Habermetrik
← Ana Sayfa
21 Ağustos 2026 04:38 · Güncelleme 20 Eylül 04:34
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İmamoğlu’ndan itirafçı Kameroğlu’na ‘Sizi tehdit ettim mi?’ sorusu

İmamoğlu’ndan itirafçı Kameroğlu’na ‘Sizi tehdit ettim mi?’ sorusu
⏱️ 11 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasında duruşma gece yarısı 01.22’ye kadar devam etti
  • Gazeteciler Ruşen Çakır ve Soner Yalçın’ın da savunma yaptığı duruşmada, gece […]

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasında duruşma gece yarısı 01.22'ye kadar devam etti. Adem Kameroğlu rüşvet iddiasında bulunduğu tarihte belediyenin AKP'de olduğunu kabul etti. Gazeteciler Ruşen Çakır ve Soner Yalçın'ın da savunma yaptığı duruşmada, itirafçı Aziz İhsan Aktaş da savunmasını yaptı.

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasında duruşma gece yarısı 01.22’ye kadar devam etti. Kadriye Kasapoğlu’nun “Savunmam kısa ama haklılığım iddianame gibi 4 bin sayfa eder” sözlerinin alkışlandığı duruşmada, itirafçı Adem Kameroğlu rüşvet iddiasında bulunduğu tarihte belediyenin AKP’de olduğunu kabul etti.

Gazeteciler Ruşen Çakır ve Soner Yalçın’ın da savunma yaptığı duruşmada, gece yarısı itirafçı Aziz İhsan Aktaş’ı sorgulayan Avukat Tora Pekin 970 bin dolarlık çanta ve İETT alacağı çelişkilerine dikkat çekerek iddianame savcısının dinlenmesini talep etti.

Yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunan İBB Başkanı ‘nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davasında tutuksuz yargılananların yapacağı ikinci celsenin 4’üncü günü sona erdi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya tutuklu yargılananlar da katıldı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada duruşmanın yeni yapılan binada 10 numaralı salonda saat 11 sularında başladı, gece yarısı 01.22’de tamamlandı.

Yusuf Kaya, önceki savunmalarını tekrarladı, kimseye rüşvet vermediğini, rüşvete aracılık etmediğini söyledi. Kaya’nın savunmasının ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne Erdoğan Göğen geldi.

Eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya 1 milyon 200 bin dolar rüşvet verdiği iddia edilen Erdoğan Göğen’in savunması bittikten sonra sorgusuna geçildi. Aykut Erdoğdu’nun avukatı Tuğba Torun, “Faaliyetleriniz, işe başladıktan sonra mı durduruldu?” diye sordu.

Göğen, “Evet” yanıtını verdi. Torun bunun üzerine, “Durdurulmasının rüşvetle alakası var mı?” sorusunu yöneltti. Göğen ise, “Rüşvet versem hangi genel müdür benim faaliyetimi durdurabilir” dedi.

Aykut Erdoğdu’nun avukatı Tuğba Torun, “Firmayı ne kadara devraldınız?” diye sordu. Erdoğan Göğen, “1 milyon 350 bin Euro devir bedeli ödedim. Bu miktara şirketi devralmışken 1 milyon 200 bin dolar rüşvet diye konuşulan rakam benim ticari kafama girmiyor” ifadelerini kullandı.

Aykut Erdoğdu’nun Vega Hereko firmasından 1 milyon 200 bin dolar rüşvet aldığı iddia ediliyordu. Erdoğdu bu iddia nedeniyle tutuklu.

Erdoğan Göğen’in savunması ve sorgusunun ardından Gülant Candaş sanık kürsüsüne geldi. Candaş’ın ardından İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasına geçildi.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, kendisiyle ilgili suçlamada suç tarihi olarak gösterilen dönemde, 2023’teki deprem nedeniyle Hatay’da olduğunu, suç tarihinde İstanbul’da bile olmadığını belirtti.

Erdal Celal Aksoy’dan sonra sanık kürsüsüne Hamit Keleş çıktı. Keleş’in de savunması ve sorgusu sona erdi. Sıradaki tutuksuz sanık Şehide Zehra Keleş savunmasına başladı.

Eski İPA çalışanı Şehide Zehra Keleş savunmasında, “İBB Hanem ile ilgili suçlandığımı öğrendim. Ne olduğunu polisler anlatamadı, nezaretteki arkadaşlar anlattı” dedi ve hakkındaki örgüt üyesi suçlamasına da itiraz etti. Keleş’in ardından avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin İPA’dan istifa ederken gerekçe olarak maaşının yoksulluk sınırının altında kalmasını gösterdi ve “Suç örgütü üyesi bu sebeple işten ayrılır mı?” diye sordu.

Şehide Zehra Keleş’in savunması ve sorgusu bitti, sanık kürsüsüne İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu geldi. Kullanılmayan bir telefon nedeniyle aylarca tutuklu kaldığını belirten Kasapoğlu, “Arayan insanların Ekrem İmamoğlu’yla konuşma ihtimali olmayan bir telefondu.

Hattı Özel Kalem’e yönlendirilmiştir” dedi. Kasapoğlu ayrıca, “Bu telefon beni oğlumdan 11 ay ayırdı. 1,5 yıl incelendi, içinden suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok” dedi.

Rüşvetle de suçlandığına değinen Kadriye Kasapoğlu, “Hayatımda hiç görmediğim Bayram Yıldırım demiş ki ‘Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü gider, paraları alırdı.’ Ama hiçbir şoför arkadaşımız bunu kabul etmiyor.” dedi. Kasapoğlu ayrıca, “Burada bir örgüt hikayesi anlatılıyor, ben size bir liyakat hikayesi anlatacağım” ifadelerini de kullandı ve Ekrem İmamoğlu’nun KPSS’ye gerek duymadan Özel Kalem’e bir kişiyi alabileceğini ama onun yerine 20 yıllık memur olan kendisini atadığını belirtti.

Kadriye Kasapoğlu, yaklaşık 309 gün tutuklu kaldığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Savunmasında özellikle İmamoğlu’nun telefonu, rüşvet iddiası, örgüt suçlaması ve oğlundan ayrı kaldığı 11 aylık süreç üzerinde durdu.

Kasapoğlu, suç delillerini gizleme iddiasına konu edilen İmamoğlu’na ait telefonun uzun süredir kullanılmadığını belirterek, cihazın kurum uygulaması kapsamında teknolojiden sorumlu personele teslim edildiğini söyledi. “Ortada ne bir suç vardır ne de suçu karartmaya yönelik bir delil söz konusudur” dedi.

Kasapoğlu, hakkındaki ikinci suçlama olan “rüşvete yardım” iddiasına da tepki gösterdi. Bayram Yıldırım’ın, Florya’da Fatih Keleş’in ofisine giden araçlardan birinde Kasapoğlu’nun şoförü Caner Kırca’nın para aldığı yönündeki iddiasını hatırlatan Kasapoğlu, kendisinin Bayram Yıldırım’ı hiç tanımadığını ve görse teşhis edemeyeceğini söyledi.

Kasapoğlu, şoförü Caner Kırca’ya içinde ne olduğunu bilmediği çanta, sepet ya da para taşıması yönünde hiçbir talimat vermediğini belirterek, “Bu iddiayı da tamamen reddediyorum” dedi.

Örgüt üyeliği suçlamasına da tepki gösteren Kasapoğlu, özel kalem müdürü olarak yaptığı rutin görevlerin suçlama konusu yapıldığını söyledi. Bürokratlarla yaptığı telefon görüşmelerinin görevinin gereği olduğunu belirterek, “Benim ait olduğum tek şema İBB’deki özel kalem müdürünün bulunduğu yerdir” dedi.

Kasapoğlu, savunmasının son bölümünde 13 yaşındaki oğlundan yaklaşık 11 ay ayrı kaldığını anlattı. “Oğlumun koynundan alındım” diyen Kasapoğlu, oğlunun LGS döneminin ve yaşadığı anne yoksunluğunun telafi edilemediğini söyledi.

Kasapoğlu, mahkemeden beraatini ve adli kontrolünün kaldırılmasını istedi. Savunmasını, “Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder” sözleriyle tamamladı.

Kasapoğlu’nun savunması izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Adem Kameroğlu’nun savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, ısrarla “Ben sizi tehdit ettim mi?” diye sordu. Kameroğlu, “Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, fakat işlerin ağırdan alınmaması için biz iyi geçinmek için bunları yapmak zorunda idik.

Sizler bize baskı yaptınız demedim ben, orayı düzeltelim isterseniz. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik” yanıtını verdi.

İmamoğlu ise “Peki, ben cevabımı aldım Adem Bey, teşekkürler” diyerek sorguyu tamamladı.

Ekrem İmamoğlu’nun “Size ait olan yeşil alanı da kamuya kazandırdık. Yani bir menfaat elde etmediniz. Neyle tehdit ettik biz sizi? Yani neyi tehdit kabul ettiniz de bunu böyle hani yanlış anlamayın, sanki hazır ola geçer gibi mülki amirin talimatı kabul edip vermek zorunda kaldınız?

Ben sizi tehdit ettim mi yani daha Türkçe sorayım, ben sizi bir şeyle tehdit ettim mi Adem Bey?” sorusuna Adem Kameroğlu şu şekilde yanıt verdi:

“Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, fakat bizim burada yapmamız gereken mecburiyet, yani işlerimize engel olunmaması, işlerimiz sekteye vurulmaması, işlerin ağırdan alınmaması için biz iyi geçinmek için bunları yapmak zorunda idik. Sizler bize baskı yaptınız demedim ben, orayı düzeltelim isterseniz. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik.”

Ekrem İmamoğlu’nun ardından Necati Özkan söz aldı ve “İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz. Benden teklif aldınız. Bunun karşılığında sizden aldığım daireleri bizzat bana siz gezdirdiniz” dedi.

2022 yılında başladığı projenin rüşvetini 2017 yılında verdiğini ileri süren Adem Kameroğlu, Necati Özkan’ın daireler için ödediği 2 milyon liranın nasıl geri iade edildiğini de açıklayamadı. Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Adem Kameroğlu’nun geçmişte Kameroğlu İnşaat’ın genel müdürü olan eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı itirafçı Veysel Erçevik’e önce vekalet vermediğini sonra da “Verdim” dediğini belirtti. Kameroğlu bunun üzerine, “Bana bunu kabul ettiremezsiniz” dedi.

Kameroğlu, Metre Home projesinde iskan alabilmek amacıyla Necati Özkan ile satış sözleşmesi yaptığını ve bu kapsamda Özkan’a 4 daire verdiğini savundu. Necati Özkan’ın avukatı Erkam Erdem ise söz konusu satış sözleşmesinin iskanın alındığı tarihten yaklaşık 5 yıl önce düzenlendiğine dikkat çekerek Kameroğlu’nun anlatımının zamanlama açısından çelişkili olduğunu belirtti.

Ruhsat ve iskan süreçlerinde sorun yaşamamak için Tuncay Yılmaz üzerinden rüşvet verdiğini öne süren itirafçı sanık Adem Kameroğlu, inşaatının daha önce mühürlendiğini iddia etti. Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız’ın “İnşaat ne zaman mühürlendi?” sorusuna Kameroğlu “2017” yanıtını verdi.

Avukat Yıldız’ın “O tarihte belediyede kim vardı?” sorusu üzerine Kameroğlu, “AK Parti” yanıtını verdi.

İBB Davası’nda gazeteci Ruşen Çakır da savunma yaptı. Çakır, “Geçen ay Kandil’de Duran Kalkan’la röportaj yaptım. İfadem bile alınmadı. Ama burada bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek, isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla karşı karşıyayım. Bu benim çok ağırıma gidiyor” ifadesini kullandı.

“Galatasaraylıyım. Ve inanmayacaksınız ama böyle. Pazar günü, 18 Mayıs 2025 Pazar günü, evet akşam gazetesinin haberinin çıktığı gün ben stada Kayseri spor maçına gittim. Maç başlamadan 20 dakika önce bende jeton düştü. Ve hatırladım ki Murat da Galatasaraylı biliyorum, locası mı kombinesi mi ne var.

Benim 20 yıldır kombinem var Galatasaray. Sonra cep telefonumu aldım Emrah Bağdatlı adlı denen şahsın X hesabında takip ettiği tek bir hesap var Galatasaray. Şimdi ben Galatasaraylı olmak, kombine sahibi olmak ve maçlara gitmek gibi bir suç işlemiş oluyorum.

Eğer ben, çok açık söylüyorum, parayla haber yapacak kadar şerefsiz birisi olsam bana para veren insan içeri girdiği zaman korkumdan ağzımı açmam. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştirel.”

Duruşmada savunma yapan gazeteci Soner Yalçın, “İddianameyi anlamaya çalışıyorum, kime neden yardım ettiğimi hangi davranışının gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştüğünü anlamadım” dedi.

Savunma yapan Aziz İhsan Aktaş, “Etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarımı değersizleştirmek ve gerçeğin üzerini örtmek amacıyla yapılan yayınlar sonucunda hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturmaya çalışılmıştır” dedi.

Aziz İhsan Aktaş savunmasında, “Benim karşıma çıkan yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatları ve para talepleri, İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ile diğer aracılar üzerinden iletilmekteydi.

Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan, ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisinin ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan, imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının finanse edilmesidir.” dedi.

Savunmasında Aktaş, “Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması, yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, aynı zamanda temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilmez bir durumdur. Hiçbir iş insanı siyasi bir faaliyetin finansmanı için baskı ve tehdit ile karşı karşıya bırakılmamalıdır.

Bu sistem aracılığıyla siyaset yapmak isteyen bu kişiler halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarından baskı ve zorlama ile para toplamaya çalışıyorlarsa, bunun adı siyaset değil kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır.” diye konuştu.

Bu sistemden bahseden tek kişinin kendisinin olmadığını söyleyen Aktaş, bazı sanıkların ifadelerine değindi.

Aktaş, kişilerin, tarihlerin, şirketlerin ayrı fakat yöntemin aynı olduğunu ifade ederek, savunmasında şunları söyledi:

“Yöntem nettir. Önce hak ediş veya mevcut alacak bekletilir, sonra iş insanına sistemin istediği para verilmezse ödemesini alamayacağı söylenir. Para teslimleri yeni bir iş almak için değil, yasal hak edişlerimizi alabilmek için yapılmıştır.

Para doğrudan asıl karar verenlerin talimatı ile bir danışmana, şoföre, otelde veya özel ofiste teslim edilir. Böylece sistem yöneticilerinin arka planda gizli kalması hedeflenir. Paralar belediye kasasına, resmi bir bağış hesabına veya banka hesabına yatırılmamıştır.

Nakit çekilmiş, aracılara teslim edilmiş, ilgililerin sistem dediği havuza aktarılmıştır. Sistem diye adlandırılan bu yapı bir soyut anlatım değildir. Sistem adındaki yapıya alacağınızın belli bir oranını vermeden yasal alacaklarınızı alamazsınız ya da belediye yetki ve sorumluluk alanlarındaki yasal haklarınıza ulaşamazsınız.

Sistemi kuran ve yöneten kişilerin ortak amacı kamu gücünü kullanarak para toplamaktır. Benim ve dosyada yer alan birbirini doğrulayan diğer beyanlar birlikte değerlendirildiğinde bu yapının Ekrem İmamoğlu’nun şahsından ve belediye başkanlığı makamından bağımsız alt kademede yer alan birkaç kişinin kişisel girişimi olarak açıklanması mümkün değildir.”

İddianamede yer alan eylem 22’deki para talebinin kendisine doğrudan “Ekrem İmamoğlu’nun talimatı” denilerek iletildiğini iddia eden Aktaş, “Eylem 141’de yine ‘Ekrem İmamoğlu’nun talimatı’ denilerek hak edişlerimizin ödenmeyeceği söylenmiştir ve en önemlisi eylem 142’de bu talepler Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı tarafından Florya’daki başkanlık konutunda yapılan toplantıda açıklanmıştır. Bu somut tekrarlar nedeniyle varılabilecek sonuç nettir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: 10haber.net
Haber metni ve görseller 10haber.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 21 Ağustos 2026 04:38 · Kaynak: 10haber.net
Kaynağı Oku ↗