Kısa haberler
- Filistin Dışişleri Bakanlığı, Gazze'deki işgalin son bulması adına ABD destekli barış planının ikinci aşamasının kritik bir adım olduğunu vurguladı
- Filistin yönetimi, toprak bütünlüğüne yönelik tehditleri reddederek insani yardımların hızlandırılmasını talep ediyor
Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Donald Trump tarafından ortaya konulan Gazze Barış Planı'nın, bölgedeki İsrail işgalinin nihayete erdirilmesi için yasal ve yapısal bir zemin oluşturduğu ifade edildi. Bakanlık, özellikle planın ikinci aşamasının hayata geçirilmesinin, Gazze'deki insani krizin çözümü ve yıkılan bölgenin yeniden inşası için vazgeçilmez bir süreç olduğunu belirtti.
Söz konusu planın ikinci evresi; İsrail güçlerinin kademeli olarak bölgeden çekilmesini, Filistinli grupların silahsızlandırılmasını ve bölgenin yönetiminin özel bir Filistinli komiteye devredilmesini kapsıyor. Ayrıca, süreç içerisinde uluslararası bir istikrar gücünün bölgede konuşlandırılması ve tüm sınır kapılarının insani yardımların kesintisiz geçişine olanak sağlayacak şekilde açılması hedefleniyor.
Filistin yönetimi, Gazze ve Batı Şeria'daki halkın zorunlu göçe tabi tutulmasına yönelik her türlü girişimi kesin bir dille reddettiğini yineledi. Filistin topraklarının bölünmez bir bütün olduğu vurgulanırken, 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının bu plan çerçevesinde şekillendiği hatırlatıldı.
Mevcut durumda İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 70'ini kontrolü altında tuttuğu kaydedildi. Diplomatik süreç, 31 Temmuz tarihinde Donald Trump başkanlığındaki Barış Konseyi'nin yayımladığı 15 maddelik yol haritası ile ivme kazanmıştı.
Ancak bu yol haritası, taraflar arasında görüş ayrılıklarına neden oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 9 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun geri çekilmesi için Hamas'ın tamamen silahsızlandırılması şartını öne sürerek söz konusu planı kabul etmediğini duyurmuştu.
Filistin tarafı, barış planının uygulanmasını insani felaketin önlenmesi adına zorunlu bir geçit olarak görürken, İsrail'in çekilme konusundaki direnci bölgedeki belirsizliği koruyor. Taraflar arasındaki bu temel görüş ayrılığı, yeniden imar faaliyetlerinin başlaması ve bölgede istikrarın sağlanması önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 06 Kasım 2026 00:01 · Kaynak: indyturk.com