Tarihte bugün: 7 Kasım'da Türkiye ve dünyada neler yaşandı?
- 7 Kasım, tarih boyunca birçok önemli gelişmeye sahne olan özel günlerden biri olarak dikkat çekiyor
- Siyasi kararlar, bilimsel keşifler, toplumsal dönüşümler ve dünya tarihini etkileyen olaylar bu tarihte yaşandı
7 Kasım, tarih boyunca birçok önemli gelişmeye sahne olan özel günlerden biri olarak dikkat çekiyor. Siyasi kararlar, bilimsel keşifler, toplumsal dönüşümler ve dünya tarihini etkileyen olaylar bu tarihte yaşandı. Bazı gelişmeler kendi dönemini şekillendirirken, bazıları ise yıllar sonra bile etkisini sürdürdü.
Tarihin akışını değiştiren olayların bir araya geldiği 7 Kasım, geçmişten günümüze uzanan önemli izler taşıyor. Dünya ve Türkiye tarihinde derin izler bırakan bu gelişmeler, bugün hâlâ önemini koruyor.
İşte tarihin sayfalarında 7 Kasım'da yaşanan dikkat çekici olaylar…656 - Cemel Savaşı Müslümanlar arasındaki ilk büyük iç çatışmalardan biri oldu656 yılında Basra yakınlarında meydana gelen Cemel Savaşı, İslam tarihindeki ilk büyük iç savaşın en önemli çatışmalarından biri oldu. Halife Osman'ın öldürülmesinden sonra Ali bin Ebu Talib halife seçilmişti.
Ancak Osman'ın öldürülmesinden sorumlu olanların cezalandırılması meselesi Müslüman toplumunda ciddi siyasi ayrılıklara yol açtı. Hz. Aişe ile Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvam'ın içinde bulunduğu grup Basra'ya yöneldi.
Ali de ordusuyla bölgeye geldi ve taraflar arasında görüşmeler yapıldı ancak uzlaşma sağlanamadı. Çatışma sırasında Hz. Aişe'nin bulunduğu devenin savaşın merkezinde yer alması nedeniyle olay “Cemel”, yani “Deve Savaşı” adıyla anıldı.
Talha ve Zübeyr çatışmalar sırasında hayatını kaybetti. Ali'nin kuvvetleri savaşı kazandı ve Hz. Aişe daha sonra Medine'ye gönderildi. Savaşın kesin Gregoryen tarihinin dönüştürülmesinde kaynaklar arasında farklılıklar bulunmakla birlikte Kasım 656 dönemi genel kabul görür.
Cemel Savaşı, daha sonra Sıffin Savaşı ve başka çatışmalarla devam edecek Birinci Fitne döneminin önemli dönüm noktasıdır.
1665 - The London Gazette ilk kez Oxford Gazette adıyla yayımlandı1665 yılında İngiltere'nin en eski sürekli resmî yayınlarından biri olan The London Gazette'in ilk sayısı yayımlandı. O dönemde Londra'da Büyük Veba salgını yaşandığı için Kral II.
Charles ve saray çevresi Oxford'a taşınmıştı. Bu nedenle gazete 7 Kasım 1665 tarihinde ilk kez Oxford Gazette adıyla çıkarıldı. Yayın saray ve hükûmet haberlerini güvenilir biçimde duyurmayı amaçlıyordu. Dönemin diğer yayınlarından farklı olarak dedikodu ve sansasyon yerine resmî bilgiye ağırlık veriyordu.
Kraliyet sarayı Londra'ya döndükten sonra gazetenin adı London Gazette olarak değiştirildi. London adıyla ilk sayı Şubat 1666'da yayımlandı. Gazete zaman içerisinde kraliyet ilanları, kamu görevlendirmeleri, askerî ödüller, iflaslar ve başka resmî duyuruların yayımlandığı bir devlet yayını hâline geldi.
Bu nedenle “dünyanın yaşayan en eski gazetesi” tanımı yerine, dünyanın en eski sürekli yayımlanan resmî gazetelerinden biri demek daha doğrudur. The Gazette geleneği günümüzde de Birleşik Krallık'ın resmî kayıt sisteminin önemli bir parçasıdır.
1848 - Zachary Taylor ABD Başkanı seçildi1848 yılında Whig Partisi'nin adayı Zachary Taylor, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimini kazandı. Seçim 7 Kasım tarihinde gerçekleştirildi. Bu seçim, ABD'de başkanlık seçimlerinin eyaletler arasında ortak bir seçim gününde yapılmaya başlanmasının erken ve önemli örneklerinden biriydi.
Taylor Meksika-Amerika Savaşı sırasında ün kazanmış bir generaldi ve daha önce önemli bir siyasi görev üstlenmemişti. Demokrat Parti'nin adayı Lewis Cass, Özgür Toprak Partisi'nin adayı ise eski Başkan Martin Van Buren'dı.
Taylor halk oylarının yaklaşık yüzde 47'sini aldı. Seçiciler Kurulunda 163 oy kazanarak Başkan seçildi. Köleliğin yeni kazanılan batı topraklarına yayılıp yayılmayacağı seçim döneminin temel siyasi meselelerinden biriydi.
Taylor Mart 1849'da göreve başladı ancak Başkanlığı çok kısa sürdü. Temmuz 1850'de hayatını kaybetmesinin ardından Başkan Yardımcısı Millard Fillmore görevi devraldı.
1892 - Darülaceze'nin temeli İstanbul'da atıldı1892 yılında İstanbul'da yoksul, yaşlı, kimsesiz ve bakıma muhtaç kişilere hizmet vermesi amacıyla Darülaceze'nin temeli atıldı. Kurumun oluşturulması Sultan II. Abdülhamid döneminin önemli sosyal yardım projelerinden biriydi.
İstanbul sokaklarında yaşayan kimsesizlerin barınması ve bakımlarının düzenli bir kurum tarafından sağlanması hedefleniyordu. Darülaceze için Okmeydanı'nda geniş bir arazi ayrıldı. 7 Kasım 1892 tarihinde temel atma töreni gerçekleştirildi.
Yapı kompleksinde yatakhaneler, hastane birimleri, ibadethaneler, mutfaklar ve çeşitli hizmet binaları bulunuyordu. İnşaat birkaç yıl sürdü ve kurum 1896 yılında hizmet vermeye başladı. Darülaceze din, mezhep ve etnik köken ayrımı yapılmaksızın ihtiyaç sahiplerine hizmet vermesiyle dikkat çekti.
Finansmanında devlet desteğinin yanı sıra bağışlar da önemli rol oynadı. Darülaceze günümüzde de sosyal hizmet kuruluşu olarak faaliyetini sürdürmektedir.
1893 - Colorado kadınlara oy hakkı tanıdı1893 yılında ABD'nin Colorado eyaletinde seçmenler kadınlara oy hakkı tanıyan düzenlemeyi halk oylamasıyla kabul etti. Referandum 7 Kasım tarihinde gerçekleştirildi. Colorado'daki kadın hakları savunucuları uzun süredir siyasi eşitlik için kampanya yürütüyordu.
Erkek seçmenlerin çoğunluğu düzenlemeyi destekledi ve kadınların eyalet seçimlerinde oy kullanmasının önü açıldı. Colorado, kadınlara oy hakkını doğrudan halk oylamasıyla tanıyan ilk ABD eyaleti oldu. Ancak ABD'de kadınların oy hakkı açısından ilk bölge Colorado değildi; Wyoming 1869'da henüz bölge statüsündeyken kadınlara oy hakkı tanımış ve 1890'da eyalet olduğunda bu hakkı korumuştu.
Colorado kadınları 1894 seçimlerinde oy kullanmaya başladı. Aynı yıl üç kadın Colorado Temsilciler Meclisine seçilerek ABD'deki ilk kadın eyalet milletvekilleri arasında yer aldı. Kadınların ülke çapında oy hakkı kazanması ise 19.
Anayasa Değişikliği'nin 1920 yılında kabul edilmesiyle gerçekleşti. Colorado referandumu Amerikan kadın hakları hareketinin önemli başarılarından biri oldu.
1916 - Woodrow Wilson ikinci kez ABD Başkanı seçildi1916 yılında Demokrat Parti adayı Woodrow Wilson, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimlerini ikinci kez kazandı. Seçim 7 Kasım tarihinde gerçekleştirildi. Cumhuriyetçi Parti'nin adayı Yüksek Mahkeme eski yargıcı Charles Evans Hughes'du.
Avrupa'da I. Dünya Savaşı devam ederken ABD henüz savaşa doğrudan katılmamıştı. Wilson'ın kampanyasında ülkeyi savaştan uzak tuttuğu vurgusu önemli yer tuttu. Seçim son derece yakın geçti ve özellikle Kaliforniya'nın sonucu belirleyici oldu.
Wilson halk oylarının yaklaşık yüzde 49'unu, Hughes ise yaklaşık yüzde 46'sını aldı. Seçiciler Kurulunda Wilson 277 oyla yeniden Başkan seçildi. Ancak seçim kampanyasındaki savaş dışında kalma söylemine rağmen Almanya'nın sınırsız denizaltı savaşını yeniden başlatması ve başka gelişmeler ABD'nin politikasını değiştirdi.
Amerika Birleşik Devletleri Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan ederek I. Dünya Savaşı'na katıldı.
1917 - Bolşevikler Ekim Devrimi ile Rusya'da iktidarı ele geçirdi1917 yılında Bolşevikler Petrograd'da Geçici Hükûmeti devirerek Rusya'da iktidarı ele geçirdi. Olay tarihe “Ekim Devrimi” olarak geçti ancak bugünkü Gregoryen takvimine göre 7 Kasım tarihinde gerçekleşti.
Bunun nedeni Rusya'nın o sırada Jülyen takvimini kullanması ve tarihin Rus takviminde 25 Ekim olmasıdır. Vladimir Lenin liderliğindeki Bolşevikler “Barış, Ekmek ve Toprak” sloganıyla giderek güç kazanmıştı. 6-7 Kasım gecesinde Kızıl Muhafızlar Petrograd'daki stratejik noktaları kontrol altına aldı.
Kışlık Saray'da bulunan Geçici Hükûmet üyeleri tutuklandı. İkinci Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi yeni yönetimin kurulmasını onayladı. Lenin başkanlığında Halk Komiserleri Konseyi oluşturuldu. Bolşevik iktidarı kısa sürede ülkenin tamamında kabul edilmedi ve Rus İç Savaşı başladı.
Devrim, 1922'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasına giden sürecin başlangıç noktası oldu ve 20. yüzyıl dünya siyasetini derinden etkiledi.
1917 - İngiliz kuvvetleri Gazze'yi ele geçirdi1917 yılında I. Dünya Savaşı'nın Sina ve Filistin Cephesi'nde İngiliz kuvvetleri Gazze'yi Osmanlı birliklerinden aldı. İngilizler daha önce Mart ve Nisan 1917'de Gazze'ye iki büyük saldırı düzenlemiş ancak başarılı olamamıştı.
General Edmund Allenby'nin komutayı devralmasının ardından yeni bir harekât planı hazırlandı. İngiliz kuvvetleri 31 Ekim'de Birüssebi'yi ele geçirerek Osmanlı savunma hattının doğu kanadını kırdı. Üçüncü Gazze Muharebesi sırasında Osmanlı kuvvetleri kuşatılma tehlikesi nedeniyle Gazze'den geri çekilmeye başladı.
7 Kasım tarihinde İngiliz birlikleri kente girdi. Gazze'nin kaybedilmesi Osmanlı'nın Filistin'deki savunma hattının önemli ölçüde çözülmesine yol açtı. İngiliz ordusu ilerleyişini sürdürerek Aralık 1917'de Kudüs'ü ele geçirdi.
Cephedeki savaş 1918 yılı boyunca kuzeye doğru devam etti. Gazze'nin düşüşü Filistin Cephesi'nin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir.
1918 - Grip salgını Batı Samoa'ya ulaştı ve nüfusun yaklaşık beşte birini öldürdü1918 yılında dünya çapında milyonlarca kişinin ölümüne yol açan grip salgını Batı Samoa'ya ulaştı. Yeni Zelanda'dan gelen Talune adlı yolcu ve yük gemisi 7 Kasım tarihinde Apia Limanı'na geldi.
Gemide grip belirtileri gösteren yolcular ve mürettebat bulunmasına rağmen etkili bir karantina uygulanmadı. Hastaların karaya çıkmasına izin verilmesi salgının adalara hızla yayılmasına yol açtı. Bir hafta içinde Upolu'da büyük bir salgın başlamış, daha sonra Savai'i Adası da etkilenmişti.
1918 sonuna kadar yapılan resmî sayımlarda 7.542 kişinin grip veya salgının sonuçları nedeniyle öldüğü belirtildi. Daha sonraki değerlendirmelerde toplam kaybın yaklaşık 8.500'e, yani nüfusun yüzde 20'sinden fazlasına ulaşmış olabileceği hesaplandı.
Salgın özellikle yerli Samoa toplumunu ağır biçimde etkiledi. Dönemin Yeni Zelanda yönetiminin karantina ve sağlık tedbirlerindeki başarısızlığı daha sonra resmî soruşturmalarda eleştirildi. Batı Samoa salgını, 1918 grip pandemisinin nüfusa oranla en ağır sonuçlar doğurduğu yerlerden biri oldu.
1920 - Türk ordusu Gümrü'yü ele geçirdi1920 yılında Doğu Cephesi'nde ilerleyen Türk kuvvetleri Ermenistan'ın önemli şehirlerinden Gümrü'yü ele geçirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Ermenistan arasında sınır ve toprak anlaşmazlıkları nedeniyle savaş başlamıştı.
Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Türk ordusu eylül ayından itibaren taarruza geçti. Sarıkamış ve Kars'ın alınmasının ardından ilerleyiş Gümrü yönünde devam etti. Ermeni kuvvetleri Türk ordusunun baskısı karşısında geri çekildi.
7 Kasım 1920 tarihinde Türk birlikleri Gümrü'ye girdi. Ermenistan hükûmeti kısa süre sonra barış görüşmelerini kabul etmek zorunda kaldı. 2-3 Aralık gecesinde Gümrü Antlaşması imzalandı. Antlaşma TBMM Hükûmetinin imzaladığı ilk uluslararası anlaşma olarak tarihsel önem taşır.
Ancak Ermenistan'da kısa süre sonra Sovyet yönetimi kurulduğu için bölgenin nihai sınır düzeni daha sonra Moskova ve Kars antlaşmalarıyla şekillendi.
1921 - Ulusal Faşist Parti İtalya'da kuruldu1921 yılında Benito Mussolini liderliğindeki faşist hareket, Ulusal Faşist Parti adı altında resmî siyasi partiye dönüştü. Mussolini daha önce 1919 yılında Fasci Italiani di Combattimento adlı hareketi kurmuştu.
Savaş sonrası ekonomik kriz, toplumsal çatışmalar ve komünizm korkusu faşist hareketin büyümesine yardımcı oldu. Kara Gömlekliler olarak bilinen faşist milisler sosyalist örgütlere ve sendikalara karşı şiddet kullandı. Kasım 1921'de Roma'da gerçekleştirilen kongrede hareketin Ulusal Faşist Parti, yani Partito Nazionale Fascista adıyla yeniden örgütlenmesine karar verildi.
Kongre 7 Kasım civarında başladı ve Mussolini partinin tartışmasız lideri konumunu güçlendirdi. Faşistler bir yıl sonra Ekim 1922'de Roma'ya Yürüyüş düzenledi. Kral III. Vittorio Emanuele Mussolini'yi Başbakan olarak atadı.
Mussolini sonraki birkaç yıl içerisinde demokratik kurumları ortadan kaldırarak diktatörlük kurdu. Ulusal Faşist Parti 1943 yılına kadar İtalya'daki faşist rejimin temel siyasi örgütü oldu.
1929 - New York Modern Sanat Müzesi açıldı1929 yılında dünyanın en önemli modern sanat müzelerinden Museum of Modern Art, kısa adıyla MoMA, New York'ta kapılarını açtı. Müze 7 Kasım tarihinde, Wall Street çöküşünün ve ekonomik krizin başlamasının hemen ardından ziyarete açıldı.
Kuruluşun arkasında Abby Aldrich Rockefeller, Lillie P. Bliss ve Mary Quinn Sullivan adlı üç sanat destekçisi bulunuyordu. İlk sergiler Manhattan'daki Heckscher Building'de kiralanan geçici mekânlarda gerçekleştirildi. Müzenin amacı modern Avrupa ve Amerikan sanatını kamuoyuna tanıtmak ve çağdaş sanat eserlerini kalıcı koleksiyonlarda toplamaktı.
İlk sergilerde Vincent van Gogh, Paul Cézanne, Paul Gauguin ve Georges Seurat gibi sanatçıların eserlerine yer verildi. MoMA daha sonra resim ve heykelin yanı sıra fotoğraf, mimarlık, tasarım ve sinemayı da koleksiyon alanına dahil etti.
Müze 1939 yılında bugünkü 53. Sokak'taki kalıcı binasına taşındı. Pablo Picasso'nun Avignonlu Kızları ve Vincent van Gogh'un Yıldızlı Gecesi gibi dünyaca ünlü eserler koleksiyonuna girdi. MoMA modern sanatın dünyadaki en etkili kurumlarından biri hâline geldi.
1936 - Béla Bartók Türkiye'de halk müziği araştırmaları yaptı1936 yılında Macar besteci ve etnomüzikolog Béla Bartók, Türkiye'ye gelerek halk müziği üzerine konferanslar ve saha araştırmaları gerçekleştirdi. Bartók yalnızca büyük bir besteci değil, halk ezgilerini bilimsel yöntemlerle derleyen öncü müzik araştırmacılarından biriydi.
Ankara'ya davet edilmesinde Türk besteci Ahmed Adnan Saygun ve dönemin kültür kurumları önemli rol oynadı. Bartók Ankara Halkevi'nde Türk ve Macar halk müzikleri arasındaki ilişkiler üzerine konferanslar verdi. Kasım 1936'daki ziyareti sırasında Ankara'dan sonra Adana ve çevresindeki köylere gitti.
Saygun ile birlikte özellikle Yörük ve Türkmen topluluklarından türküler kaydetti. Fonograf kullanılarak yapılan kayıtlar daha sonra bilimsel olarak incelendi. Bartók, Anadolu ezgileri ile Macar halk müziği arasında bazı melodik benzerlikler bulunduğunu değerlendirdi.
Bu çalışma Türkiye'de modern etnomüzikoloji araştırmalarının erken örneklerinden biri oldu. 7 Kasım tarihi Bartók'un Türkiye programındaki etkinliklerle ilişkilendirilse de ziyaret birkaç haftalık kapsamlı bir araştırma sürecidir.
1942 - Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nün kuruluş tarihi 7 Kasım değildirTürk İnkılap Enstitüsü'nün 7 Kasım 1942 tarihinde kurulduğu yönündeki bilgi doğru değildir. Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsünün temeli, Cumhuriyet ve Millî Mücadele tarihini bilimsel olarak araştırmak ve belgelemek amacıyla 1942 yılında atıldı.
Kurum, 15 Nisan 1942 tarihinde kabul edilen 4204 sayılı kanunla Ankara'daki Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine bağlı olarak kuruldu. Enstitünün görevleri arasında Türk İnkılabı ile Millî Mücadele'ye ilişkin belgeleri toplamak, arşiv oluşturmak ve akademik araştırmalar yapmak bulunuyordu.
Atatürk dönemi ve Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına ait kişisel belgeler, gazete koleksiyonları ve hatıralar kurum bünyesinde toplandı. Enstitü ayrıca üniversitelerde okutulan inkılap tarihi derslerinin akademik altyapısına katkı sağladı.
Ankara Üniversitesinin 1946 yılında kurulmasının ardından kurum üniversite bünyesindeki akademik yapılanmasını sürdürdü. Zaman içerisinde adı Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü olarak yerleşti. Günümüzde Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi alanında lisansüstü eğitim ve araştırmalar yürütmektedir. Bu nedenle 1942 yılı doğrudur ancak kuruluş günü olarak 7 Kasım verilmemelidir.
1944 - Franklin D. Roosevelt dördüncü kez ABD Başkanı seçildi1944 yılında Demokrat Parti adayı Franklin D. Roosevelt Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimini dördüncü kez kazanarak Amerikan tarihinde benzersiz bir başarı elde etti.
Seçim 7 Kasım tarihinde, II. Dünya Savaşı devam ederken gerçekleştirildi. Cumhuriyetçi Parti'nin adayı New York Valisi Thomas E. Dewey'di. Roosevelt'in sağlık durumu kamuoyunda tartışılmasına rağmen savaş dönemindeki liderliği seçmenlerden güçlü destek görüyordu.
Halk oylarının yaklaşık yüzde 53,4'ünü aldı. Seçiciler Kurulunda 432 oy kazanırken Dewey 99 oyda kaldı. Roosevelt'in Başkan Yardımcısı adayı bu seçimde Harry S. Truman'dı. Roosevelt Ocak 1945'te dördüncü dönemine başladı ancak sağlığı hızla kötüleşti.
12 Nisan 1945 tarihinde hayatını kaybetti ve Truman Başkan oldu. Daha sonra kabul edilen 22. Anayasa Değişikliği başkanların iki dönemden fazla seçilmesini engellediği için Roosevelt dört kez Başkan seçilen tek kişi olarak kaldı.
1953 - Zeyrek Camii'nde Bizans dönemine ait mozaikler ortaya çıkarıldı1953 yılında İstanbul'daki Zeyrek Camii'nde yapılan çalışmalar sırasında Bizans döneminden kalma önemli zemin süslemeleri ve mozaikler ortaya çıkarıldı. Yapı aslında 12. yüzyılda Komnenos Hanedanı döneminde inşa edilmiş Pantokrator Manastırı kompleksinin kiliselerinden oluşuyordu.
İstanbul'un 1453'te Osmanlılar tarafından fethinden sonra yapı camiye dönüştürüldü. Zeyrek Camii adıyla yüzyıllar boyunca ibadet amacıyla kullanıldı. 20. yüzyıldaki inceleme ve restorasyonlarda yapının Bizans dönemine ait özgün mimari unsurları yeniden dikkat çekmeye başladı.
1953'te yapılan çalışmalar sırasında döşemelerin altında geometrik ve figüratif bezemeler içeren opus sectile ve mozaik kalıntıları belirlendi. Bu buluntular yapının Orta Bizans dönemindeki zengin süsleme programı hakkında önemli bilgiler sağladı.
Pantokrator kompleksi Ayasofya'dan sonra İstanbul'da günümüze ulaşan en büyük Bizans dinî yapı topluluklarından biridir. Yapı daha sonraki yıllarda kapsamlı restorasyonlardan geçirildi. Zeyrek Camii günümüzde hem ibadethane hem de İstanbul'un önemli tarihî miras eserlerinden biridir.
1962 - Nelson Mandela beş yıl hapis cezasına çarptırıldı1962 yılında Güney Afrika'daki apartheid karşıtı mücadelenin liderlerinden Nelson Mandela beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Mandela Ağustos 1962'de güvenlik güçleri tarafından yakalanmıştı.
Hakkındaki suçlamalardan biri ülkeyi gerekli seyahat belgeleri olmadan yasa dışı biçimde terk etmekti. Ayrıca 1961 yılında düzenlenen işçi grevini teşvik etmekle suçlandı. Mandela mahkemede apartheid sisteminin siyah çoğunluğa karşı uyguladığı siyasi baskıyı eleştiren bir savunma yaptı.
7 Kasım 1962 tarihinde toplam beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak cezaevindeyken Rivonia Baskını sonrasında ortaya çıkan belgeler nedeniyle çok daha ağır suçlamalarla yeniden yargılandı. 1964 Rivonia Davası'nda sabotaj ve hükûmeti devirmeye yönelik faaliyetler nedeniyle ömür boyu hapis cezası aldı.
Toplam 27 yıl cezaevinde kaldı ve 1990'da serbest bırakıldı. 1994 yılında Güney Afrika'nın ilk demokratik ve çok ırklı seçimlerinde ülkenin ilk siyah Cumhurbaşkanı seçildi.
1962 - BM evlenmede özgür rıza ve asgari yaş sözleşmesini kabul etti1962 yılında Birleşmiş Milletler bünyesinde evlilikte özgür rızayı ve çocuk yaşta evliliklerin sınırlandırılmasını amaçlayan uluslararası sözleşme kabul edildi. Belgenin tam adı “Evlenmeye Rıza, Asgari Evlenme Yaşı ve Evliliklerin Tesciline Dair Sözleşme”dir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 7 Kasım 1962 tarihinde kabul edildi ve imzaya açıldı. Sözleşme evliliğin her iki tarafın özgür ve tam rızası olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurguladı. Taraf devletlerin asgari evlenme yaşını kanunla belirlemesi istendi.
Ayrıca evliliklerin yetkili makamlar tarafından resmî olarak kaydedilmesi öngörüldü. Sözleşme 9 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girdi. Amaç özellikle zorla evlilik ve çocuk yaşta evlilik uygulamalarına karşı uluslararası standart oluşturmaktı.
Türkiye bu sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yer almadı. Bununla birlikte Türkiye'deki evlilik yaşı ve resmî nikâh kuralları Türk Medeni Kanunu çerçevesinde ayrı olarak düzenlenmektedir.
1963 - Bursa'da yeni grev yasası kapsamındaki ilk yasal grevlerden biri başladı1963 yılında Bursa Belediyesi Otobüs İşletmesinde çalışan işçiler greve çıktı. 1961 Anayasası çalışanlara grev ve toplu sözleşme hakkını anayasal güvence altına almıştı.
Ancak bu hakkın nasıl kullanılacağını düzenleyen 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu Temmuz 1963'te yürürlüğe girdi. Yeni yasal düzenleme sonrasında sendikalar toplu sözleşme uyuşmazlıklarında yasal grev hakkını kullanmaya başladı.
7 Kasım'da Bursa Belediyesi Otobüs İşletmesinde çalışan 222 işçi greve çıktı. İşçiler Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası üyesiydi ve ücret ile çalışma koşullarına ilişkin taleplerde bulunuyordu. Bazı kronolojiler bu eylemi “Türkiye'nin ilk yasal grevi” olarak tanımlar.
Ancak 1963'te Kavel işçilerinin büyük grevi daha önce yaşanmış ve grev hakkının yasal düzenlemeye kavuşmasında önemli rol oynamıştı; Kavel eylemi grev yasası yürürlüğe girmeden önce gerçekleşmişti. Bu nedenle Bursa eylemini yeni 275 sayılı kanun çerçevesinde gerçekleştirilen ilk resmî yasal grevlerden biri olarak tanımlamak daha doğru olur. Olay Türkiye sendikal hareketinin kurumsallaşmasında önemli bir aşamadır.
1964 - Celal Bayar sağlık gerekçesiyle affedildi1964 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Yassıada yargılamaları sonucunda ömür boyu hapis cezasına mahkûm edilen eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın cezasını sağlık gerekçesiyle kaldırdı. Bayar 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi sırasında Cumhurbaşkanlığı görevindeydi.
Demokrat Parti yöneticileriyle birlikte Yassıada'da yargılandı ve idam cezasına mahkûm edildi. Yaşı nedeniyle cezası ömür boyu hapse çevrildi. Bayar Kayseri Cezaevi'nde tutuldu ancak ilerleyen yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle zaman zaman hastaneye kaldırıldı.
Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel anayasal yetkisini kullanarak cezanın kaldırılmasına karar verdi. 7 Kasım 1964 tarihinde Bayar'ın affı ve serbest bırakılması sürecinde önemli adım atıldı. Ancak siyasi haklarının tamamen iadesi daha sonraki yıllarda gerçekleşti.
Bayar 1970'lerde yeniden kamuoyunda görünür hâle geldi. 1986 yılında 103 yaşında hayatını kaybetti ve Türkiye tarihinin en uzun yaşayan Cumhurbaşkanlarından biri oldu.
1972 - Richard Nixon ikinci kez ABD Başkanı seçildi1972 yılında Cumhuriyetçi Parti adayı Richard Nixon, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimini çok büyük farkla kazanarak ikinci kez Başkan seçildi. Seçim 7 Kasım tarihinde gerçekleştirildi.
Demokrat Parti'nin adayı Güney Dakota Senatörü George McGovern'dı. Nixon dış politikada Çin ile ilişkilerin açılması ve Sovyetler Birliği ile yürütülen görüşmeleri kampanyasında öne çıkardı. Vietnam Savaşı devam etmekle birlikte Amerikan askerlerinin sayısı azaltılıyordu.
Nixon halk oylarının yaklaşık yüzde 60,7'sini kazandı. Seçiciler Kurulunda 520 oy elde ederken McGovern yalnızca 17 oy aldı. Nixon böylece Amerikan tarihinin en büyük seçim zaferlerinden birini elde etti. Ancak seçim kampanyası sırasında Demokrat Parti merkezine yapılan Watergate baskını daha sonra büyük siyasi skandala dönüştü.
Skandalın Başkanlık makamına kadar uzandığının ortaya çıkması üzerine Nixon 9 Ağustos 1974 tarihinde istifa etti. Böylece büyük seçim zaferinden yalnızca iki yıl sonra görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
1980 - Toplu suçlarda gözaltı süresi 90 güne çıkarıldı1980 yılında 12 Eylül askerî müdahalesinin ardından Türkiye'deki gözaltı ve soruşturma sürelerine ilişkin olağanüstü düzenlemeler yapıldı. Millî Güvenlik Konseyi yönetimi siyasi şiddet, silahlı örgütler ve toplu suç soruşturmalarını gerekçe göstererek güvenlik makamlarının yetkilerini genişletti.
Kasım 1980'de yapılan düzenlemeyle toplu olarak işlenen suçlarda azami gözaltı süresi 30 günden 90 güne kadar çıkarıldı. Bu son derece uzun süre, şüphelilerin mahkemeye çıkarılmadan haftalarca güvenlik birimlerinde tutulabilmesine olanak sağladı.
12 Eylül döneminde yüz binlerce kişi gözaltına alındı ve çok sayıda kişi işkence ve kötü muamele iddialarında bulundu. Uzun gözaltı süreleri insan hakları kuruluşları ve hukukçular tarafından sert biçimde eleştirildi. Askerî yönetim ise uygulamayı silahlı siyasi örgütlerin ve terör eylemlerinin soruşturulması için gerekli gördüğünü savundu.
Türkiye'nin daha sonraki demokratikleşme ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sürecinde gözaltı süreleri kademeli olarak önemli ölçüde azaltıldı. 1980'deki 90 günlük uygulama 12 Eylül döneminin olağanüstü güvenlik hukukunun en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
1980 - Yayıncı İlhan Erdost Mamak Askerî Cezaevi'nde hayatını kaybetti1980 yılında yayıncı İlhan Erdost, 12 Eylül askerî darbesi sonrasında gözaltına alınarak götürüldüğü Mamak Askerî Cezaevi'nde yaşamını yitirdi. Erdost, Sol Yayınları çevresinde faaliyet gösteren ve siyasal düşünce alanında çok sayıda kitabın yayımlanmasına katkı sağlayan isimlerden biriydi.
Darbe sonrasında çok sayıda yayıncı, yazar ve siyasal aktivist gibi o da gözaltına alındı. 7 Kasım 1980 tarihinde cezaevine sevk edilirken ve cezaevi içinde askerlerin ağır şiddetine maruz kaldı. Aldığı darbeler sonucu kısa süre içinde hayatını kaybetti.
Olay kamuoyunda büyük tepki yarattı ve 12 Eylül dönemindeki işkence ile kötü muamele iddialarının en bilinen örneklerinden biri oldu. İlhan Erdost'un kardeşi Muzaffer Erdost daha sonra onun anısını yaşatmak için kendi adına “İlhan” adını da ekledi ve Muzaffer İlhan Erdost olarak tanındı.
Olayla ilgili bazı askerler daha sonra yargılandı. İlhan Erdost'un ölümü Türkiye'nin yakın dönem basın ve insan hakları tarihindeki sembolik vakalardan biri olarak hafızada kaldı.
1982 - 1982 Anayasası halk oylamasıyla kabul edildi1982 yılında Türkiye'de yeni anayasa için halk oylaması yapıldı. 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinden sonra Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyi tarafından hazırlanan anayasa taslağı 7 Kasım 1982 tarihinde seçmenlerin oyuna sunuldu.
Resmî sonuçlara göre seçmenlerin yüzde 91,37'si “kabul”, yaklaşık yüzde 8,63'ü ise “ret” oyu verdi. Referandum yüksek katılımla gerçekleşti. Ancak oylama yalnızca anayasa metninin kabulünü değil, Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren'in Cumhurbaşkanlığına geçişini de içeriyordu.
Anayasanın geçici hükümleri gereğince metnin kabul edilmesiyle Kenan Evren yedi yıllık dönem için Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci Cumhurbaşkanı oldu. Yeni anayasa yürütmeyi güçlendiren, siyasi faaliyetlere çeşitli sınırlamalar getiren ve devlet kurumlarında merkeziyetçi yapıyı pekiştiren hükümler içeriyordu.
1982 Anayasası sonraki yıllarda çok sayıda kez değiştirildi. Buna rağmen Türkiye'nin yürürlükteki temel anayasal metni olmaya devam etti. 7 Kasım referandumu 12 Eylül döneminin kurumsal yapısını hukuki zemine taşıyan en önemli gelişmelerden biri oldu.
1986 - Pehlivan filmi uluslararası spor filmi ödülü kazandı1986 yılında yönetmen Zeki Ökten'in Pehlivan filmi uluslararası alanda önemli bir ödüle layık görüldü. Başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı film, geleneksel yağlı güreş dünyası üzerinden geçim sıkıntısı yaşayan bir sporcunun yaşamını anlatıyordu.
Film yalnızca sportif rekabeti değil, yoksulluk, emek, aile sorumluluğu ve insanın ayakta kalma mücadelesini de ele alıyordu. Pehlivan 1984 yapımı olmasına rağmen sonraki yıllarda farklı uluslararası festivallerde gösterildi.
1986 yılında spor temalı sinema etkinliklerinden birinde Uluslararası Olimpiyat Komitesi çevresince verilen özel bir ödülle onurlandırıldığı kaydedilmektedir. Bazı listelerde bu doğrudan “Uluslararası Olimpiyat Komitesi Ödülü” şeklinde kısa biçimde geçer.
Ancak ödülün tam kurumsal adı ve hangi festival bağlamında verildiği kaynaklarda farklı biçimlerde aktarılabilmektedir. Filmin uluslararası başarısı Zeki Ökten'in toplumsal gerçekçi sinema çizgisini güçlendirdi. Tarık Akan'ın performansı da filmin en çok öne çıkan unsurlarından biri oldu.
Pehlivan Türk sinemasında spor temasını toplumsal gerçeklikle birleştiren önemli yapımlardan biri olarak kabul edilir.
1987 - Habib Burgiba görevden alındı, Zeynel Abidin Bin Ali iktidara geldi1987 yılında Tunus'un kurucu Cumhurbaşkanı Habib Burgiba görevden alındı. Burgiba 1956'da ülkenin Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasında başrol oynamış ve 1957'de Cumhurbaşkanı olmuştu.
Uzun süren iktidarının son yıllarında yaşı, sağlık sorunları ve yönetim üzerindeki tartışmalar giderek arttı. Başbakan Zeynel Abidin Bin Ali, Burgiba'nın sağlık durumunun görevini sürdürmeye uygun olmadığını savunan doktor raporlarına dayanarak anayasal bir işlem başlattı.
7 Kasım 1987 tarihinde Burgiba görevden uzaklaştırıldı ve Bin Ali Cumhurbaşkanlığını devraldı. Olay Tunus'ta “7 Kasım Değişimi” olarak adlandırıldı. İlk dönemde siyasi açılım ve reform vaatleri öne çıkarıldı. Ancak Bin Ali'nin yönetimi zaman içerisinde otoriterleşti ve muhalefet üzerindeki baskılar arttı.
Bin Ali 2011 yılındaki Arap Baharı protestoları sonucunda ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Burgiba ise 2000 yılında hayatını kaybetti.
1988 - Cezaevlerinde tek tip elbise ve sevk zincirine karşı açlık grevleri sürdü1988 yılında Türkiye'deki birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler cezaevi uygulamalarını protesto etmek amacıyla açlık grevlerine başladı. Eylemlerin başlıca nedenleri arasında tek tip elbise uygulaması ve mahkeme ya da hastane sevklerinde kullanılan zincir ve kelepçe uygulamaları bulunuyordu.
Kasım ayı başında çeşitli cezaevlerinde yaklaşık bin kişinin açlık grevine katıldığı yönünde açıklamalar yapıldı. Eylemler özellikle siyasi tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu cezaevlerinde yoğunlaştı. Tutuklular uygulamaların insan onuruna aykırı olduğunu ve cezaevi koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini savundu.
Cezaevi yönetimleri ve Adalet Bakanlığı ise güvenlik gerekçelerini öne çıkardı. 1980'lerin sonları Türkiye'de cezaevlerindeki disiplin uygulamaları, işkence iddiaları ve siyasi mahkûmların hakları konusunda yoğun tartışmaların yaşandığı dönemlerden biriydi.
Açlık grevleri kamuoyunun ve insan hakları kuruluşlarının dikkatini cezaevi koşullarına çekti. Benzer eylemler sonraki yıllarda da Türkiye'nin cezaevi tarihinde tekrarlandı. 1988 grevleri bu uzun süreli hak mücadelesinin önemli aşamalarından biri oldu.
1991 - Magic Johnson HIV pozitif olduğunu açıkladı ve basketbola ara verdi1991 yılında Amerikan basketbolunun en büyük yıldızlarından Magic Johnson, HIV testinin pozitif çıktığını açıkladı. Los Angeles Lakers'ın efsane oyuncusu olan Johnson açıklamasını 7 Kasım tarihinde düzenlediği basın toplantısında yaptı.
Aynı zamanda NBA'deki aktif basketbol kariyerini bırakacağını duyurdu. O dönemde HIV ve AIDS konusunda toplumda çok yoğun korku, yanlış bilgi ve damgalama bulunuyordu. Johnson hastalığa yakalanmasının cinsel yolla bulaşma sonucu gerçekleştiğini açıkça ifade etti.
Açıklaması HIV'in yalnızca belirli grupları etkilediği yönündeki yanlış algının kırılmasında önemli rol oynadı. Johnson daha sonra HIV ve AIDS konusunda farkındalık çalışmalarına katıldı ve kendi vakfı aracılığıyla eğitim faaliyetleri yürüttü.
1992 NBA All-Star maçında yeniden sahaya çıktı ve ABD'nin Barcelona Olimpiyatları'ndaki ünlü “Dream Team” kadrosunda yer aldı. 1996 yılında kısa süreliğine NBA'e geri döndü. Uzun yıllardır sağlık durumunu başarılı biçimde kontrol altında tutması HIV tedavisindeki gelişmelerin de en görünür örneklerinden biri oldu.
1996 - ADC Airlines uçağının düşmesi sonucu 144 kişi hayatını kaybetti1996 yılında Nijerya'nın ADC Airlines şirketine ait Boeing 727 tipi yolcu uçağı Lagos yakınlarında düştü. Flight 86 sefer sayılı uçak Port Harcourt'tan Lagos'a gidiyordu.
7 Kasım tarihinde Lagos'a yaklaşırken hava trafik kontrolü sırasında başka bir uçakla tehlikeli yakınlaşma yaşandı. Pilot çarpışmayı önlemek amacıyla ani manevra yaptı ancak uçak kontrolünü kaybetti. Boeing 727 yüksek hızla yere çarptı.
Kaza Lagos'un kuzeydoğusundaki Epe bölgesi civarında meydana geldi; bazı eski listelerde “lagüne düştü” şeklinde daha basit aktarılır. Uçaktaki herkes hayatını kaybetti. Can kaybı bazı eski kaynaklarda 143 olarak verilse de yaygın kaza kayıtlarında 144 kişi olarak geçmektedir.
Soruşturma hava trafik kontrolündeki hatalar ve kokpitin ani manevra sırasında kontrol kaybı üzerinde durdu. Kaza Nijerya havacılık tarihinin en ağır facialarından biri oldu. Olay ülkedeki hava trafik yönetimi ve havacılık güvenliği standartlarının yeniden tartışılmasına yol açtı.
1999 - Yasemin Dalkılıç tüpsüz dalışta dünya rekoru kırdı1999 yılında milli serbest dalış sporcusu Yasemin Dalkılıç, tüpsüz dalışta yeni bir dünya rekoruna imza attı. Dalkılıç, nefesini tutarak yapılan serbest dalışın farklı disiplinlerinde uluslararası başarılar elde eden Türkiye'nin öncü sporcularından biriydi.
7 Kasım tarihinde gerçekleştirdiği dalışta 68 metre derinliğe ulaşarak kendi kategorisinde dünya rekoru kırdı. Serbest dalışta sporcular oksijen tüpü kullanmadan yalnızca tek nefesle belirlenen derinliğe inmeye çalışır. Bu spor yüksek düzeyde fiziksel hazırlık, nefes kontrolü ve güvenlik ekibi gerektirir.
Dalkılıç'ın başarısı Türkiye'de serbest dalış sporunun daha geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. Sonraki yıllarda da farklı derinlik ve kategori rekorlarına imza attı. Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kıyıları serbest dalış sporcularının antrenman ve rekor denemelerinde önemli merkezler hâline geldi.
Yasemin Dalkılıç, dünya çapında başarı elde eden ilk Türk serbest dalış sporcularından biri olarak spor tarihine geçti.
2000 - ABD Başkanlık seçimi Bush-Gore krizine dönüştü2000 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimi 7 Kasım tarihinde gerçekleştirildi ve ülke tarihinin en tartışmalı seçim süreçlerinden biri başladı. Demokrat Parti adayı Al Gore, ülke genelindeki halk oylarında Cumhuriyetçi George W.
Bush'tan yaklaşık 500 bin daha fazla oy aldı. Ancak ABD'de Başkan doğrudan halk oyu toplamıyla değil Seçiciler Kurulu sistemiyle belirleniyordu. Sonucu Florida eyaletindeki son derece küçük oy farkı belirleyecekti. Oy pusulalarının yeniden sayılması ve bazı oyların geçerliliği konusunda haftalar süren hukuk mücadelesi başladı.
Florida Yüksek Mahkemesi yeniden sayım kararı verirken konu ABD Yüksek Mahkemesine taşındı. 12 Aralık'ta verilen Bush v. Gore kararı yeniden sayımı durdurdu. Böylece Florida'nın 25 seçici oyu Bush'a kaldı ve Bush 271 seçici oyla başkanlığı kazandı.
Gore 266 seçici oy aldı. Bush resmen 20 Ocak 2001'de göreve başladı; dolayısıyla “12 Aralık'ta Başkan ilan edildi” yerine Yüksek Mahkeme kararının seçim sonucunu fiilen kesinleştirdiğini söylemek daha doğrudur.
2001 - Concorde 15 aylık aradan sonra tarifeli uçuşlara döndü2001 yılında süpersonik yolcu uçağı Concorde, yaklaşık 15 aylık aranın ardından yeniden tarifeli yolcu taşımaya başladı. Air France'a ait Concorde uçağının 25 Temmuz 2000 tarihinde Paris yakınlarında düşmesi sonucu 113 kişi hayatını kaybetmişti.
Facianın ardından bütün Concorde uçaklarının uçuşları durduruldu. Soruşturma ve güvenlik çalışmalarında lastiklerin patlaması sonucu yakıt depolarının zarar görmesi önemli risklerden biri olarak belirlendi. Uçaklarda güçlendirilmiş lastikler, yakıt depolarında koruyucu düzenlemeler ve elektrik sistemlerinde değişiklikler yapıldı.
Güvenlik sertifikalarının yeniden verilmesinin ardından British Airways ve Air France ticari uçuşları yeniden başlattı. 7 Kasım 2001 tarihinde Concorde yeniden Atlantik ötesi tarifeli yolcu seferlerine döndü. Süpersonik uçak Londra ve Paris ile New York arasındaki uçuş süresini yaklaşık üç buçuk saate indirebiliyordu.
Ancak yüksek işletme maliyetleri ve azalan yolcu talebi nedeniyle Concorde'un geleceği uzun sürmedi. Air France ve British Airways 2003 yılında Concorde seferlerini tamamen sona erdirdi.
2002 - Cebelitarık halkı ortak egemenlik önerisini ezici çoğunlukla reddetti2002 yılında Cebelitarık'ta yapılan referandumda halk, Birleşik Krallık ile İspanya arasında ortak egemenlik kurulması fikrini ezici çoğunlukla reddetti. Cebelitarık 1713 Utrecht Antlaşması'ndan beri Britanya egemenliği altında bulunuyordu ancak İspanya bölgenin kendisine ait olması gerektiğini savunmayı sürdürüyordu.
İngiliz ve İspanyol hükûmetleri 2001-2002 döneminde ortak egemenlik seçeneğini tartışmaya başladı. Cebelitarık yönetimi ise halkın iradesi dışında yapılacak herhangi bir anlaşmaya karşı çıktı. 7 Kasım 2002 tarihinde danışma niteliğinde referandum düzenlendi.
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 98,97'si İngiltere ile İspanya'nın egemenliği paylaşması önerisini reddetti. Katılım da oldukça yüksek gerçekleşti. Sonuç İngiltere ve İspanya hükûmetlerine güçlü siyasi mesaj verdi. Cebelitarık'ın nihai statüsü bugün de zaman zaman Londra ile Madrid arasında diplomatik tartışma konusu olmaktadır. Bölge halkının büyük çoğunluğu Britanya ile siyasi bağların korunmasını desteklemektedir.
2003 - MV Doulos yüzen kitap fuarı İzmir'e geldi2003 yılında dünyanın en tanınmış yüzen kitap fuarı gemilerinden MV Doulos, İzmir Alsancak Limanı'na geldi. Bazı listelerde geminin adı yanlışlıkla “MV Daulus” şeklinde yazılmaktadır; doğru adı MV Doulos'tur.
1914 yılında inşa edilen gemi uzun yıllar farklı ticari görevlerde kullanıldıktan sonra uluslararası kültür ve kitap projesine dönüştürüldü. Gemide binlerce farklı kitap ziyaretçilere uygun fiyatlarla sunuluyordu. Mürettebat çok sayıda ülkeden gelen gönüllülerden oluşuyordu.
7 Kasım 2003 tarihinde İzmir'e yaptığı ziyaret kentte büyük ilgi gördü. Öğrenciler, aileler ve kitap meraklıları gemiyi ziyaret ederek fuar alanını gezdi. Doulos dünyanın birçok limanına uğrayarak okuma kültürünü ve uluslararası kültürel etkileşimi desteklemeyi amaçlıyordu.
Uzun yıllar dünyanın faal durumdaki en yaşlı yolcu gemilerinden biri olarak da tanındı. Gemi 2009 yılında aktif deniz hizmetinden çekildi.
2007 - Jokela Lisesi saldırısında sekiz kişi öldürüldü2007 yılında Finlandiya'nın Tuusula kentindeki Jokela Lisesi'nde silahlı saldırı gerçekleştirildi. 18 yaşındaki öğrenci Pekka-Eric Auvinen 7 Kasım sabahı okula silahla geldi ve öğrenci ve çalışanlara ateş açtı.
Saldırıda altı öğrenci, okul müdürü ve bir okul hemşiresi olmak üzere sekiz kişi hayatını kaybetti. Çok sayıda kişi doğrudan silahlı saldırı veya kaçış sırasında yaralandı. Saldırgan daha sonra kendisini başından vurdu ve aynı gün hastanede hayatını kaybetti.
Auvinen saldırıdan önce internet üzerinden şiddet içerikli ve saldırıyı haber veren çeşitli materyaller yayımlamıştı. Olay Finlandiya gibi silahlı suç oranının görece düşük olduğu bir ülkede büyük şok yarattı. Silah ruhsatlandırması, internet ortamındaki şiddet propagandası ve okul güvenliği konusunda geniş tartışmalar başladı.
Finlandiya'da ertesi yıl Kauhajoki'de benzer bir okul saldırısı yaşanması tartışmaları daha da yoğunlaştırdı. Jokela saldırısı Avrupa'daki en çok bilinen okul saldırılarından biri oldu.
2017 - Türkiye İşçi Partisi'nin yeniden kuruluş süreci başladı2017 yılında Erkan Baş ve arkadaşlarının öncülüğünde Türkiye İşçi Partisi adıyla yeni bir siyasi yapı oluşturuldu. Tarihî Türkiye İşçi Partisi ilk kez 1961 yılında kurulmuş ve özellikle 1965 seçimlerinde TBMM'ye 15 milletvekili göndererek Türkiye sol tarihinde önemli bir yer edinmişti.
12 Eylül 1980 askerî darbesi sonrasında bu parti kapatılmıştı. 2010'lu yıllarda farklı sosyalist gruplar ve siyasi çevreler yeni bir parti yapılanması üzerinde çalışmaya başladı. 2017 yılında Türkiye İşçi Partisi adı yeniden siyasi hayata taşındı.
Ancak partinin resmî kuruluş ve örgütlenme süreci farklı kaynaklarda 2017 ve 2018 tarihleriyle ilişkilendirilebilmektedir. Erkan Baş partinin Genel Başkanı oldu. Daha sonra bazı milletvekillerinin partiye katılmasıyla TİP TBMM'de temsil edilmeye başladı.
Parti 2023 genel seçimlerinde de milletvekilleri çıkardı. Bu nedenle 7 Kasım 2017 maddesi, yeni TİP'in kuruluş ve örgütlenme döneminin başlangıcı olarak değerlendirilmelidir.
2020 - Dünyadaki doğrulanmış COVID-19 vaka sayısı 50 milyon eşiğini aştı2020 yılında COVID-19 pandemisinde dünya çapındaki doğrulanmış vaka sayısı 50 milyon sınırına ulaştı. SARS-CoV-2 virüsü 2019'un sonlarında ortaya çıkmış ve Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart 2020 tarihinde salgını pandemi olarak ilan etmişti.
2020 sonbaharında Avrupa, Amerika ve başka bölgelerde ikinci büyük enfeksiyon dalgası etkisini artırdı. Küresel vaka sayısı Kasım ayının ilk haftasında hızla yükseldi. Uluslararası veri tabanlarında 50 milyon eşiğinin 8 Kasım 2020 civarında aşıldığı kabul edilir.
Bu nedenle 7 Kasım tarihi bazı günlük listelerde yer alsa da küresel sayımların zaman dilimi ve güncelleme yöntemlerine göre bir günlük farklılık görülebilmektedir. O sırada dünya genelinde COVID-19 nedeniyle 1,2 milyondan fazla ölüm bildirilmişti.
Henüz yaygın aşılama başlamamıştı ve birçok ülkede maske, sosyal mesafe ve seyahat kısıtlamaları uygulanıyordu. İlk COVID-19 aşılarının geniş kullanımına Aralık 2020'de başlandı. 50 milyon vaka eşiği pandeminin 2020 sonbaharında ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteren önemli göstergelerden biri oldu.
Tarihin izinde bir gün: 7 KasımHer yılın her günü, tarih sayfalarında yeni bir hikâye anlatır. Bugün, 7 Kasım'ın geçmişten günümüze uzanan izlerine birlikte göz attık. Yarın, tarihin başka bir sayfasında yeniden buluşmak üzere.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kaza
Yayın: 07 Kasım 2026 04:19 · Kaynak: kapadokyahaber.com.tr