düşüncesiyle tıbbi değerlendirme ertelenmemelidir.
İnsülin kullananlarda egzersiz sırasında veya sonrasında kan şekeri düşüklüğü gelişebilir. Egzersiz planı ve kan şekeri takibi sağlık ekibiyle birlikte düzenlenmelidir.
TIBBİ UYARI
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kan şekeriniz hedefin üzerinde kalıyorsa hekiminize başvurun. Egzersiz nedeniyle ilaçlarınızı kendi kendinize bırakmayın veya dozlarını değiştirmeyin.
KAYNAKLAR
1. American Diabetes Association. Understanding Insulin Resistance. Hasta bilgilendirme sayfası.
2. Kanaley JA ve arkadaşları. Exercise/Physical Activity in Individuals with Type 2 Diabetes: A Consensus Statement from the American College of Sports Medicine. Medicine & Science in Sports & Exercise. 2022;54(2):353–368.
3. Church TS ve arkadaşları. Effects of Aerobic and Resistance Training on Hemoglobin A1c Levels in Patients With Type 2 Diabetes: A Randomized Controlled Trial. JAMA. 2010;304(20):2253–2262.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 30 Ekim 2026 09:56 · Kaynak: tibbiyebulteni.com