Hande Fırat: TSK küresel konuşlanmaya hazırlanıyor; Libya'da tek ordu, Suudi Arabistan'da Türk üssü
- Hürriyet yazarı Hande Fırat, TSK'nın büyük çaplı savaş ihtimaline ve yurt dışındaki yeni konuşlanmalara göre hazırlandığını aktardı
- Libya'da doğu ve batı güçlerini tek orduda birleştirme çalışmaları yürütülürken Suudi Arabistan'da Türk üssü kurulması da gündemde
Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yapısını ve yurt dışındaki askerî varlığını küresel güvenlik gelişmelerine göre yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Hürriyet yazarı Hande Fırat'ın 29 Ekim tarihli köşe yazısında aktardığı bilgilere göre Millî Savunma Bakanlığı (MSB), büyük çaplı savaş ihtimaline yönelik hazırlıkları ve farklı coğrafyalarda yeni askerî konuşlanmaları kapsayan bir strateji üzerinde çalışıyor.
Yeni dönemin dikkat çeken başlıklarını Libya'da doğu ve batıdaki askerî yapıların tek ordu altında birleştirilmesi ile Suudi Arabistan'da Türk askerî üssü kurulması ihtimali oluşturuyor. TSK'DA ÜÇÜNCÜ DÖNEM: KÜRESEL KONUŞLANMAHande Fırat, TSK'nın yakın tarihindeki askerî yapılanmayı üç döneme ayırarak yeni güvenlik stratejisinin kapsamını anlattı.
Soğuk Savaş döneminde konvansiyonel savaş ve ülke topraklarının savunulmasının öncelikli olduğunu, sonraki 40 yılı aşkın dönemde ise terörle mücadelenin askerî planlamayı şekillendirdiğini belirtti. Bu süreçte sınır ötesi operasyonlar, özel kuvvetler, insansız hava araçları ve istihbarat destekli nokta operasyonların ön plana çıktığını hatırlattı.
Fırat'ın edindiği bilgilere göre TSK şimdi üçüncü bir döneme geçiş için hazırlanıyor. Yeni konseptin temelinde, dünyadaki gelişmeler ışığında büyük ölçekli savaş ihtimaline karşı hazırlık yapılması ve Türk askerinin yurt dışındaki konuşlanma alanlarının genişletilmesi bulunuyor.
Yazıda, bu hazırlıkların Türkiye'nin bir savaşa girmeyi planladığı anlamına gelmediği, değişen tehditlere karşı askerî kapasitenin yeniden düzenlenmesini amaçladığı vurgulandı. TÜRK ASKERİ AFRİKA VE ASYA'DA YENİ ÜSLERE KONUŞLANABİLİRTürkiye'nin hâlihazırda Katar, Somali ve Libya gibi ülkelerde bulunan askerî varlığının yeni dönemde farklı coğrafyalara yayılması üzerinde çalışılıyor.
Hande Fırat'ın aktardığına göre Afrika ve Asya başta olmak üzere çeşitli ülkelerde yeni birliklerin konuşlandırılması değerlendiriliyor. İkili askerî anlaşmalar ve Türkiye'nin taraf olduğu ittifaklar çerçevesinde kara, deniz ve hava üslerinde yeni konuşlanmalar gündeme gelebilecek.
Yeni yaklaşım yalnızca başka ülkelere asker gönderilmesini değil, bu birliklerin uzun vadeli faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli lojistik altyapının kurulmasını da kapsıyor. İkmal hatları, ev sahibi ülkelerle yapılacak anlaşmalar ve siyasi ilişkilerin sürdürülebilirliği, planlamanın temel unsurları arasında gösteriliyor.
Suudi Arabistan'da Türk üssü kurulması ihtimali de bu kapsamda ele alınan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. LİBYA'DA HEDEF ÖNCE TEK ORDU, SONRA SİYASİ UZLAŞMAYazının en dikkat çekici bölümlerinden birini Türkiye'nin Libya'da yürüttüğü askerî ve diplomatik çalışmalar oluşturuyor.
Ankara'nın 2019'dan bu yana Libya'daki askerî, diplomatik ve istihbarat faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Fırat, Türkiye'nin artık ülkenin hem doğusundaki hem de batısındaki askerî yapılarla doğrudan ilişkiler geliştirdiğini aktardı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in SAHA 2026 Fuarı kapsamında görüştüğü isimler arasında, doğu Libya'daki askerî yapının lideri Halife Hafter'in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter ile Trablus merkezli yönetimin Savunma Bakanlığı yetkilisi Korgeneral Abdusselam Zubi yer aldı.
Türkiye'nin her iki taraftaki askerî personelin eğitimine ve ortak çalışma kabiliyetlerinin geliştirilmesine destek verdiği belirtildi. Fırat'ın aktardığına göre 23 Ekim'de Ankara'da Libya'nın doğu ve batısındaki askerî yapıların temsilcileri arasında gerçekleştirilen toplantıda ortak komuta sistemine ilişkin yeni formüller görüşüldü.
Üzerinde çalışılan planın ilk aşamasında iki ayrı askerî yapının tek bir ordu altında birleştirilmesi hedefleniyor. Bu adımın yakın zamanda hayata geçirilebileceği ifade edilirken ikinci aşamada siyasi uzlaşmanın sağlanması öngörülüyor.
DİBEYBE BAŞBAKAN, HAFTER GENELKURMAY BAŞKANI OLABİLİRHande Fırat'ın yazısında, Libya'daki siyasi uzlaşma görüşmelerinde gündeme gelen seçeneklere de yer verildi. Buna göre müzakerelerde öne çıkan formül, Abdülhamid Dibeybe'nin başbakanlık görevini sürdürmesi ve Halife Hafter'in Genelkurmay Başkanı olması üzerine kurulu.
Ancak söz konusu formülün henüz kesinleşmiş bir anlaşma olmadığı belirtiliyor. Libya'daki kabile ilişkileri, bölgesel güç dengeleri ve farklı silahlı grupların varlığı nedeniyle siyasi uzlaşmanın zaman alabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye'nin öncelikle askerî yapıların birleştirilmesini, ardından siyasi çözümün oluşturulmasını hedeflediği aktarılıyor. SUUDİ ARABİSTAN'DA TÜRK ÜSSÜ İHTİMALİHande Fırat, Suudi Arabistan'da Türk askerî üssü kurulması ihtimalini de TSK'nın yurt dışındaki yeni konuşlanma stratejisinin başlıkları arasında gösterdi.
Bu planlama, Türkiye'nin mevcut askerî varlığını farklı bölgelere yayma arayışı ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde yürütülen çalışmalarla birlikte değerlendiriliyor. Yazıda aktarılan çerçeve, TSK'nın yalnızca Türkiye'nin yakın çevresindeki güvenlik tehditlerine değil, farklı kıtalarda ortaya çıkabilecek krizlere karşı da askerî varlık bulundurabilecek şekilde yeniden yapılandırılmasının gündemde olduğunu ortaya koyuyor.
Bununla birlikte Suudi Arabistan'daki olası üssün yeri, büyüklüğü ve kuruluş takvimine ilişkin somut bir bilgi paylaşılmıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 29 Ekim 2026 05:41 · Kaynak: aydinlik.com.tr